“Gül ki güller açsın al yanağında…”
Bu sözlerle başlayan ve yıllar önce Malatyalı halk ozanı Kul Duran tarafından seslendirilen türkü, aradan geçen uzun yıllara rağmen yeniden Türkiye’nin gündemine geldi.
Bir dönem Malatya’da, özellikle halk ozanlarının ve âşıkların sohbetlerinde, saz meclislerinde ve gönül dünyasında yankılanan türkü, bugün artık çok daha geniş bir kitle tarafından biliniyor. Duygu yüklü sözleri ve kendine has ezgisiyle dinleyenlerin yüreğine dokunan eser, son dönemde farklı sanatçıların yorumlarıyla yeniden gündeme taşındı.
Türkiye’nin 86 milyon insanını duygulandıran türkü, aslında Malatya’nın köklü âşıklık geleneğinden doğan bir eser.

Yıllar önce Malatya’da söylendi
Türkünün hikâyesinin merkezinde Malatyalı halk ozanı Turan Cabul, bilinen adıyla Kul Duran bulunuyor.
Kul Duran, Malatya’nın Arguvan ilçesinden yetişen önemli halk ozanlarından biri olarak şiirleri ve türküleriyle yıllarca gönüllere seslendi. Sazını ve sözünü Anadolu insanının duygularını anlatmak için kullanan Kul Duran, özellikle sevda, hasret, ayrılık ve gönül meselelerini şiirlerine taşıdı.
“Gül ki güller açsın al yanağında” sözleriyle başlayan eser de onun gönül dünyasından çıkan ve zaman içerisinde farklı yorumlarla geniş kitlelere ulaşan eserlerden biri oldu.
O yıllarda belki de bugün olduğu kadar geniş kitlelere ulaşmıyordu.
Ancak türkü, zamanın içerisinde kaybolmadı.
Tam tersine yıllar boyunca dilden dile dolaştı.
Şimdi herkes bu türküyü konuşuyor
Aradan geçen yılların ardından eser yeniden gündeme geldi.
Sosyal medya paylaşımlarında, müzik platformlarında ve farklı sahne performanslarında türkünün sözleri yeniden duyulmaya başladı. Özellikle son dönemde ünlü sanatçıların da eseri seslendirmesi, türkünün daha geniş kitleler tarafından tanınmasına vesile oldu.

Bir zamanlar Malatyalı ozanın sazından yükselen sözler, bugün Türkiye’nin farklı şehirlerinde yeniden söyleniyor.
Gençler de bu türküyle tanışıyor.
Daha önce Kul Duran’ın adını duymamış olan birçok kişi, eserin sözlerini duyduğunda türkünün hikâyesini ve sahibini merak ediyor.
Böylece yıllar önce Malatya’da söylenen bir türkü, yeni nesillerin de diline yerleşiyor.
Sevdiğine sesleniyordu
Türkünün en dikkat çekici yönlerinden biri ise taşıdığı duygu.
“Gül ki güller açsın al yanağında” sözü, sevdiğine duyulan derin sevgiyi anlatıyor.
Bir halk ozanının sevdiğine seslenirken kullandığı sade ancak güçlü ifadeler, türküyü yıllar sonra bile etkileyici kılıyor.
Çünkü türküde anlatılan duygu zamana bağlı değil.
Sevgi, özlem, hasret ve kavuşma isteği bugün de insanların hayatında var.
Bu nedenle Kul Duran’ın yıllar önce söylediği sözler, bugün başka bir kuşağın yüreğine de dokunuyor.
Kul Duran’ın sözleri yeniden hayat buldu
Malatyalı ozanın en büyük miraslarından biri de geride bıraktığı şiirleri ve türküler oldu.
Arguvan’ın kültüründen beslenen Kul Duran, Anadolu’nun güçlü âşıklık geleneğini yaşatan isimlerden biriydi.
Onun şiirlerinde kimi zaman sevda, kimi zaman ayrılık, kimi zaman doğa, kimi zaman da insan hikâyeleri vardı.
Sazı eline aldığında yalnızca bir türkü söylemiyor, aynı zamanda yaşadığı coğrafyanın duygularını da anlatıyordu.
Bu nedenle Kul Duran’ın eserleri yalnızca kendi döneminde değil, sonraki yıllarda da yaşamaya devam etti.
Bugün yeniden gündeme gelen “Gül Ki Güller Açsın Al Yanağında” türküsü de bunun en önemli örneklerinden biri.
Malatya’nın kültüründen Türkiye’nin gündemine
Malatya denildiğinde akla ilk olarak kayısı gelse de kent, aynı zamanda Anadolu’nun en güçlü halk kültürlerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor.
Özellikle Arguvan, yetiştirdiği halk ozanları ve âşıklarıyla Türkiye'nin müzik ve halk edebiyatında ayrı bir yere sahip.
Kul Duran da bu geleneğin önemli temsilcilerinden biri olarak hafızalarda yer aldı.
Bugün onun yıllar önce söylediği bir türkünün yeniden milyonlara ulaşması, Malatya’nın kültürel mirasının ne kadar güçlü olduğunu da bir kez daha ortaya koyuyor.
Bir zamanlar bir ozanın sazının tellerinden çıkan sözler, bugün milyonlarca insanın telefonunda, televizyonunda ve sosyal medya akışında yeniden karşılarına çıkıyor.
O artık sadece bir Malatya türküsü değil
“Gül ki güller açsın al yanağında” sözleri artık yalnızca Malatyalıların bildiği bir eser olmaktan çıkmış durumda.
Türkü, farklı şehirlerde yaşayan insanların da ortak duygusuna dönüşüyor.
Kimi bu sözlerde sevdiğini buluyor.
Kimi yıllar önce kaybettiği bir insanı hatırlıyor.
Kimi ise geçmişte yaşadığı bir aşkın izlerini duyuyor.
Belki de türkünün yeniden bu kadar güçlü şekilde karşılık bulmasının nedeni tam olarak bu.
Çünkü Kul Duran’ın yıllar önce söylediği sözler, bugün de insanların yaşadığı duygulara dokunuyor.
Kul Duran’ın sesi yıllar sonra yeniden duyuluyor
Malatyalı ozan bugün hayatta olmasa da eserleri yaşamaya devam ediyor.
Yıllar önce söylediği türkü, bugün başka sanatçıların yorumlarıyla yeniden hayat buluyor. Her yeni yorum, Kul Duran’ın adını ve eserlerini daha geniş kitlelere taşıyor.
Ve ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor.
Yıllar önce Malatya’da bir halk ozanının sevdiğine söylediği sözler, bugün Türkiye’nin dört bir yanında yeniden söyleniyor.
Bir zamanlar sazın başında söylenen o sözler, şimdi milyonların gönlünde yankılanıyor.
“Gül ki güller açsın al yanağında…”
Bu sözlerle başlayan türkü, yıllar sonra yeniden Türkiye’nin gündeminde.
Ve bu kez sadece bir türkü olarak değil, Malatya’nın bağrından çıkıp 86 milyonun gönlüne dokunan bir kültür mirası olarak dinleniyor.
Admin
Yönetici




















