Malatya'da avukatlar ses çıkarmaya başladı: Yeter ardık vaat istemiyoruz!

Malatya Barosu başkan adayı Avukat Çiğdem Ağdağ Baydoğan, yeni adliye sarayının kesin açılış tarihini sordu.

Sürmanşet - 04-10-2026 00:04

Malatya'da avukatlar, deprem sonrası büyük önem taşıyan yeni Adalet Sarayı'nın ne zaman tamamlanacağını ve hizmete açılacağını sormaya başladı. Malatya Barosu başkan adayı Avukat Çiğdem Ağdağ Baydoğan, yeni adliye sarayıyla ilgili verilen sözlerin artık somut bir tarihle ortaya konulması gerektiğini belirterek yetkililere, milletvekillerine ve Bakanlığa çağrıda bulundu. “Artık tarih istiyoruz, oyalama istemiyoruz” mesajı veren Baydoğan, Malatya Barosu'nun yıllardır devam eden adliye sorunuyla ilgili daha yüksek sesle konuşması gerektiğini ifade etti. Yeni Malatya Adalet Sarayı'nın temelinin 9 Şubat 2024 tarihinde atıldığını hatırlatan Baydoğan, aradan geçen süreye rağmen avukatların önüne açık, kesin ve güvenilir bir takvim konulmadığını söyledi.

Malatya Barosu'nun ve adliye çalışanlarının çalışma şartlarına da dikkat çeken Baydoğan, avukatların ve vatandaşların daha fazla bekletilmemesi gerektiğini dile getirdi. Verilen sürenin çok geride kaldığını belirten Baydoğan, artık “çalışmalar devam ediyor” şeklindeki açıklamalar yerine kesin teslim ve açılış tarihinin açıklanmasını istedi. Başkan adayı Avukat Çiğdem Ağdağ Baydoğan, avukatlar adına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Değerli meslektaşlarım, seçim arifesindeyiz. Bazı meseleler seçimden büyüktür. 6 Şubat 2027'de depremin üzerinden tam dört yıl geçmiş olacak ve ben bütün meslektaşlarım adına çok açık bir soru soruyorum. Biz o gün geldiğinde hâlâ yeni adliyemize ne zaman taşınacağımızı mı konuşacağız?

Yeni Malatya Adalet Sarayı'nın temeli 9 Şubat 2024 tarihinde atıldı. O gün bu şehir bir söz duydu, beş söz. Bugün o sürenin çok ötesindeyiz. Nerede verilen takvim, nerede kesin teslim tarihi ve daha önemlisi bu kadar zaman geçtiği halde neden hâlâ Malatya'daki avukatların önüne açık, kesin ve güvenilir bir takvim konulamıyor? Artık çalışmalar devam ediyor cümlesi duymak istemiyoruz. Bir soru istiyoruz, tarih soruyor, takip istiyoruz, ısrar istiyoruz. Gerektiğinde rahatsız etmek istiyoruz. Bir kapı açılmıyorsa yeniden çalacak, cevap verilmiyorsa yeniden soracak, sonuç alınmıyorsa daha yüksek sesle konuşulsun istiyoruz. Çünkü bazen iyi ilişkileri korumaktan daha önemli bir şey vardır: meslektaşın hakkını korumak.

Kimseyle kavga edin demiyoruz ama kimse rahatsız olmasın diye susulmasını da kabul etmiyoruz. Ben bunun için verilen sözlerin muhataplarına soruyorum: kesin tarih nedir? Açılma takvimi nedir? Gecikmenin sebebi nedir? 6 Şubat 2027'de Malatya bu kış yine aynı çamur tablosunu mu yaşayacak?

Malatya Barosu hiç kimsenin sessiz kaldığı makamı değildir. O makam meslektaşının hakkıdır. O makam gerektiğinde masaya yumruğunu değil dosyasını koyacak. Ama o dosya kaldırılmadığında da masadan kalkmayacak iradenin makamıdır. Benim iradem böyle gelmiş, böyle gider anlayışına, beklemeye, ertelemeye, sessiz kalmaya, birileri kızmasın diye söylemleri yumuşatmasın. Avukat bekledi, adliye çalışanı bekledi, herkes bekledi. Artık bizlere yeniden bekleyin demek olmayacağız.

Biz ayrıcalık istemiyoruz. Kimsenin bize lütuf göstermesini de istemiyoruz. Verilmiş bir sözün yerine getirilmesini istiyoruz. Malatya Barosu'na yakışır bir adalet sarayı istiyoruz. Meslektaşlarımızın insanca çalışma koşullarına kavuşmasını istiyoruz. Vatandaşın adalet hizmetine özgür şartlarda ulaşmasını istiyoruz. Ve en önemlisi baromuzun bir sorun karşısında yalnızca açıklama yapan değil, sonuç alan bir kurum olmasını istiyoruz.

Ben buradan tekrar soruyorum. Malatya yeni Adalet Sarayı ne zaman açılacak? Kesin tarih nedir? Bu şehir daha ne kadar bekleyecek? Bu sorunun cevabını kim verecek? Ben bu soruyu bugün soruyorum. Cevap verilmezse yarın yine soracağım. Yarın verilmezse ertesi gün yine soracağım. Gerekirse Ankara'da soracağım. Gerekirse ilgili bütün makamların kapısında soracağım. Ama aman kimse rahatsız olmasın diyerek susmayacağım.

Çünkü bazı makamlar rahat etmek için değil, sorumluluk almak içindir. Malatya Valisi başkanlığı da bunlardan biridir. Benim için bu, tam olarak budur. Söz gerektiğinde söz, mücadele gerektiğinde mücadele, takip gerektiğinde sonuna kadar takip ve sonucu alıncaya kadar vazgeçmemek. Artık Malatya Barosu için mesele kimin daha çok konuştuğu değil. Kimin gerektiği yerde konuşabildiğidir. Kimin kapıları çaldığı değil, o kapı açılana kadar kimin orada kaldığıdır. Kimin ne vaat ettiği değil, verdiği sözün arkasında kimin durduğudur.”

Günün Diğer Haberleri