CHP Genel Merkezi’nin, il örgütü ve CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’yı eleştirdiği gerekçesiyle “tedbirli ihraç” talebiyle disipline sevk ettiği Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, susmadı, geri adım atmadı, açıkça rest çekti. Göçer, parti içi demokrasi, sandık iradesi ve seçilmişlerin meşruiyeti üzerinden çok sert mesajlar verdi. İhraç talebini tanımadığını açıkça dile getiren Göçer, “Beni CHP’li yapan ne bir vekildir ne de bir genel merkez kararıdır. Beni buraya halk getirdi” diyerek tartışmayı bambaşka bir noktaya taşıdı.
Yazıhan Belediyesi’nin mali yapısı üzerinden yapılan eleştirilere de net yanıt veren Göçer, belediyenin borcu olmadığını, aksine kasasında ciddi bir mali fazlalık bulunduğunu vurguladı. “Hesaplarımız ortada. Yüz kızartıcı hiçbir suçla anılmıyoruz. Rüşvet, zimmet, kamu zararı yok. Buna rağmen disiplin konuşuluyor. Neden doğruları söyledik, yanlışlıkları eleştirdik. Parti şirket gibi yönetilmesin” sözleriyle sürecin siyasi olduğunu ima etti.

Vuslat TV’de yayınlanan Gündem Özel programına katılan Abdulvahap Göçer, CHP’nin kurucu değerlerinden uzaklaştığını savunarak, parti içinde sandığın devre dışı bırakıldığını söyledi. Delege seçimlerinden il yönetimlerine kadar birçok başlıkta demokrasi talep ettiklerini belirten Göçer, “Cumhuriyet’i kuran partide sandık yoksa, meşruiyet de yoktur” dedi.
Milletvekili Veli Ağbaba’yı doğrudan hedef alan Göçer, verilen sözlerin tutulmadığını, projelerin kağıt üzerinde kaldığını dile getirdi. 29 Ekim’de açılacağı açıklanan düğün salonu, fırın projesi ve çeşitli yatırımların hâlâ hayata geçirilmediğini hatırlatan Göçer, “Söylemlerle icraatlar örtüşmüyor” ifadelerini kullandı.
Parti içindeki güç dengelerine de sert eleştiriler yönelten Abdulvahap Göçer, CHP’de tek isim etrafında şekillenen bir yapı oluşturulduğunu öne sürdü. “Malatya’da parti demek tek kişi demek haline getirildi. Bu anlayış CHP’ye zarar veriyor” diyen Göçer, kendisinin hiçbir partiyle pazarlık yapmadığını, başka bir partiye geçme gibi bir düşüncesinin olmadığını da özellikle vurguladı.

Kongre sürecinde yaşanan gerilimlere de değinen Göçer, Yazıhan’dan gelen gençlerin hedef gösterildiğini, kendilerine yönelik haksız ithamlar yapıldığını belirtti. Konuşmalarının alkışlanmasının “saldırı” gibi gösterildiğini ifade eden Göçer, asıl saldırının organize şekilde kendi seçmenlerine yapıldığını iddia etti.
Göçer, CHP içinde eleştirinin suç, itaatin ise erdem haline getirildiğini savunarak, “Kimse ‘kral çıplak’ diyemiyor. Herkes baskı altında” dedi. Atamayla gelenlerin değil, seçimle gelenlerin söz sahibi olması gerektiğini belirten Göçer, gücünü milletten aldığını vurguladı.
Açıklamasının sonunda net bir çağrı yapan Göçer, Perşembe günü Yazıhan’da halk buluşması düzenleyeceklerini duyurdu. Göçer, “Halkın iradesinin üzerinde hiçbir irade yoktur. Demokrasiye inananları, anti- demokrat davranışların kar herkesi bu buluşmaya davet ediyorum” diyerek sürecin geri adım atılmadan sürdürüleceğini ilan etti. Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’in konuşması şöyle:

“Öncelikle şunu söyleyeyim; yazan olarak bizim borcumuz yok. Hesaplarımızda ciddi fazla paralar da var. Yazan bu durumda. Peki, parti neden bizi kapı dışarı koymaya çalışıyor? Öyle bir durum yok, söz konusu olamaz. Kapının önüne koyma söz konusu değil. Vatandaş başkanını kapının önüne koymadığı sürece parti koyamaz. Parti bir araçtır. Bizler bu millete hizmete gönül vermiş insanlarız.
Cumhuriyet Halk Partisi olmak, Cumhuriyet Halk Partili olmak nedir? Önce bunu bir düşünmek lazım. Partili olmak ne demektir? Partiler ne için kuruldu? Ne için varlar? Partiler, vatandaşa hizmet için bir araçtır. Herkes iktidara gelmek, iyi hizmet yapabilmek için mücadele eder, yarışır.

