Malatya, bu kez yolları, yatırımları ve yeniden yapılanma süreciyle değil, dünyaya umut olan sağlık başarılarıyla gündeme geldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 14’üncü Ulusal Gastroenteroloji Cerrahisi Kongresi, 3’üncü Ulusal Karaciğer Nakli Kongresi ve Uluslararası Canlı Vericili Karaciğer Nakli Grubu Kolokyumu 2026 için dünyanın ve Türkiye’nin farklı noktalarından gelen bilim insanlarıyla Malatya’da buluştu. 6 Şubat depremlerinin ardından büyük bir sınav veren Malatya’nın, bilim, sağlık ve dayanışma alanında da yeniden güçlü bir şekilde ayağa kalktığını vurgulayan Uraloğlu, özellikle İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nün başarılarına dikkat çekti.
Türkiye’nin önde gelen cerrahları, akademisyenleri ve bilim insanlarını buluşturan kongrede konuşan Bakan Uraloğlu, Malatya’nın yalnız olmadığını ve şehrin geçmişten gelen gücünü geleceğe taşıyacağına duyulan güvenin bu uluslararası buluşmayla bir kez daha ortaya konulduğunu söyledi.
“Malatya, 6 Şubat depremlerinde ağır bir sınavdan geçti. Böyle zamanlarda şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca inşayla değil; bilimle, sanatla, dayanışmayla ve umutla mümkün olur. Ülkemizdeki ve dünyanın farklı ülkelerindeki seçkin cerrahlar, bilim insanları ve akademisyenler burada bir araya gelerek güncel gelişmeleri, ileri cerrahi teknikleri ve geleceğin tedavi yaklaşımlarını ele alacaklar. Bu uluslararası buluşmayı burada gerçekleştirmek, Malatya’nın yalnız olmadığını; geçmişten gelen gücünü geleceğe taşıyacağına duyulan güveni de göstermektedir. Bu noktada bir bakan olarak böyle bir programda bulunmak benim için resmi bir ziyaretin ötesinde ayrı bir anlam da taşıyor” dedi.
Malatya’dan dünyaya yayılan sağlık umudu
Kanuni Sultan Süleyman’ın “Muhibbi” mahlasıyla asırlar önce kaleme aldığı “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözünü hatırlatan Uraloğlu, Türkiye’nin sağlık alanında son 24 yılda önemli bir dönüşüm yaşadığını ifade etti.
“Hamdolsun son 24 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde her alanda olduğu gibi sağlık alanında da gerçekten büyük bir dönüşüme imza attık. Sayısı 27’ye çıkan şehir hastanelerimizle bu alanda yeni bir çağın kapılarını araladık ve sağlıkta vatandaşlarımızı birinci sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştırdık. Bugün Malatya'da kayısısı ve tarihiyle olduğu kadar, dünyanın umudu haline gelen bir sağlık ve bilim merkezi olarak anılıyor” diye konuştu.
Uraloğlu, Malatya’nın sağlık alanındaki en önemli değerlerinden biri olan İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nün başarılarını da özel olarak vurguladı.
“İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü, çeyrek asırda binlerce hayatı yeniden yeşertmiş bir kurumdur. Özellikle canlı verici değişim programı kapsamında sekizli çapraz karaciğer nakli gibi dünyada ilk kez gerçekleştirilen öncü çalışmaları, uygun verici bulamayan hastalara yeni bir yaşam umudu sunarken Türk tıbbının ulaştığı düzeyi de bütün dünyaya göstermektedir. Bu başarılar, bir rekordan ziyade şu gerçeğin adıdır: Uygun organı bekleyen hasta için umut, bazen bir eşleşmenin, bazen bir ekibin, bazen de bir şehrin omuzlarındadır” dedi.
Sağlıkta hayat kurtaran ulaşım ağı
Sağlık hizmetlerinin başarıya ulaşmasında ulaşım ve iletişim altyapısının da kritik öneme sahip olduğunu belirten Uraloğlu, sağlık sisteminin birçok farklı unsurun birlikte çalışmasıyla hayat bulduğunu söyledi.
“Bu zincirin bir halkası aksarsa sağlık hizmetleri de aksar. Sağlık hizmetleri ancak zamanımda ulaştırılabilirse hayat kurtarır. Yüksek standartlı kara yolu, güvenilir hava ulaşımı, güçlü fiber ağ altyapısı ve kesintisiz haberleşme; bir cerrahın elindeki neşter kadar hayati olabilir. Bu nedenle sağlık alanında olduğu gibi aynı kararlılık ve vizyon ile ulaştırma ve altyapı alanında da büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik.
Kara yolundan demir yoluna, havacılıktan denizciliğe, haberleşmeden dijital altyapıya kadar ülkemizi gelece taşıyan yatırımlar gerçekleştirdik. 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin 120 kilometreye çıkardık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla bağlıyken, şimdi 77 şehrimizi birbirine bağladık. Demir yolu ağımızı 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık, sıfırdan 2251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Avrupa’nın 6'ıncı, dünyanın 8'inci yüksek hızlı tren işletmecisi konumundayız.
‘Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak’ hedefiyle ülkemizi; dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden birine dönüştürdük. 26 olan aktif havalimanı sayımızı 58’e çıkardık. 50 ülkede 60 nokta olan dış hat nokta sayımızı da133 ülkede 356 noktaya yükselttik.17. sırada yer alan Türk sahipli deniz ticaret filomuzu 11'inci sıraya yükselttik. Fiber optik ağ altyapımızı 720 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 18 kez dolaşacak bir uzunluğa ulaştırdık. 1 Nisan 2026’da 81 ilimizde kademeli olarak 5G hizmetlerini başlattık.”
“5G artık yalnızca hızlı internet değil”
Konuşmasında 5G teknolojisinin sağlık alanında oluşturduğu yeni imkanlara da geniş yer veren Bakan Uraloğlu, 5G abone sayısının 5 ay içerisinde yaklaşık 45 milyona ulaştığını açıkladı.
“Bu teknoloji; yüksek hızı ve milisaniye düzeyindeki gecikmesiyle sağlıkta u zaktan teşhis, görüntü aktarımı, konsültasyon ve cerrahi uygulamaların önünü açtı. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Muş’ta yaşandı. Muş Devlet Hastanesi’nde tedavi gören bir hastanın böbrek taşı operasyonu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki hekimler tarafından yaklaşık 1500 kilometre mesafeden, 5G altyapısı ve yerli İbn-i Sina cihazı kullanılarak başarıyla yönetildi.
Aynı dönemde Acıbadem’de 5G destekli uzaktan robotik cerrahi denemesi başarıyla gerçekleşti. Yine geçtiğimiz haftalardaki TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında da TCG Anadolu ile Kocaeli Üniversitesi arasında da 5G üzerinden canlı cerrahi destek bağlantısı kuruldu. Bu uygulamalar şunu gösteriyor: 5G artık yalnızca hızlı internet değil; ameliyathaneyi mesafeye rağmen tek bir masa haline getiren bir sağlık damarıdır.”