AK Parti Malatya Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında Malatya’nın yeniden inşa sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 6 Şubat depremlerinin ardından büyük yıkıma uğrayan Malatya’da yürütülen çalışmaların geldiği noktayı değerlendiren Babacan, şehrin yeniden inşasında temel inşaat süreçlerinin tamamlandığını belirterek, çarşı merkezindeki iş yerlerinin anahtar teslim takviminin 3 Kasım’dan itibaren başlayacağını söyledi.
Malatya’da deprem sonrası gerçekleştirilen çalışmaların büyüklüğüne dikkat çeken Babacan, 6 Şubat depremlerinde kentte 35 bin 288 binanın yıkıldığını, konut, iş yeri, ofis ve ahırları kapsayan toplam 75 bin 546 hak sahipliği bulunduğunu ifade etti.
Devlet eliyle yürütülen çalışmaların yanı sıra yerinde dönüşüm projeleriyle de önemli bir inşa sürecinin gerçekleştirildiğini kaydeden Babacan, bu çalışmalar kapsamında toplam 131 bin bağımsız birimin inşaatının tamamlandığını söyledi.
İhale süreçlerinin 10 Şubat 2025 tarihinde tamamlandığını hatırlatan Babacan, son iki yılda sahada yoğun bir çalışma yürütüldüğünü, Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması için büyük bir gayret ortaya konulduğunu dile getirdi.
Çarşıda anahtar teslimi 3 Kasım'da başlıyor
Malatya’nın yeniden inşasında en önemli aşamalardan birinin şehir merkezindeki ticari hayatın yeniden canlandırılması olduğunu belirten Babacan, çarşı merkezinde iş yerleri, konutlar ve ofislerin teslimata hazır hâle geldiğini açıkladı.
İlgili kurumların anahtar teslim sürecini takvime bağladığını ifade eden Babacan, 3 Kasım’dan itibaren iş yerlerinin anahtarlarının hak sahiplerine teslim edilmeye başlanacağını bildirdi.
Çarşıdaki iş yerlerinin teslim edilmesiyle birlikte Malatyalı esnafın yeniden kendi iş yerlerine dönmesinin önünün açılacağını belirten Babacan, hak sahiplerine anahtarlarını teslim almaları çağrısında bulundu.
Teslimatların ardından esnafın çarşıya dönüşünün hızlanmasını beklediklerini kaydeden Babacan, ticari hayatın yeniden hareketlenmesi için kira bedellerinin makul seviyelerde tutulmasının da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Çarşının yalnızca yeni binalardan oluşan bir alan olarak değil, Malatya’nın ekonomik ve sosyal hayatının merkezi olarak yeniden canlanmasını hedeflediklerini belirten Babacan, esnafın iş yerlerine dönmesiyle birlikte şehir merkezinde eski hareketliliğin yeniden oluşmasının beklendiğini ifade etti.
Akpınar ve Yeni Cami çevresinde önemli düzenlemeler
Şehir merkezindeki çalışmaların yalnızca bina inşaatlarıyla sınırlı olmadığını belirten Babacan, altyapı yatırımlarının da Malatya’nın geleceği düşünülerek planlandığını söyledi.
Özellikle Akpınar bölgesindeki su yatağına yönelik düzenlemeler ile yer altı otoparklarının şehrin uzun vadeli ihtiyaçları gözetilerek gerçekleştirildiğini kaydeden Babacan, yeni çarşı alanının daha güvenli, düzenli ve kullanışlı bir yapıya kavuşması için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
Yeni Cami çevresindeki meydan düzenlemesine de değinen Babacan, Soykan parkı ile Kuyumcular Köşesi’ni bir araya getirecek geniş bir meydan projesinin sürdüğünü açıkladı.
Çevredeki çalışmaların tamamlanmasının ardından Yeni Cami ve meydanın birlikte hizmete açılacağını belirten Babacan, bu düzenlemenin şehir merkezine yeni bir kimlik kazandıracağını ve Malatyalıların kullanımına geniş bir ortak yaşam alanı sunacağını dile getirdi.
