Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
13 TEMMUZ Pazartesi 20:21
Advert

Osman Gökçek'ten Veli Ağbaba'ya  Terbiyesizce"Lağım" Benzetmesi!

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in Milletvekili Veli Ağbaba'yı hedef alan açıklamaları, kullandığı hakaret içeren ifadeler ve yargı kararıyla kesinleşmemiş iddiaları kesin hüküm açıklama yaptı.

Manşet
Giriş Tarihi : 13-07-2026 16:37
Osman Gökçek'ten Veli Ağbaba'ya  Terbiyesizce"Lağım" Benzetmesi!

Milletvekili Osman Gökçek, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'yı hedef alan sert açıklamalarda bulundu. Gökçek'in konuşmasında kullandığı üslup, siyasi eleştirinin sınırlarını aştığı yönünde değerlendirmelere neden olurken, hakaret içeren ifadeler ve kesinleşmemiş iddiaları gerçekmiş gibi sunması da kamuoyu ve özellikle Malatya’da tepki çekti. Osman Gökçek tarafından Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında yapılan saygısızca ve tutarsızca yapılan açıklamalar Malatyalı seçmenleri kızdırdı.

Demokratik toplumlarda siyasetçilerin birbirlerini sert şekilde eleştirmesi olağan kabul edilse de, eleştirilerin kişilik haklarını hedef alan hakaretlere dönüşmesi ve yargı kararı bulunmayan iddiaların kesinleşmiş bir suç gibi kamuoyuna aktarılması, hukuk devleti ilkesi ve masumiyet karinesi açısından tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Osman Gökçek, yayımladığı videoda şu ifadeleri kullandı:

“Ya yüzsüz Veli, artık siyaseti bırakmak için ne bekliyorsun? Bütün pisliklerin ortaya saçılmış. Kanalizasyon gibi patlamışsın. Yüzsüz Veli. Suratı olmuş bir keçe. Keçeden biliyorsunuz bir şey geçmez. Buna da geçmiyor. Turgut Koç diyor ki, ‘Benden 500 bin lira para istedi. Bununla ilgili yazışmaların çıktı. Bir de paraların fotoğrafı çıkıyor. Hiç utanmıyor musun Veli Ağbaba? Kendini rezil ettin. Cumhuriyet Halk Partilileri rezil ettin. Ya istifanı ver bırak git artık kardeşim. Her hafta bir 500 bin, 300 bin, 1 milyon Euro. Anlatıp duruyoruz. Veli, bunlar bizim gözümüzün önüne serilenler. Peki ya görünmeyenler. Alıyorsun bu paraları tekneye mi gidiyorsun Veli? Londra’da oğlunda puro odalarına gidiyorsun diyorlar. Yediğin paralar bu paralar mı? Yüzsüz Veli. Cumhuriyet Halk Partililerinin yüz karası.”

Gökçek'in açıklamalarında yer alan para alma, yurt dışı seyahatleri ve diğer suçlamalara ilişkin kamuoyuna yansımış kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu ifadeler hukuken iddia niteliğini koruyor.

Siyaset yaptığını sanarak Veli Ağbaba’yı hedef alan kendisi adalet üstü gören Osman Gökçek henüz açılmamış bir daha olmazken, bir iddianame dahi bulunmazken böylesine ağır iddialarda bulunması ve ispatlanmış gibi konuşması siyaset kanadında şaşkınlık yarattı. Veli Ağbaba ile sürekli sert tartışmalara giren Ak Parti Milletvekili Osman Gökçek’in bu paylaşımı ülke genelinde ve özellikle Malatya’da ciddi tepkilere neden oldu.

Siyasette sert muhalefet ve ağır eleştiriler demokratik hayatın bir parçası olsa da, bir milletvekilinin siyasi rakibini hakaret içeren ifadelerle hedef alması ve henüz yargı kararıyla kesinleşmemiş iddiaları kesin gerçekmiş gibi kamuoyuna sunması, siyasi nezaket ve hukukun temel ilkeleri açısından eleştiriliyor. Özellikle "lağım", "yüzsüz" ve benzeri ifadelerin siyasi tartışmaya katkı sunmaktan çok kutuplaşmayı artırdığı değerlendirmeleri yapılıyor.

Osman Gökçek'in açıklamalarına ilişkin CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın nasıl bir yanıt vereceği ise merak konusu oldu.

“23 BİN LİRALIK RAKAM İNSAFSIZLIKTIR, VİCDANSIZLIKTIR”

Öte yandan bir basın açıklaması yapan, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, milyonlarca emeklinin giderek derinleşen geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, hükümetin emeklileri enflasyona ezdirdiğini söyledi.

