Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
21 OCAK Çarşamba 00:52

Başkanı yerle bir eden eski CHP’li Veli Ağbaba’yı övdü!

Ergül Günaydın’dan Doğanşehir’de Deprem Etkisi Yaratan Açıklamalara devam ediyor: “Belediye Aile Şirketine Döndü, Yanlışın Karşısındayım”

Yaşam
Giriş Tarihi : 04-01-2026 13:15
Başkanı yerle bir eden eski CHP’li Veli Ağbaba’yı övdü!

Kenan Kaya ( Özel Haber) - Doğanşehir’de CHP’den istifa ettikten sonra gündemden düşmeyen Belediye Meclis Üyesi ve Malatya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Ergül Günaydın, yaptığı sert ve dikkat çeken açıklamalarla siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. İlçedeki yönetim anlayışına ve parti içi işleyişe yönelik eleştirilerini daha da sertleştiren Günaydın, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın Doğanşehir’e önemli hizmetler kazandırdığını açıkça dile getirirken, İl Başkanı Barış Yıldız ile Belediye Başkanı Mehmet Bayram’ın yanlış bir yönetim anlayışı içinde olduğunu savundu.

Eleştirilerinin kişisel olmadığını, tamamen Doğanşehir’in geleceği için konuştuğunu vurgulayan Günaydın, “Biz eleştirilerimizi elbette dillendiriyoruz. Çünkü bunu Doğanşehir için yapıyoruz, hizmet için yapıyoruz. İlçeyi ve belediyeyi adeta bir aile şirketine çevirmeye çalışan bir anlayışın karşısındayız” ifadelerini kullandı.

“Veli Ağbaba’nın Hizmetlerini Yok Saymak Yalan Olur”

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın ilçeye kazandırdığı hizmetlerin görmezden gelinemeyeceğini belirten Günaydın, geçmiş dönemde yapılan destekleri tek tek sıraladı. Günaydın, “Sayın Veli Ağbaba bu ilçeye hizmet etmiştir. İlk seçildiğimiz dönemde 10 bin metrekare kilit taşı desteği sağlandı, ardından belediyeye araçlar kazandırıldı. Bunları inkâr edersek yalan olur” dedi.

Ancak ilçede yaşanan huzursuzluklar, yönetimsel sorunlar ve parti içi anlaşmazlıklar nedeniyle Veli Ağbaba’nın Doğanşehir’den giderek uzaklaştığını ileri süren Günaydın, “İlçedeki düzensizlik ve sorunlar nedeniyle Veli Bey’in artık bu meselelerden elini ayağını çekmeye başladığını görüyoruz. Tamamen çekti demiyorum ama ‘ne hâliniz varsa görün’ noktasına gelindi” sözleriyle mevcut tabloya dikkat çekti.

“Aile İçinde Çözmeye Çalıştık, Kulaklarını Tıkadılar”

Sorunları defalarca parti içinde çözmeye çalıştığını anlatan Günaydın, belediye başkanından ilçe başkanına, il yönetiminden parti yöneticilerine kadar herkese gittiğini ancak sonuç alamadığını söyledi. Günaydın, “Önce belediye başkanına gittim, çözüm olmadı. İlçe başkanına gittim, olmadı. İl yönetimine beş meclis üyesiyle birlikte gittik. Yanlışları tek tek anlattık. Ama kulaklarını tıkadılar, anlamak istemediler” dedi.

İstifa sürecine giden yolun zorunlu hale geldiğini belirten Günaydın, “Sesimizi duyuramayınca istifa ettik. İstifa etmemle birlikte sesim duyulmaya başlandı. Tepki vermem gerekiyordu” ifadelerini kullandı.

“Ben CHP’liyim Ama Yanlışın Karşısındayım”

Partisinden istifa etmiş olmasına rağmen siyasi duruşunun net olduğunu vurgulayan Ergül Günaydın, başka bir partiye geçmeyeceğini kesin bir dille ifade etti. Günaydın, “Ben CHP’den ayrıldım ama bu, başka bir partiye geçeceğim anlamına gelmez. Hiçbir partiyle gizli ya da açık bir pazarlığım yok. Ben CHP’liyim. Genel Başkan’ın söylemlerinin karşısında olanların karşısında dururum” dedi.

Belediyedeki görevlendirmelere ve iddialara da sert tepki gösteren Günaydın, “Düğünün eniştesini başkan yardımcısı yapan, oğlunun kirvesini belediyeye getirip yetki veren bir anlayışa karşıyım. Belediye resmen aile şirketine çevrildi” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

“İhaleye Yetkisi Olmayan Kişiler Sokuldu” İddiası

Belediyede yetki ve unvan dağılımının etik olmadığını savunan Günaydın, “İstifa ettikten sonra bir müdürlüğün ilanı yapıldı. Ünvanı olmayan bir kişi getirildi, bir sürü müdür ona bağlandı. Yetkisi olmamasına rağmen ihalelere sokuldu. Bu kabul edilemez” dedi.