Hedef, Malatyalıların kendi mahallelerinde yeniden yaşaması
Malatya merkezinde oluşturulan rezerv alanların önemine de dikkat çeken Babacan, bu alanların yalnızca yeni konut üretmek amacıyla değerlendirilmediğini, aynı zamanda şehir merkezinin daha güvenli, planlı ve düzenli şekilde yenilenmesine imkân sağladığını belirtti.
Deprem sonrasında ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanması kadar Malatya’nın geleceğinin de düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Babacan, yürütülen çalışmaların şehrin uzun vadeli gelişimine katkı sunacağını ifade etti.
Babacan, temel hedeflerinin Malatyalıların kendi mahallelerinde, kendi yaşam alanlarında yeniden hayat kurabilmesi olduğunu belirterek, konutların, iş yerlerinin, altyapının ve sosyal yaşam alanlarının bir bütün olarak ele alındığını kaydetti.
Malatya’da yeniden inşa sürecinin temel aşamalarının tamamlanması ve 3 Kasım itibarıyla çarşıda anahtar teslimlerinin başlayacak olması, deprem sonrası şehrin yeniden ayağa kaldırılması çalışmalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Abdurrahman Babacan’ın Malatya’nın yeniden inşa sürecine ilişkin basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Değerli vatandaşlarımız, sevgili Malatyalılar,
Bugün Malatya'mızda son duruma ilişkin genel bir basın açıklaması yapmak istedik. Bundan tam iki sene evvel, 1 Kasım 2024 tarihinde malumunuz bir taahhütte bulunmuştuk ve sosyal medyamızda sabitlemiştik ki tam iki sene sonra bugün, 1 Kasım 2026 tarihi itibarıyla biteceğini taahhüt ettiğimiz, söz verdiğimiz temel yatırımların, temel inşaat süreçlerinin ne aşamasında olduğumuzu açık, net bütün bilgileriyle hemşehrilerimizle, Malatyalılarla paylaşalım.
Malatya'da 6 Şubat depremleri sonrasında 120 bin 130 bağımsız bölüm orta, ağır ve yıkık durumdaydı. Yani biz 120 bin bağımsız bölümün tamamının şehrimizde yıkıldığını ve o yıkım süreçlerini, sonrasındaki inşaat süreçlerini hep birlikte üç buçuk senedir yaşıyoruz.
120 bin 130 bağımsız bölümde 35 bin 208 bina yıkıldı. Ve burada da toplamda konut, ticarethane, işyeri artı ofis dahil olmak üzere Malatya'mızın tamamında 72 bin 546 hak sahipliğimiz mevcut. Yani bazı itirazlar yapıldı, sonrasında mükerrer olanlar, onlar tekrar hesaplandı, tekrar düşüldü ve nihai rakamımız 72 bin 546 hak sahipliği.
Bu yıkılan binalar ve yıkılan bağımsız bölümler, 6 Şubat depremleri itibarıyla Hatay'dan sonra Türkiye'de en çok yıkıma uğrayan ikinci şehrin Malatya olduğu durumunu bize bir daha anlatmakta.
Özellikle depremden sonraki ilk altı ay akut meselelerle ilgilendik, acil işlerle ilgilendik. Yani insanların temel ihtiyaçları, gıda, barınma, çadır kentler, sonra çadır kentlerden konteyner kentlere geçiş, konteyner kentlere yerleşim, aynı anda eş zamanlı olarak o bir, bir buçuk yıl boyunca yoğun bir şekilde orta hasarlı, ağır hasarlı, yıkılmamış binaların yıkım süreçleri, sonra onların enkaz kaldırma süreçleri.
Yani dolayısıyla aslında 6 Şubat 2023'ten sonraki bir, bir buçuk yıl içerisinde bu temel akut sorunlar, yıkımlar da dahil olmak üzere, enkaz kaldırmalar da dahil olmak üzere, konteyner süreçlerinin yönetimi, tesis edilmesi de dahil olmak üzere çok yoğun bir mesaiyle geçti ve nihayetinde bugün geldiğimiz noktada üç buçuk sene sonra Malatya'nın tam olarak ayağa kalktığını, tam olarak kendisine geldiğini gözlemlemekteyiz.
