Malatya'da uzun zamandır dikkatimi çeken bir konu var.
Aslında sadece benim değil, yerel basını takip eden, sosyal medyayı kullanan ve belediyelerin çalışmalarını merak eden birçok kişinin de aynı soruyu sorduğunu düşünüyorum.
Gerçekten Malatya'daki bazı belediye başkanları çalışmıyor mu?
Yoksa çalışıyorlar da bunu kamuoyuna anlatamayan, görevini yerine getirmeyen basın danışmanları mı var?
İşte tam da burada durup düşünmek gerekiyor.
Malatya'nın biri büyükşehir haricinde 13 belediyesi var.
Günlük haber akışına baktığınızda ise sanki sadece üç ya da dört belediye çalışıyormuş gibi bir tablo ortaya çıkıyor.
Malatya Büyükşehir Belediyesi...
Yeşilyurt Belediyesi...
Battalgazi Belediyesi...
Bir de son dönemde Pütürge Belediyesi...
Neredeyse her gün bir program, bir ziyaret, bir yatırım, bir açıklama, bir inceleme, bir etkinlik...
Fotoğraflar çekiliyor, videolar hazırlanıyor, haber metinleri yazılıyor ve aynı gün içerisinde yerel basına servis ediliyor.
Biz de gazeteciler olarak bu haberleri alıyor, değerlendiriyor ve kamuoyuyla buluşturuyoruz.
Olması gereken de tam olarak budur.
Çünkü yapılan hizmet gizli kalmamalıdır.
Vatandaş belediye başkanının ne yaptığını bilmeli, takip edebilmeli ve yapılan hizmetleri görebilmelidir.
Peki ya diğer ilçeler?
Hekimhan yeniden şekilleniyor, yeniden doğuyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişliği Bakanlığı destek oldu çarşı yıkıldı. Yeniden inşa ediliyor.
Yazıhan, muhteşem bir sahil şeridi muhteşem bir mesire alanı yapılıyor; Malatya’yı oraya çekecek…
Doğanşehir yeniden küllerinden doğuyor.
Depremin yıktığı ilçe yeniden inşa oluyor.
Arguvan’da bu yıl türküler de Festivalde sustu ama bir şey olmuyor mu? Bir etkinlik yâda bir hizmet yok mu?
Hele hele Arapgir,
Tarih kokuyor.
Tarih yenilen can buluyor.
Binlerce yıl ayağa kalkıyor.
Başkan Haluk Cömertoğlu sadece bunları duyuruyor.
Ya sonrası?
Darende'de belediye hiç mi çalışmıyor?
Akçadağ'da bir faaliyet yok mu?
Halbuki Akçadağ’da tarih yazacak bir Motofest Festivali düzenleniyor tam da şu günlerde…
Arguvan'da tek bir yatırım yapılmıyor mu?
Doğanşehir'de belediye başkanı makamından çıkmıyor mu?
Kale'de, Yazıhan'da, Doğanyol'da, Arapgir'de, Kuluncak'ta hiçbir çalışma yürütülmüyor mu?
Ben buna inanmıyorum.
Hiçbir belediye başkanının sabah gelip akşam mesai bitene kadar koltuğunda oturduğunu düşünmüyorum.
Elbette sahaya çıkıyorlar. Mahalle geziyorlar. Vatandaş dinliyorlar. Esnaf ziyaret ediyorlar. Altyapı çalışmalarını inceliyorlar. Muhtarlarla toplantılar yapıyorlar.
Ama bunların hiçbirini kamuoyu göremiyor.
İşte burada sorumluluk belediye başkanlarından çok, onların yanında görev yapan basın danışmanlarına ve basın birimlerine düşüyor.
Çünkü bir belediyenin yaptığı hizmet kadar, o hizmeti vatandaşa anlatması da önemlidir.
Hatta günümüz iletişim çağında belki de daha önemlidir.
Bugün insanlar belediyeye giderek bilgi almıyor.
Sosyal medyadan görüyor.
İnternet haber sitelerinden okuyor.
Yerel gazetelerden takip ediyor.
Televizyonlardan izliyor.
Yani belediyenin vatandaşla kurduğu en önemli köprü basın birimleridir.
Ama görüyoruz ki bazı belediyelerde bu köprü ya hiç kurulmamış ya da yıkılmış durumda.
Bakın, Pütürge Belediyesi'nin hakkını teslim etmek gerekiyor.
Başkan bir mahalleye gidiyor, birkaç dakika sonra fotoğraflar geliyor.
Esnaf ziyareti yapıyor, haber servis ediliyor.
Bir yatırım başlıyor, kamuoyu aynı gün haberdar oluyor.
Video hazırlanıyor.
Basın bülteni yazılıyor.
