Vali Yavuz: Depremde yıllık 100 milyon lira kira ödedik

Seddar Yavuz, çadır ve konteyner kentlerde mülk sahiplerine ödenen kira bedellerini açıklayarak afet öncesi hazırlığın önemine dikkat çekti.

Manşet - 04-11-2026 19:45

Malatya Valisi Seddar Yavuz, İnönü Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmaların mali boyutuna dikkat çekti. Deprem sonrasında kurulan çadır ve konteyner kentler nedeniyle mülk sahiplerine ödenen kira bedellerini açıklayan Yavuz, bu giderin yıllık yaklaşık 100 milyon lirayı bulduğunu söyledi.

Afet sürecinde yapılan harcamaların yanı sıra afet öncesinde alınacak tedbirlerin önemine de değinen Vali Yavuz, kalıcı konutların devreye girmesiyle birlikte kira giderlerinin azalmaya başladığını ifade etti.

Deprem sonrası barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan çadır ve konteyner kentlerde mülk sahiplerine ciddi miktarda kira ödemesi yapıldığını belirten Yavuz, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Nitekim biz, kurduğumuz çadır ve konteyner kentlerde mülk sahiplerine depremin ilk anında yıllık 100 milyon civarı kira bedeli ödüyorduk. Kalıcı konutlara gittikçe bu giderlerimiz de azalmaya başladı. Afet öncesinde hazırlıklarımızı sağlam yapmalıyız; çünkü maliyetleri azaltmanın yolu buradan geçer. Eğer afet öncesinde 1 lira harcarsak, afet anında 15 lira tasarruf etmiş oluruz. Can kayıplarının maliyetini bir tarafa bırakıyorum çünkü böyle bir maliyet hesaplanamaz"

“Afet öncesinde 1 lira, afet anında 15 lira tasarruf”

Afetlere hazırlığın yalnızca deprem sonrasında yapılan çalışmalarla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurgulayan Vali Yavuz, önceden yapılacak yatırımların hem ekonomik kayıpları azaltacağını hem de afet anında müdahale kapasitesini artıracağını belirtti.

Yavuz’un verdiği 1 liraya karşılık 15 liralık tasarruf örneği, afet öncesi hazırlık ve risk azaltma çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Vali Yavuz, can kayıplarının ise hiçbir ekonomik hesapla ölçülemeyeceğinin altını çizdi.

Malatya Valisi Seddar Yavuz, afet öncesinde alınması gereken tedbirlerden deprem sonrasında kent güvenliğinin sağlanmasına, kamu düzeninin korunmasından kurumlar arası koordinasyona kadar birçok önemli konuda değerlendirmelerde bulundu. Olası bir depremde yaşanabilecek en büyük sorunlardan birinin trafik olabileceğine dikkat çeken Yavuz, yardım ve arama kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasının önünde ciddi engeller oluşabileceğini belirterek, İstanbul örneği üzerinden önemli bir uyarıda bulundu.

İnönü Üniversitesi Siyonizm Doğuş ve Holokost Araştırmaları Topluluğu tarafından düzenlenen Güvenlik ve Terör Akademisi konferansları kapsamında öğrencilerle bir araya gelen Malatya Valisi Seddar Yavuz, “Afet Öncesi ve Sonrasında Kent Güvenliği: Malatya Örneği” başlıklı konferansta konuştu.

Afet yönetiminin yalnızca deprem veya başka bir felaket meydana geldikten sonra yürütülen müdahale çalışmalarından ibaret olmadığını ifade eden Yavuz, asıl önemli noktanın afet yaşanmadan önce risklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması olduğunu vurguladı. Şehirlerin planlanmasından yapılaşmaya, mühendislik kurallarından güvenlik tedbirlerine kadar birçok unsurun afetlere karşı hazırlıklı olmanın temelini oluşturduğunu belirten Yavuz, risk yönetiminin önemine dikkat çekti.

“Afet olmadan önce tedbir almak risk yönetimidir”

Afetlere hazırlık sürecinde önceden alınan tedbirlerin hayati önem taşıdığını dile getiren Yavuz, şehirlerin mimari ve mühendislik kurallarına uygun şekilde inşa edilmesinin olası felaketlerde yaşanabilecek kayıpları azaltacağını söyledi.

Yavuz, risk yönetiminin önemini anlatırken, “Herhangi bir olay meydana gelmeden önce tedbir almaya biz risk yönetimi diyoruz” ifadelerini kullandı.

Afet meydana geldikten sonra yürütülecek çalışmaların başarılı olabilmesi için öncesinde güçlü bir hazırlık yapılması gerektiğini belirten Yavuz, kent güvenliğinin yalnızca fiziki tedbirlerle sınırlı olmadığını, kamu kurumlarının görev ve sorumluluklarını önceden belirlemesinin de büyük önem taşıdığını ortaya koydu.

Yağma ve hırsızlığa karşı emniyet ve jandarma sahada olacak

Afet sonrasında kamu düzeninin korunmasının en önemli başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Vali Yavuz, özellikle emniyet ve jandarma teşkilatlarının felaketin hemen ardından sahada üstleneceği görevlere dikkat çekti.

Deprem sonrasında ortaya çıkabilecek güvenlik sorunlarının önlenmesi, vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması ve yıkım yaşanan bölgelerin tespit edilmesi için güvenlik güçlerinin hızlı şekilde harekete geçeceğini belirten Yavuz, emniyet ve jandarmanın görevlerini şu sözlerle anlattı:

“Afet meydana geldiğinde güvenlik bizim gruplarımız var. Kim onlar? Emniyet ve jandarma. Emniyet ve jandarma bir afet meydana geldiğinde derhal alana çıkmak suretiyle öncelikle yağma, gasp yani herhangi bir hırsızlık olaylarına karşı emniyet göreviyle başlar. Diğer taraftan saha taraması yapar, yıkılan yerleri tespit eder.”