72 bin 546 hak sahipliğimiz var dedik ve bu hak sahipliğine karşılık hükümetimiz, Cumhurbaşkanlığımız ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız marifetiyle 110 bin bağımsız birim artı 21 bin yerinde dönüşüm gerçekleştirildi. Ki biliyorsunuz yerinde dönüşümlerde de devletimiz hem 750 hem de 750 olmak üzere hibe ve kredi desteği sağladı. 21 bin de yerinde dönüşümle, yani toplamda Malatya'da şu an itibarıyla 131 bin bağımsız birim inşa edildi. Ve bu inşaatların tamamı bitti. Tamamı bitti.
Bu 131 bin bağımsız birimin 10 Şubat 2025 tarihi itibarıyla bütün ihaleleri tamamlanmıştı. Yani 10 Şubat 2025 tarihine geldiğimizde biz aslında hem ticarethaneleri, iş yerlerini, ofislerini, rezerv alanlardaki bütün konutları ve iş yerlerini ve deprem konutlarındaki bütün iş yerlerini ve konutları tamamlamıştık.
Dolayısıyla 10 Şubat 2025 tarihi aslında bize şunu anlatıyor: Deprem şehirleri içerisinde ihalelerini en hızlı tamamlayan, en çabuk bu süreci tamamlamış olan ve nihayete erdirmiş olan şehir Malatya.
10 Şubat 2025 tarihinde 131 bin bağımsız birimin inşasıyla alakalı olan bütün ihale süreçleri tamamlanıp hızlı bir şekilde zaten devam eden inşaatlar vardı. Sonrasında bu ihalelerin tamamlanmasıyla beraber çok hızlı bir şekilde 1 Kasım 2026 itibarıyla bütün inşaat süreçlerinin tamamlandığı noktaya gelmiş bulunuyoruz.
ÇARŞI MERKEZİNDE TESLİMAT SÜRECİ BAŞLADI
Bizim tarihimizdeki birinci maddemiz, çarşı merkezi, yolları, caddeleri ve bağlantılarıyla beraber Malatya'ya kazandırılmış olacaktır.
Çarşı merkeziyle alakalı bütün birinci etap, Merkez 1 dediğimiz Akpınar çekirdeğini genişlettikçe genişlettik ve dört tarafıyla çok büyük bir çarşı merkezi devlet tarafından, Emlak Konut tarafından inşa edildi malum. Ve bunun son sürecini, son bilgisini vatandaşlarımızla paylaşalım.
20 Ekim tarihi itibarıyla, 20 Ekim 2026 yani bundan 12 gün önce Emlak Konut Bakanlığımız GEDAŞ'a bütün işyerlerinin, çarşı merkez tarafındaki bütün adalardaki bütün işyerlerinin teslimatıyla alakalı yazıyı yazdı. GEDAŞ da bir anahtar teslim süreci ve takvim şu an oluşturuyor.
Takip eden süreçte belirli şartlar da sağlanmak üzere, çünkü burada da malum belirli şartları var. İşte ortaklıklar var, mülklerde, tapularda bazı hususiyetler var ve bunların tam manasıyla sağlanması noktasında çarşı merkezdeki tüm hak sahiplerimize anahtar teslim ve takvim sürecini açıklayacak.
Dolayısıyla 20 Ekim 2026 itibarıyla bakanlığımız GEDAŞ'a tüm işyerlerinin, konutların ve ofislerin Merkez 1'deki tüm çarşı alanlarının tamamı için teslimata uygunluk yazısı yazdı. Şimdi de dediğim gibi takvim işliyor.
Burada özel olarak bir şey belirtmek istiyorum. Çarşı merkezde de diğer rezerv konutlarında da, rezerv alanlarda da bizim temel bir çağrımız var, bir isteğimiz var vatandaşlarımızdan. O da şu: Gelip teslim alsınlar.