Belediyede çalışmadan maaş alanlar olduğu iddiasını da gündeme taşıyan Günaydın, “Meclis üyesi olup deposunun önüne kilit taşı yaptıranlar var. Belediyeye uğramadan maaş alanlar var. Bunları herkes biliyor. Kameralar orada, kim gelmiş kim gelmemiş bakılsın” ifadelerini kullandı.

“Ben Kimseyi Kayırmadım”

Kendisinin hiçbir yakınının belediyede işe alınması için girişimde bulunmadığını özellikle vurgulayan Günaydın, yalnızca gerçekten mağdur ve engelli bir vatandaş için ricada bulunduğunu ancak onun bile işe alınmadığını söyledi. Günaydın, “Ama bugün bakıyoruz, akrabalar, yakınlar, kirveler belediyede. Ben buna itiraz ediyorum” dedi.

“Mesele Ben Değil, Doğanşehir”

Açıklamalarını sert ama net bir mesajla tamamlayan Ergül Günaydın, mücadelesinin kişisel değil, tamamen Doğanşehir adına olduğunu vurguladı:

“Benim tek derdim Doğanşehir’dir. Doğanşehir’in hakkını savunmaya, yanlışın karşısında durmaya devam edeceğim. Kim hizmet ediyorsa onun yanında, kim yanlış yapıyorsa karşısında olurum.”

Son günlerde Doğanşehir’de en çok konuşlan isim olan Ergül Günaydın, Malatya Kalite Haber’e verdiği özel açıklamalarda tam metninde şunları kullandı:

 “Ben CHP’den ayrıldım ama bu, başka bir partiye geçeceğim anlamına gelmez. Hiçbir partiyle gizli ya da açık bir pazarlığım yok. Benim tek derdim Doğanşehir’dir. Doğanşehir’in hakkını savunmaya, yanlışın karşısında durmaya devam edeceğim. Kim hizmet ediyorsa onun yanında, kim yanlış yapıyorsa karşısında olurum. Ben bütün meseleleri aile içinde konuşup çözmeye çalıştım. Önce belediye başkanına gittim. Ondan çözüm olmayınca ilçe başkanına gittim. Sonuç alamayınca il yönetimiyle görüştüm. Hatta il yönetimiyle görüşürken tek değildik. Beş meclis üyesiyle birlikte gittik. Karşı çıktıklarımızı, yanlışları bir bir anlattık. Kulaklarını tıkadılar, anlamak istemediler. Aile içinde çözemedik. Bu hataları söylüyoruz diye dinlemediler. Biz hataları söylüyoruz diye dinlemediler.

Ama şunu da söylüyorum: Veli Bey çok duyarlı, ilçemize karşı ilgiliydi. Özellikle Kardeş Belediyeler ve Belediyeler Birliği’nden ciddi destekler aldı. Biz şimdi burada eleştiride bulunurken gerçekleri söylemesek de olmaz. Sayın Milletvekilimiz, Sayın Veli Ağbaba, seçimi kazandığımız ilk günden itibaren ilçemize sahip çıktı. İlk yaptığı hizmet, 10.000 metrekare kilit taşının ilçemize gelmesini sağlamak oldu. Sonra ilçeye ciddi anlamda önem verip, vicdanıyla, ahlakıyla hareket ederek sahip çıktı. Kendisinin dişini tırnağına kattı, araçlar kazandırdı, birçok hizmetin gelmesini sağladı.

Ama ne yaptılar? Veli Ağbaba’nın arkasına sığındılar. Veli Ağbaba’nın yaptığı hizmetleri, işleri, yatırımları kendileri yapmış gibi göstermeye çalıştılar. Ben o belediyenin meclis reisiyim. Yanlış yapıldıysa söylerim. Doğru yapılanı da söylerim. Sayın Veli Ağbaba’yı eleştirmiyorum. Veli Ağbaba’ya teşekkür ediyorum. Aksine, ilçemize kazandırdığı hizmetlerden dolayı kendisini takdir ediyorum.

Sayın Vekilimiz, yönetimsel hatalardan dolayı artık ilçemizde geri kalmaya başladı. Tamamen elini çekti demiyorum ama “ne hâliniz varsa görün” deme pozisyonuna geldi. Bunun da en büyük sebebi il başkanı ve belediye başkanımızdır.

Sayın İl Başkanımıza defalarca yapılan hataları, eksiklikleri anlattım ama duymadı, görmezlikten geldi. Ben aynı zamanda Malatya Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesiyim. Daha geçenlerde meclis üyesi arkadaşlarımızla konuştuğumuzda kendileri de aynı şeyi söylediler. “Sesimizi duymuyor, bizi dinlemiyor” diye istifa ettim. İstifa etmemle sesim duyulmaya başlandı. Oradaki yöneticilere tepki vermem, sesimin duyulmasını sağladı.

