Hastanede oksijen bitti 8 kişi öldü dava yeni başladı!

Malatya’da 2020’de yoğun bakımda 8 hastanın ölümüyle sonuçlanan oksijen kriziyle ilgili 13 sanığın yargılanması sürüyor.

Son Dakika - 19-10-2026 15:07

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (MEAH), Covid-19 salgınının en zorlu dönemlerinden biri olan 17 Ağustos 2020’de merkezi oksijen sisteminde yaşanan aksaklık, yoğun bakımda tedavi gören 8 hastanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Aradan geçen yılların ardından olayla ilgili aralarında dönemin başhekiminin de bulunduğu 13 sanık hakkında kamu davası açıldı. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıkların, “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edildi.

Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, hastanenin oksijen tedarik süreci, teknik sistemin günlük kontrolleri, hastane yönetiminin denetim yükümlülükleri ve yaşanan oksijen yetersizliğinin hastaların ölümleriyle bağlantısı değerlendiriliyor. Savcılık dosyasında bilirkişi raporları, Adli Tıp Kurumu incelemeleri ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan ön inceleme raporu önemli yer tutuyor.

Oksijen bitti, yoğun bakımdaki 8 hasta yaşamını yitirdi

Covid-19 salgını sırasında Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakım servisinde oksijen desteği altında tedavi gören Ahmet Kömürkara (78), Nurettin Avcı (74), Ahmet Özbey (86), Mehmet Turan (64), Ayşe Kaya (85), Kamber Şahin (77), Atike Derince (64) ve Sadık Dönmez (64), yaşanan olayın ardından hayatını kaybetti.

Olayın merkezinde, hastanenin merkezi oksijen sisteminde meydana gelen basınç düşüşü yer aldı. Yoğun bakımda tedavi gören hastaların solunum desteğine ihtiyaç duyduğu bir dönemde oksijen sisteminin yeterli basıncı sağlayamaması, soruşturmanın temel konularından biri oldu.

İddianamede, hastaların mevcut sağlık durumlarının oksijen sistemindeki basınç düşüklüğünden olumsuz etkilendiğine ve yaşanan aksaklıkla ölümler arasında nedensellik bağı bulunduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu raporlarına yer verildi.

Savcılık, teknik sistemin işleyişinden oksijen tedarikine, günlük kontrollerden idari denetime kadar farklı alanlarda görev yapan personelin sorumluluklarını yerine getirip getirmediğinin araştırıldığını belirterek 13 sanık hakkında kamu davası açılmasını istedi.

İki oksijen tankı dolduruldu, gaz hızla tükendi

Malatyahaber.com’da yer alan habere göre, İddianamede yer alan bilgilere göre hastanenin ana kampüsünde bulunan ve her biri 14 bin kilogram kapasiteye sahip iki oksijen tankı, 11 Ağustos 2020 tarihinde dolduruldu.

Tanıklardan biri 13 Ağustos’ta boşalınca ikinci tank devreye alındı. Ancak özellikle Covid-19 hastalarının tedavisinde ihtiyaç duyulan oksijen miktarının artması nedeniyle ikinci tanktaki gaz da hızla azalmaya başladı.

Savcılık değerlendirmesinde, 16 Ağustos tarihinde oksijen seviyesinin kritik düzeye gerilediği, buna rağmen ihtiyaç duyulan oksijenin zamanında temin edilmesi ve olası bir kesintinin önüne geçilmesi için yeterli tedarik ve önlem sürecinin işletilmediği ileri sürüldü.

Dosyada yer alan bilgilere göre, 16-17 Ağustos tarihlerinde görev yapan teknisyen Fazıl G., nöbeti saat 08.00’de devraldığında tankta yaklaşık 2,5 ton oksijen bulunduğunu bildirdi. Aynı teknisyenin saat 22.30’da yaptığı kontrolde ise tanktaki oksijen miktarının 1 tona kadar düştüğü belirtildi.

Bu verilere göre yaklaşık 14 saat içerisinde 1,5 ton oksijen tüketilmişti. Mevcut miktarın sabah saatlerine kadar yetmeyebileceğinin öngörülebilir olduğu iddia edilirken, taşınır kayıt kontrol yetkilisine bilgi verilmesi dışında yeterli önlem alınmadığı değerlendirmesi yapıldı.

Soruşturmanın önemli başlıklarından biri de oksijen tüketimindeki artışın önceden fark edilmesine rağmen tedarik sürecinin neden zamanında tamamlanamadığı ve hastanenin oksijensiz kalma riskine karşı neden yeterli tedbir alınmadığı oldu.

17 Ağustos sabahı merkezi sistemin basıncı düştü

İddianameye göre 17 Ağustos 2020 günü saat 04.00 sıralarında ikinci oksijen tankının da boşalmasıyla hastanenin merkezi oksijen sisteminde basınç düşüşü yaşandı. Sistemdeki ihtiyacı karşılamak amacıyla yüklenici firmadan temin edilen seyyar oksijen tüpleri devreye alındı. Ancak uzman teknik heyetin değerlendirmesinde, hastanenin kapasitesi, oksijen hattının uzunluğu ve Covid-19 hastalarının neden olduğu yüksek tüketim dikkate alındığında seyyar tüplerin ihtiyaç duyulan basınç ve debiyi kısa sürede sağlamasının mümkün olmayacağı belirtildi.

Bilirkişi raporunda, 17 Ağustos günü saat 05.00 ile 11.00-12.00 arasındaki dönemde yaklaşık 7-8 saat süren oksijen yetersizliğinin ardından tankların yeniden doldurulmasıyla sistemin normal seviyeye döndüğü kaydedildi.

Teknik incelemelerde, oksijen basıncındaki düşüşün sistemdeki kayıp, kaçak, sızıntı veya mekanik bir arızadan değil, tanklardaki oksijenin tükenmesinden kaynaklandığı yönünde değerlendirme yapıldı.

Bu tespit, soruşturmanın odağını oksijenin zamanında tedarik edilip edilmediği, tanklardaki seviyenin düzenli takip edilip edilmediği ve olası bir yetersizlik durumunda gerekli müdahalelerin zamanında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konularına çevirdi.

Adli Tıp Kurumu 8 hastanın ölümüyle bağlantı kurdu

Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hayatını kaybeden sekiz hastanın her biri için ayrı tıbbi değerlendirme yapıldı.

26 Aralık 2025 tarihli raporlarda hastaların mevcut hastalıkları, Covid-19 enfeksiyonları, mekanik vantilatör desteği ve merkezi oksijen sisteminde yaşanan aksaklık birlikte ele alındı.

Raporda yer verilen tıbbi bilgilere göre Ahmet Özbey’in kronik obstrüktif akciğer hastalığı, diyabet, Alzheimer ve kronik böbrek yetmezliği bulunuyordu. Ayşe Kaya’nın yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı, Ahmet Kömürkara’nın ise kalp damar hastalığı, kalp yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği ve beyin damarlarına ilişkin rahatsızlıkları vardı.

Mehmet Turan’ın diyabet, yüksek tansiyon, kalp damar hastalığı ve kronik böbrek yetmezliği; Atike Derince’nin diyabet ve yüksek tansiyon; Nurettin Avcı’nın diyabet; Sadık Dönmez’in de yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunduğu kaydedildi.

Kamber Şahin’in ise Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda entübe edilerek mekanik ventilatöre bağlı şekilde tedavi gördüğü belirtildi.

Adli Tıp Kurumu, yaptığı değerlendirmelerde sekiz hastanın ölümüyle oksijen gazı sisteminde yaşanan aksaklık arasında nedensellik bağı bulunduğu yönünde rapor hazırladı. Dosyada bulunan daha önceki uzman teknik heyet raporunda ise oksijen aksaklığı ile altı hastanın ölümü arasında doğrudan bağlantı kuruldu. Aynı raporda, Nurettin Avcı’nın sağlık durumunun ağırlaşmasında ve başka bir hastaneye sevk edilen Sadık Dönmez’in sağlık durumunun olumsuz etkilenmesinde yaşanan oksijen sorununun rol oynadığı değerlendirildi. Sadık Dönmez ile birlikte Celal Ertargın ve Erkan Hamdi Özer’in başka hastanelere sevk edilmesine yol açan süreç de teknik incelemeye konu edildi.

Böylece soruşturma dosyasında, oksijen sistemindeki aksaklığın hastaların sağlık durumları üzerindeki etkisine ilişkin farklı uzmanlık alanlarından hazırlanan raporlar bir araya getirildi. Adli Tıp Kurumu raporları, bilirkişi değerlendirmeleri ve diğer belgeler savcılığın suçlamalarına dayanak oluşturdu.

13 sanık hangi görevlerde bulunuyordu?

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olay tarihinde hastanenin yönetiminde, teknik kontrol ve bakım hizmetlerinde, oksijen tedarikinde ve muayene-kabul işlemlerinde görev yapan 13 kişi sanık olarak yer aldı.

Hastane yönetimi ve denetiminden sorumlu sanıklar:

- Dönemin Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erdal A.

- Dönemin Destek-Kalite Müdürü Nazif A.

- Dönemin Destek-Kalite Müdür Yardımcısı Ercan A.

- Elektrik-Elektronik Mühendisi Hülya Ö.

- Başteknisyen Atilla S.

Oksijen sisteminin teknik kontrol ve bakımında görevli sanıklar:

- Biyomedikal Teknikeri Gökay K.

