Malatya’nın suyu için kritik uyarı geldi!

DSİ Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Malatya’nın içme suyu geleceğine ilişkin kritik uyarıda bulundu. Kayıp-kaçak oranları yönetmelik seviyelerine düşürülürse 2050’ye kadar sorun öngörülmezken, gerekli adımlar atılmazsa 2034-2035 yıllarında Beydağı İçme Suyu Projesi gündeme gelebilir.

Son Dakika - 26-10-2026 11:58

Malatya’da 700 binin üzerinde vatandaşı yakından ilgilendiren içme suyu konusunda dikkat çeken bir uyarı geldi. Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, kentte mevcut su kaynaklarının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, kayıp ve kaçak oranlarının düşürülmesinin hayati önem taşıdığını açıkladı. Yapılan değerlendirmeye göre, su kayıplarının yönetmeliklerde öngörülen seviyelere indirilememesi halinde Malatya, 2034-2035 yıllarında ciddi bir içme suyu sorunuyla karşı karşıya kalabilir.

Açıkgöz’ün açıklamaları, Malatya’nın su geleceği konusunda alınması gereken önlemleri yeniden gündeme taşıdı. Mevcut kaynakların daha verimli kullanılması ve şebekedeki kayıp-kaçak oranlarının azaltılması durumunda ise kentin 2050 yılına kadar içme suyu arzında sorun yaşamayacağı değerlendiriliyor.

Malatya’nın su geleceği kayıp-kaçak oranlarına bağlı

Malatya’nın içme suyu kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde, mevcut suyun korunması ve verimli kullanılması ön plana çıktı. DSİ’nin tespitlerine göre, kayıp-kaçak oranlarının yönetmeliklerde belirlenen seviyelere düşürülmesi, kentin uzun vadeli su ihtiyacının karşılanması açısından büyük önem taşıyor.

Bu noktada Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (MASKİ) yürüteceği çalışmalar belirleyici olacak. İçme suyu şebekelerinde meydana gelen kayıpların azaltılması ve mevcut kaynaklardan daha fazla verim alınması halinde, Malatya’nın su ihtiyacının daha uzun süre karşılanabileceği ifade ediliyor.

DSİ Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, mevcut kaynaklar ve kayıp-kaçak oranları üzerinden yaptıkları değerlendirmede, gerekli çalışmaların gerçekleştirilmesi halinde 2050 yılına kadar içme suyu arzında sorun beklemediklerini belirtti. Buna karşılık kayıp-kaçak oranlarının yönetmelik seviyelerine indirilememesi durumunda, 2034-2035 yıllarında yeni bir içme suyu projesine ihtiyaç duyulabileceğine dikkat çekti. Açıkgöz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“İçme suyu perspektifine baktığımızda Maski Yönetim Müdürlüğümüzle iletişim halinde olmakla birlikte mevcut kaynaklardan Pınarbaşı kaynaklarıyla kayıp kaçak oranlarının yönetmelikler seviyesine düşürülmesinde 2050 yılına kadar Malatya'da bir içme suyu arzında sıkıntı değerlendiriyoruz. Ancak oranların düşmemesi yönetmelikler seviyesine düşmemesi durumunda ise 2034-2035'li yıllarda idari su ihtiyacına bağlı olarak Beydağ İçme Suyu Projesi'nin değerlendirildiği tarafımızca bilinmekte”

Beydağı İçme Suyu Projesi gündeme gelebilir

DSİ Bölge Müdürü Açıkgöz’ün açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de Beydağı İçme Suyu Projesi oldu. Mevcut su kaynaklarının verimli kullanılamaması ve kayıp-kaçak oranlarının gerekli seviyelere düşürülememesi halinde, Malatya’nın artan içme suyu ihtiyacını karşılamak için bu projenin değerlendirilmesi gündeme gelebilecek.

Buna göre, Malatya’nın gelecekte nasıl bir su tablosuyla karşılaşacağı yalnızca mevcut kaynakların miktarına değil, bu kaynakların ne kadar verimli kullanıldığına da bağlı olacak. Kayıp-kaçak oranlarının yönetmelik seviyelerine indirilmesi halinde 2050 yılına kadar içme suyu arzında sıkıntı yaşanmayacağı öngörülürken, gerekli iyileştirmelerin gerçekleştirilememesi durumunda ise 2034-2035 yılları kritik bir dönem olarak öne çıkıyor.