Eğer sizin derdiniz iktidar olmak ise ne yapmalısınız? Partinizi güçlendirmeniz lazım. Partinizi tabana yaymanız lazım. Eğer siz de demokrasiden ödün veriyorsanız, partinizi tabana yaymıyorsanız olmaz. Türkiye gerçekten hiç hoş olmayan durumlara gider. Hele hele bu Cumhuriyet Halk Partisi ise. Çünkü kurucu partiyiz. Cumhuriyet Halk Partisi’ni kuran, Cumhuriyeti kuran partiyiz. Bizler buna göre yaşamalı, buna göre hareket etmeliyiz.
Hamdolsun, yasal belediye başkanı rüşvetle, zimmetine para geçirmekle, devletin mallarına zarar vermekle, kamuoyunu zarara uğratmakla suçlanmıyor. Bizim için önemli olan budur. Yüz kızartıcı bir suçla disipline verilmedik. Partiden ihracımız istenmedi. Savunmaya devam edeceğiz. Biz parti içi demokrasi istiyoruz. Bunu söyledik ve bunu savunmaya devam edeceğiz.

Sayın vekilimiz geçen gün bir açıklama yaptı. Ben üzülerek okudum. Gerçekten Türkiye’de, CHP’de bu kadar etkin olan ve bu kadar önemli bir isme sahip milletvekili yapan bir vekilin yakışmayan davranışlarda bulunduğunu gördüm. CHP dedikodularla yürütülemez; ilkelerle yönetilir, başarılarla kıyaslanır. Yerelde yaptığınız projelere, hizmetlere bakılır.
Ne yazık ki Sayın Vekil, bizim söylediğimiz sıkıntıları, asıl konuları gündeme getirmedi. Biz ne dedik? Demokrasi. Öncelikle sandık. Neden sandık getirilmedi? Sandığın gelmemesinin sebebi neydi? Biz bunu sorduk. Biz özellikle delege seçimlerinde sandık istedik. Diğer partilerde olmayabilir, masa başı karar verilebilir; ama Cumhuriyeti kuran partide olmaz
Eğer iktidara gelmek istiyorsanız sandıktan asla vazgeçmeyeceksiniz. Sandıktan vazgeçenler, halkın sesine kulak vermeyenler mutlaka kaybedenlerdir. Ve öyle olmuştur.

İl başkanı, parti içerisinde genel başkanlık koltuğunu temsil eder. Vekilden de belediye başkanından da üstündür parti içerisinde. Bir il başkanı masasında otururken bunu sağlayamıyorsa biz o zaman “meşru değilsin” deriz. Bu dengeyi sağlamalı. Eğer siz vekil ile belediye başkanının arasındaki dengeyi sağlayamıyorsanız ve buna müdahale edemiyorsanız zaten siz meşru değilsiniz. Bir il başkanı olamazsınız.
Biz bir defa, oturduğunuz koltuğun ne anlama geldiğini bilmeniz gerektiğini söylüyoruz. Kongre yapıldı, gitti. Sayın Vekil’in açıkladığı konulara gelince; bunlar bir buçuk yıl önceki olaylar. Buradan söylüyorum: 29 Ekim’de Sayın Vekilimiz bir düğün salonu açılışı yapacağının müjdesini verdi. 29 Ekim geçti, açılış yapılmadı. Temel atıldı. Kardeş belediyeler geldi. Sonuç ne oldu? O atılan temelle kaldı.

Peki, 29 Ekim’de açılacaktı ama hâlen yapılmadı. Bize bir fırın yapılacağının sözü verildi. Protokoller imzalandı. Projeler Büyükşehir Belediyesi’nden geçirildi. Peki, bunlar neden yapılmadı? İnsanların söylemleri ile yaptıkları birbirleriyle örtüşmüyor. Bunlar için söylüyorum. Bunlar için söylüyorum. Neden örtüşmüyor?
Biz hak için, hukuk için, demokrasi için konuştuk. Yani parti içinde demokrasi yoksa ne yapabiliriz? İktidarı suçluyoruz; demokrasi yok, hak yok, adalet yok diye. Peki, parti içinde bunlar var mı? Yok. Biz gördüğümüz eksikleri söyledik. Biz, demokrasinin sahip çıkılması gerektiğini belirttik. Ve yine söyleyeceğiz: Eğer bu olmazsa, buna karşı çıkıyorsanız, partiye en büyük zararı veren de sizsiniz.
2011 yılından beri, Allah rahmet eylesin, Sayın Mevlüt Aslanoğlu vekilimiz olsaydı bunlar bu şekilde olmazdı. Bir ortam bulunurdu, Malatya’da bir çözüm bulunurdu. Mevlüt Bey bir abilik yapar, bugün buralara gelinmezdi. Ama ne olduysa 2011 yılından beri bir vekilimiz var. Yıl 2026. Hâlen tek vekilimiz var. Yirmi yıldır aynı yerdeyiz. Biz, yirmi yıldır anlamayan bir ilçeyi aldık, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kattık. Bu şahıslar partide ne yapmaya çalışıyorlar? Anlamıyorum.

Sen parti içerisinde bir mevki sahibisin diye kopartılı olamazsın. Partide etkin bir görevde bulunuyorsun diye “partili” sayılmazsın. Eğer sen partine hizmet ediyor, partini güçlendiriyor, partine bir katkı sağlıyorsan Cumhuriyet Halk Partilisin. İki türlü partili var. Benim söylediğim; Cumhuriyet Halk Partisi’ne hizmet eden, iktidara gelmesi için mücadele eden ve tabana yayılan partilidir.
Demokrasi, hukuk, hak ve özgürlükleri evrensel anlamda güvence altına almak gibi bir dertleri yok. Parti içi iktidarı ele geçirmek, Türkiye’de ve yerelde iktidar olmak gibi bir gayeleri de bulunmuyor. Biz şu anda tam olarak bununla mücadele ediyoruz.
Şimdi soruyorum: Siz rüşvetle, irtikapla, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarındaki maddeleri ihlal etmekle suçlanan birini mi ihraç edersiniz; yoksa hiçbir suç işlememiş, altı ay ya da bir buçuk yıl önce yaşanmış olayları ısıtıp ısıtıp, farklı anlamlar yükleyerek ekranlara taşıyanları mı?

Şu anda ortada çok net bir tablo var. Cumhuriyet Halk Partili görünüp, kendi menfaatlerini ve uğradıkları zararları örtbas etmek için AK Partililerle iş birliği yapanlar var. AK Parti’nin menfaati söz konusu olduğunda, AK Partililer zarar görmesin diye ortak hareket edenler var. Ne yazık ki biz buna karşı mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz.
Biz hiçbir AK Partili ile ortak değiliz. Kimin AK Partililerle ortak hareket ettiğini tüm Malatya ve kamuoyu çok iyi biliyor. Bizim hiçbir kişiyle, hiçbir AK Partili ile en ufak bir ticari ya da siyasi ilişkimiz yok.
Biz iktidar olmak için mücadele veriyoruz. Ancak bu mücadeleyi “ben iktidara geleyim” mantığıyla yürütmüyoruz ve yürütmeyeceğiz. Biz bu düzeni, bu anlayışı ve bu insanları değiştirmek için mücadele ediyoruz.
Maalesef daha doğruları söyleyemiyorsunuz. Ne yazık ki baskı altına alınıyor. Kimse “kral çıplak” diyemiyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nde söz vermeyle olmaz. Halkın seçtiği insanlar halkı idare eder. Atamayla gelen insanlar, atamayla gelen insanlar kimseyi idare edemez. Atama ile gelenler kimlerdir? Bürokratlardır, devletin yöneticileridir. Onlar da gücünü devletten alır. Seçilmişler ancak milleti temsil ederler. Milletten gücünü alırlar. Yoksa havası alınmış bir güce dönersiniz. Biz gücümüzü milletten alıyoruz. Mesela iki bin küsur imza toplandı. Orada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ve bizler bu iradenin sahipleriyiz. Biz harekete devam ediyoruz. Herkes beni arıyor. Her partiyi arıyor. “Sen sonuna kadar haklısın, yanınızdayız” diyorlar. Biz kimsenin arkasından konuşmuyoruz. Kongrede çıktık, olan her şeyi anlattık. Birileri kendilerini partinin üstünde görüp, “sistem benim, ne dersem o olur” anlayışındaydılar. Bizler de hayır, partinin üstünde kişiler olamaz. Partimiz bizimdir. Bir mekanizma var, o mekanizmaya uyulmalı demişiz.