Yavuz'un açıklamaları, afet sonrasında güvenlik güçlerinin yalnızca asayişi sağlamakla kalmayacağını, aynı zamanda sahadaki durumun belirlenmesi ve müdahale çalışmalarının sağlıklı yürütülmesi açısından da önemli sorumluluk üstleneceğini ortaya koydu.

“İstanbul'da deprem olsa en büyük tehlike trafik”

Konuşmasında özellikle afet sonrasında trafik düzeninin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Vali Seddar Yavuz, deprem gibi büyük felaketlerde yolların açık tutulmasının arama kurtarma ve yardım çalışmalarının başarısı açısından belirleyici olacağını söyledi.

Vatandaşların afet sonrasında yaşadıkları endişe nedeniyle yollara çıkmasının, yardım araçlarının ve arama kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasını zorlaştırabileceğine işaret eden Yavuz, olası bir İstanbul depremi üzerinden dikkat çekici bir örnek verdi.

Yavuz, “Bugün Allah korusun, İstanbul'da bir deprem meydana gelse bizim en büyük risk ve tehlike trafikten çıkacaktır. Yardım araçlarını oraya sokabilmek mümkün olmayacaktır” dedi.

Afet anında yolların kontrolsüz şekilde araçlarla dolmasının müdahale kapasitesini düşürebileceğini belirten Yavuz, trafik düzeninin önceden planlanması ve vatandaşların bu konuda bilinçlendirilmesinin önemini vurguladı.

Özellikle arama kurtarma ekiplerinin, ambulansların, itfaiyenin ve yardım konvoylarının afet bölgesine ulaşabilmesi için ulaşım güzergâhlarının açık tutulması gerektiğine dikkat çekilen konferansta, afet hazırlığının yalnızca kurumların değil, toplumun bütün kesimlerinin sorumluluğunda olduğu mesajı verildi.

“Afette saklanmak değil, vatandaşın karşısında olmak gerekir”

Vali Yavuz'un konferansta üzerinde durduğu bir diğer önemli konu ise afet dönemlerinde doğru iletişim kurulması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi oldu.

Büyük felaketlerin yaşandığı dönemlerde bilgi kirliliğinin ve dezenformasyonun ciddi sorunlara neden olabileceğini ifade eden Yavuz, vatandaşların doğru bilgiye zamanında ulaşmasının önemine dikkat çekti.

Kriz anlarında kamu yöneticilerinin sessiz kalmaması, vatandaşlardan uzaklaşmaması ve gelişmelerle ilgili hızlı açıklamalar yapması gerektiğini belirten Yavuz, bir ilin en üst düzey yöneticisinin afetin ardından kısa süre içerisinde kamuoyunun karşısına çıkması gerektiğini söyledi.

Yavuz, “Herhangi bir afette kriz meydana geldiğinde o ilin birinci adamı, bu kaymakam olur, vali olur, süratle bir saat içerisinde kısa bir açıklama yapması gerekir” dedi.

Afet dönemlerinde dezenformasyonun ciddi sorunlara yol açabildiğini ve bu süreçte kamu kurumlarıyla sürekli iletişim halinde olunması gerektiğini belirten Yavuz, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Afet dönemlerinde dezenformasyonun da ciddi sorunlara yol açabiliyor ve bu durumlarda kamu kurumları ile sürekli iletişim halinde olunması gerekiyor. Böyle bir durumda olduğunuzda saklanmak değil, konuşmamak değil, sokağa çıkmamak değil, aksine her alanda bulunmak ve her yaptığınız faaliyetle ilgili en geç bir saat içerisinde açıklama yapmaktır.”

Yavuz'un bu sözleriyle afet yönetiminde iletişimin de en az güvenlik, arama kurtarma ve lojistik faaliyetler kadar önemli olduğuna dikkat çektiği görüldü. Kriz dönemlerinde vatandaşların bilgi ihtiyacının karşılanmasının, kamu kurumlarına duyulan güvenin korunması açısından belirleyici olduğu vurgulandı.

Vatandaşlara afet hazırlığı çağrısı

Konferansta vatandaşların afetlere karşı bireysel olarak hazırlıklı olması gerektiği konusuna da değinen Vali Seddar Yavuz, özellikle iletişim ve ulaşım alanlarında alınabilecek önlemlerin önemini anlattı.

Afet anında telefon görüşmelerinin yoğunluk nedeniyle aksayabileceğini belirten Yavuz, vatandaşların internet tabanlı iletişim yöntemlerini öğrenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Deprem sonrasında yakınlarına ulaşmak isteyen vatandaşların iletişim yöntemlerini önceden bilmesinin önemli olduğunu ifade eden Yavuz, aynı zamanda yardım ve arama kurtarma konvoylarının geçişini engelleyecek trafik yoğunluğunun oluşmaması için toplumsal duyarlılığın şart olduğunu belirtti.

Afet yönetiminde kurumların koordineli çalışması, güvenlik güçlerinin sahada etkin görev yapması, kamu yöneticilerinin düzenli bilgilendirmede bulunması ve vatandaşların bilinçli hareket etmesinin bir bütün oluşturduğuna dikkat çekildi.

İnönü Üniversitesi'nde gerçekleştirilen konferansta Vali Seddar Yavuz, Malatya örneği üzerinden afet öncesi hazırlığın ve afet sonrasında kent güvenliğinin önemini öğrencilerle paylaşırken, özellikle trafik, kamu düzeni ve kriz iletişimi konularındaki uyarılarıyla afetlere karşı toplumsal hazırlığın gerekliliğine dikkat çekti.

Günün Diğer Haberleri