Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
14 NİSAN Salı 16:30

Veli Ağbaba: “Annemden çok beddua aldım!”

Veli Ağbaba, siyasi hayatından özel yaşamına, mücadelelerinden Türkiye gündemine damga vuran olaylara kadar dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Manşet
Giriş Tarihi : 23-03-2026 13:31
Veli Ağbaba: “Annemden çok beddua aldım!”

Kenan Kaya ( Özel Haber) - CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, bilinmeyenlerini anlattı. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel dostluklarını anlatan Veli Ağbaba, milletvekili olmayı ilkokul yıllarında kafaya taktığını açıkladı. Evlenirken eşine yalan söylediğini itiraf eden Milletvekili Veli Ağbaba, “Siyasetle uğraşıyorum diye annemden çok beddua aldım. Yapmamı hiç istemedi. Aslında anne bedduasından çok korkarım” dedi. 06 Şubat depremlerinde ölümden son 20 saniyede kurtulduğunu da açıklayan Veli Ağbaba, “Bana tek kelime ile kimsin nesin deseler tek vereceğim bir cevap var Malatya milliyetçisiyim derim” ifadelerini kullandı. Ülkenin Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu önderliğinde çok yakın bir zamanda düze çıkacağının altını çizen Veli Ağbaba Gaffar Okan ile olan anısını da kamuoyu ile paylaştı.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Halk TV’de katıldığı bir programda yaptığı konuşmada hem siyasi hayatını hem de kişisel yaşamına dair önemli açıklamalarda bulundu.

Ağbaba, siyasete bakışını ve yol arkadaşlarına olan güvenini şu sözlerle anlattı:

“Özgür Bey gerçekten sözünün adamıdır, dosttur, verdiği sözü tutar, arkadaş canlısıdır. Ve bu devlet için, bu millet için çalışır. Kendisine ilk genel başkan olması gerektiğini söyleyen kişi benim. Hak ediyor ve Özgür Özel'in liderliğinde, yaratıcılığında bu ülke kurtulacak. Özgür Bey türban eylemlerinde yer aldı, destekledi onları. Ama Gezi eylemlerinde de benim yanımda yer aldı. Ayrımsız, haklının yanında yer alıyor. Zaten siyasetçi demek ne demek biliyor musunuz? O günün koşullarına göre hareket etmek, rüzgârına gitmek değil. Doğru bildiğin, inandığını kabul ettirmek, onun yolunda yürümek, topluma gerçeği öğretmektir. İşte biz bunun için mücadele ediyoruz.

Doğru bildiklerimizin arkasında duruyor, yılmıyor anlatıyoruz ve sonunda biz haklı çıkıyoruz. Tıpkı Ergenekon, Balyoz, Oda TV ve Fenerbahçe davalarında karşı durduğumuz gibi. Biz karşı durduk diye Ak Parti bizi darbeci olmakla suçladı. Ama biz dik durduk, doğruları savunduk. Sonunda da haklı çıktık. “

Konuşmasının devamında Ekrem İmamoğlu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Veli Ağbaba, şu ifadeleri kullandı:

“Ekrem İmamoğlu ile iyi bir dostluğum var. Kendisini ilçe belediye başkanlığı döneminden tanıyorum. Çünkü ben o dönemde yerel yönetimler grubundaydım, sık görüşüyorduk. Benim başlattığım bir kardeş belediyecilik var. O dönemde bana ve kardeş belediyeciliğe çok büyük destekler verdi. Ekrem İmamoğlu verdiği sözün arkasında durur ve gerçekleştirir. Kendisine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmalısın dediğimde inanmadı. Özgür Bey de aynı şeyi söyledi. Ve İmamoğlu aday oldu, kazandı. Ben inanıyorum ki Cumhurbaşkanı da olacak. Çünkü önü açık, genç, aydın, ileri görüşlü ve inandığını yapan biri. Projeleri çok, istediklerini yerine getiren biri. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel öncülüğünde bu ülkenin düze çıkarılacağına inanıyorum.”

Programda geçmişi ile ilgili samimi açıklamalarda da bulunan Veli Ağbaba, anlattıklarıyla da dikkat çekti:

“Lise yıllarında Nazım Hikmet'in kitaplarını okuduk, Yaşar Kemal'leri okuduk. 12 Eylül'den hemen sonra yapılan 1987 Nisan eylemlerini gerçekleştirdik. Ona katıldım. İçeri girdim, çıktım, kitaplar okudum. Üniversiteden sonra dernek kurduk. Öğrencilik yıllarımda çok aktiftim. Platformlarda yer aldım, derneklere yardım ettim. Bu süreçte çok defa gözaltına alındım, yargılandım. 12-13 gün gözaltında tutuldum. En ilginçtir ki bir gün beni gözaltına almışlardı. Sorgulayan kişi Gaffar Okkan'dı. Gaffar Okkan sorgulayan, biz de sorgulanan kişiydik. Bir şekilde hayatım Gaffar Okkan'la orada kesişmişti. Defalarca gözaltına alındım ama hiç tutuklanmadım.”