Şimdi bütün kapıları kapattılar. Bir mekanizma oluşturdular. O mekanizma partinin üstüne geldi. Peki biz şimdi ne yapacağız? Tabii ki halka döneceğiz. Biz halkın yanında yer alacağız. Halka hesap vereceğiz. Çünkü bizi buraya halkoylarıyla getirdi. Halkla hareket etmek zorundayız. Biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Bizi sevenler, Cumhuriyet Halk Partisi'ni sevenlerin seçimle verdiği oylarla geldik. İhraç edilecekmişim. İhraç etsinler. Beni partimden kimse ihraç edemez. Sayın Veli Ağbaba bizi CHP’li yapmadı ki bizi de ihraç etsin. Bizi halk buraya getirdi. Halkın gönlünde, bizim gönlümüzde biz hâlâ Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Ben kimsenin bana verdiği oya ihanet etmeyeceğim. Kayıtlı Cumhuriyet Halk Partili olmayabilirim, yüreğimde Cumhuriyet Halk Partili olarak kalacağım. Sayın vekil her yerde çuvallıyor. Yazıhan’a verdiği sözler yerine gelmedi, çuvalladı. Malatya Büyükşehir’i kazanamadı, çuvalladı. Merkez ilçeleri kaybetti, çuvalladı. Partili olarak söylüyorum, parti içinde sistem kalmadı. Sıkıntıları çözebilecek bir mekanizma kalmadı, çuvalladı. Biz kimsenin CHP’den üstün olmadığını söylüyoruz. Benim hiçbir partiye gitme, hiçbir partiye verdiğim söz yok. Ben CHP’ye gönül vermiş, bize gönül vermişlerin oyuyla geldim. Malatya’da parti demek Veli Ağbaba. Her şey Veli Ağbaba. Biz partili olarak Cumhurbaşkanlığına karşı mücadele vermiş, tek adamlığa karşı çıkmışız. Malatya’da tek adamlık olmaz, böyle bir şey olmaz. Bizi Yazan seçti, Yazan halkı ihraç edebilir ancak. Benim Fethiyeli, Yazıhanlı, Karacalı, Fethiyeli seçmenler buraya getirdi.
Biz ilk kongresinde çıktık, konuştuk, yanlışları, gördüğümüz eksiklikleri eleştirdik. İlde yuvalanan bir ekip var. Biz onların hoşuna gitmeyen bir şeyler söyledik. O zaman biz Cumhuriyet Halk Partili değiliz, dediler. Hemen bize saldırıya geçtiler. Öyle söylenildiği gibi yazan gençler saldırmadı. Oraya gelen yazan gençler CHP’ye gönül vermişler. Demediler mi, ne kadar kalabalık gelirseniz o kadar iyi, kongremiz kalabalık olsun. Biz de öyle yaptık. Partimize gönül vermiş yazan gençlerle gittik. Ama onların dediği gibi yazan gençler saldırmadı. Benim konuşmalarımı alkışladılar sadece. Ama orada hazır bekleyen gençlik kolları dört taraftan yazan gençlere saldırdı. Hatta Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, onu buradan kınıyorum. Neden mi kınıyorum? İl Başkanı’na dönüp diyor ki, “Başkan, Başkan gençleri dolduruyor.” Ondan sonra bir baktım ki kürsüden atlayanlar, gençlerimize saldıranlar. Ben bir belediye başkanıyım, tabii ki konuşacağım. Gördüğüm yanlışları eleştireceğim. Bizim yazan gençlere her taraftan saldırdılar. Biz orada vekilin arkasından konuşmadık. Yüzüne baka baka söyledik. Dedik ki, burayı şirket haline getirme. İş ortaklarını, sana riayet edenleri buraya doldurma. Gerçek Cumhuriyet Halk Partilileri, hizmet etmek isteyenleri getir. Genel Başkan Yardımcısı ve Divan Başkanı olaya müdahale etmediler. Vekilin ağzına baktılar. Genel merkezden gelen arkadaşlar, yazan da, muhtarlarımızın yanında bizlere dedi ki, 410 belediyemiz olacağına 412 belediye olsun. Biz bu anlayışın karşısındayız. Bizim için bir belediye değil, partimize verilen bir oyun bile önemi vardır. Bir oy bile kaybetmemeliyiz. İşte biz bu anlayıştayız.
Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçekten Türkiye’de iktidar olmasını istiyoruz. Sayın Vekil Yazıhanlı, ben de Yazıhanlı’yım. Buyursun gelsin, Yazıhan’da bir miting yapsın. Bizi de çağırsın, biz de gideriz. Ben partim için her yere giderim. Ama yanlışa da sessiz kalmam. Bizde bu vardır. Yazıhan’a gelsin, Yazıhanlı ile dertleşsin, köyleri bir bir gezsin, onları dinlesin. Bize sorsun, nasıl hizmet yaptığımızı öğrensin. Ben tek adamlığa karşı çıkıyorum. Sandık kurulsun diyorum. Demokrasi için mücadele ediyorum. Buyursun gelsin Yazıhan’a Biz yanında oluruz. Yazıhan’a kim hizmet yapıyorsa, hangi partili olursa olsun, belediye başkanı olarak, Yazıhan olarak, belediye olarak onların yanında olmanın sözünü ilk çıktığım gün verdim, bugün yeniliyorum. Perşembe günü halkın iradesinin üzerinde hiçbir iradenin olmadığını gösterecek bir buluşma gerçekleştireceğiz. Buraya tüm Yazıhanlılar’ı, demokrasiye gönül vermiş, demokrasiye inanmış, anti-demokrat uygulamaların karşısında olan herkesi bekliyoruz.”

Admin
Yönetici




