Burada anahtar teslimi çıkanlar arasında dahi anahtarlarını teslim almaya gelmeyen çok sayıda vatandaşımız var. Çeşitli sebepler dolayısıyla olabilir. Yani anlaşmazlıklar olabilir, kendi aralarındaki çeşitli şeyler olabilir ama nihayetinde bu bizi geciktiriyor.
Bu bir. İkincisi, çarşı merkezdeki süreçte mevcut konteynerlar, işyeri konteynerları halihazırda şehirde devam ettiği için ve beraberinde de aynı zamanda vatandaşlar bu çarşı merkezdeki kira fiyatlarını gözlemledikleri için çarşı merkezdeki yerleşimler, normalde anahtar teslim yapılmış olmasına rağmen biraz yavaş işliyor.
Bu konuda da biz özellikle şunu söylüyoruz: Yani devlet olarak bir üst limit veya alt limit belirleme imkanımız yok. Yani serbest piyasanın kendi mantalitesiyle, kendi işleyişi içerisinde bu kiralar belirleniyor.
İlk bir iki üç ay gerçekten çok fahiş, çok yüksek, kabul edilemez rakamlar vardı. Ama bundan sonra yavaş yavaş kendi normalini buluyor. Kendi normalini buldukça da biz vatandaşlarımızdan, esnafımızdan bir an evvel kendi şehrinin çarşısına sahip çıkmalarını ve bir an evvel orayı, kendi mülklerini doldurmalarını yahut kira fiyatları noktasında gerçekten biraz daha makul, biraz daha yardımcı olan bir noktaya gelmelerini talep ediyoruz ki bir an evvel bitmiş olan tüm alanlarımız, yani hem Leyla tarafı hem BCM tarafı, bunlar doldurulsun.
Biz normal şekilde, şu an zaten işlemeye başladı. Şu an çarşıya vatandaşımız artık çok şükürler olsun eski haline doğru yavaş yavaş geliyor. Çarşıya gidiyorlar, geliyorlar, sürekli oralarda bulunuyorlar. Kahvehanelerde, çay ocaklarında yahut lokantalarda, restoranlarda ya da alışveriş yerlerinde bulunmaya başladılar ama bunu biraz daha dediğim gibi özellikle esnafımız açısından anahtar teslimlerinin de artık önümüzdeki süreç itibarıyla tam manasıyla tamamlanmasıyla beraber hızlanmasını talep ediyoruz.
ÇARŞI MERKEZİNİN ALTYAPISI VE OTOPARKLARI TAMAMLANDI
Çarşı merkezi, yolları, caddeleri ve bağlantıları... Yolları, caddeleri de özel olarak biz tabii bu süreç içerisinde hem üst yapıyı bir yandan inşa ederken bir yandan da aslında şehrin uzunca bir zamandan beri sıkıntısını yaşadığı altyapı meselesini çözdük.
Özellikle Akpınar bölgesinde inanılmaz bir altyapı sorunu vardı. Çünkü gerçekten de Kernek'ten gelen derin bir su yatağı, akarsu şehrin tabiri caizse tam merkezinin altında. Buna sonraki inşaat süreçlerini de zorlaştıran bir şeye dönüşüyordu.
İnanılmaz bir emek harcandı. Çok ciddi bir para harcandı. Fore kazık sistemiyle bundan sonra Allah korusun yeni bir afette çarşı merkezi yeniden aynı duruma düşmesin, Yeni Cami aynı duruma düşmesin, Akpınar aynı duruma düşmesin, Fuzuli, Saray aynı duruma düşmesin diye inanılmaz bir para harcandı ve çok ciddi bir emek ve mesai harcandı.
Özellikle altyapının sağlanması için ve bu altyapının da suyu daha evvelden söylediğimiz gibi Büyükşehir Belediyemiz ve Çevre, Şehircilik Bakanlığımızın ortak süreciyle bir araya getirilerek çevre yolunun altından sulama sistemlerine aktarıldı. Dolayısıyla böyle bir altyapı meselemiz var.
