Malatya’nın Hekimhan ilçesinde Saya Madencilik tarafından yürütülen altın madeni projesi, planlanan kapasite artışı ve çevresel etkileriyle yeniden tartışmaların odağına yerleşti. Hasançelebi ve Akmağara çevresindeki maden sahasının genişletilmesini, cevher zenginleştirme tesisi kurulmasını ve projeye mobil kırıcı eklenmesini öngören çalışma, bölge halkının çevresel kaygılarını da beraberinde getirdi.
ÇED dosyası revizyon için iade edildi
Projeyle ilgili son gelişme, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde yürütülen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde yaşandı. Ekim 2026’da yayımlanan yerel haberlerde yer alan bilgilere göre, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu, 24 Eylül’de proje dosyasını revizyon yapılması amacıyla şirkete iade etti.
Dosyanın revizyon için geri gönderilmesi, projenin kesin olarak reddedildiği ya da maden ruhsatının iptal edildiği anlamına gelmiyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği, dosyada yapılacak düzenlemeler ve sonraki değerlendirmelerle netlik kazanacak.
Maden sahası 10 kat büyütülecek iddiası
Tartışmaların önemli başlıklarından birini de projenin büyüklüğü oluşturuyor. Yerel basında yayımlanan proje bilgilerine göre, maden sahasının yaklaşık 10 kat genişletilmesi planlanıyor. Proje kapsamında yaklaşık 10 milyon ton cevherin üç yıllık işletme sürecinde işlenmesi de öngörülüyor.
Ancak açıklanan cevher miktarı, aynı miktarda ekonomik altın rezervi bulunduğu anlamına gelmiyor. Cevherin toplam miktarı ile içerdiği altın miktarı birbirinden farklı kavramlar olarak öne çıkıyor. Gerçek altın rezervinin, cevherdeki altın oranının ve ekonomik olarak üretilebilecek miktarın belirlenebilmesi için teknik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Bölge halkının endişesi su ve tarım alanları
Hekimhan’daki projenin çevresel etkileri konusunda yöre sakinleri ve çevre savunucuları, özellikle su kaynaklarının, tarım arazilerinin ve doğal yaşamın korunması gerektiğine dikkat çekiyor. Maden faaliyetlerinin bölgenin doğal kaynakları üzerindeki olası etkileri, tartışmanın merkezinde yer alıyor. Mayıs 2025’te düzenlenen halkın katılımı toplantısında bazı vatandaşlar, altının ayrıştırılması sırasında siyanür kullanılması ihtimaline ilişkin endişelerini dile getirdi. Maden işletmelerinde kullanılacak yöntemler, kimyasal maddelerin yönetimi ve olası çevresel riskler, yöre halkının yanıt beklediği konular arasında bulunuyor.
Çevrecilerden su, toprak ve kayısı üretimi çağrısı
Malatya Çevre Platformu da Eylül 2026’daki değerlendirme toplantısı öncesinde yaptığı çağrıyla su kaynaklarının, toprağın ve kayısı üretiminin korunması gerektiğine vurgu yaptı.
Malatya’nın tarımsal üretimi açısından önemli bir yere sahip olan doğal kaynakların korunması, maden projesine yönelik tartışmalarda öne çıkan başlıklardan biri haline geldi. Bölgedeki su varlığının ve tarım alanlarının madencilik faaliyetlerinden nasıl etkilenebileceği sorusu, kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor.
Hekimhan’da altın madeni projesine ilişkin tartışmalar sürerken, ÇED dosyasının revizyon süreci ve projeye dair teknik değerlendirmeler yakından takip ediliyor. Bölge halkı ise madencilik faaliyetlerinin olası çevresel sonuçlarına ilişkin kaygıların dikkate alınmasını ve suyun, toprağın ve tarımsal üretimin korunmasını istiyor.