CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Aralarında Malatyalı kimliğiyle öne çıkan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Süreç boyunca yaşananlar, yapılan açıklamalar ve özellikle Adıgüzel’in savunması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Cuma gece yarısı başlatılan operasyon kapsamında “ihaleye fesat karıştırma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet” iddialarıyla gözaltına alınan isimler, Vatan Caddesi’ndeki emniyet işlemlerinin ardından Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’ne sevk edildi. Yaklaşık 11 saat süren savcılık işlemlerinin ardından 19 kişi tutuklama talebiyle hâkimliğe çıkarıldı. Gece boyunca devam eden süreç, sabah saatlerine kadar sürdü ve sonunda 19 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.

Özellikle Malatyalı olmasıyla hemşehrilerinin yakından takip ettiği Onursal Adıgüzel’in dosyadaki yeri ve savunması dikkat çekti. Adıgüzel, emniyette verdiği ifadede kendisine yöneltilen suçlamaları net bir dille reddetti ve şu ifadeleri kullandı:
“Benden önceki dönemde yapımına başlanan bir projedir. Ben Ataşehir Belediyesi'ndeki hiçbir proje ile özel olarak ilgilenmem. Arkadaşlarım bana sorduğunda ya da projelerle ilgili soru geldiğinde hukuka uygun ve kamu menfaatini kendilerini ve bizleri koruyacak şekilde karar vermelerini isterim. Bunun dışında hiçbir telkinim olmaz. Almış olduğum görevler ve devlet tecrübesi her işin hukukuna uygun olarak düzenlenmesi yönündedir. Bu inşaat ile ilgili de 2 bloktan oluştuğu için hastanenin açılması ile ilgili bir iskan talebinin belediyeye geldiğini duydum. Sadece bu proje için değil diğer tüm projeler için şartları sağlayıp projeye uymaları halinde arkadaşlarımdan yardımcı olmalarını isterim. Bu projeye ait yatırılan iskan harçlarının miktarı ile ilgili bilgim yoktur.”

Adıgüzel, teknik süreçlerin tamamen ilgili birimler tarafından yürütüldüğünü vurgulayarak şu sözlerle savunmasını sürdürdü:
“Ayrıca hangi firma tarafından, hangi tarihte yapıldığını bilmem. İmar, iskan, yapı tadil ve ruhsat alım işlemleri teknik bilgiler olduğu için ilgili birimler tarafından incelenir. Ben sadece hukuka uygun olmasını isterim. Bu projeye ait bir kısım ruhsatlar biz göreve gelmeden önce verilmiştir. Bu proje ilgili Belediye Başkanının herhangi bir rolü yoktur. İnşaat yapmak isteyen firma veya mimarlar teknik müdürlüklere gider. Bu teknik birimler İmar, Fen İşleri, Planlama, Yapı Kontrol, Kentsel Dönüşüm ve Emlak İstimlak gibi birimlerdir. Tekrar altını çizmek gerekirse bu projede benim herhangi bir dahlim yoktur.”

Hakkındaki rüşvet iddialarına da sert çıkan Adıgüzel, suçlamaları “iftira” olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:
“Şahsıma ve çalışma arkadaşlarıma yöneltilen iftiralar kurgudan ibarettir. Benim çalışma biçimimi bütün arkadaşlarım bilir. Her çalışma arkadaşıma kendi görev alanı dahilinde sorumluluklar veririm. Bu arkadaşlar sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini takip ederim. Herhangi bir rüşvet pazarlığı söz konusu değildir. Bunların tamamı iftiradır. Ne ben ne de çalışma arkadaşlarım herhangi bir rüşvet alışverişinin içinde bulunmamıştır. Böyle bir şey söz konusu değildir. Tamamı iftiradan ibarettir. Kimseden rüşvet alınmamıştır. Şeffaf ve kamucu belediyeciliğe inanıyorum. Rüşvet alan bir çalışma arkadaşımın benim yanımda yeri olamaz.”
Sahte harç iddiasına ilişkin de açıklama yapan Adıgüzel, şu detayları paylaştı:
“Bana 9 Nisan olarak hatırladığım tarihte akşam saatlerinde telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan mesaj geldi. Bir fotoğraf gönderilerek sahte bir iskan harcından bahsedilmekteydi. Ben dönüş yapmadım. Bu durumu başkan yardımcım Birkan Birol’a sordum. O da taslak bir çalışma olarak verilmiş olabileceğini, resmi harç için böyle bir çıktının olamayacağını söyledi. Belgenin kim tarafından düzenlendiği hakkında bir bilgim yoktur. Araştırılması talimatını verdim ancak bana belge ile ilgili bir sorun olmadığı yönünde dönüş yapıldı.”

İddiaların odağındaki isimlerden biri olan Özkan K. ile ilgili de dikkat çeken bir değerlendirmede bulunan Adıgüzel, şu ifadeleri kullandı:
“Özkan K., benden önceki Belediye Başkanı olan Battal İlgezdi'nin yeğenidir. Ataşehir’de bir inşaat yaptığını şimdi öğrendim. Dayısının yerine benim gelmemden dolayı bana husumet güdüyor olabilir. Kendisinden kesinlikle bir talebim olmamıştır. Ben görevli arkadaşlarıma vatandaşların mevzuata uygun ruhsatlarının en hızlı şekilde verilmesi talimatından başka bir talimat vermem. Belediye tarafından bu şahıslardan konteynır talebi olduğuna dair bilgim yoktur.”
Adıgüzel, uzun yıllardır siyasetin içinde olduğunu belirterek tüm suçlamaları reddettiğini de özellikle vurguladı.

Öte yandan tutuklama kararının ardından adliye önünde açıklama yapan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sürece sert tepki gösterdi. Çelik, “Şu anda sabahın yedisi. Dört gün boyunca Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel’e ve yol arkadaşlarımıza Vatan Emniyet Müdürlüğü’nün bodrum katında psikolojik işkence yapıldı...” sözleriyle başlayan açıklamasında sürecin hukuki değil siyasi olduğunu savundu ve uzun bir değerlendirmede bulundu.
Çelik açıklamasında ayrıca, avukatlara sevk yazısının verilmediğini, görüşmelerin engellendiğini ve bunun savunma hakkının ihlali olduğunu belirterek yaşananları detaylı şekilde anlattı. Açıklamasında, “Ataşehir halkının iradesiyle seçilmiş Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve toplam 19 yol arkadaşımız, hiçbir somut delil olmadan, tamamen iftiralarla tutuklandı” ifadelerine yer verdi.
Siyasi tartışmaların odağı haline gelen soruşturma sonrası CHP’nin yol haritasını belirlemek üzere hafta sonu Ankara’da geniş katılımlı bir toplantı yapacağı da duyuruldu.
Yaşanan gelişmeler, hem siyasi hem de hukuki boyutuyla Türkiye gündeminin en sıcak başlıklarından biri haline gelirken, özellikle Malatyalı bir ismin merkezinde yer alması, memleketinde de yakından takip ediliyor.
Admin
Yönetici

