İkincisi, şu an itibarıyla hiçbir şehirde olmayan bir büyüklükte yeraltı otoparkına sahip olduk. Hem Saray bölgesi, hem Fuzuli bölgesi, hem İl Sağlık Müdürlüğü, İnönü Caddesi, Akpınar tarafı, Akpınar'ın tamamı emeksize doğru olan tarafların tamamı olabildiği kadar yeraltı otoparklarının sayısını artırarak an itibarıyla Türkiye'de en yüksek çarşı merkezi, kent merkezi itibarıyla yeraltı otoparkına sahip olduk.
Bu da önümüzdeki süreç açısından çok kıymetli. Bu otoparklar da peyderpey zaman içerisinde güvenlik gereği şu an kısmen bazı yerler kapalıydı. Bunlar da giderildikten sonra otoparklar da tam manasıyla hizmete alınacak.
Gerçekten her yönüyle modern, her yönüyle güzel bir kent merkezine kavuşmuş olacağız.
Kent merkezi dediğimde son olarak şunu söylememiz lazım. Biz kent merkezine çok emek verdik. Malatya Çarşısı bir defa yapılacak. İnsanların girdiği, zaman geçirdikleri, çoluk çocuk aileleriyle aynı zamanda zaman geçirdikleri güzel bir çarşı ambiyansı yakalansın.
Bu da mümkün olduğunca en kaliteli malzemelerden hem dış cepheleri itibarıyla hem aydınlatmaları, peyzajı itibarıyla hem de bina imalatı itibarıyla en kaliteli malzemeden yapılması konusunda zaman içerisinde iki üç farklı yerde sağ olsun Sayın Bakanımız Murat Kurum da bizleri hiç kırmadı. Gerekenin hemen yapılması talimatını verdiler.
Ve geldiğimiz nokta itibarıyla o ilk halinden, ilk tasarlanan halinden şu an çok daha güzel, çok daha yenilenmiş. Dış cepheleri, kullanılan malzemeleri, peyzaj malzemeleri, aydınlatması çok daha modern ve pahalı malzemelerle inşa edildi.
Burada da mottomuz şuydu: Bir defa yapılacak bu çarşı, düzgün, güzel bir çarşı olsun, yakışan bir çarşı olsun Malatya'ya. Dolayısıyla orada da iki ayrı yerde özel olarak Murat Kurum Bakanımıza sağ olsunlar, kendileri de buna icabet ettiler ve bu konudaki müdahalemizle çarşı bir noktaya geldi.
Yeni Cami ve Yeni Cami'nin etrafı, ön tarafa büyük bir meydan, entegre bir meydan, genişletilmiş bir meydan kazandırıyoruz. Soykan Parkı'nı, Yeni Cami'nin ön tarafını ve kuyumcular köşesini birleştirerek yekpare, entegre bir meydana peyzajıyla, ağacıyla ve yürüme alanlarıyla, yaşam alanıyla büyük bir meydana kavuşturacağız.
O da bir hafta içerisinde tamamlanmış olacak ve biz Yeni Cami ile birlikte, Yeni Cami'nin de çünkü an itibarıyla artık kullanıma hazır, halısını serip ibadete başlama noktasındayız. Ama dışarıdaki o inşaat süreçlerinin tamamının bitmesini bekliyoruz. O süreçler de tamamlandığında Yeni Cami ile meydanımız ve çarşımızın ana çekirdeği eş zamanlı olarak hizmete girmiş olacak.
Hayırlı olsun. Gerçekten çok güzel bir çarşı oldu Malatya'ya. Hayırlar getirsin.
REZERV ALANLARDA VE DEPREM KONUTLARINDA İNŞAAT TAMAMLANDI
İkinci başlığımız, tüm rezerv alanlardaki konutlar, iş yerleri ve TOKİ deprem konutları tamamlanmış. Ve buralarda yeni yaşam alanları oluşmuş.
Bu da an itibarıyla şunu söyleyebiliriz: Malatya'da 110 bin, yani TOKİ, Emlak Konut ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüz eliyle köy evlerinden bahsediyorum, kırsal evlerinden, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü onları yapıyor malum. Bizim devlet olarak üstlendiğimiz 110 bin bağımsız birim, 21 bin yerinde dönüşüm ayrı. Onların süreçleri zaten vatandaşların müteahhitleri arasında kendisi ilerliyor.
Ama devletin yaptığı TOKİ, Emlak Konut ve Yapı İşleri'nin yaptığı 110 bin bağımsız birimin tamamının inşaat süreçleri tamamlandı, bitti.
Burada çevre düzenlemeleriyle alakalı, kaldırımlarla alakalı, kilit taşlarıyla alakalı ya da ufak tefek altyapı meseleleriyle alakalı süreçler var. Onlar da bazı bölgeler için söylüyorum, genel olarak bitti ama bazı bölgelerde devam eden çalışmalar Kasım ayı içerisinde temizlenmiş, tamamlanmış, bitirilmiş olacak.
Ki zaten an itibarıyla rezerv alanlarda da, şehir merkezindeki rezerv alanlarda da deprem konutlarında da ciddi manada oturmalar, yerleşmeler ve yaşam alanları başlamış durumda.
Hem İkizce bölgesinde hem Orduzu Bahçebaşı bölgesinde hem Gelinciktepe bölgesinde hem şimdi Akpınar bölgesinde dediğim gibi buralarda ciddi bir yerleşim başladı.
Aynı anda da şehrin merkezinde alt etapları ve alt kırılımlarıyla birlikte biz Malatya'da 91 tane rezerv alan oluşturduk.
MALATYA MERKEZİNİN YÜZDE 26'SI YENİLENDİ
Yani bu şu demek: Malatya merkezin tabiri caizse yeniden her şeyiyle bir yerinde dönüşüm, bir kentsel dönüşüm eliyle yenilenmiş olması demek.
Yani rakamsal olarak da rezerv alanlar eliyle şehir merkezi, çünkü Malatya'da en büyük problem Hatay'la beraber şehir merkezinin yıkılmış olmasıydı. Sadece kent merkezi, çarşı merkezi değil, aynı zamanda yaşam alanları itibarıyla da Battalgazi, Yeşilyurt'un merkez bölgelerinin tamamı yıkılmıştı.
Ve buralarda yapı stokunun çoğunlukla eski olduğu yerlerdi. Ama beraberinde de merkez olan yerlerdi. Yani aslında Malatya şehir merkezi itibarıyla Battalgazi, Yeşilyurt'u kastediyoruz.
Epey bir zamandan beri zaten aslında ciddi bir yenilenme, ciddi bir kentsel dönüşüme ihtiyaç vardı. Bu deprem sonrası sağ olsunlar, önceki bakanımız Mehmet Özhaseki Bey, ardından da şimdiki bakanımız Murat Kurum Bey ikisi de gerçekten bize oldukça yardımcı oldular. Bize çok çok ısrarcı oldular.
Öyle ki ilk olarak sadece Merkez 1 vardı. Akpınar'ın çekirdeğini rezerv alanı almıştık. Sonra onu aşama aşama Akpınar'ın bölgesini tamamen yeni alanlarla genişlettik, etaplarla genişlettik. Ardından bunu Saray'a dahil ettik, Fuzuli bölgesine dahil ettik. Sonra Niyazi Mısri'ye dahil ettik. İnönü Caddesi'nin tamamını neredeyse dahil ettik. Sağlık Müdürlüğü'nü, Ziraat Bankası'nın eski o bölgesini dahil ettik ve alanı genişlettikçe hem Yeşilyurt bölgesinde hem de Battalgazi bölgesinde yıkılmış olan yahut yıkılmaya yüz tutan ya da yenilenme ihtiyacı olan bütün bölgelerde bir rezerv alan uygulamasına gittik.
Bu deprem, 11 deprem şehri içinde tek örnektir, yegane örnektir. Bizim açımızdan siyasetçiler açısından daha risklidir, daha zor olandır.
Çünkü günün sonunda TOKİ şöyle çalışır: Bir büyük alanı belirler ve o büyük alanda çok büyük sayıda deprem konutlarını yapar, hak sahipliklerini tamamlar ve görevini yerine getirir.
Fakat biz özel olarak bakanlığımızdan, yani aylarca uğraştık bunun için. Rezerv alan üzerinden Malatya'nın ayağa kalkmasının ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştık.
Çünkü iki şey vardı. Bir, Malatya merkezi yıkılmıştı. Malatya merkezi yıkıldıktan sonra depremin o ilk zorlu zamanlarında vatandaşımız kendi imkanlarıyla ve kendi evleriyle merkezi ayağa kaldırma imkanına sahip değillerdi.
Bu da şu demekti: Yani şehrin çeperlerinde, şehrin dışında yaptığımız deprem konutlarıyla hak sahipliklerini giderebilirsiniz ama merkez boşaldığında o boşluk şehirde olacaktı. Ve bu Malatya'nın sosyolojik yapısını, kültürel yapısını değişime uğratacaktı.
Yani o bizim eski Malatya kültürü dediğimiz, komşuluk kültürü dediğimiz, Malatya'nın kültürel ve sosyolojik dokusu değişime uğrayacak, başka bir sosyolojik yapı oluşmaya başlayacaktı.
Bir de ilk en önemlisi buydu. Yani o eski komşuluk ilişkileriyle yerel Malatya'nın kendi alanlarında, kendi mahallelerinde, kendi sokaklarında yeniden ayağa kalkmasını ve birlikte daha temiz, daha düzgün, daha düzenli bir şehir, daha güvenli bir şehir, daha yeni bir şehrin inşa etmesini bize getirecekti.
Dolayısıyla birinci husus buydu. Rezerv alanlardaki ısrarımız buydu. Sağ olsunlar iki bakanımız da bize gerçekten çok çok yardımcı oldular. Bu vesileyle tekrar kendilerine teşekkür ediyorum.
Ve rezerv alanlar Malatya'nın kurtuluşunu getirdi.
İkincisi, rezerv alan olmasaydı buralar yerinde dönüşüm üzerinden ayağa kaldırılacaktı ve bu da belki de hani o ilk zamanlarda söylenen, bu şehir on yılda ayağa kalkamaz, bu şehir on beş yılda ayağa kalkamaz diye muhalefetin özellikle bunu dillendirdiği argümana dönüşebilirdi.
Dolayısıyla yerinde dönüşüm çünkü böyle bir şey. Yani hele o ilk zamanlar imkanlar yok, insanların imkanları yok. Bunu organize olamazlar, bu işin hukuki tarafı var, işin maddi tarafı var.
Dolayısıyla da rezerv alanlar üzerinden şehrin tamamını ayağa kaldırmak Malatya'yı böylesi bir avantaja getirdi.
Üçüncü husus rezerv alanlarla alakalı, dediğim gibi şehir aslında rezerv alanlar eliyle adeta bir yenilenmeye ve kentsel dönüşüme uğradı.
Rakamsal olarak söylüyorum, Malatya'nın merkezi itibarıyla Yeşilyurt, Battalgazi bölgesinde yüzde 26'sı yenilendi şehrin, yüzde 26'sı.
Yani bu şu demek, zaten yapı stokunun yeni olduğu bölgeleri de kattığımızda ki rezerv alanlar yapı stokunun en eski olduğu yerlerde icra edildi, uygulandı, yapıldı.
Bir de onun yanı sıra yapı stoğu zaten yeni olduğu bölgeleri de kattığımızda aslında şu an itibarıyla Malatya merkez, Yeşilyurt, Battalgazi'nin tamamını kastediyorum. Yepyeni, güvenli ve Allah korusun afetlere dirençli, modern ve güzel, düzenli. Dolayısıyla bambaşka yepyeni bir Malatya ki bugün zaten Malatya'ya içeriden ya da dışarıdan kim giderse bu gerçeği, bu güzelliği görüyor.
Dolayısıyla rezerv alanlar ve deprem konutlarıyla alakalı husus da bu.”