CHP Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, son günlerde Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba üzerinden yapılan haber ve iddialara ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Yıldız, söz konusu iddiaların tamamen “yalan, kurgu ve siyasi operasyon” olduğunu savunarak kamuoyunun sistematik biçimde yönlendirilmeye çalışıldığını ifade etti.
Adalet sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Yıldız, Türkiye’de yargıya güvenin ciddi şekilde zedelendiğini belirterek adaletin tarafsızlığını kaybettiğini öne sürdü. Siyasi rekabetin normal olduğunu ancak gelinen noktanın “siyaset sınırlarını aştığını” dile getirdi.

Yıldız, açıklamasının başında çok sert ifadeler kullanarak şunları söyledi:
“Ey Allah’tan korkmazlar, ey kuldan utanmazlar, ey vicdandan yoksunlar! Biz size daha ne diyelim bilmiyorum. Siyasette kalmıştır, adalete olan inanç kalmamıştır. Ya bu iftiralar son bulacak. Ama biz biliyoruz ki ne farkına olursa olsun, elinden ne geliyorsa ardına koymasın, sandık, sandık, sandık.”
Konuşmasının devamında siyasi rekabetin Türkiye’de her dönemde yaşandığını hatırlatan Yıldız, geçmiş dönemlerle kıyaslama yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Bakın yani gerçekten şöyle diyelim, siyasi rekabet normaldir. Yani Türkiye tarihinde siyasi rekabette, seçimlerde, işte dün Ergenekon’da, 80 darbesinde birçok şey yaşanmıştır ama yarın en rahatsızlıklarını bugün yaşıyoruz.”
Ailelerin hedef alınmasına ve kişisel bilgilerin kamuoyuna yansımasına sert tepki gösteren Yıldız, yargı uygulamalarındaki çifte standardı eleştirerek şöyle devam etti:

“Bakın yani açıkça söylüyorum, yani sizin vesilenizle evladı olan, kız çocuğu olan, eşi olan, herkese sesleniyorum. Yani hani düşünün, genel başkanımızın, genel başkanımızın kızının, öğrenci olan kızının ev adresi veriliyor ve fotoğrafıyla belirtiliyor. Ona savcılık hiçbir işlem yapmıyor ama Cumhurbaşkanına bir tweet atan genç en az 6 ayla yargılanıyor. AK Parti'nin bırakın şeyini il yöneticisine laf atan adam savcılıkla yargılanıyor ama Özge Özel'in kızının ev adresini açık hedefi yapanlar yargılanmıyor. Bu yargıya biz nasıl inanalım? Biz nasıl inanalım?”
Yıldız, baskı ve yönlendirme iddialarını sürdürerek bazı kişilerin zorla ifadeye yönlendirildiğini öne sürdü:
“Bir taraftan adam çağrılıyor eşiyle tehdit edildi. Yani Antalya'da Uşak’ta, işte burada iftiracı olup Ak Partiye geçiyorlar ya, bu tarafından kolay olmuyor. Bir bakıyorsunuz, televizyonlarda iktidar yanlısı medya büyük ve şekilde dövüyor. Öyle şeyler söylüyor ki, ertesi gün adam iftiracı olmak zorunda, itirafçı demiyorum, iftiracı olmak zorunda kalıyor. Bir metin önüne koyuyorlar, adamların son noktasına, burasına getiriyorlar. Ne verirseniz imzalayacağım, ne verirseniz imzalayacağım diyorlar ve imzalayıp iftiracı oluyorlar. Sonra onlar hakkında yapılan tüm haberler, iddialar bitiyor.”

Kadın siyasetçilerin ve ailelerin yaşadığı sürece dikkat çeken Yıldız, çocuklar üzerinden duygusal bir vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kadın yol arkadaşlarımız var. Bazıları milletvekilleri, bazıları parti meclis üyeleri. Bunlar evli, çoluk çocuğu olan insanlar. Bir evlat düşünün, elinizi vicdanınıza koyun. Bir evlat düşünün, annesi televizyon ekranlarında iftiraya uğruyor ve arayıp annesine anne merak etme yanındayım diyor. O çocuk okula gidiyor, o çocuk toplum içinde ne duruma düşüyor! Ey Allah’tan korkmazlar, ey kuldan utanmazlar, ey vicdandan yoksunlar! Bu mu dur siyaset?”
Yıldız, konuşmasının devamında yaşanan sürecin siyasi baskılarla bağlantılı olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
“İnsanları öyle bir noktaya getiriyorlar ki, bazıları milletvekilleri, bazıları parti meclis üyeleri. Bunlar evli, çoluk çocuk olan insanlar. Bir bakıyorsunuz, belediye başkanlarımıza büyük operasyon. Bazıları boyun eğip AK Parti'ye geçiyorlar. Bir kısmı iftiracı yapılıyor, bir kısmı da aslanlar gibi direniyor.”
Bu noktada özellikle Ekrem İmamoğlu üzerinden örnek veren Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir kısmı da aslanlar gibi Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu gibi aslanlar gibi Silivri’de bedel ödüyorlar. Her geçen gün haklarına atılan iftiraları tek tek çürütüyorlar. Bir kısmı ise teslim oluyor, zorla parti değiştiriyorlar. Bu ahlaksızlık, bu hayâsızlık ve bu alçaklık son bulacak.”
Konuşmasının sonunda sert ifadelerini sürdüren Yıldız, tarihe geçecek bir dönem yaşandığını savunarak şöyle dedi:
“Bakın bugün geçmişte adaleti sopa haline getirenler ve bugün yaşayabilir, ama yarın tarihin sayfalarında bu dönem en ahlaksız, en adaletsiz, en namussuz dönemlerden biri olacak. Hiçbir zaman bu kadar iftira, bu kadar namussuzca olmamıştır. Sizi vicdanlarınıza havale ediyorum.”
Yıldız, açıklamasını “çözümün sandıkta olduğunu” vurgulayarak tamamladı.
Admin
Yönetici

















