Vahap Küçük’ün büyük cesareti: Cirosunun yüzde 82’sini gözden çıkarmış!

Doğanşehirli iş insanı Vahap Küçük, kriz döneminde aldığı radikal kararla küçük bir atölyeden uluslararası bir perakende devine uzanan başarı hikâyesini anlattı.

Sürmanşet - 27-10-2026 00:31

Türkiye’nin önde gelen hazır giyim markalarından LC Waikiki’nin büyüme hikâyesinde önemli rol oynayan Doğanşehirli yatırımcı ve hayırsever iş insanı Vahap Küçük, iş dünyasına örnek olacak açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin ekonomik krizlerle mücadele ettiği, şirketlerin küçüldüğü ve birçok işletmenin kapısına kilit vurduğu dönemde aldıkları cesur kararları anlatan Küçük, başarının arkasında özgüven, mücadele ve uzun vadeli düşünmenin bulunduğunu vurguladı.

Küçük’ün anlattığı hikâye, yalnızca bir markanın büyüme serüvenini değil, aynı zamanda kriz dönemlerinde alınan zor kararların bir şirketin geleceğini nasıl değiştirebileceğini de gözler önüne serdi. Bir dönem gelirlerinin neredeyse tamamını 700’den fazla bayiden elde eden şirketin, bu sistemden vazgeçerek kendi mağazalarını açma kararı alması, iş dünyasında risk almanın önemini ortaya koydu.

700 bayiden kendi mağazalarına uzanan yolculuk

Tekstil sektöründe bir atölyede başlayan girişimcilik yolculuğu, zaman içerisinde uluslararası ölçekte faaliyet gösteren büyük bir perakende yapılanmasına dönüştü. Ürünlerini otomobilinin bagajına koyarak mağaza mağaza dolaşıp satmaya çalışan girişimcilik anlayışı, yıllar içerisinde büyük bir markanın büyüme stratejisinin temelini oluşturdu.

Ancak bu başarıya ulaşmak kolay olmadı. Şirketin büyüme sürecinde ekonomik krizler, daralan piyasalar ve değişen ticaret koşulları önemli sınavlar yarattı. Özellikle 2001 ekonomik krizi döneminde Türkiye’de çok sayıda şirket küçülmeye giderken, işletmeler ayakta kalabilmek için farklı yollar arıyordu.

Vahap Küçük de o günlerde karşı karşıya kaldıkları tabloyu ve aldıkları kararın büyüklüğünü anlattı. Şirketin gelirlerinin büyük bölümünü oluşturan bayilik sisteminden vazgeçmek, ilk bakışta son derece riskli bir adımdı. Ancak Küçük ve ekibi, mevcut iş modelinin gelecekte büyümenin önünde bir engel oluşturabileceğini değerlendirerek farklı bir yol izlemeyi tercih etti.

85 milyon dolardan 15 milyon dolara geriledi

Küçük’ün açıklamalarına göre, bayilik sisteminden kendi mağazalarını açmaya geçiş sürecinde şirketin cirosu 85 milyon dolardan 15 milyon dolara kadar geriledi. Bayi sayısı ise 700’ün üzerinden yaklaşık 100 seviyesine düştü.

Bu tablo, alınan kararın kısa vadede ne kadar ağır bir ekonomik sonuç doğurduğunu ortaya koyuyordu. Gelirin çok büyük bir bölümünden vazgeçmek, iş dünyasında pek çok yatırımcının kolay kolay göze alamayacağı bir riskti. Üstelik ekonomik koşulların zorlaştığı, şirketlerin küçülmeye çalıştığı bir dönemde böylesine büyük bir dönüşüme girişmek, ciddi bir kararlılık gerektiriyordu.

Ancak Küçük’e göre önemli olan yalnızca o gün elde edilen ciro değildi. Asıl mesele, şirketin gelecekte nasıl büyüyeceği ve hangi iş modeliyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağıydı.

Bu yaklaşım, kısa vadeli kazançtan vazgeçerek uzun vadeli hedeflere odaklanmanın somut örneklerinden biri olarak öne çıktı. Bayilik sisteminin sağladığı mevcut geliri korumak yerine kendi mağazalarıyla büyümeyi hedefleyen şirket, böylece uluslararası perakendecilik yolunda farklı bir yapılanmaya yöneldi.

“Sen olsan cironun yüzde 82’sini bırakır mısın?”

Vahap Küçük, Hisse Sepeti’ne yaptığı açıklamada, kararın arkasındaki düşünceyi çarpıcı ifadelerle anlattı. Türkiye’nin ekonomik sıkıntılar yaşadığı, şirketlerin kapandığı ve herkesin küçülmeye çalıştığı bir dönemde önemli bir tercih yaptıklarını belirten Küçük, şöyle konuştu:

“Türkiye çöküyordu. Şirketler kapanıyordu. Herkes küçülüyordu. Bizim 700'den fazla bayimiz vardı ve gelirimizin neredeyse tamamı onlardan geliyordu.”

Alınan kararın ne kadar büyük bir risk taşıdığını anlatan Küçük, girişimcilik açısından dikkat çeken şu değerlendirmede bulundu:

“Sen olsan cironun yüzde 82'sini atar mısın? Atmazsın. Yani biz kendimize güvendik, yaptığımız işe güvendik ve mücadele ettik.”

Küçük’ün bu sözleri, iş hayatında başarıya ulaşmanın yalnızca mevcut kazancı korumakla sınırlı olmadığını gösterdi. Bazen gelecekte daha büyük hedeflere ulaşabilmek için bugünkü kazanımlardan vazgeçmek gerekebiliyor. Burada belirleyici olan ise alınan riskin arkasında sağlam bir hedefin, inancın ve çalışma kararlılığının bulunması.

Krizden çıkışın anahtarı: Kendine güvenmek ve mücadele etmek

Ekonomik krizler, işletmeler açısından yalnızca finansal kayıplar anlamına gelmiyor. Aynı zamanda yönetim anlayışının, iş modellerinin ve geleceğe ilişkin planların da yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.

Vahap Küçük’ün anlattığı süreçte de mevcut düzeni korumak yerine yeni bir yapılanmaya gitmek, başlangıçta ciddi kayıpları beraberinde getirdi. Ancak şirketin geleceğine ilişkin hedeflerden vazgeçilmemesi ve yeni bir iş modeline yönelinmesi, büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri oldu.

Küçük, insanların öncelikle kendilerine güvenmeleri gerektiğini, ardından mücadele etmeleri ve çalışmaları gerektiğini ifade etti. Onun yaklaşımında başarı, yalnızca sermaye sahibi olmakla ya da doğru zamanda yatırım yapmakla açıklanmıyor. İnsanın kendi emeğine inanması, zorluklar karşısında geri adım atmaması ve hedefleri doğrultusunda çalışmayı sürdürmesi de büyük önem taşıyor.

Özellikle ekonomik belirsizliklerin yaşandığı dönemlerde girişimcilerin karşısına çıkan en önemli sorunlardan biri, mevcut kazancı kaybetme korkusu oluyor. Küçük’ün hikâyesi ise bazen değişime direnmenin de bir risk oluşturabileceğini hatırlatıyor. Bugün kazanç sağlayan bir iş modeli, yarının büyüme hedefleri karşısında yetersiz kalabiliyor.

Küçük bir atölyeden uluslararası marka hikâyesine

Vahap Küçük’ün sözünü ettiği dönüşüm, zaman içerisinde Türkiye sınırlarını aşan bir büyüme hikâyesine dönüştü. LC Waikiki, uluslararası pazarlarda yaygınlaşan mağaza ağıyla hazır giyim sektörünün önemli oyuncularından biri haline geldi.

Küçük’ün aktardığı bilgilere göre marka, 53 ülkede yaklaşık 1.200 mağazaya ulaşan bir yapıya kavuştu. Bir dönem ürünlerini otomobilinin bagajında taşıyarak mağaza mağaza dolaşan girişimcilik anlayışından, çok sayıda ülkede mağazaları bulunan uluslararası bir perakende zincirine uzanan bu yolculuk, uzun vadeli hedeflerin önemini ortaya koydu.

Bu başarı hikâyesinin dikkat çeken taraflarından biri de büyümenin kesintisiz ve sorunsuz gerçekleşmemiş olması. Şirketin yaşadığı ciro kaybı, bayi sayısındaki düşüş ve ekonomik zorluklar, dönüşümün kolay bir süreç olmadığını gösteriyor. Buna rağmen yeni bir iş modelinde ısrar edilmesi, uzun vadeli büyüme hedefinin korunmasını sağladı.

Malatya ve Doğanşehir’e yatırımlarıyla da dikkat çekiyor

Doğanşehirli iş insanı Vahap Küçük, iş dünyasındaki başarılarının yanı sıra memleketi Malatya’ya yönelik yatırımları ve hayırseverliğiyle de tanınıyor. Malatya ve Doğanşehir başta olmak üzere farklı alanlarda yatırımlar yapan Küçük, memleketiyle bağını sürdüren isimler arasında yer alıyor.

İş hayatında elde ettiği başarıyı memleketine yönelik çalışmalarla da destekleyen Küçük, yatırımcı kimliğinin yanında yardımseverliğiyle de takdir topluyor. Malatyalı bir girişimcinin küçük bir atölyeden uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir markanın büyüme hikâyesinde önemli rol üstlenmesi, kentteki girişimcilik potansiyeli açısından da dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.

Küçük’ün açıklamaları, özellikle iş kurmak, yatırım yapmak ve ekonomik zorluklara rağmen ayakta kalmak isteyen girişimciler açısından önemli mesajlar içeriyor. Başarının her zaman mevcut kazancı artırmak anlamına gelmediğini gösteren bu hikâye, bazen gelecekte büyüyebilmek için bugünün kazançlarından vazgeçmenin gerekebileceğini ortaya koyuyor.

Vahap Küçük’ün hikâyesinden çıkan en önemli ders ise şu: İnsan yaptığı işe ve kendisine güvenmeli, hedefleri doğrultusunda çalışmalı ve zorluklar karşısında mücadeleyi bırakmamalı. Çünkü kimi zaman büyük başarıların kapısını açan karar, herkesin korumaya çalıştığı kazançtan vazgeçebilme cesareti oluyor.

Günün Diğer Haberleri