Malatya’da Şehitlerin Fotoğraflarıyla Çerçeve Yasaya Tepki Geldi!

Malatya’da Toplumcu Avukatlar Grubu, çerçeve yasaya tepki gösterdi. Eren Bülbül ve Aybüke Yalçın’ın fotoğraflarıyla “Çerçeve buradadır” mesajı verildi.

Editörün Seçimi - 18-08-2026 00:42

Malatya’da kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi üzerinden başlayan tartışmalara Toplumcu Avukatlar Grubu da katıldı. Grup tarafından yapılan açıklamada, yasanın hukuki açıdan ciddi tartışmaları beraberinde getirdiği savunularak düzenlemeye sert tepki gösterildi.

Açıklamanın en dikkat çekici bölümü ise avukatların ellerindeki çerçeveler oldu. Çerçevelerde, terör örgütü PKK tarafından şehit edilen Eren Bülbül ve Öğretmen Aybüke Yalçın’ın fotoğrafları yer aldı. Şehitlerin fotoğrafları üzerinden verilen mesajla, terörle mücadelede hayatını kaybedenlerin fedakârlıklarına dikkat çekildi.

Toplumcu Avukatlar Grubu adına açıklama yapan Ozan İbrahim Durmuş, çerçeve yasa olarak nitelendirilen düzenlemeye ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu.

Durmuş, Türkiye’nin terör nedeniyle uzun yıllardır ağır bedeller ödediğini belirterek, böylesine önemli bir meselenin hukuken tartışmalı hükümler içeren bir düzenlemeyle çözülmeye çalışılmasının büyük riskler barındırdığını savundu.

Durmuş açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“47 yılı aşkın ağır acılar biriktiren terör sorununu hukuken son derece tartışmalı bir kanunla çözmeye çalışmak büyük riskler barındırmaktadır. Böyle bir mesele hukuken ne anlama geldiği tartışmalı hükümlerle, sınırları belli olmayan yetkilerle ve ileride AYM kararlarıyla nasıl bir şekilde şekilleneceği kestirilemeyen bir kanunla düzenlenemez. Yani Meclis’te kabul edilen teklif ne yazık ki müstakbel bir kaos teklifidir.”

“ÖZEL AF, HATTA GENEL AF GETİRİYOR”

Düzenlemenin PKK ve KCK mensupları açısından önemli sonuçlar doğuracağını öne süren Durmuş, yasanın erteleme görüntüsü altında özel af niteliği taşıdığını, hatta genel af sonucuna yol açabileceğini iddia etti. Durmuş şöyle konuştu:

 

“Yasa, PKK, KCK mensuplarına erteleme kisvesi altında aslında bir özel af, hatta aynı zamanda genel af getirmektedir. 20 yıl hapis cezası almış bir örgüt mensubu, cezaevine girmeden, herhangi bir denetime tabi tutulmadan infaz hâkimliği kararıyla tüm haklarına kavuşacak, dilerse milletvekili olabilecek ve kamu görevlerine atanabilecektir.”

Açıklamada, düzenlemenin kapsamına giren suçlara da dikkat çekildi. Özellikle “örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar” ifadesinin kapsamının oldukça geniş tutulduğu savunuldu.

Durmuş, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen yağma, hırsızlık, mala zarar verme, dolandırıcılık, kişi hürriyetinden yoksun kılma, rehin alma, tehdit, şantaj, kasten yaralama, eziyet, uyuşturucu madde imal ve ticareti gibi suçların da düzenleme kapsamında değerlendirildiğini söyledi.

Bu suçların örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğinde farklı, olağan şekilde işlendiğinde ise farklı hukuki sonuçlara tabi tutulmasının eşitlik açısından sorun oluşturacağını belirten Durmuş, şu ifadeleri kullandı:

“Örgüt kapsamında işlenen sayılı suçların affa tabi olup olağan biçimde işlendiğinde ise affa tabi olmaması hem eşitlik hem de yerindelik bakımından ağır kusurlar içermektedir.”

“TAKDİR YETKİSİ ÖLÇÜSÜZ”

Toplumcu Avukatlar Grubu'nun açıklamasında soruşturma izinlerine ilişkin düzenlemeler de eleştirildi.

Durmuş, bazı suçlar bakımından soruşturma izni verip vermeme konusunda geniş bir takdir yetkisinin ortaya çıkacağını savunarak, bunun anayasal güvenceler açısından sakıncalı olduğunu ileri sürdü.

