Kenan Kaya ( Özel Haber) - CHP Malatya siyasetinde tansiyon her geçen gün daha da yükseliyor. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer hakkında yaptığı açıklamalar kentte adeta deprem etkisi yarattı. Ağbaba’nın, Göçer’in CHP İl Başkanı Barış Yıldız’ı tehdit ettiği ve Arguvan Belediyesi tarafından düzenlenen Türkü Festivali’ni basarak ortamı germek istediği yönündeki iddiaları, parti içinde sert bir krizin fitilini ateşledi.
Bu iddialara en sert yanıt ise Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’den geldi. Göçer, kendisine yönelik suçlamaları kesin bir dille reddederek, Veli Ağbaba’nın kamuoyunu bilinçli şekilde yanlış yönlendirdiğini ve algı oluşturmaya çalıştığını ifade etti. CHP İl Başkanı Barış Yıldız’da sorumuz üzerine, “Şahsi olarak kimse önüme çıkıp yada arayarak beni tehdit etmedi” dedi.

Başkan Göçer, iddialarla ilgili şu net sözleri kullandı:
“Ben kimseyi tehdit etmedim, madem bir tehdit vardı neden Savcılığa gitmediler. Buyursun gitsinler.”
Konuya ilişkin görüşüne başvurduğumuz CHP İl Başkanı Barış Yıldız ise, doğrudan bir tehdit almadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kimse beni arayarak ya da karşıma çıkarak tehdit etmedi.”
Veli Ağbaba ve CHP İl yönetimini sert sözlerle eleştirmesinin ardından ihraç talebiyle disipline sevk edilen Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, yaşanan sürece ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Göçer, Milletvekili Ağbaba’nın iddialarına şu sözlerle karşılık verdi:
“Sayın milletvekili diğer konularda olduğu gibi bu konuda da kamuoyunu yanlış bilgilendiriyor. Algı yaratmaya çalışıyor. Gerek Yazıhan’daki gerekse İl Kongresi konuşmamda eleştirilerimi söyledim, parti içindeki hataları dillendirdim. Ben kimseyi tehdit etmedim. Konuştuklarım ortada. Kongrede CHP’ye gönül vermiş üyeler ve Yazıhanlılar ile gittim. Aksine onlar gençlere saldırdı. Bende kürsüde; hayırdır fedai mi getirdiniz diye bağırdım. Gençlere saldırtan onlar. Kimdi de Başkanı tehdit ettiğimizi söyleyerek gündem değiştirmeye algı yaratmaya çalışıyorlar. Biz aksine bize yapılan saldırılara taviz vermedik, tepki gösterdik. Benim kimseyi tehdit ettiğim yok. Sayın vekil burada da yine olayı çarpıtmakta, yanlış konuşmakta. Madem biz birilerini tehdit ettik, bugüne kadar neden sustular. Savcıları göreve neden çağırmadılar? Gidip Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunalardı.”

Göçer, açıklamasının devamında siyasi meşruiyet vurgusu yaparak şunları söyledi:
“Bizi halk seçti, yönetim ya da Veli Ağbaba değil. Hatta seçimlerde İl Yönetimi kazanmamız için aleyhimize çalışmalar yaptı. Bunu Milletvekiline söyledik, hiçbir şey yapılmadı. Çünkü bunlar Veli Ağbaba’nın talimatlarına harfiyen itaat edenlerdir. Biz halkımızla yolumuza devam ediyoruz.”
CHP İl Başkanı Barış Yıldız ise kendisine yönelttiğimiz “Yazıhan Belediye Başkanından bir tehdit aldınız mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Öyle alenen beni tehdit eden birisi olmadı. Yani birileri önümüzü kesip ya da telefon açarak tehdit etmedi. Yalan söyleyemem. Ama Göçer’in İl Kongresi’ndeki konuşmalarında bir tehdit var mı, var.”
Barış Yıldız’ın bu açıklaması, Milletvekili Veli Ağbaba’nın iddialarıyla örtüşmemesi nedeniyle kamuoyunda ciddi soru işaretlerine yol açtı.
Öte yandan Arguvan Türkü Festivali ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz CHP’li Arguvan Belediye Başkanı Ersoy Eren de, Veli Ağbaba’nın iddialarını tam anlamıyla doğrulayan bir tablo çizmedi. Ersoy Eren, yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Arguvan Türk Festivaline kalabalık bir grupla geldi. Ben başkan olarak kendisini karşıladım, elimi uzattım; ama benimle tokalaşmadı, protokole geçti ve oturdu. Beş dakika anca oturdu, sonra da kalkıp gitti. Biz daha önce Fethiye etkinliğinde misafir olarak gitmiştik. Orada, eşimin yanında birileri tarafından bana gereksiz konuşmalar yapıldı. Buna tepki vermediği için kendisiyle tartıştık ve alanı terk ettim. Ama bu bizim şahsi meselemizdi; parti içi bir mesele olarak dillendirmedim, gündeme getirmedim. Küçük bir kırgınlığımız vardı. Kendisi de denildiği gibi Arguvan Türk Festivaline geldi. Gerçekten 30-40 kişilik bir grupla geldi. Benimle tokalaşmanın olmaması dışında bir şey olmadı. Tartışma ya da başka bir şey oldu dersem doğru olmaz. Veli Bey’in açıklamasını bugün gördüm. Evet Veli Bey ile konuştular ama ne konuştular bilmiyorum. O kadar kalabalık ve güvenliğin içinde ne yapabilir ki. Dediğim gibi üç beş dakika oturup gitti. Partimizin iç meselesi diyerek bir açıklama yapmadım o günlerde.”
CHP içinde art arda gelen bu açıklamalar, çelişkili ifadeler ve sert suçlamalar Malatya siyasetinde krizin daha da derinleştiğini gösterirken, gözler şimdi parti yönetiminin atacağı adımlara çevrildi.
Admin
Yönetici


