- Tekniker Alaattin Ç.

- Teknisyen Sedat A.

- Teknisyen Fazıl G.

- Biyomedikal Mühendisi Selma K. (A.)

Oksijen tedariki ile muayene ve kabul işlemlerinde görevli sanıklar:

- Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi İsmail D.

- Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli teknisyen Osman U.

- Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli teknisyen Mustafa G.

Savcılığın iddiasına göre sanıkların görevleri, oksijen ihtiyacının kesintisiz karşılanması, sistemin günlük kontrollerinin yapılması, teknik risklerin zamanında tespit edilmesi, tedarik sürecinin mevzuata uygun yürütülmesi ve hastane genelindeki işleyişin denetlenmesi gibi farklı sorumlulukları kapsıyordu.

İddianamede, bu sorumlulukların yerine getirilip getirilmediği ve yaşanan olayın önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı üzerinde duruldu. Savcılık, teknik personel ve tedarik sürecindeki ihmallere dikkat çekti

İddianamede, oksijen tüketimindeki artış ve azalışlar karşısında gerekli tedarik sürecinin zamanında yürütülmesi, lojistik aksaklıkların önlenmesi ve sistemin işleyişinin düzenli kontrol edilmesi gerektiği vurgulandı.

Savcılık değerlendirmesine göre taşınır kayıt kontrol yetkilisi İsmail D. ile merkezi oksijen sisteminin teknik kontrolleri ve bakımıyla görevli biyomedikal teknikeri Gökay K., tekniker Alaattin Ç. ve teknisyenler Sedat A. ile Fazıl G.’nin, görevlerinin gerektirdiği işlemlerde ortaya çıkan risklere zamanında müdahale etmedikleri ileri sürüldü.

Oksijen tedarik sürecinin mevzuata uygun yürütülmemesi nedeniyle İsmail D. ile muayene ve kabul komisyonunda görev yapan teknisyenler Osman U. ve Mustafa G.’nin de ihmallerinin bulunduğu iddia edildi.

İddianamede, merkezi sistem medikal gaz ve vakum santralinin günlük kontrollerinin yürütülmesine ilişkin sorumluluklar da ayrı bir başlık altında ele alındı. Biyomedikal Mühendisi Selma K. (A.) ile teknisyenler Sedat A. ve Alaattin Ç.’nin bu konudaki görevlerini gereği gibi yerine getirip getirmedikleri soruşturma kapsamında değerlendirildi.

Savcılık ayrıca hastane yönetiminin sorumluluklarına dikkat çekti. İddianamede, medikal gaz ihtiyacında yaşanabilecek herhangi bir aksaklığın önlenmesi için gerekli tedbirlerin hızla alınması, organizasyonun sağlanması, sistemin işleyişinin ve görevli personelin denetlenmesi gerektiği ifade edildi.

Dönemin Başhekimi Prof. Dr. Erdal A., Destek-Kalite Müdürü Nazif A., Müdür Yardımcısı Ercan A., Elektrik-Elektronik Mühendisi Hülya Ö. ve Başteknisyen Atilla S.’nin bu yükümlülükler kapsamında gereken dikkat ve özeni göstermedikleri öne sürüldü. Savcılık, bilirkişi raporları, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlar ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının ön inceleme raporunu birlikte değerlendirerek sanıkların dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının ölümlere neden olduğu yönünde yeterli şüphe ve delil bulunduğu sonucuna ulaştı. Bu değerlendirme, sanıkların suçlu oldukları yönünde kesinleşmiş bir mahkeme kararı anlamına gelmezken, iddiaların yargılama sırasında ele alınması bekleniyor.

Sanıklar suçlamaları kabul etmedi

Soruşturma kapsamında savunmaları alınan sanıkların tamamı, kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.

Oksijen tedarikinden sorumlu Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi İsmail D., muayene ve kabul komisyonunda görevli Osman U. ve Mustafa G., biyomedikal mühendisi Selma K. (A.), biyomedikal teknikeri Gökay K., tekniker Alaattin Ç. ile teknisyenler Sedat A. ve Fazıl G. haklarındaki iddiaları reddetti. Hastane yönetiminde görev yapan dönemin Başhekimi Prof. Dr. Erdal A., Destek-Kalite Müdürü Nazif A., Müdür Yardımcısı Ercan A., Elektrik-Elektronik Mühendisi Hülya Ö. ve Başteknisyen Atilla S. de üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi.

Sanıkların savunmaları ile bilirkişi raporlarında yer alan tespitler, yargılama kapsamında değerlendirilecek konular arasında bulunuyor. Mahkemenin, olay tarihinde sanıkların görev ve yetkilerini, oksijen sistemindeki sorunun nasıl geliştiğini, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını ve ölümlerle iddia edilen ihmaller arasındaki bağlantıyı incelemesi bekleniyor.

Soruşturma süreci 2020 yılında başladı

Olayın ardından Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından 12 Kasım 2020 tarihli bir ön inceleme raporu hazırlandı.

Malatya Valiliği, 24 Kasım 2020 tarihli ve 2020/59 sayılı kararıyla 13 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verdi. Bu karara yapılan itiraz, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 18 Ekim 2021 tarihli kararıyla reddedildi. Böylece kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmesine ilişkin izin kararı kesinleşti.

Soruşturma dosyasında tanık ve müşteki beyanları, bilirkişi raporları, Sağlık Bakanlığı ön inceleme raporu, Adli Tıp Kurumu raporları ile nüfus ve adli sicil kayıtları incelendi. İddianamenin olayın anlatıldığı bölümlerinde olay tarihi 17 Ağustos 2020 olarak belirtilirken suç tarihi hanesinde 17 Ağustos 2021 kaydının yer alması da dosyadaki dikkat çeken ayrıntılardan biri oldu.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Şubat 2026 tarihli iddianamesinde 13 sanığın Türk Ceza Kanunu’nun 85/2. maddesi kapsamında, “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasını istedi. Savcılık ayrıca iddianamenin not bölümünde Erdal A., Leman A. D. ve Tülay İ. hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma iddiasıyla ilgili ek işlemden kaldırma kararı verildiğini belirtti.

İddianamede ihmaller nasıl anlatıldı?

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın oluşumuna ilişkin değerlendirmesinde oksijen tedarikinden teknik kontrollere ve hastane yönetiminin denetim yükümlülüklerine kadar uzanan bir sorumluluk zincirine işaret etti. İddianamede, oksijen tüketimindeki artış ve azalışlara göre gerekli tedarik sürecinin yürütülmesinden sorumlu taşınır kayıt kontrol yetkilisi ile sistemin teknik kontrollerini ve bakımını gerçekleştiren personelin, görevlerinin gerektirdiği işlemlerde ortaya çıkan risklere zamanında müdahale etmedikleri iddia edildi.

Oksijen tedarik sürecinin mevzuata uygun yürütülmemesi nedeniyle muayene ve kabul komisyonunda görev yapan personelin de sorumluluğunun bulunduğu öne sürüldü. Savcılık, hastanenin idari yönetiminde görevli kişilerin ise medikal gaz ihtiyacında yaşanabilecek aksaklıkları önlemek için gerekli tedbirleri alma, organizasyonu sağlama, işleyişi kontrol etme ve personeli denetleme yükümlülüklerini yerine getirmediklerini ileri sürdü. İddianamede ayrıca merkezi sistem medikal gaz ve vakum santralinin günlük kontrollerinin yürütülmesine ilişkin görev ve sorumluluklara dikkat çekildi.

Savcılık, dosyadaki bilirkişi raporları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporlar ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 12 Kasım 2020 tarihli ön inceleme raporunu birlikte değerlendirerek sekiz hastanın ölümüyle ilgili kamu davası açılması için yeterli şüphe ve delil bulunduğu kanaatine vardı.

İddianamede, Ahmet Kömürkara, Nurettin Avcı, Ahmet Özbey, Mehmet Turan, Ayşe Kaya, Kamber Şahin, Atike Derince ve Sadık Dönmez’in ölümlerinin, sanıkların dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandıkları iddiasıyla bağlantılı olduğu savunuldu.

Gözler Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde

Aradan geçen yılların ardından yargıya taşınan olayda, 13 sanığın cezai sorumluluğu mahkeme tarafından değerlendirilecek. Dava kapsamında oksijen tanklarının neden zamanında doldurulamadığı, tüketimdeki artışın ne zaman fark edildiği, gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı, teknik kontrollerin nasıl yürütüldüğü ve hastane yönetiminin denetim sorumluluğunun yerine getirilip getirilmediği önem taşıyor. Adli Tıp Kurumu raporlarında sekiz hastanın ölümüyle oksijen sistemindeki aksaklık arasında nedensellik bağı bulunduğunun bildirilmesi, dosyanın en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte sanıkların suçlamaları kabul etmemesi nedeniyle tarafların iddia ve savunmaları yargılama sürecinde değerlendirilecek.

Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada nihai karar, delillerin ve sanıkların hukuki sorumluluklarının mahkeme tarafından değerlendirilmesinin ardından verilecek. Covid-19 salgını sırasında yaşanan ve sekiz hastanın hayatını kaybettiği oksijen kriziyle ilgili davada, ihmallerin bulunup bulunmadığı ve bu ihmallerin ölümler üzerindeki etkisi yargılamanın temel konularını oluşturuyor.

Günün Diğer Haberleri