Durmuş, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Ayrıca yasada benzer suçlar için soruşturma izni verme veya vermeme yetkisi kurulabilir bırakılmıştır. Anayasada yalnızca memurlar ve diğer kamu görevlileri açısından öngörülen bir soruşturmanın idari merciin iznine tabi olacağı göz ardı edilmiştir. Bu denli geniş ve ölçüsüz bir takdir yetkisiyle pek çok hakkın kısıt boyutunu ihlal eden kanun, yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki sınırları belirsizleştirmekte, anayasal güvenceleri zedelemektedir.”

ÖCALAN VE PKK ÜZERİNDEN SERT ELEŞTİRİ

Açıklamanın önemli başlıklarından biri de terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın muhatap kabul edildiği ileri sürülen süreç oldu.

Türkiye’nin farklı yörelerinden, mezheplerinden, kimliklerinden ve inançlarından insanların ortak bir kader içerisinde birlikte yaşama iradesine dikkat çeken Durmuş, bu birlikteliği zedeleyecek adımlara karşı olduklarını belirtti. Durmuş şöyle konuştu:

“Ülkenin yöresi, mezhebi, kimliği ve inancı ne olursa olsun, Türk milletinin tüm fertleri kardeşlik hukuku içerisinde aynı kaderin yolcusu olarak bir araya gelmişler ve birlikte yaşamayı tercih etmişlerdir. Bu birlikte yaşama iradesini baltalayan sorumlu hukuki sürecin meyvelerine bahane uydurulan İmralı canisinin talepleridir.”

Durmuş ayrıca PKK'nın Kürt vatandaşların temsilcisi olarak kabul edilmesine ve Abdullah Öcalan'ın muhatap alınmasına tepki göstererek, böyle bir sürecin hangi kararının Türk milletinin faydasına olacağının sorgulanması gerektiğini söyledi.

“TERÖRLE MÜCADELE KAYBEDİLDİ DE ÇIKIŞ YOLU MU ARANIYOR?”

Açıklamada geçmişte yaşanan hendek olaylarına da atıfta bulunuldu. Durmuş, geçmişte yaşanan süreçlerden ders çıkarılması gerektiğini belirterek, terör örgütüyle mücadelede yeni bir başarısızlık yaşanması halinde bunun ağır sonuçları olacağı değerlendirmesinde bulundu. Durmuş şu ifadeleri kullandı:

“Terörle mücadele kaybedildi de çıkış yolu mu aranmaktadır? Hendek olayları üzerinden geçmişte yaşanan sürece de atıfta bulunmak gerekiyor. Süreç hendek olaylarındaki gibi başarısız olur veyahut kandırılırsanız, terör örgütüyle mücadeleyi hangi mecraya taşıyacak, aziz vatanın evlatlarını hangi motivasyonla müdafaaya ikna edeceksiniz?”

“İLLA BİR ÇERÇEVE ARANACAKSA ÇERÇEVE BURADADIR”

Açıklamanın finalinde ise avukatların ellerindeki şehit fotoğraflı çerçeveler üzerinden dikkat çeken bir mesaj verildi.

Eren Bülbül ve Aybüke Yalçın’ın fotoğraflarının bulunduğu çerçeveleri gösteren Toplumcu Avukatlar Grubu, “çerçeve” tartışmasına şehitlerin hatırası üzerinden yanıt verdi. Durmuş açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Yasama, yürütme ve yargı olarak devletin tüm erkleri egemenliğini aziz şehitlerimizin, gazilerimizin fedakârlıklarında almıştır. Fedakârlıkların tabuta sığmayanlarını çerçeveye sığdırmak hangi aklın ürünüdür? İlla bir çerçeve aranacaksa çerçeve buradadır. Bizim baktığımız yön onların çerçevesi, durduğumuz saf onların yanıdır.”

Toplumcu Avukatlar Grubu, terörün kaynağını ortadan kaldırmaya yönelik her adımı destekleyeceklerini ancak terör örgütü veya teröristin menfaatinin Türk milletinin menfaatinin önüne geçirilmesine karşı duracaklarını belirtti. Durmuş, açıklamasının sonunda kararlılık mesajı vererek şunları söyledi:

“Bilinmelidir ki Toplumcu Avukatlar Grubu olarak terörün kaynağını kurutacak her isabetli adımın destekçisiyiz. Fakat nedeni ne olursa olsun terörü ve teröristin menfaatini kahraman Türk milletinin menfaatinden üstün gören her hareketin karşısında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye sonuna kadar varız, buradayız ve kararlıyız.”

Günün Diğer Haberleri