Yerel basınla iletişim kuruluyor.
Yani oradaki ekip görevini yapıyor.
Demek ki istenince olabiliyormuş.
Peki diğer belediyelerde neden olmuyor?
Akçadağ neden sessiz?
Arguvan neden sessiz?
Doğanşehir neden sessiz?
Arapgir neden sessiz?
Yazıhan neden sessiz?
Darende neden sessiz?
Kale neden sessiz?
Doğanyol neden sessiz?
Bir belediyede haftalarca, hatta bazen aylarca tek bir haber çıkmıyorsa burada oturup düşünmek gerekir.
Sorun gerçekten başkanda mı?
Yoksa başkanın yaptıklarını halka ulaştırması gereken ekipte mi?
Şimdi açık açık soruyorum.
Basın danışmanları tam olarak ne iş yapıyor?
Görev tanımlarını biliyorlar mı?
Basın danışmanlığı; sadece belediyenin sosyal medya hesabına fotoğraf yüklemek değildir.
Basın danışmanlığı; başkanın konuşmasını kopyalayıp Facebook'a yapıştırmak değildir.
Basın danışmanlığı; iki satır paylaşım yapıp günü kurtarmak hiç değildir.
Basın danışmanlığı, belediye ile kamuoyu arasında köprü kurmaktır.
Yerel basınla sürekli iletişim halinde olmaktır.
Basın bülteni hazırlamaktır.
Fotoğraf ve video arşivi oluşturmaktır.
Haber değeri taşıyan her çalışmayı kamuoyuna ulaştırmaktır.
Gazetecilerin işini kolaylaştırmaktır.
Kurumun görünürlüğünü artırmaktır.
Belediyenin itibarını güçlendirmektir.
Eğer bunları yapmıyorsanız kusura bakmayın ama yaptığınız işin adı basın danışmanlığı değildir.
Olsa olsa sosyal medya hesaplarını yönetmektir.
Bir gün Hekimhan Belediye Başkanı bana, "Bizim öyle bir basın departmanımız yok. Oraya harcayacak paramız da yok." demişti.
Belki eleştirilebilir ama en azından dürüst bir cevaptı.
Peki diğer belediyeler?
Basın birimleri var.
Danışmanlar var.
Personel var.
Maaşlar ödeniyor.
Peki sonuç?
Ortada görünür bir çalışma yok.
O zaman vatandaş doğal olarak şu kanaate varıyor:
"Demek ki belediye çalışmıyor."
Belki de belediye çalışıyor.
Belki başkan sabahın erken saatinden gecenin ilerleyen saatlerine kadar sahada.
Belki önemli projeler yürütülüyor.
Belki ilçeye ciddi yatırımlar kazandırılıyor.
Ama bunları anlatacak ekip görevini yapmadığı için bütün emek görünmez hale geliyor.
En acısı da bu.
Çünkü başarısız görünen aslında çoğu zaman belediye başkanı oluyor.
Oysa başarısız olan belki de iletişim ekibi...
Bir belediye başkanı yaptığı hizmeti anlatamıyorsa, vatandaşın gözünde o hizmet yapılmamış sayılır.
İletişim çağında görünmeyen hizmet, ne yazık ki yok hükmündedir.
Buradan belediye başkanlarına da küçük bir çağrım var.
Lütfen çevrenize biraz daha dikkatli bakın.
Sizin adınıza görev yapan ekip gerçekten görevini yapıyor mu?
Yoksa her şey yolundaymış gibi gösterip sizi mi yanıltıyor?
Çünkü sahada harcadığınız emek, masanızdaki projeler ve vatandaş için yaptığınız çalışmalar; işini ciddiye almayan birkaç kişinin ihmali yüzünden değersiz hale gelebilir.
Bu da en çok size zarar verir.
Son sözüm ise basın danışmanlarına...
Bu meslek ciddiyet ister.
Bu görev maaş almak için doldurulan bir kadro değildir.
Gazetecilerle iletişim kurmaktan çekinmeyin.
Belediyenizin yaptığı hizmetleri saklamayın.
Çalışan başkanı görünür kılın.
Çünkü siz görevinizi yapmadığınız sürece vatandaş belediyenin çalışmadığını zannedecek.
Bunun vebali de önce sizin omuzlarınızda olacaktır.
Artık mazeret üretmeyi bırakın.
Görevinizi yapın.
Yapamıyorsanız da o koltukları, bu işi gerçekten bilen ve hakkıyla yapacak insanlara bırakın.
Çünkü o makamlar sosyal medya paylaşımı yapmak, yada birkaç renkli paylaşımla başkanı ikna etmek ileri gideyim kandırmak için değil;
Belediyenin sesini halka, halkın sesini de belediyeye ulaştırmak için vardır.