CHP Battalgazi İlçe Başkanı Alper Gürsoy, saha çalışmalarını sürdürüyor. İlçe genelinde esnaf ve vatandaş ziyaretlerini devam ettiren Gürsoy, ekonomik sıkıntıların giderek derinleştiğini belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Battalgazi’de vatandaşın en büyük sorununun geçim derdi olduğunu ifade eden Gürsoy, sahada gördükleri tabloyu tüm açıklığıyla paylaştı. Emekliden gence, esnaftan çalışana kadar herkesin ciddi ekonomik baskı altında olduğunu söyleyen Gürsoy, vatandaşların artık günlük ihtiyaçlarını bile zor karşıladığını vurguladı.
Vatandaşın kasaptan artık kilo yerine gram ile et aldığını belirten Başkan Gürsoy, “Sahada konuşurken vatandaşın perişan durumda olduğunu duyuyoruz. Ama umutları var. Umutlarının CHP olduğunu söylüyorlar. Kasaptan gramla et atan kıraathanede arkadaşına çay ısmarlayamayan emekli, gelecek ile ilgili hayal kuramayan, yuva kurmaktan korkan evlenmekten vaz geçen genç umudunun CHP iktidarına bağlamış durumda. Onun için de biz yılmadan çalışıyoruz ve sahadayız” dedi.
Ülken genelinde olduğu gibi ilçesi Battalgazi’de de vatandaşın CHP iktidarını beklediğini belirten Alper Gürsoy sözlerine şöyle devam etti:
“Son günlerde vatandaşlarla esnafları ziyaret ediyoruz. Mahalle mahalle dolaşıyoruz, çay içiyoruz, dert dinliyoruz. Ve açık söyleyeyim, bugün bu şehirde insanların en büyük gündemi siyaset değil, geçim derdi. Ve bunu ben söylemiyorum, esnaf söylüyor, vatandaş söylüyor, pazarda alışveriş yapan anneler söylüyor, emekliler söylüyor, gençler söylüyor. Bir market işçisi diyor ki, ‘İnsanlar artık ihtiyaç kadar değil, cebindeki para kadar alışveriş yapıyor.’ Bir kasabımız diyor ki, ‘Vatandaş artık kiloyla değil, gram hesabıyla alışveriş yapıyor.’ Bir kahvehanede emekli bir amcamız dedi ki, ‘Eskiden torunuma harçlık verirdim, şimdi arkadaşlarıma çay ısmarlayamıyorum, ay sonunu hesaplıyorum.’
Bakın bunlar televizyon ekranında anlatılan laflar değil, bunlar vatandaşın gerçeği. Şimdi televizyonlara çıkıyorlar, ‘Program çalışıyor’ diyorlar, ‘Enflasyon düşecek’ diyorlar. İyi de vatandaş şunu soruyor, ‘Madem her şey düzeliyor, biz neden çayın hesabını yapıyoruz, yaşamakta zorlanıyoruz’ Asıl mesele bu.
Bakın evet, artık hayal edin. Gençler bırakın hayal kurmayı, hedeflerini ertelemek zorunda kalıyor. Bir genç kardeşim geldi dedi ki, ‘başkanım çalışıyoruz ama geleceğimizi kuramıyoruz.’ Bu cümle çok ağır bir cümledir. Çünkü bir ülkede gençler hayal kurmayı bıraktıysa, orada sadece ekonomik kriz yoktur, umut krizi vardır. Bakın Malatya zaten büyük bir deprem yaşadı. İnsanlar evini kaybetti, düzenini kaybetti, iş yerini kaybetti. Tam ayağa kalkmaya çalışırken şimdi de ekonomik yük altında eziliyor. Esnafın elektrik gideri artmış, kirası artmış, vergisi artmış ama satışı düşmüş. Bir esnafımızın sözü hâlâ kulağımda:
‘Başkanım artık para kazanmak için değil, ayakta durabilmek için uğraşıyoruz.’ İşte tablo bu kadar net.
Bakın Türkiye’de çok garip bir düzen oluştu. Üreten yoruluyor, çalışan zorlanıyor ama küçük bir kesim çok rahat yaşıyor. Vatandaş şunu görüyor: Kendisi her geçen gün küçülüyor ama hayat pahalılığı artmaya devam ediyor. İnsanlar artık dışarıda oturmayı hesaplıyor, çocuğuna harçlık vermeyi bile hesaplıyor, market alışverişinde ürün değil fiyat karşılaştırıyor. Ve buna rağmen hâlâ millete deniyor ki, biraz daha sabredin. Millet zaten yıllardır sabrediyor.
Bakın biz burada bir gerçeği anlatıyoruz. Battalgazi’de vatandaşın morali bozuk, esnafın morali bozuk, gençlerin morali bozuk. Çünkü insanlar önünü göremiyor. Ekonomi dediğimiz şey sadece faiz değildir, sadece döviz değildir; ekonomi insanın hayatıdır. Vatandaş huzurluysa ekonomi iyidir, vatandaş korkuyorsa ekonomi kötüdür. Bugün insanlar korkuyor. Yarın daha kötü olur muyuz diye korkuyor, işini kaybeder miyim diye korkuyor, çocuğumun geleceği ne olacak diye korkuyor.
İşte bizim mücadelemiz bu. Biz bu ülkenin yeniden nefes almasını istiyoruz. Esnafın yeniden kazanmasını istiyoruz. Gençlerin yeniden umut etmesini, hayatına tutunmasını istiyoruz. Ve şunu çok net söylüyoruz: Bu millet tembel değil. Bu millet çalışıyor, üretiyor, mücadele ediyor. Ama artık vatandaşın sırtındaki yük taşınamaz hale geldi. Biz sokakta bunu görüyoruz, sokağın içinde görüyoruz.
Ve şunu da görüyoruz: Bu millet hâlâ umudunu tamamen kaybetmemiş. Yeter ki onu duyan olsun, yeter ki gerçekleri söyleyen olsun, yeter ki bu vatandaşın yanında duran olsun. Biz de bunun için çalışan, üreten ve gençleriyle birlikte hareket eden bir anlayışla yol yürüyoruz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, vatandaşın en zor günlerinde yanında olmayı sürdürecek ve bu mücadeleyi vermeye devam edecektir.”