Bu değerlendirme, suyun kaynağından tüketiciye ulaşana kadar korunmasının ve şebekelerdeki kayıpların azaltılmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Malatya’nın önümüzdeki yıllarda su sıkıntısıyla karşılaşmaması için mevcut kaynakların sürdürülebilir biçimde yönetilmesi gerekiyor.

Malatya, DSİ’nin sorumluluk alanındaki en az yağış alan il

Ömer Açıkgöz, Malatya’nın su kaynakları açısından karşı karşıya olduğu riskleri değerlendirirken kentin yağış miktarına da dikkat çekti. DSİ’nin görev alanında bulunan beş il arasında Malatya’nın yıllık ortalama yağış miktarı bakımından en düşük seviyede bulunduğunu belirten Açıkgöz, bu durumun su yönetimini daha da önemli hale getirdiğini ifade etti. Malatya’nın yıllık ortalama 343 milimetre yağış aldığını belirten Açıkgöz, bölgedeki toplam su potansiyelinin Malatya’ya düşen kısmına ve kentin tarımsal arazi varlığına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Açıkgöz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Görev alanımızda bulunan 5 ilden Malatya 343 mm ortalama yağışla en az yağışın düştüğü il olmakla birlikte burada da yansıda da gördüğünüz gibi 24 milyar metre küp su yaklaşık 3 milyar 8'de 1 ancak Malatya'da toplanabiliyor. Toprak potansiyeli ve kullanımı açısından 4 ilimizin neredeyse yarısı tarıma elverişli arazisi Malatya'da bulunmakta. 421 bin hektar arazinin 100 bin hektarlık kısmı ekonomik olarak sulanabilir arazi varlığının da yüzde 67'si mertebesinde tarımsal sulama yapılabilir durumda ve 19 bin hektarlık bölgede de şu an inşaat yatırımlarımız devam ediyor”

Hem içme suyu hem tarımsal sulama için verimli kullanım şart

Malatya’nın su meselesi yalnızca şehir merkezindeki içme suyu ihtiyacıyla sınırlı değil. Kentin geniş tarım arazileri, tarımsal sulama ihtiyacı ve yağış miktarı da su kaynaklarının planlı kullanılmasını zorunlu kılıyor.

DSİ Bölge Müdürü Açıkgöz’ün paylaştığı veriler, Malatya’nın bir yandan tarımsal üretim açısından önemli bir arazi potansiyeline sahip olduğunu, diğer yandan ise yağış miktarının sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Bu durum, mevcut su kaynaklarının hem içme suyu hem de tarımsal sulama bakımından dikkatli yönetilmesini gerektiriyor. Açıkgöz’ün açıklamasına göre, kentte ekonomik olarak sulanabilir 100 bin hektarlık arazi bulunurken, yaklaşık 19 bin hektarlık bölgede de inşaat yatırımları devam ediyor. Tarımsal üretimin sürdürülebilmesi açısından önem taşıyan bu yatırımların yanı sıra, içme suyu kaynaklarının korunması ve kayıpların azaltılması da Malatya’nın geleceği bakımından önemini koruyor.

2035 mi, 2050 mi? Belirleyici olan alınacak önlemler

DSİ Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz’ün açıklamaları, Malatya’nın su geleceğine ilişkin iki farklı ihtimali ortaya koydu. Kayıp-kaçak oranlarının yönetmeliklerde belirlenen seviyelere düşürülmesi halinde 2050 yılına kadar içme suyu arzında sorun beklenmezken, gerekli iyileştirmelerin yapılamaması durumunda 2034-2035 yıllarında Beydağı İçme Suyu Projesi’nin değerlendirilmesi gündeme gelebilecek.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde MASKİ’nin kayıp-kaçak oranlarını azaltmaya yönelik çalışmaları, Malatya’nın mevcut su kaynaklarından ne ölçüde verim alınacağını belirleyen önemli başlıklardan biri olacak.

 

Malatya’nın yıllık ortalama 343 milimetre yağış alması ve DSİ’nin görev alanındaki beş il arasında en az yağış alan il olması da su kaynaklarının korunmasını daha önemli hale getiriyor.

700 binin üzerinde vatandaşı ilgilendiren bu tablo, suyun yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesi olduğunu gösteriyor. Malatya’nın önümüzdeki yıllarda içme suyu sıkıntısı yaşamaması için kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi, mevcut kaynakların verimli kullanılması ve uzun vadeli su planlamasının titizlikle yürütülmesi gerekiyor.

Günün Diğer Haberleri