Ben partiliyim. Partinin ilkeleriyle hareket ediyorum. Partimden ayrılmış olabilirim ama ben CHP’liyim. Beni herkes tanır. Hepsi arkamızdan “o partiye, bu partiye geçecek” diye konuşmaya başladılar. Yok öyle bir şey. Ben hiçbir partiye geçmeyeceğim. Genel Başkan’ın söylemleri, açıklamalarının karşısında olanların karşısında duracağım. Düğünün eniştesini başkan yardımcısı yapan, belediyeyi aile şirketine dönüştüren kişilerin karşısında olacağım.

Ben seçilirken çocuğuma iş bulmak için, çevremi işe yerleştirmek için seçilmedim. Vatandaşın sesini duymak, vatandaşa hizmet etmek, onların istek ve arzularını yerine getirmek için seçildim. Bu göreve talip oldum. Oraya arkadaşını, akrabasını koyanları, çocuklarını koyanları esefle kınıyorum. Kimi meclis üyesi arkadaşlarımız, dolaylı yollarla çalışıyormuş gibi gösterilerek maaş alıyorlar. Belediyede bunlar gerçekleşiyor. Bunların hepsini açıklayacağım ve kınıyorum.

Beni bir meclis üyesi arkadaşım aradı ve “Benden bahsetmişsin, bu hiç hoş olmadı” dedi. Oysa ben kimsenin ismini vermedim. Sadece evladını, yakınını, iş alanları Allah’a havale ediyorum; hesabını O sorsun dedim. Kim üstüne alınıyorsa alınsın. Ben bugüne kadar ne oğlumu, ne kirvemi, ne de herhangi bir yakınımı işe aldırdım. Aldırmak için de hiç uğraşmadım.

Sadece bir kişinin işe alınmasını istedim. Çünkü gerçekten yardıma muhtaçtı, mağdurdu. Engelliydi, ayağından sakattı, iki çocuğu vardı ve ailesi ciddi geçim sıkıntısı içindeydi. Buna rağmen onu işe aldıramadım. Hiç olmazsa belediyede olmuyorsa rezerv alanında çalıştırılsın diye önerdim, onu da başaramadım.

Ama bugün bakıyoruz; meclis üyesi olup deposunun önüne kilit taşı yaptıranlar var. Belediyede çalışıyormuş gibi gösterilen, belediyeye uğramadan maaş alan bir sürü kişi var. Bunları herkes biliyor. Peki Belediye Başkan Yardımcısı nerede? Niye ortada yok? Kameralar orada. Gidin bakın; hangi gün, hangi saatte belediyeye gelmiş. Siz gelmezseniz, sizin altınızdakiler zaten hiç gelmez.

İl Başkanımız ise son derece talihsiz açıklamalar yaptı ve maalesef yapmaya da devam ediyor. Gerçeklerden kopuk, sahadaki tabloyla örtüşmeyen beyanlar hem teşkilata hem de kamuoyuna zarar veriyor. Benimle birlikte istifa eden arkadaşımızın çocuğu hâlâ orada çalışıyor ama “iş istediği için işten çıkarıldı” deniliyor. Bu açık bir yalan beyandır. Zaten ilgili arkadaşımız da bu nedenle konuyu yargıya taşıyacağını söyledi. Bakalım sonuç ne olacak.

Sayın Belediye Başkanı ise belediyeyi resmen bir aile şirketine dönüştürdü. Oğluna kirve olan bir kişiyi belediyeye getirdi. Önce danışman dedi, sonra müdür gibi davrandı. Oysa ben istifa ettikten sonra o müdürlüğün ilanı yapıldı. Bu da yetmedi; ihaleye yetkisi olmadığı halde yetkili gibi sokuldu. Neden? Oğlunun kirvesi olduğu için. Satışları engelleyemedik, yetki verildi, unvan verildi.

Biz unvana karşı değiliz. Saygı da duyarız. Ama madem unvan verecektin, baştan verseydin. Ünvanı olmayan birini getirip bir sürü müdürü ona bağladın. Bu, bir ere rütbeli askerleri bağlamak gibiydi. Kıdemsiz bir askeri rütbelilerin üstüne koymak etik değildir.

Ben kendimi Doğanşehir için kurban ettim. Çünkü birilerinin konuşması gerekiyordu. Kötü giden işleri, yanlışları, hataları birilerinin söylemesi lazımdı. Bu da bana düştü. Hakkımda birçok partiyle görüştüğüm, başka partilere geçeceğim söylendi. Asla. Ben CHP’liyim. İstifa etmiş olabilirim ama hiçbir partiye geçmeyeceğim.

Benim önceliğim Doğanşehir’dir. Doğanşehir’e hizmettir. Doğanşehir’e hizmet için muhalif olacağım. Yapılan yanlışların karşısında duracağım, yapılan doğruların da her zaman yanında olacağım”

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR