CHP Çevre ve Doğadan Sorumlu Malatya İl Başkan Yardımcısı Emine Cengiz, deprem sonrası yeniden inşa sürecinde Malatya’nın hızla betonlaşmasına dikkat çeken, hem sert hem de yol gösterici açıklamalarda bulundu. Cengiz, çevresel etkiler dikkate alınmadan yapılan her adımın ileride ciddi sorunlara yol açacağını vurguladı.
“Asfalt yollar ve beton binalar gün boyunca güneş ışığını emer, akşam saatlerinde bu ısıyı geri yayar. Bu durum ‘kentsel ısı adası’ denilen olguyu yaratır” diyen Cengiz, şehir merkezlerinin bu nedenle kırsal alanlara göre çok daha sıcak hale geldiğini ifade etti. Yeşil alanların bu etkiyi kırdığını belirten Cengiz, ağaçların gölge sağladığını, bitkilerin terleme yoluyla ortamı serinlettiğini hatırlattı.

Sıcak bir yaz gününde bir park ile beton bir meydan arasındaki sıcaklık farkının herkes tarafından hissedildiğini söyleyen Cengiz, bu yeşil alanların klima kullanımını azaltarak enerji tasarrufuna da katkı sunduğunu dile getirdi.
Bu gerçeklerden hareketle Malatya’nın deprem sonrasında yeniden inşa edilirken çevresel etkilerin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Cengiz, 6 Şubat depremleriyle büyük yıkım yaşayan şehirde betonlaşmanın iklimsel riskleri daha da artırdığına dikkat çekti.
Yazları sıcak ve kurak geçen Malatya’da şehir merkezinin yeniden ayağa kaldırılma sürecinde ciddi bir betonlaşma tehdidiyle karşı karşıya olunduğunu belirten Cengiz, deprem öncesinde yıllar içinde oluşan yeşil alanların yeniden inşa sürecinde büyük ölçüde yok olduğunu söyledi. Bunun sadece aşırı sıcaklar değil, aynı zamanda yeni doğal afet riskleri anlamına geldiğini ifade etti.
Depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen yapılan peyzaj çalışmalarında Malatya’nın iklimi ve coğrafyasının yeterince dikkate alınmadığını dile getiren Cengiz, çarşı merkezi ve İnönü Caddesi üzerinde büyük saksılar içinde yer alan ağaçların hangi bilimsel kriterlere göre seçildiğinin kamuoyu tarafından sorgulandığını belirtti.
Deprem öncesinde şehir merkezindeki ana cadde ve çarşı alanlarındaki ağaçların ciddi bir serinlik sağladığını hatırlatan Cengiz, yolların genişletilmesi ve yeni düzenlemeler nedeniyle bu yeşil dokunun büyük oranda ortadan kalktığını söyledi.
Yeni yapılan binalarda merkezi ısıtma ve soğutma sistemleri yerine ayrı ayrı klima sistemlerinin tercih edildiğine de dikkat çeken Cengiz, bu durumun dış ortama daha fazla sıcaklık yayılmasına neden olacağını vurguladı. Klimaların iç ortamı birkaç derece serinletirken dışarıya aynı oranda sıcak hava verdiğini hatırlatarak bu konuda önlem alınması gerektiğini söyledi.
Enkaz kaldırmadan yeni yaşam alanlarının inşasına kadar tüm sürecin bir “ayağa kalkma mücadelesi” olduğunu belirten Cengiz, bu sürecin her aşamasının “Yeşil İyileşme” ilkeleri doğrultusunda ele alınması gerektiğini ifade etti.
Malatya’da deprem sonrası uygulanan projelerin uzun süredir tartışıldığını dile getiren Cengiz, bu tartışmaların devam edeceğini belirterek projelerin çoğunun Malatya gerçekleriyle örtüşmediğini söyledi. Şehrin görüş ve düşünceleri dikkate alınmadan hayata geçirilen projelerde üniversitelerin ilgili bölümlerindeki uzmanların fikirlerine dahi başvurulmadığını ifade etti.
Son olarak, depremle birlikte yok olmaya yüz tutan Malatya’nın yeşil dokusunun, şehrin iklimine ve gerçeklerine uygun şekilde yeniden güçlendirilmesinin hayati önemde olduğunu vurgulayan Cengiz, yerel yöneticileri hassas davranmaya çağırdı. Özellikle İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nün görüşlerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini hatırlattı.
Admin
Yönetici

















