Kenan Kaya ( Özel Haber) - Malatya'da son günlerde Atatürk Anıtı üzerinden başlayan tartışmalar, ulusal basına taşınmasının ardından yeni bir boyut kazandı. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla gündeme gelen İrfan Yılmaz'ın açıklamaları ve ardından Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirmek istediği pantolon giydirme girişimi, bazı ulusal medya kuruluşlarında farklı bir çerçevede servis edilirken, özellikle CHP üzerinden oluşturulduğu öne sürülen haber dili kamuoyunda tartışma konusu oldu. Yapılan haberde CHP adı geçerken görüşlerine başvurduğumuz CHP Malatya yönetimi, "Basit bir video paylaşımını dikkate almadık. Dikkate alarak bir kişiyi reklam yapmasına imkan vermeyi doğru bulmadık. Hiçbir yorumda bulunmadık" açıklaması geldi.
Kendisini sosyal medyada "fenomen" olarak tanımlayan İrfan Yılmaz, yaklaşık bir haftadır Malatya kent merkezinde 79 yıldır bulunan Atatürk Anıtı'ndaki genç figürü hedef alan videolar paylaşarak kamuoyunda tartışma oluşturdu. Paylaştığı videolarda heykelde yer alan çıplak genç figürü için ağır ifadeler kullanan Yılmaz, "Depremde her yer yıkıldı, bir tek bu heykel kaldı." sözleriyle dikkat çekti.
Söz konusu paylaşımlar üzerine İYİ Parti Malatya İl Başkanı Serdar Kılıç, yaptığı açıklamayla Yılmaz'a tepki gösterdi. Bunun ardından tartışma sosyal medyada büyürken, İrfan Yılmaz bugün öğle saatlerinde yanına aldığı dört arkadaşıyla birlikte kent merkezindeki Atatürk Anıtı'na giderek genç figüre pantolon giydirmek istedi.
Ancak polis ekipleri olayı önceden fark ederek grubun girişimine izin vermedi. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle herhangi bir gerginlik yaşanmadan olay sona erdi. Kent merkezinde günlük yaşam normal seyrinde devam ederken, küçük çaplı girişim kısa sürede son buldu.
Buna rağmen yaşanan olayın bazı ulusal medya kuruluşlarında çok daha farklı yansıtıldığı görüldü. Özellikle Yeni Akit Gazetesi'nin haberinde, Malatya'da yaşanan sınırlı bir olayın büyütülerek kamuoyuna aktarıldığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.
Gazetenin haberinde şu ifadelere yer verildi:
"Yılmaz'ın tepki videosu kısa sürede yayılırken heykelci CHP ve İYİ Parti Malatya teşkilatları harekete geçti. İYİ Parti, Yılmaz hakkında Atatürk'e hakaretten suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. CHP de Yılmaz hakkında sert açıklamalarda bulundu."
Ancak Malatya'da süreci takip edenler, haberde yer alan CHP ile ilgili bölümün gerçeği yansıtmadığını savundu. Tartışmaların başladığı günden bu yana CHP Malatya İl Başkanlığı'nın İrfan Yılmaz hakkında herhangi bir basın açıklaması yapmadığı, kamuoyuna yönelik resmi bir değerlendirmede bulunmadığı ve olayla ilgili herhangi bir açıklama yayımlamadığı belirtildi.
Bu nedenle ulusal basında yer alan "CHP sert açıklama yaptı" ifadelerinin kamuoyunda şaşkınlık yarattığı ifade edilirken, yapılmayan bir açıklamanın yapılmış gibi gösterilmesinin doğru olmadığı yönünde eleştiriler dile getirildi.
Öte yandan kentte yalnızca birkaç kişinin katıldığı ve polis ekiplerinin müdahalesiyle kısa sürede sona eren girişimin, bazı yayın organlarında Malatya'da büyük bir toplumsal kriz yaşanıyormuş gibi sunulması da eleştiri konusu oldu.
Malatya'da yaşayan birçok vatandaş, deprem felaketinin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan şehrin bu tür küçük çaplı olaylarla ülke gündemine taşınmasının doğru olmadığını ifade etti. Kamuoyunda, birkaç kişinin gerçekleştirdiği girişimin tüm Malatya'nın ortak tavrı gibi gösterilmesinin şehir adına haksız bir algı oluşturduğu değerlendirmeleri yapıldı.
Yaşanan gelişmelerin ardından tartışmalar yalnızca Atatürk Anıtı üzerinden değil, habercilik anlayışı üzerinden de devam ediyor. Kamuoyunda, doğrulanmamış bilgilerin haberleştirilmesi ve resmi açıklaması bulunmayan kurumlara açıklama yapılmış izlenimi verilmesinin, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından sakıncalı olduğu yönünde görüşler dile getiriliyor.
Malatya'da yaşanan son gelişmeler, küçük çaplı bir eylemin ulusal gündeme taşınması ve haberlerin sunuluş biçimi nedeniyle "algı oluşturma" tartışmalarını da beraberinde getirirken, gözler bundan sonraki süreçte yapılacak resmi açıklamalara çevrildi. Haberin ardından kamuoyunda en çok konuşulan konu ise, yaşanan olayın boyutu ile ulusal basındaki yansımasının birbiriyle ne kadar örtüştüğü oldu.