Kenan Kaya ( Özel Haber) - İnönü Üniversitesi’nde sınav haftası, öğrenciler için yalnızca ders stresi değil, soğuk, ilgisizlik ve güvenlik tehdidiyle geçen bir mücadeleye dönüştü. Camlardan gelen soğuk nedeniyle ders çalışamadıklarını belirten öğrenciler, sosyal medya hesapları üzerinden defalarca yetkililere seslendi. Ancak iddialara göre bu çağrılar yine karşılıksız kaldı.
Bu etkinliği, bir–iki meyveyle öğrencilerin oyalanmaya çalışılması olarak değerlendiren çok sayıda öğrenci ise sosyal medyada alaycı yorumlar yapmaya başladı. “Tatlılar geldi, peki sıcaklar ne olacak?” ifadeleri kısa sürede yayıldı. Öğrenciler, gerçek sorunların meyve ikramıyla örtülemeyeceğini vurguladı.
Malatya’da yıllardır tekrar eden öğrenci sorunlarına karşı kulaklarını tıkayan bir yönetim anlayışı eleştirilirken, Rektör Akpolat’ın bu küçük ikramı sosyal medya hesabından gülümseyen fotoğraflarla paylaşması, “reklam mı yapılıyor?” sorularını da beraberinde getirdi. Tepkilere göre, öğrencilerin donduğu bir ortamda yapılan bu paylaşım, çözümden çok algı çalışması olarak görüldü.
Öğrenciler ise net konuştu:
“Biz elma-muz değil, ısıtılan sınıflar, yurtlarda yanan kaloriferler ve buzdan arındırılmış kampüs yolları istiyoruz.”
İnönü Üniversitesi yönetiminin, art arda gelen bu çağrılara nasıl bir yanıt vereceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.
Ak Parti tavuk pilav dağıttı!
Ortada yakıcı bir tablo var: Soğuk yurt odaları, yanmayan kaloriferler, dinlenmeyen öğrenciler, görmezden gelinen talepler… Şehirde öğrencilerin barınma, ısınma ve temel yaşam sorunları çığ gibi büyürken, bu sorunlara kalıcı tek bir çözüm üretilmezken, AK Parti’nin sınav haftasında tavuk-pilav dağıtımıyla sahaya çıkması kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturdu.
AK Parti İl Başkanı Ali Bakan’ın “yalnız değilsiniz, her adımınızda yanınızdayız” sözleri, öğrencilerin yaşadığı gerçeklerle yan yana konulduğunda havada kaldı. Öğrenciler üşürken, ders çalışacak ortam bulamazken, gelecek kaygısıyla boğuşurken verilen bir tabak yemek, yükselen çığlığı bastırmaya yeter mi? Asıl ihtiyaç bir günlük ikram mı, yoksa insanca yaşam koşulları mı?
Ali Bakan ve teşkilatı kazanların başında poz verirken, üniversite gençliğinin aylarca dile getirdiği sorunlar neden duyulmuyor? Sosyal medyada yankılanan feryatlar, yurtlardan yükselen şikâyetler, kampüslerde konuşulan çaresizlik neden görmezden geliniyor? Tavuk ve pilav dağıtılırken, bu şehirde öğrencilerin yükselen sesi neden hâlâ duymazlıktan geliniyor?