Malatyalı deneyimli siyasetçi ve eski Bakan Mehmet Sevigen, katıldığı canlı yayında yaptığı sert açıklamalar ve yaşadığı fenalıkla gündeme geldi. Bir dönem Cumhuriyet Halk Partisi içinde bakanlık görevinde de bulunan Sevigen, parti içi tartışmalara ilişkin değerlendirmeleri sırasında bir anda rahatsızlandı.
Olay, TGRT ekranlarında yayınlanan Taksim Meydanı programında meydana geldi. CHP’deki son gelişmelerin konuşulduğu yayında söz alan Sevigen, giderek sertleşen bir üslupla açıklamalar yaptı. Konuşmasının ilerleyen dakikalarında fenalaşan Sevigen’e ilk müdahale stüdyoda yapıldı.

Sevigen’in sözleri programın en dikkat çeken anları olurken, CHP içindeki tartışmalara ilişkin çıkışı uzun süre gündemden düşmeyecek nitelikteydi. Ancak onun konuşması, hiçbir kelimesi değiştirilmeden ve kesilmeden şu şekilde gerçekleşti:
“Şimdi bu genel başkan ve arkadaşlar partinin başında ve biz susuyoruz. Adnan Keskin susuyor. Eşref abi ne zaman hareket edeceksin? Sen bizim ekolün bizimle beraber gelen Baykal'ın ekolün temsilcisi değil misin? Rica etmiyorum. Mahmut Yılmaz ne zaman hareket edeceksiniz? Size rica etmiyorum. Ali Özcan ne zaman hareket edeceksin? Mesut Değer, Orhan abi, Kemal abi, Bülent Paratalı, ya lütfen ne zaman hareket edeceksiniz? Zekeriya ne yapacağız biz ya? Biz ne yapalım onu söyleyin bana. Biz feryat etmekten başka bir şey yapamıyoruz. Mevcut Milletvekilleri Oğuz Kaan, Ali Öztürk, diğer Ankara'daki belediye başkanları, İzmir'deki milletvekilleri, Kemal Bey'in yanında olan, görev yapan, aktif olan bu gidişi beğenmeyen, bu gidişten nefret eden milletvekilleri ne yapacağız kardeşim? Teslim mi olacağız? Teslim mi olacağız? Teslim olun diyorsanız teslim olalım. Bırakalım bu işleri artık. Gitsin bunlar aldıkları yere kadar götürsün. Ama borcunuz yok mu? Biriniz bey oldunuz, bakan oldunuz, milletvekili oldunuz, belediye başkanı oldunuz. Hayatımızda görmediğinizle mevkilere geldiniz.

Hanginiz bu parti olmasaydı belediye başkanı olurdunuz, milletvekili olurdunuz, bakan olurdunuz, il başkanı, ilçe başkanı olurdunuz? Yazık değil mi? Bu partinin size verdiği bu onuru bugün kullanmayacaksanız ne zaman kullanacaksınız kardeşim? Ne zaman kullanacaksınız? Ne zaman ayaklanacaksınız? Ne zaman genel merkezi basacaksınız? Otuz tane ilçe başkanı bildiri hazırlıyor. Milletvekilleri siz niye hazırlamıyorsanız kardeşim? Niye sesiniz çıkmıyor ya? Allah rızası için, Allah aşkına, çocuklarınızın başı için ya, büyük bir onur aldınız ya milletvekili, ne demek? Meclis peygamber ocağı ya. Bu parti sayesinde biz bakan olduk. Ben Kürt Memurun oğluyum kardeşim. Şimdi sıradan bir müttehit olurdum. Gaziosmanpaşa'dan çıktım, halkın oyuyla bakan oldum, Bakan. Kaç kişiye nasip olmuştur bu? Bu parti yaptı beni bu parti. Benim gücümle mi geldim ben! Bu partinin gücüyle geldim, ben borcumu ödüyorum! Siz ne zaman borcunuzu ödeyeceksiniz? Arkadaşlar, siz ne zaman ödeyeceksiniz?

Yok mu borcunuz Cumhuriyet Halk Parti'ne? Yok mu borcunuz fakire, fukaraya gubaya? Madenciye ocakçıya! Baykal'a, Kemal Bey'e, Atatürk'e, İsmet Paşa'ya borcunuz yok mu? Yazıklar olsun, kalkmayacaksanız ayağa, yazıklar olsun! Bize özür diliyorum. Milletim halkım! Partimizi koruyamadık. Ben abilik yapacaktım, yapamadım. Sizden özür diliyorum tabandaki vatandaşlarından. Biz bu çakallara bıraktık bu partiyi. Hiçbir zaman Cumhuriyet Halk Partisi, parayla, şairle, kadınla, şunla bunla anılmadı. Devletin ve partinin pavyonu var artık arkadaşlar. Güle güle kullanın. Sahip çıkın partinize, çağırıyorum. Uzatın elinizi ya uzatın, kalkın artık. Silkelensek bunlar düşer. Savcıya yargıca bırakmayalım. Mahkemelere bırakmayalım. Gürsel, ben, Barış, birkaç arkadaşın söz söylemesi yetmiyor. Ali Özcan, neredesin Eşref abi? Neredesin Kemal Bey? Neredesin? Adnan Keskin, Mahmut Yıldız? Neredesiniz arkadaşlar? Neredesiniz? Yeter artık ya! Günah! Günah! Bu parti devlet kuran bir parti ya. Kuvayı Milliye geliyoruz ya! Bizim sokakta ki çocuğa borcumuz var. Yetime, fukaraya Soma’da kine borcumuz var.

Üç bey zengin olsun diye mi kurduk bu partiyi? İki tane belediye başkanı para pul bulsun diye mi! Hovardalık yapsınlar diye mi kurduk bu partiyi biz? Şirket gibi yönetsinler diye mi, Bülent Tezcan sülalesini koysun diye mi Veli sülalesini koysun Ankara’da rant kazansın diye mi kurduk? Ali Mahir, Özgür Özel için mi kurduk? Yoksa fakir fukara için mi bu partide gövdemizi siper ettik. Beni her gün tehdit ediyorlar. Aileme küfür ediyorlar, yine susmuyorum. Bugün birisi diyor k, ‘ Yarın sokağa çıkacaksın’ Yarın da çıkacağım, bu parti için bin tane Sevigen feda olsun. Yeter arık ayağa kalkın,yeter.”
Sevigen’in bu sözlerinin ardından stüdyoda tansiyon yükselirken, kısa süre sonra fenalaşması yayına damga vurdu. Sunucunun müdahalesiyle programda kısa süreli bir panik yaşandı. Açıklamalar ise sosyal medyada geniş yankı buldu.
Admin
Yönetici


















