Malatya’nın “dünya kayısı başkenti” unvanını koruma mücadelesi sürerken, üreticilerin sahadaki sorunları ve iklim değişikliğinin tarıma etkisi yeniden gündeme geldi. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Yazıhan ilçesinde kayısı üreticileriyle bir araya gelerek bahçelerde incelemelerde bulundu, üreticilerin taleplerini dinledi.
Don, dolu ve ani hava değişimlerinin özellikle kayısı üretimini etkilediğine dikkat çeken Ölmeztoprak, sulama altyapısından tarım sigortasına kadar birçok başlıkta çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Üretimin sürdürülebilirliği için hem saha çalışmaları hem de bakanlık düzeyinde temasların devam ettiğini ifade etti.
Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Şu an Yazıhan’dayız. Özellikle sonbahar ayında ve son doğru yağışlar hasat olan bahçelerimizde özellikle hemen doğrunun erkesi, aynı gün tarımın düzgünlüğü, kaliteli üretim daha değerli. Özellikle kayısı dediğimizde Malatya'nın namı değer dünya kayısı başkenti ünvanı. Yıllardır sahip olduğu bu ünvanı korunması, yüceltmesi ve yükseltilmesi bizim buradaki gayretlerimizin temellerinden bir tanesi. Kayısı potansiyelini, verimliliği, ağacın korunmasını, bunların hepsini sağlayabilmek için temel bir gayret olan, temel çalışma olan sulama, sulamadaki işte reglam ve rehabilitasyonları, kanalların durumu, siphonlar, yapılan sulama birlikleriyle su dağıtım metodolojisi ve sulama birliğiyle ilgili dönem sulama dönemi açıldığında alanın arazinin durumunu sağdan dip çekilmeyen bir vekil olarak sonuna kadar şikâyetleri en asgariyle tutup dolayısıyla memnuniyeti yükseltebilmek için gayret göstermeye devam ediyoruz.
Şahsen çok çok özel, çok marjinal bir durum yaşandı kayıtlıda. İlk defa yüzde yüze yakın, ilk defa Malatya kayıtlı yok sözcüğünü kullanmak zorunda kaldık. Bu sene hamdolsun bir milyon dekar arazimiz var. Kayıtlı ekimi yapılan bu bir milyon dekarın da üstünde araziden 20 bin dekarda dolu ile ilgili bazı alana matuf yüzde 4 ile yüzde 40 arasında değişen hatalar var. Yani ben onu kesinlikle geçen seneye benzeri bir durum söz konusundaki değil. Ancak biz en ufak bir hasar dahi aldığında, şurada küçük bir çil oluştuğunda, bir moniha hastalığı sebep olduğunda, dolayısıyla ilgili kalite düşümünde bir yere aldığında hemen elimizi tekrar kayıtlılığın üzerine atıyoruz. Neden? Buradaki kalitenin yüksek olması ki bunun için tarım il müdürlerimizin bazı projeleri var. Bu projeleri de destekleyerek bakanlıklarla uygun finansmanla yürütmeye çalışıyoruz ki kaliteyi artırabilelim. Bunu yapmaya çalışırken bazı bahçelerimizde böyle yaralanmaların olması çok bize de üzüntü verdi. Ancak bu yaralanmalar konusunda şu an için durum tersin sigortalı olanlar yine dolu sigortası ile alakalı gereken vaziyeti alabilecekler.
Ancak tarım sigortayla ilgili geçen sene birçok uyarıyı yapmıştık. ÇKS kayıt sistemimiz, çiftçi kayıt sistemimiz, tarım sigortası önemine değinmiştik. Ancak şu an tabii biz sahada çiftçilerimizi, üreticimizi dinliyoruz. Bu noktada alınan krediler ve ağacın bakımı için gereken ilaçlar, gübreler, bir sonraki sezonda hasatın daha iyi olabilmesi için alınması gereken tedbirler derken aldığımız bazı talepler var.
Bakanlığımızla, bakan yardımcımızla bu talepleri görüşmeye devam edeceğiz ama Sayın Başkanlarım şu noktada söyledi, tek bir husus çok önemli artık. Rakam farkı ve bizim şu anki konumuz bence kayıtlı da değil, iklim değişikliği. Son 10 yılın inanılmaz tarımsal bölgelerde şok etkisi yaratan iklim değişiklikleri. Birkaç gün önceki haberde Antalya, Afyon yolu üzerinde bir kar yağışına şahit olduk. Bu kar yağışı sebebiyle oradaki ürünler acaba nasıl oldu dedik. Mayıs'ın ortalarına doğru giderken.
Dolayısıyla alternatif ürünü artık konuşmayı bir kenara bırakıp, hadi alternatif ürün olarak adlandırmayıp, bu rakımda yetişebilecek ve bu rakımda kalitesiyle fiyat dengesi oluşturabilecek, çay oluşturamazsa alal farkının ya da ürün farkının nedeniyle destekleneceği bir ürünlendirme ve bir vade, organik tarım veyahut da bu vaziyetleri olumsuz sonuçlarını, negatif sonuçlarını en asgariye çekebilecek alternatif metotlarıyla direk sahaya yansıtmamız gerekiyor.
Bunun için Sayın Başkanımızın 14 Mayıs'ta Cumhurbaşkanımızla yapılacağı o geniş katılımlı görüşme, bizim bakanlarımızın ve işte politika kurullarımıza iletilmek üzere, Sayın Cumhurbaşkanlığı'na iletilmek üzere sunacağımız raporlar… Sahadan aldığımız raporlar bu konuda şehir yapısı sahaya bazı adımların evleviyetle atılması gerektiğini söylüyor. Son aşamalar takipçisi olun bu desteklemeleri çıkarmaya, özellikle alternatif ürün bazlı desteklemeleri çıkarıp bir tarım politikasıyla Malatya'da geliştirmeye niyetliyiz gayretiyiz inşallah. Hem Ziraat Odalarımız, hem tarım il müdürlerimiz, hem üreticimiz ve kayıtlı standa gidip sergilenene kadar o esnafında, o tüccarınındı, ihracatçının da hepsinin ortak gayesi ve ortak talepleri olarak önce üreticiyi koruyacağız, ardından sağlam bir temelin üzerine sağlam bir yine tarım politikası binasını inşallah kuracağız.”
Ziyaret kapsamında üreticilerin sorunlarını tek tek not alan Ölmeztoprak, iklim değişikliğinin tarımı doğrudan etkilediğini belirterek alternatif ürün meselesinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini ifade etti.