Malatya’da emekliler isyan etti: Bütçe siyasi bir tercihtir!

Tüm Emeklilerin Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem, emeklilerin geçim sıkıntısına dikkat çekerek seyyanen zam çağrısı yaptı.

Manşet - 01-10-2026 14:24

Tüm Emeklilerin Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem, Emeksiz Üst Kavşağı’nda düzenlediği basın açıklamasında emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıdı. Emeklilerin geçim koşullarının her geçen gün ağırlaştığını belirten Erdem, seyyanen zam talebini yineledi. Açıklamasında emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların yanı sıra, emekli polis Ali Şekeroğlu’nun 25 Eylül’de Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son vermesine de değinen Erdem, yaşanan olayın kendilerini derinden sarstığını ifade etti. Erdem, emeklilerin hak arama mücadelesinin demokratik ve barışçıl yollarla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

“Mücadelemiz Barışçıl Ve Demokratik”

Hiçbir yurttaşın kendisine ya da başkasına zarar vermemesi gerektiğini ifade eden Erdem, emeklilerin mücadelesinin demokratik ve meşru bir zeminde yürütülmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Bizim mücadelemiz barışçıl, demokratik ve meşru bir hak mücadelesidir. Emeklilerin insanca ve onurlu bir yaşama kavuşmasının yolu örgütlenmekten, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden geçmektedir”

Şekeroğlu’nun ölümünün bütün nedenlerinin bilinemeyeceğini ve olayın tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirten Erdem, ekonomik, toplumsal ve siyasi koşulların da değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Erdem, olayın yaşandığı koşullara ilişkin siyasi eleştirisini ise, “Bu yalnızca bir intihar değil, siyasi bir cinayettir” sözleriyle dile getirdi.

“Siyasi İktidar Bu Sorumluluktan Kaçamaz”

Emekli aylıkları, sosyal güvenlik sistemi ve bütçe politikalarının siyasi kararlarla şekillendiğini ifade eden Erdem, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlardan iktidarı sorumlu tuttu. Emekli maaşlarının belirlenmesinden sosyal güvenlik sistemine, bütçe politikalarından kamu kaynaklarının kullanımına kadar birçok başlığın siyasi kararlarla şekillendiğini dile getiren Erdem, şu ifadeleri kullandı:

“Emekli aylıklarını emekliler belirlemedi. 5510 sayılı yasayı emekliler çıkarmadı. Seyyanen artışın çalışan kamu görevlilerine verilip emeklilere yansıtılmamasına emekliler karar vermedi. Bütçeyi, vergi politikasını, sosyal güvenlik sistemini ve kamu kaynaklarının nereye aktarılacağını emekliler belirlemedi. Bunları siyasi iktidar belirledi”

“Bütçe Siyasi Tercihtir”

Emeklilerin taleplerinin kaynak yetersizliği gerekçesiyle karşılanmadığını savunan Erdem, kamu harcamalarında belirlenen önceliklere de tepki gösterdi. Erdem, emeklilere kaynak bulunamadığı yönündeki açıklamaları eleştirerek, “Bir tarafta emekliye ‘Kaynak yok’ deniliyor. Diğer tarafta milyarlarca liralık fon ve borsa soruşturmaları kamuoyunun gündemine geliyor. Faize trilyonlarca lira ayrılıyor. O halde soruyoruz: Kaynak kime var, emekliye neden yok?” dedi. Bütçe politikalarının yalnızca ekonomik hesaplamalardan ibaret olmadığını, hangi kesimlere ne kadar kaynak ayrılacağının siyasi bir tercih olduğunu savunan Erdem, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bir ömür çalışan, vergisini veren, primini ödeyen milyonlarca emekliye insanca yaşayabileceği bir aylık sağlamak neden yük olarak görülüyor? Bütçe yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Bütçe siyasi tercihtir. Kime kaynak ayırdığınız, kimden vergi aldığınız ve ekonomik krizin yükünü kimin sırtına yüklediğiniz siyasi tercihtir”

“Emeğimizin Karşılığını İstiyoruz”

Emeklilerin taleplerinin yardım ya da lütuf olmadığını, çalışma hayatı boyunca verdikleri emeğin ve ödedikleri primlerin karşılığını istemekten ibaret olduğunu vurgulayan Erdem, emeklilerin insanca yaşam talebini yineledi. Erdem, “Biz sadaka istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Çocuklarımıza ve torunlarımıza mahcup olmadan, yarından korkmadan yaşamak istiyoruz” dedi.

Ali Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için” sözünü de değerlendiren Erdem, bu ifadenin yaşamına son vermeyi yüceltmek amacıyla kullanılmadığını belirtti. Erdem, emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla bu sözün gündeme getirildiğini ifade ederek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bunun yolu kendi yaşamımızdan vazgeçmek değildir. Yaşamak, örgütlenmek, yan yana gelmek ve hakkımızı birlikte aramaktır”

Günün Diğer Haberleri