Plan ve Bütçe Komisyonunun, 14 Temmuz Salı günü en düşük emekli aylığının artırılmasına ilişkin teklifi görüşmesinin öncesinde yazılı bir açıklama yapan Ağbaba, “Teklif yasalaşırsa 20 bin lira olan en düşük emekli aylığı, 2026 Temmuz ödeme döneminden itibaren 23 bin 552 liraya yükselecek. Dana kuşbaşının kilosunun en az  850, dana kıymanın 750, beyaz peynirin 400 lira, yumurtanın kolisinin 200 lira, ekmeğin 15-20 lira olduğu bir ekonomide 23 bin lira ile geçinilmesini istemek insafsızlıktır, vicdansızlıktır” dedi.

Emekli maaşlarının yıllar içinde alım gücünü büyük ölçüde kaybettiğini ifade eden Ağbaba, "Emekli artık torununa harçlık veremiyor, pazara çıkamıyor, bayramı bayram gibi yaşayamıyor. Türkiye'de emeklilik dinlenme dönemi olmaktan çıkmış, yeniden çalışma mecburiyetine dönüşmüştür." dedi.

Emekli maaşlarının geçmişte asgari ücretin üzerinde bir seviyede olduğunu hatırlatan Ağbaba, "Bir dönem emekli maaşı asgari ücretin yaklaşık 1,4 katıydı. O oran korunmuş olsaydı bugün emekli maaşları yaklaşık 40 bin lira seviyesinde olacaktı. Geldiğimiz noktada ise milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor." ifadelerini kullandı.

“REFAH PAYI DAHA CEBE GİRMEDEN ERİDİ”

Hükümetin emeklilere yaptığı artışların hayat pahalılığı karşısında anlamını yitirdiğini belirten Veli Ağbaba, "Refah payı diyerek verilen artışlar daha ilk enflasyon verileriyle birlikte eridi. Emekliye verilen zam değil, yoksulluğun kalıcı hale getirilmesidir." değerlendirmesinde bulundu.

“EMEKLİLER DİPTE BULUŞTU”

Türkiye'de emekli maaşlarının giderek birbirine yaklaştığını belirten Ağbaba, "Bugün emeklilerin önemli bir bölümü 20 bin lira maaş alıyor. Ortalama emekli aylığı ise yaklaşık 23 bin 300 lira seviyesinde. Prim günü, çalışma süresi ve ödenen prim fark etmiyor; bütün emekli maaşları dipte buluşuyor." dedi.

“EMEKLİLİK DEĞİL, MECBURİ ÇALIŞMA DÖNEMİ”

Artan hayat pahalılığı nedeniyle milyonlarca emeklinin yeniden çalışmak zorunda kaldığını ifade eden Ağbaba, "İktidarın yarattığı tablo nedeniyle Türkiye'de 'çalışan emekli' diye yeni bir gerçek ortaya çıktı. Beş milyonun üzerinde emekli geçinebilmek için yeniden çalışıyor. Üstelik önemli bir kısmı kayıt dışı ve güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Emekli maaşı yaşamaya yetmediği için insanlar yaşlılıklarında bile çalışmaya mahkûm ediliyor. Türkiye'de her yıl iş cinayetlerinde hayatını kaybeden yaklaşık 2 bin işçinin yüzde 25 ila 30’unu 50 yaş ve üzerindeki kıdemli veya emekli işçiler oluşturuyor. Yılda ortalama 500'e yakın yaşlı işçi, hak ettiği emeklilik hayatını yaşayamadan şantiyelerde, tarlalarda can veriyor. Örneğin, Geçtiğimiz yılın sonlarında memleketim Malatya'daki bir TOKİ şantiyesinde su tesisatçısı olarak çalışan 62 yaşındaki emekli bir işçi, iş makinesinin çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetti.  Türkiye, OECD ülkeleri arasında "emekli olduktan sonra çalışmak zorunda kalan nüfus" oranında zirvede yer alıyor. Düşük emekli maaşları ve yüksek enflasyon nedeniyle, Türkiye'de 50 yaş üstü istihdamın büyük bölümü güvencesiz, sigortasız ve en tehlikeli (inşaat, tarım, lojistik) iş kollarında yoğunlaşıyor.” İfadelerini kullandı.

“KAYNAK VAR, TERCİH YOK”

İktidarın ekonomi yönetimini eleştiren Ağbaba, "Bir taraftan Türkiye'nin milli gelirinin arttığını, ekonominin büyüdüğünü anlatıyorlar; diğer taraftan emekliye gelince 'kaynak yok' diyorlar. Kaynak var. Sorun kaynak değil, tercihler. İktidar tercihini emekliden, işçiden ve dar gelirli vatandaşlardan yana kullanmıyor." dedi.

En düşük emekli aylığının insanca yaşam koşullarını sağlayacak seviyeye yükseltilmesi gerektiğini belirten Ağbaba, "Emekliye sadaka değil, hakkı verilmelidir. Emekliler bu ülkenin yükü değil, yıllarca bu ülkeyi omuzlarında taşıyan insanlardır. Emeklinin sesine kulak verin; daha fazla yoksulluğa mahkûm etmeyin." ifadelerini kullandı.

 

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR