Malatya Valisi Seddar Yavuz, İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı’nda kamu yöneticilerine yönelik sert açıklamalarda bulundu. Afet anında bir dakikanın bile insan hayatını kurtarabileceğini vurgulayan Yavuz, vali, kaymakam ve kurum müdürlerinin telefonlarını sessize alarak uyumasına karşı çıktı. Kamu görevlilerinin vatandaşlara ve diğer kurumlara her an ulaşılabilir olması gerektiğini belirten Yavuz, “Bir vali telefonunu sessize alıp yatamaz! Bir kaymakam, bir müdür telefonunu sessize alıp yatamaz!” dedi.
Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda afetlere hazırlık, kriz yönetimi, kurumlar arası koordinasyon, kış tedbirleri ve deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmaları ele alındı. Toplantıya başkanlık eden Vali Seddar Yavuz, kamu yöneticilerinin sorumluluklarına dikkat çekerken özellikle kesintisiz iletişim, dere yataklarındaki yapılaşma ve iklim değişikliğinin oluşturduğu riskler konusunda önemli mesajlar verdi.
“Bir dakika bir insanın canını kurtarır”
Afetlerin zamanla yarış anlamına geldiğini belirten Vali Yavuz, kriz anlarında hızlı hareket etmenin ve talimatların gecikmeden ilgili yöneticilere ulaşmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanılması gerektiğini ifade eden Yavuz, yüzlerce yöneticinin tek tek aranmasının zaman kaybına neden olduğunu belirterek iletişim gruplarının etkin kullanılmasını istedi. Yavuz, toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Afet demek, zamanla yarışmak demektir. Belki bir dakika bizim için önemsiz görünebilir ama o bir dakika bir insanın canını kurtarır. Teknolojinin sunduğu imkânları ve kurduğumuz iletişim gruplarını en etkin şekilde kullanıyoruz. Gecenin 12’sinde 240 müdürü tek tek aramak büyük bir zaman kaybıdır. Gruptan talimatı veririm ve herkes anında takip eder. Buradaki en büyük hassasiyetim şudur: ‘Telefonu koydum, akşam 10’da yattım, sesini de kapattım.’ Bir kamu görevlisinin hayatında asla yapamayacağı şey budur!”
Kendi çalışma düzenini de örnek gösteren Vali Yavuz, telefonunun gece uyurken dahi başucunda bulunduğunu ve sesinin açık olduğunu söyledi. Kamu yöneticilerinin de aynı sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, telefonların kapatılması veya sessize alınması anlayışını kabul etmediğini dile getirdi. Yavuz, bu konudaki kesin tutumunu şu sözlerle ortaya koydu:
“Vali başta olmak üzere, benim telefonum yatarken dahi başucumda ve sesi sonuna kadar açık durur. Telefon ne zaman çalarsa çalsın bakılır. Bir vali telefonunu sessize alıp yatamaz! Bir kaymakam, bir müdür telefonunu sessize alıp yatamaz! ‘Telefonumuzu kapatıp uyuyalım’ anlayışını kabul etmiyorum.”
“Vatandaş ve kurumlar size her an erişebilsin”
Kamu hizmetinin temelinde vatandaşa ulaşmak ve vatandaşın taleplerine karşılık vermek olduğunu belirten Vali Seddar Yavuz, kamu yöneticilerinin iletişim bilgilerini saklamaması gerektiğini söyledi. Kendisinin de Malatya’da telefon numarasını isteyen vatandaşlarla paylaştığını belirten Yavuz, günlük çok sayıda talep aldığını ve bunların değerlendirilmesi için bir ekip oluşturduğunu ifade etti. Kamu görevlilerinin ulaşılabilir olmasının bir tercih değil, görev sorumluluğunun gereği olduğunu vurguladı. Vali Yavuz, yöneticilere yönelik uyarısını şu sözlerle sürdürdü:
“Biz halka hizmet eden insanlarız, iletişim bilgilerimizi saklayamayız. Ben numaramı Malatya’da isteyen herkese veriyorum. Günlük en az 50-100 talep geliyor ve kurduğumuz ekiple hepsine dönüyoruz. Kendi yapmadığım hiçbir şeyi çalışma arkadaşlarımdan istemem. Lütfen telefonlarınızı sessize almayın, vatandaş ve kurumlar size her an erişebilsin.”
Yavuz’un bu açıklamalarıyla kamu yöneticilerinin yalnızca mesai saatlerinde değil, acil durumlarda da görevlerinin gerektirdiği ölçüde erişilebilir olması gerektiğine ilişkin beklentisi bir kez daha öne çıktı.
Kriz anlarında iletişim grupları kullanılacak
Afet ve acil durumlarda hızlı koordinasyon sağlanması için kaymakamlar, belediye başkanları ve kurum müdürleriyle oluşturulan iletişim gruplarının önemine dikkat çekildi. Talimatların ilgili yöneticilere gecikmeden iletilmesi, kurumların aynı anda harekete geçmesi ve müdahale sürecinde zaman kaybının önlenmesi amacıyla dijital iletişim kanallarının etkin kullanılacağı belirtildi.
Yüzlerce yöneticinin gece saatlerinde tek tek aranmasının yerine ortak gruplar üzerinden talimat verilmesinin süreci hızlandıracağını ifade eden Yavuz, yöneticilerin bu mesajları anında takip etmesi gerektiğini vurguladı. Toplantının öne çıkan mesajlarından biri de afet anında iletişimin kesintiye uğramaması oldu. Malatya’da olası bir afet karşısında kamu kurumlarının hızlı ve koordineli hareket edebilmesi için yöneticilerin ulaşılabilir olması gerektiği bir kez daha dile getirildi.
Malatya’da 125 bin 239 bağımsız bölüm hayata geçirildi
Toplantıda kamu yöneticilerinin sorumluluklarının yanı sıra Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma süreci de değerlendirildi. Vali Seddar Yavuz, kent genelinde 125 bin 239 bağımsız bölümün hayata geçirildiğini açıkladı. Deprem sonrasında konteyner kentlerde yaşamını sürdüren vatandaşların sayısının 10 binin altına düştüğünü belirten Yavuz, barınma ihtiyacı bulunan ailelere yönelik desteklerin de devam ettiğini söyledi.
Kira ve eşya desteği sağlanan aile sayısının 1.100’ü geçtiğini kaydeden Yavuz, Malatya’nın deprem sonrası yaralarını sararak yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli bir aşamaya ulaştığını ifade etti. Deprem sonrası yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmesinde kentte yürütülen hizmetlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Yavuz, şu ifadeleri kullandı:
“Şehrimizin afete dirençli hale getirilmesi, altyapımızın, binalarımızın buna göre inşa edilmesi ve hazırlanması, mevcut risklerin analiz edilerek kısa süre içerisinde bunların giderilmesi noktasında da ilimizde gayretle çalışıyoruz. Valiliğimizin koordinasyonunda tüm kurum ve kuruluşlarımızla beraber yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Malatya, afetten sonra yaralarını saran, dimdik ayağa kalkan, geleceğe umutla bakan bir konuma ulaşmıştır.
Bu vesileyle afetin izlerinin silinmesinde güçlü liderliğiyle şehrimizi ayağa kaldıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'a, İçişleri Bakanımıza, AFAD'ımıza, yerelde de Valiliğimizin koordinasyonunda güçlü işbirliği yaptığımız, gönül birlikteliğiyle çalıştığımız Büyükşehir Belediye Başkanımıza, mülki idare amirlerimize, ilçe belediye başkanlarımıza, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Artık Malatya'mızda işlerimizin sonuna geldik. Konteynerde bugün kalan hemşehrimizin sayısı 10 binin altına düşmüştür.”
Yavuz, kira ve eşya yardımlarıyla ilgili değerlendirmesinde de destek sağlanan aile sayısının 1.100’ü geçtiğini belirtti. Vali Yavuz, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin gururunu şu sözlerle dile getirdi:
“Bu toplantı her ne kadar afet koordinasyon toplantısı olsa da afetten çıkmış bir şehirden geleceğe umutla bakan, yaralarını sarmış 125 bin 239 bağımsız bölümü gerçekleştirmiş bir şehrin valisi olarak da bu onuru ve gururu sizlerle paylaşıyorum.”
Dere yataklarına yapılaşmaya kesinlikle izin verilmeyecek
Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de Malatya’nın afetlere karşı daha dirençli hâle getirilmesi ve olası sel risklerinin azaltılması oldu. Beydağı’ndan şehre doğru uzanan dere yataklarının imara açılması konusunda kurumların dikkatli davranması gerektiğini belirten Vali Seddar Yavuz, özellikle dere yataklarına yapı yapılmasının önüne geçilmesini istedi.
Yanlış yapılaşmanın ilerleyen süreçlerde ciddi maliyetler doğurabileceğini ve sonradan yapılacak müdahalelerin kolay olmadığını ifade eden Yavuz, risklerin en başından engellenmesi gerektiğini vurguladı. Yavuz, dere yatakları konusunda şu uyarıda bulundu:
“Özellikle dere yataklarına katiyetle inşaat yapılmasına müsaade etmemeliyiz. Bunu önce yaptırmamak gerekiyor. Açmak kolay değil, çok ciddi maliyetler var, kamulaştırma bedelleri var. O yüzden dere yataklarına bu tür yaklaşımlara kesinlikle müsaade etmemeniz gerekiyor.”
Vali Yavuz’un açıklaması, afet risklerinin azaltılması için yalnızca mevcut sorunlara müdahale edilmesinin yeterli olmadığını, yeni risklerin oluşmasına da izin verilmemesi gerektiğini ortaya koydu.
İklim değişikliği ve kuvvetli yağış uyarısı
İklim değişikliğiyle birlikte olağan dışı yağış rejimlerinin yaşandığını belirten Vali Yavuz, Malatya’nın deprem sonrası yeniden inşa sürecinde ortaya çıkabilecek risklere de dikkat çekti.
Kentte inşaat çalışmalarının henüz tamamlanmamış olması nedeniyle kuvvetli yağışların bazı sorunlara yol açabileceğini belirten Yavuz, inşaat alanlarında biriken toz, çamur ve benzeri malzemelerin yağmur suyu kanallarını kısa sürede doldurabileceğini söyledi. Bu nedenle altyapı sistemlerinin korunması, riskli alanların belirlenmesi ve ilgili kurumların koordineli hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, Malatya’nın gelecekte yaşanabilecek afetlere karşı daha hazırlıklı olması için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti. Toplantıda ayrıca Malatya Afet Müdahale Planı (TAMP), kış mevsimine yönelik tedbirler, zemin etütleri, iklim değişikliğinin oluşturduğu tehditler ve olası afetlerde kurumlar arasında kurulacak koordinasyon ele alındı.
Afetlere karşı hazırlıkların güçlendirilmesi ve kamu hizmetlerinin kriz anlarında kesintisiz sürdürülmesi gerektiği belirtilirken, özellikle dere yataklarında yapılaşmanın önlenmesi ve iletişim kanallarının açık tutulması konuları öne çıktı.
Toplantıya geniş katılım sağlandı
Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıya Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Gökhan Çelik, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Cengiz Başer, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Serdal Türker ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri katıldı. Toplantıda hem deprem sonrası yeniden yapılanma süreci hem de gelecekte yaşanabilecek afetlere karşı alınması gereken önlemler değerlendirildi.
Vali Seddar Yavuz’un kamu yöneticilerine yönelik iletişim uyarısı ve dere yatakları konusundaki kesin ifadeleri toplantının en dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Yavuz, Malatya’nın afetlere karşı daha dirençli bir şehir hâline getirilmesi için kurumların koordinasyon içinde çalışmasının ve vatandaşların ihtiyaç duyduğu anda kamu yöneticilerine ulaşabilmesinin önemini vurguladı