“Güne Bakış” programında konuşan Malatyalı gazeteci Hülya Kaya, deprem sonrası Malatya’da kaldırılan konteynerlerle ilgili çok sayıda iddiayı gündeme taşıdı. Kaya, bazı konteynerlerin “hurda” gösterilerek satıldığı iddialarını ortaya attı.
6 Şubat depremlerinin ardından büyük yıkım yaşayan Malatya’da, hayatın yeniden kurulabilmesi için oluşturulan en kritik geçici çözümlerden biri konteyner kentler olmuştu. Şehrin farklı noktalarına yerleştirilen binlerce konteyner, hem barınma hem de ticari faaliyetler için kullanılmış, özellikle esnaf için adeta bir “hayatta kalma alanı” haline gelmişti.
Depremin ilk günlerinde hızlı bir şekilde devreye alınan bu sistem, zamanla genişletilmiş, altyapıdan elektrik bağlantılarına, su ve kanalizasyon düzenlemelerinden yol çalışmalarına kadar birçok hizmet AFAD koordinasyonunda sağlanmıştı. Ancak aradan geçen süreyle birlikte, geçici olarak kurulan bu düzen artık farklı bir tartışmanın merkezine yerleşti.
Bugün gelinen noktada Malatya genelinde konteyner kentlerin kaldırılması süreci hız kazanmış durumda. Bir yandan vatandaşların kalıcı konutlara yönlendirilmesi hedeflenirken, diğer yandan sahada sökülen konteynerlerin akıbetiyle ilgili soru işaretleri giderek artıyor.
Özellikle konteynerlerin sayımı, tasnifi ve sevkiyat süreçlerinde şeffaflık olup olmadığı konusu kamuoyunda en çok tartışılan başlıkların başında geliyor. Şehir içinde farklı bölgelerden kaldırılan konteynerlerin bir kısmının farklı illere gönderildiği, bir kısmının ise “hurda” kapsamında değerlendirildiği iddiaları konuşuluyor.
Bu süreçte en çok dikkat çeken açıklamalardan biri ise ER TV ekranlarında yayımlanan “Güne Bakış” programında geldi. Programı hazırlayıp sunan Malatyalı gazeteci Hülya Kaya, konteynerlerin kaldırılma sürecine ilişkin ciddi iddialar bulunduğunu ifade etti. Kaya konuşmasında bazı konteynerlerin bazı kişiler tarafında hurda gibi gösterilerek satıldığı iddiaları olduğunu hatta bu konu ile ilgili olarak emniyet birimlerinin soruşturma başlattığını duyurdu.
Hülya Kaya, bazı konteynerlerin resmi süreç dışında “hurda” olarak gösterilip elden çıkarıldığı ve bu yolla bazı kişilerin kişisel kazanç elde ettiği yönünde iddiaların kamuoyunda konuşulduğunu dile getirdi. Bu iddiaların özellikle deprem sonrası kamu kaynaklarının yönetimi açısından büyük bir hassasiyet oluşturduğunu vurgulayan Kaya, sürecin daha şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğine dikkat çekti.
Söz konusu iddialar yalnızca konteynerlerin fiziksel olarak taşınmasıyla sınırlı kalmazken, aynı zamanda “kayıt, envanter ve satış mekanizmalarının nasıl işletildiği” sorusunu da gündeme taşıdı. Vatandaşlar ve bölgedeki gözlemciler, her bir konteynerin tek tek kayıt altına alınıp alınmadığını, kullanılabilir durumda olanlarla hurdaya ayrılanların hangi kriterlere göre belirlendiğini sorguluyor.
Deprem sonrası dönemde konteynerlerin bazı bölgelerde plansız şekilde yerleştirilmesi de geçmişte eleştirilmişti. Çevre yolları ve ana arterlere dahi yerleştirilen konteynerler daha sonra kaldırılmış, şehir içinde daha düzenli alanlar oluşturulmuştu. Ancak bugün yaşanan süreçte bu kez “kaldırma ve tasfiye” aşamasında benzer bir tartışma yeniden gündeme gelmiş durumda.
İddialar arasında en çok dikkat çeken başlıklardan biri de konteynerlerin ekonomik değerinin nasıl belirlendiği. Hurda olarak değerlendirilen konteynerlerin gerçekten bu nitelikte olup olmadığı, ya da kullanılabilir durumda olanların yanlış sınıflandırılıp sınıflandırılmadığı soruları henüz netlik kazanmış değil.
Malatya’da bulunan konteynerler ihtiyaç bitimi normalde Kütahya, Mersin, İstanbul bir bölümü de Gazze’ye gönderiliyor. 20 binin üzerinde rakama ulaşmış konteynerlerin nasıl ne hangi denetimle gönderildiğini sorgulayan gazeteci hem AFAD hem de Malatya Valiliğine sorular yöneltti. Sorularını net sorarak net cevaplar isteyen ünlü gazeteci Hülya Kaya, “Ben her iddiayı dillendirmem, çok sağlam kaynaklarım var. Çok sayıda konteynerin hurda gibi gösterilerek satıldığı bu konuda da Kaçakçılık Şubesi başta olmak üzere Malatya Emniyet birimlerinin soruşturma başlattığı söyleniliyor. Buna Malatya Valiliği ve AFAD yetkilileri yet açıklık getirmeli. Bu iddialar doğrumu” ifadelerini kullandı.
Tüm bu tartışmaların ortasında kamuoyunun beklentisi ise oldukça net: Sürecin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması ve ortaya atılan iddiaların resmi makamlarca detaylı şekilde değerlendirilmesi.
Malatya Valiliği ve ilgili kurumların konuya ilişkin nasıl bir açıklama yapacağı merak edilirken, özellikle kamu malı niteliğindeki konteynerlerin yönetimi konusunda daha güçlü bir denetim çağrısı da giderek yükseliyor.
Malatya’da konteynerler artık yalnızca bir barınma çözümü değil; aynı zamanda kamu yönetimi, şeffaflık, denetim ve hesap verilebilirlik tartışmasının da merkezine yerleşmiş durumda. Sürecin nasıl sonuçlanacağı ise önümüzdeki günlerde yapılacak açıklamalarla daha netlik kazanacak.