“Babam PKK için öldürüldü”

Ahmet Özal, 32. Gün arşivinden paylaştığı görüntülerle Turgut Özal'ın 1993'te PKK'nın sona ermesi için yürüttüğü girişimleri yeniden gündeme taşıdı.

Sürmanşet - 07-09-2026 01:57

Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, sosyal medya hesaplarından yaptığı son paylaşımla Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damga vuran bir dönemi yeniden gündeme taşıdı. Ahmet Özal, 32. Gün programının arşiv görüntülerini paylaşarak babası Turgut Özal'ın 1993 yılında PKK terörünün sona erdirilmesi amacıyla yürüttüğü girişimlere dikkat çekti. Paylaşılan görüntülerde, dönemin siyasetçilerinin ve tanıklarının anlatımları yer alırken, Turgut Özal'ın sorunun barışçıl yöntemlerle çözülmesi için önemli adımlar attığına ilişkin değerlendirmeler öne çıktı.

Paylaşılan arşiv kayıtlarında, dönemin DEP milletvekillerinin devlet adına Şam'a gönderildiklerini anlattıkları ifadeler dikkat çekti. Görüntülerde, Özal'ın ilgili kurumlar aracılığıyla PKK ile temas kurulmasını istediği ve sorunun silahlı çatışmalar yerine siyasi yöntemlerle çözülebileceğine inandığını dile getirdiği bölümler yeniden izleyiciyle buluştu.

1993'te başlatılan girişimler yeniden gündemde

32. Gün arşivinde yer alan anlatımlara göre Turgut Özal, 1993 yılında terör sorununun sona erdirilmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu. Görüntülerde konuşan isimler, Özal'ın devlet adına bazı heyetleri Şam'a gönderdiğini ve çözüm arayışlarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti.

Arşiv kayıtlarında yer alan bazı anlatımlarda, Özal'ın vefat haberinin Abdullah Öcalan tarafından kendilerine iletildiğinin aktarıldığı ifadeler de bulunuyor. Bu bölümler, sosyal medyada yeniden geniş yankı uyandırdı.

Ahmet Özal iddialarını yineledi

Ahmet Özal, son paylaşımıyla birlikte daha önce defalarca dile getirdiği iddialarını bir kez daha gündeme taşıdı. Özal, sosyal medya paylaşımlarında babasının ölümünün doğal olmadığı yönündeki görüşünü savunmayı sürdürüyor ve Turgut Özal'ın yürüttüğü çözüm girişimleri nedeniyle öldürüldüğünü öne sürüyor.

Bu iddialar geçmiş yıllarda da kamuoyunda tartışmalara neden olmuş, Turgut Özal'ın vefatıyla ilgili süreç farklı dönemlerde adli ve hukuki incelemelere konu olmuştu.

Muhalefetiyle de kendi partisiyle de karşı karşıya gelmişti

Turgut Özal, siyasi yaşamı boyunca yalnızca muhalefetle değil, zaman zaman kurucusu olduğu Anavatan Partisi içerisindeki isimlerle de görüş ayrılıkları yaşadı. Buna rağmen Türkiye'nin geleceğine ilişkin hedeflerinden vazgeçmeyen Özal, reformlarını sürdürmeye devam etti.

Konuşmalarında çoğu zaman resmiyetten uzak bir üslup benimseyen Özal, vatandaşlarla kurduğu samimi iletişimle farklı bir Cumhurbaşkanı profili çizdi. Kendini toplumdan ayrı bir konumda göstermemeye özen gösteren yaklaşımı, dönemin siyasetinde dikkat çeken özelliklerinden biri olarak hafızalarda yer etti.

Serbest piyasa ekonomisinin mimarlarından biri

1980'li yıllarda Türkiye'nin ekonomik dönüşümünde önemli rol oynayan Turgut Özal, serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecinin en etkili isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Dışa açılma politikaları, ihracat odaklı ekonomi anlayışı ve liberal reformlarıyla Türkiye'nin ekonomik yapısında kalıcı değişikliklere öncülük etti.

Ekonomi politikalarının yanı sıra siyasi alandaki girişimleri de yıllar sonra yeniden tartışılmaya devam ediyor.

Demirel'in sözleri hafızalarda

Merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, Turgut Özal'ın ölüm haberini aldığında büyük üzüntü yaşadığını dile getiren açıklamaları da yıllar sonra yeniden gündeme geldi. 32. Gün arşivindeki tanıklıklarla birlikte Özal'ın son dönem siyasi girişimleri, sosyal medyada yeniden tartışma konusu oldu.

Ahmet Özal'ın paylaştığı arşiv görüntüleri kısa sürede geniş etkileşim alırken, Turgut Özal'ın 1993 yılında başlattığı çözüm arayışları ve o döneme ilişkin tanıklıklar, Türkiye'nin yakın tarihindeki en çok konuşulan başlıklardan biri olarak yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

Günün Diğer Haberleri