Ağbaba’nın en dikkat çeken anlatımlarından biri Pozantı Cezaevi süreci oldu. Ağbaba, yaşananları şöyle anlattı:

“Mecliste beni en çok etkileyen olay 2012 yılında Evrensel Gazetesi'nde Zeynep Kuruş isimli bir yazarın haberini okudum. Pozantı Cezaevi'nde çocuklara tecavüz ediliyor iddiası vardı. O zamana kadar bir cezaevi komisyonumuz yoktu. Bu olay beni çok etkiledi. Hemen arkadaşlarıma gidip bir grup oluşturmaya kalktım. Ama kurultay günüydü, herkes çok yorgundu. Özgür Özel Bey'in odasına gittim. Özgür Bey, benimle Pozantı'ya gelir misin? Böyle bir iddia var dedim. Kendisi hemen olur dedi. Bir arkadaş grubu oluştu, Pozantı'ya gittik. Türkiye bu iddiaları konuşuyordu ama ne olduğu belli değildi. Cezaevine gittiğimizde bizi almadılar. Savcı, cezaevi müdürü tartıştık, milletvekili olduğumuzu söyledik, ısrarla uğraştık ve içeri girdik. Herkes şaşkındı.

Yaptığımız incelemede küçük bir çocuk yanımıza gelip, ben geceleri uyuyamıyorum. Neden diye sorduğumuzda, tecavüz ediyorlar, tecavüz seslerini duyuyorum dedi. O an dehşete kapıldık. Benim 11 yaşında bir oğlum, Özgür Özel'in bir küçük kızı var. Aklımıza bir an onlar geldi. O dehşet anını unutamıyoruz. Gerekli incelemeleri yaptık, meclise gidip soruşturma açtık, konuştuk. O dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bizi yalanladı, inkâr etti. Bir hafta sonra kendileri de kabul ettiler. MHP, kendisi ve Kemal Kılıçdaroğlu halktan özür dilediler ve o cezaevi kapatıldı. Bunu hiç unutmuyorum.”

Ağbaba, 6 Şubat depremlerine de değinerek yaşadığı travmayı şu sözlerle anlattı:

“En büyük travmam benim 6 Şubat depremiydi. İkinci depremde bir binanın altında kalmaktan 20 saniyede kurtuldum. O an zenginle fakirin arasında hiçbir fark olmadığını gördüm. İnsanların ekmek ve suyu istediklerini gördüm. Hiç ayrım yapmadan herkese koştum. Çadır kentler kurdum, ekmek dağıttım, odun dağıttım. Yorulmadan, bir saniye dahi durmadan çalıştım, hemşehrilerim için elimden geleni yaptım. İşte onun içindir ki, yerel seçimlerde solcusu da sağcısı da bana oy verdi. Gençler büyüklerini bana oy vermeleri için ikna etti. Şimdi bana deseniz ki, bir kelime ile kendinizi anlatın, tek diyeceğim Malatya milliyetçisiyim dedim. Ben Malatya milliyetçisiyim, siyasi hayatım bittiğimde gideceğim tek yer Malatya’dır”

Konuşmasının sonunda ise özel hayatına dair şu ifadeleri kullandı:

“Eşimle tanıştığımda çok ilginçtir, bana ‘Ben siyaset yapan birisiyle evlenmem demişti.’ Çünkü ailesinde bedel ödeyen insanlar vardı. Ben de 6 ay yapıp bırakacağım sözünü verdim. Bir nevi yalan söyledim. Eşim hala siyaseti bırakmamı bekliyor.”

Siyasete olan ilgisinin çocuk yaşlarda başladığını anlatan Veli Ağbaba, sözlerini şöyle tamamladı:

“Henüz ilkokul yıllarında sorarlardı çocuklara ne olacaksın? Arkadaşlarımız öğretmen, hakim, savcı derdi. Ben milletvekili olacağım derdim. Kimse inanmazdı. Ben hedefimi çizmiştim. Milletvekili olacaktım. Siyasete SHP’den girdim o dönemlerde sonra CHP'den devam ettim. Meclis üyeliği görevi yaptım. Belediye meclis üyeliği. Aynı yıl CHP'nin grup başkan vekili oldum. Türkiye'nin en genç grup başkan vekili. 26 yaşındayım. Siyasette hep aktif oldum, çalıştım. Milletvekili adayı olduğumda 3. Sıradandım ama en çok çalışan ben oldum. Her görevimde çok çalıştım. Zaman zaman parti yönetimi ile çakıştım ama hiç partimden ayrılmadım. 2010 yılında tam siyasetten kopmuş, işimle uğraşıyorum, spor yapıyorum ki, 10 ilçe başkanı geldi ve ısrar ettiler. İl Başkanı adayı oldum, herkesin oyunu alarak göreve geldim, bir yıl aktif çalıştım. Bir yıl sonra da milletvekili seçildim. Halen siyaseti bırakmamı bekler evdekiler.”

Siyasi hayatında babası ve abisinin çok desteklerini gördüğünü de belirten Veli Ağbaba, annesinin bedduasını aldığını açıklarken şunları söyledi:

“Eşim ve annem siyasette olmamı hiç istemediler. Eşim siyaseti bırakacağım günü kendisine verdiğim sözü tutacağım anı bekliyor. Annem ise bana çok beddua etti. Siyasetin içinde olmamı hiç istemedi. Anne bedduasından aslında çok korkarım, anne bedduası tutarda. Ama bir türlü bırakamadım. “

Kaynak – Halk TV

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR