Malatya Valisi Seddar Yavuz, deprem sonrası yeniden inşa ve dönüşüm sürecinde ağır hasarlı binaların tahliyesi konusunda taviz verilmeyeceğini vurgulayarak, bu yapılarda ticari faaliyetlerini sürdürmekte ısrar edenler ile bu süreci çeşitli söylemlerle destekleyen çevrelere yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Can güvenliğinin hiçbir gerekçeyle riske atılamayacağını belirten Vali Yavuz, ağır hasarlı yapılarda kalmayı savunmanın sadece hukuka değil insanlığa da aykırı olduğunu ifade ederek, "Bu insanlığa ihanettir" sözleriyle kararlılığını ortaya koydu.
2026 Yılı 3. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı ile İl İdaresi Kanunu'nun 24. maddesi kapsamında düzenlenen İl İdare Şube Başkanları Toplantısı, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde tek oturum halinde gerçekleştirildi. Kamu kurumlarının yürüttüğü çalışmaların değerlendirildiği toplantıda söz alan Malatya Valisi Seddar Yavuz, özellikle ağır hasarlı binaların tahliyesi konusunda kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algılara ve süreci provoke eden girişimlere sert tepki gösterdi.
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bazı iş yeri sahiplerinin ağır hasarlı yapılarda faaliyet göstermeyi sürdürmek istemesini doğru bulmadığını ifade eden Vali Yavuz, devletin asli görevinin vatandaşın can güvenliğini korumak olduğunu belirtti. Kendisinin Malatya'da yaşayan herkesin hayatından sorumlu olduğunu vurgulayan Yavuz, hiçbir ekonomik gerekçenin insan hayatından daha değerli olamayacağını söyledi.
Konuşmasında devletin alternatif iş yeri imkanları sunduğunu da hatırlatan Vali Yavuz, Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere çeşitli alanlarda esnafa destek sağlanacağını ifade ederek, buna rağmen ağır hasarlı binaları terk etmeyenlere şu sözlerle seslendi:
"’Ağır hasarlı yapılarda hala ben ticaret yapacağım. Gelen müşterimin de can güvenliği benim için önemli değil’ diyenlere diyorum ki: Kusura bakmayın. Benim için sizin saçınızın teli çok önemlidir. Dolayısıyla siz kendinizi düşünmeseniz bile biz sizi düşünmek zorundayız. Çünkü ben Türkiye Cumhuriyeti Valisi olarak önce bu şehirdeki her bir insanın can güvenliğinden sorumluyum. Sizin için canınız önemli olmayabilir. Kendinizi önemsemeyebilirsiniz. Müşterinizi önemsemeyebilirsiniz. Ama ben Türkiye Cumhuriyeti Valisi olarak bu şehirde yaşayan 755 bin kişinin can güvenini sağlamakla mükellefim. Bakın burada dünya kadar işlerimiz var. Buyurun gelin. Olmadı mı? Organ Sanayi Bölgesi'nde bak ben yer vereceğim size gelin. Kimseyi sokağa bırakmıyoruz. ‘Ama ben ağır hasarlı yapıyı boşaltmam. Burada direnirim’ diyorsanız kusura bakmayın. Depremden 6 Şubat ve sonrası depremlerden hiç ders almamışsınız, demektir. Buna müsaade etmeniz mümkün değil."
Vali Yavuz, konuşmasının devamında ağır hasarlı binalarda kalınmasını teşvik eden, süreci farklı amaçlarla istismar eden kişi ve gruplara da sert ifadelerle yüklendi. Olası bir can kaybının vicdani ve hukuki sorumluluğunun ağır olacağını belirten Yavuz, bu konuda sessiz kalmayacağını dile getirdi.
Şehirde yaşanabilecek yeni bir facianın hesabını kimsenin veremeyeceğini ifade eden Yavuz, şu açıklamalarda bulundu:
"Bakın açık açık söylüyorum. Hayatım boyunca her şeyi izah ediyorum size. Bu şehrin valisi olarak, sizin orada bulunmanıza ben müsaade edemem. Bunu istismar edenlere de söylüyorum. İstismar etmeyin. Yarın bir gün orada hayatını kaybedenler olursa toplumun karşısına çıkma gücü bile kuramazsınız. Nitekim orada birisi hayatını kaybederse o insanları önce çocukları, sonra eşleri, yakınlarının valilik kapısına geleceğinden hiç şüpheniz olmasın. O gün hesap verecek misiniz? Vermeyecekseniz susun. Çekin şu milletin yakasından ellerinizi. Hangi sahip ile yapıyorsanız yapmayın bunu."
Konuşmasının devamında "mağduriyet" söylemi üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Malatya Valisi Seddar Yavuz, devletin şimdiye kadar tüm vatandaşlara eşit yaklaştığını, daha önce farklı bölgelerde de benzer tahliye ve yıkım süreçlerinin işletildiğini hatırlattı. Şehrin geleceğinin popülist söylemlerle değil, ortak akıl ve sorumluluk anlayışıyla inşa edileceğini ifade eden Yavuz, kamuoyuna da sağduyu çağrısında bulundu.
Göreve başladığı ilk günden bu yana doğruları söylemekten hiçbir zaman kaçınmadığını belirten Vali Yavuz, hukuk dışı iş ve işlemlere karşı taviz vermediklerini ifade ederek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Medyada söylüyorum. İnsanlar mağdur. Nasıl mağdur oluyor insanlar? Peki biz kışla da ticaret yapanların iş yerlerini boşalttık mı? Yıktık mı? Yıktık değil mi? Onlar mağdur olmadılar mı? Şimdi Küçük Sanayi Sitesi'ndeki 8 blok mu mağdur oluyor? Arkadaşlar böyle bu bakış açısıyla biz Malatya'yı ileriye taşıyamayız. Herkesi sorumluluğa davet ediyorum. Bu şehirde Malatya'nın valisi olarak bugüne kadar ben bütün hiçbir sorumluluktan kaçmadım. Herkesin gözünün içine baka baka ne düşünüyorsam onu söyledim. Hiç size rol yapmadım. Yalan söylemedim. İlk geldiğim gün dedim ki, ‘Doğru iş yapacağız, doğru söz söyleyeceğiz’ Yanlış işler iş yapan varsa ki yakalarına yapışıp zaten adalete teslim ediyorum. Her kim olursa olsun. Yetimin malına el uzatan kim varsa alçaktır. Bu alçakları da adalete teslim etmek bu şehrin valisi olarak benim vazifem ve görevimdir. Ama şunu net bir şekilde söylememiz lazım. Bu şehirde istismar ederek, insanları kışkırtarak, netice almak isteyenler kendilerine kişisel ikbal elde edemezler. Buna müsaade etmem. Bu şehirde vali olduğum sürece. Makamı, mevkiyi, rütbesi, her ne olursa olsun. Açıkça söylüyorum. Ağır hasarlı yapılara desteklemekten vazgeçin. Bu insanlığa ihanettir. O insanlara iyilik yapmıyorsunuz. O insanları siz ölüme teşvik ediyorsunuz. Bu aklı başında rasyonel düşünceye sahip hiç kimsenin savunabileceği bir husus değildir. Yeteri kadar iş yeri mevcut. Lütfen bu yoldan vazgeçin. Ben vazgeçmeyeceğim. Ağır hasarlı yapıda hala depremin 3. yılında ‘Ben kalacağım kimse’ diyemezsin."
Toplantıda verdiği mesajlarla deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatan Malatya Valisi Seddar Yavuz, ağır hasarlı binalarda ticaret yapılmasına yönelik hiçbir girişime izin vermeyeceklerini vurguladı. Yavuz, devletin önceliğinin her zaman vatandaşın can güvenliği olduğunu belirterek, bu konuda geri adım atılmayacağının altını çizdi.