Elazığ milletvekillerinin son günlerde peş peşe yaptıkları açıklamalarla Malatya kayısını gündeme taşımaları ve iki şehir arasında kayısı üzerinden başlayan tartışmalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Malatya ile özdeşleşen kayısı üzerinden yürütülen tartışmaya bu kez Malatyalı deneyimli siyasetçi, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bilal Yıldırım da dahil oldu.
Bilal Yıldırım, şehirler arasında gereksiz bir rekabet ve polemik oluşturulmasının doğru olmadığını belirterek, siyasetin görevinin şehirleri karşı karşıya getirmek değil, üreticinin sorunlarına çözüm bulmak olduğunu söyledi. Yıldırım, açıklamasında özellikle kayısının geleceğine dikkat çekerek, “Kayısı üzerinde değil, kayısının geleceği üzerinde yarışalım” mesajı verdi.
Malatya'nın kayısı konusunda Türkiye'de ve dünyada sahip olduğu konumun tartışma konusu yapılmaması gerektiğini belirten Yıldırım, kayısının Malatya ile özdeşleşmesinin yalnızca üretim miktarından ibaret olmadığını, yılların oluşturduğu tecrübe, kalite, ticaret ve ihracat ağıyla ortaya çıktığını ifade etti.
Yıldırım açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kayısı denildiğinde Türkiye’de ve dünyada akla gelen ilk şehir Malatya’dır. Malatya; üretimiyle, kalitesiyle, ticaretiyle, ihracatıyla ve yılların oluşturduğu tecrübesiyle kayısının dünyadaki başkentidir. Bunu tartışmaya açmanın bir anlamı yok. Son günlerde ‘Kayısı Malatya’nın mı, Elazığ’ın mı?’ şeklinde yersiz bir tartışmanın başlatılmasını doğru bulmuyoruz.”
“Siyasetçinin görevi polemik oluşturmak değil”
Kayısı üzerinden başlayan tartışmanın üreticiye herhangi bir katkı sağlamayacağını vurgulayan Yıldırım, siyasetçilerin gündeminin şehirler arasında rekabet oluşturmak yerine üreticinin yaşadığı ekonomik sorunlara çözüm bulmak olması gerektiğini söyledi. Yıldırım, siyasetin sorumluluğunun yalnızca açıklama yapmak olmadığını belirterek, üreticinin alın terinin karşılığını alabilmesi için somut adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti. Yıldırım şöyle konuştu:
“Siyasetçinin görevi şehirler arasında gereksiz rekabet ve polemik oluşturmak değil; üreticinin derdine çare bulmak, ürünün değerini yükseltmek ve bölgesinin ekonomisine katkı sağlamaktır. Dolayısıyla bizim konuşmamız gereken mesele ‘Kayısı kimin?’ değil, ‘Kayısı üreticisi neden kazanamıyor?’ meselesidir.”
“Şehir milliyetçiliği üreticinin cebine para koymuyor”
Kayısı üzerinden şehir milliyetçiliği yapılmasının üretici açısından herhangi bir karşılığının olmadığını belirten Yıldırım, tartışmaların yerine üreticinin gelirini artıracak projelerin konuşulması gerektiğini ifade etti.
Bilal Yıldırım, kayısının yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, Malatya ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, üreticinin yaşadığı sorunların siyasi polemiklerin gölgesinde bırakılmaması gerektiğini söyledi. Yıldırım açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Kayısı üzerinden şehir milliyetçiliği yapmak üreticimizin cebine bir kuruş dahi fazla para koymuyor. Polemik üretmek kolaydır; zor olan üreticinin alın terine değer katacak işler ortaya koymaktır.”
Bu sözleriyle kayısı tartışmasının odağının değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Yıldırım, üreticinin ürününü hangi fiyattan sattığı, ihracatın nasıl artırılacağı, yeni pazarların nasıl bulunacağı ve kayısının katma değerinin nasıl yükseltileceği gibi konuların öncelikli gündem olması gerektiğini belirtti.
Elazığ milletvekiline peş peşe sorular
Bilal Yıldırım, açıklamasının devamında tartışmayı başlatan Elazığ milletvekiline de dikkat çeken sorular yöneltti. Kayısı üzerinden açıklamalar yapmak yerine üretici için bugüne kadar hangi çalışmaların yapıldığının ortaya konulmasını isteyen Yıldırım, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki çalışmaların önemine dikkat çekti. Yıldırım şu ifadeleri kullandı:
“Bu yersiz tartışmayı başlatan Sayın Milletvekili arkadaşımıza da birkaç soru sormak isteriz:
Acaba bugüne kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kayısı üreticimizin sorunlarının çözümü için hangi çalışmaları yaptınız? Kayısımıza yeni pazarlar bulunması, ihracatımızın artırılması ve üreticimizin ürününü hak ettiği fiyattan satabilmesi için hangi somut girişimlerde bulundunuz?”
Yıldırım'ın bu sözleriyle özellikle üreticinin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekmesi ve kayısı üzerinden yapılan siyasi tartışmaların somut çalışmalara dönüştürülmesi gerektiğini vurgulaması dikkat çekti.
“Kayısıyı sadece yaş ve kuru meyve olarak görmemeliyiz”
Malatya kayısısının ekonomik değerinin artırılması için yalnızca üretim miktarının yükseltilmesinin yeterli olmayacağını belirten Yıldırım, ürün çeşitliliğinin artırılması ve kayısının farklı sektörlerde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kayısının katma değerli ürünlere dönüştürülmesi halinde üreticinin daha fazla kazanabileceğini ifade eden Yıldırım, Malatya'nın kayısıdaki dünya markası konumunun daha da güçlendirilebileceğine dikkat çekti. Yıldırım bu konuda da şu ifadeleri kullandı:
“Kayısının türev ürünlerini ve ürün çeşitliliğini artırmalıyız. Kayısıyı sadece yaş ve kuru meyve olarak görmemeliyiz. Kayısı suyu, reçeli, marmelatı, pestili, lokumu, sağlıklı atıştırmalıkları, çekirdeği, çekirdek yağı ve daha birçok katma değerli ürünler üretmeliyiz.”
Kayısı sektöründe katma değerli üretimin artırılmasının hem üreticiye hem de Malatya ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını belirten Yıldırım, kayısının yalnızca tarladan çıkan bir ürün olarak değil, işlenerek dünya pazarlarına sunulan güçlü bir marka olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Siyasetçi şehirleri karşı karşıya getirmemeli”
Açıklamasında yeniden siyasetçilerin sorumluluğuna dikkat çeken Bilal Yıldırım, şehirler arasındaki tartışmaların bölge ekonomisine katkı sağlamayacağını belirtti. Siyasetçinin görevinin şehirler arasında ayrışma oluşturmak değil, kendi bölgesinin üreticisine sahip çıkmak ve ekonomik değer üretmek olduğunu ifade etti. Yıldırım şöyle konuştu:
“Siyasetçinin görevi şehirleri karşı karşıya getirmek değil; üreticiye pazar bulmak, sorununa çözüm üretmek ve memleketine hizmet etmektir.”
Malatya ve Elazığ'ın birbirleriyle rekabet etmek yerine tarım, ticaret, ihracat ve bölgesel kalkınma alanlarında daha güçlü bir konum elde etmek için çalışması gerektiğini belirten Yıldırım, kayısı üzerinden yürütülen tartışmaların kalıcı bir fayda üretmeyeceğini ifade etti.
“Bizim rakibimiz birbirimiz değil”
Bilal Yıldırım açıklamasının sonunda tartışmanın asıl yönünün dünya pazarına çevrilmesi gerektiğini belirterek, Malatya'nın kayısıdaki gücünün korunması ve geliştirilmesi için ortak bir hedef ortaya konulması gerektiğini söyledi. Yıldırım, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Çünkü bizim rakibimiz birbirimiz değil, dünya pazarındaki rakiplerimizdir.”
Yıldırım'ın açıklaması, Elazığ milletvekillerinin kayısı üzerinden yaptığı açıklamaların ardından Malatya cephesinden gelen dikkat çekici değerlendirmelerden biri oldu. Yıldırım, tartışmanın “Kayısı kimin?” noktasında tutulmak yerine “Kayısı üreticisi nasıl daha fazla kazanır, Malatya kayısısı dünya pazarında nasıl daha güçlü hale gelir ve kayısıdan daha fazla katma değer nasıl elde edilir?” soruları üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Malatyalı siyasetçinin açıklamalarıyla birlikte kayısı tartışmasının yalnızca iki şehir arasındaki bir sahiplik polemiği olmaktan çıkarılarak üreticinin geleceği, ihracat, yeni pazarlar, katma değerli ürünler ve dünya piyasasındaki rekabet üzerinden ele alınması gerektiği mesajı öne çıktı. Yıldırım'ın “Kayısı üzerinde değil, kayısının geleceği üzerinde yarışalım” çağrısı ise tartışmanın odağının değiştirilmesi yönünde dikkat çeken bir çıkış olarak değerlendirildi.