Malatya, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığı büyük sarsıntının sosyal, ekonomik ve demografik izlerini bu kez rakamlarla değil, ortak akılla masaya yatırdı. Malatya Kent Konseyi koordinasyonunda bir yıl boyunca yürütülen ve “Deprem Sonrası Göçün Malatya İline Etkileri” başlığıyla gerçekleştirilen 8 ayrı çalıştayın sonuçları, düzenlenen lansman programıyla kamuoyuna açıklandı.
Nikah Sarayı’nda gerçekleştirilen programa Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, üniversite rektörleri, kamu kurumlarının yöneticileri, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile kentin neredeyse tüm protokolü katıldı. Programda paylaşılan rapor, depremin yalnızca binaları değil, Malatya’nın insan yapısını da nasıl etkilediğini ortaya koydu.

Programın en dikkat çeken bölümünde konuşan Vali Seddar Yavuz, depremle birlikte yaşanan göçün yalnızca istatistiklerle açıklanamayacağını vurguladı. Yaşanan sürecin bir “felaket” olduğunu açıkça kabul etmek gerektiğini belirten Yavuz, felaket dönemlerinin toplumda kuralsızlık algısını beslediğine dikkat çekti.
“Felaketler insanlarda hem yoğun bir yardım duygusu hem de kuralsızlık hissi oluşturur” diyen Vali Yavuz, bu nedenle deprem sonrası dönemde radikal kararlar almak zorunda kaldıklarını ifade etti. Rezerv alan kararlarının önemine işaret eden Yavuz, bu adımlar atılmasaydı Malatya’nın plansız ve kontrolsüz yapılaşmayla karşı karşıya kalacağını söyledi.

Konuşmasının en çarpıcı bölümünde ise şehrin geleceğinin insan kaynağıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Vali Yavuz, şu ifadeleri kullandı:
“Bir şehri ayakta tutan o şehrin eşrafıdır. Eşraf, o şehrin ışığıdır. Aydın ve nitelikli insanların şehirden ayrılmamasını önemsiyoruz. Aksi halde sokaklar şehri yönetir. Kontrolsüz toplumsal hareketlerden rahatsız oluruz. Sürü politikası tehlikeli bir politikadır.”

Vali Yavuz, fiziki anlamda Malatya’nın büyük ölçüde toparlandığını ancak asıl meselenin bundan sonra başladığını belirterek, “Muhteşem bir Malatya inşa ettik ama şehri güzelleştiren insanlar. Sorun fiziki değil; bu yapıyı kullanacak insanları yetiştirmektir” dedi. Artık kentin yarınının konuşulması gerektiğini söyleyen Yavuz, vatandaşlara felaket psikolojisinden çıkmaları çağrısında bulundu.
Kent Konseyi tarafından hazırlanan raporun detayları da programda paylaşıldı. Deprem sonrası göç ve demografik değişimden, psiko-sosyal etkilere; ekonomiden kent kimliğine, kamu kurumlarından sivil topluma kadar geniş bir başlık yelpazesinde ele alınan 8 çalıştaya toplam 750 kişi katkı sundu.

Sunumda konuşan Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Batar, çalıştayların yalnızca bugünü değil, yarını da planlamak amacıyla yapıldığını söyledi. Bir yıl boyunca yürütülen çalışmanın sonucunda ortaya çıkan raporun özellikle sade bir dille hazırlandığını vurgulayan Batar, “Rakamlarla boğmak yerine, şehrin geleceğine dair ortak aklın projeksiyonunu ortaya koymak istedik” dedi.
Üniversiteler adına söz alan Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, deprem sonrası akademik kadro ve öğrenci sayısında ciddi bir düşüş yaşandığını ancak hızlı bir toparlanma sürecine girildiğini belirtti. 2024-2025 döneminde akademik performansta yüzde 60’a yakın artış yaşandığını ifade eden Bentli, üniversitelerin yeniden tercih edilir hale geldiğini söyledi.
İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise deprem sonrası sorumluluk bilinciyle sahaya indiklerini belirterek, çalıştaylara 27 akademisyenle katkı sunduklarını kaydetti. Akpolat, hazırlanan raporun kent yöneticileri için önemli bir yol haritası sunduğunu ifade etti.

Programda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise deprem sonrası süreçte konut üretimi ve kira fiyatlarına değindi. TOKİ ve Emlak Konut eliyle 105 bin bağımsız bölümün yapıldığını, yerinde dönüşümle birlikte bu sayının 120 bini aştığını belirten Er, kira fiyatlarının ciddi şekilde gerilediğini söyledi. “Malatya eskisinden daha iyi olacak” diyen Er, yapılan yatırımların merkezi desteklerle mümkün olduğunu vurguladı.
Lansman programı, yapılan 8 çalıştaydan elde edilen tespit ve önerilerin özetlenmesiyle sona ererken, Malatya’nın deprem sonrası yalnızca yeniden inşa edilmediği, aynı zamanda nasıl bir şehir olmak istediğini tartışmaya başladığı mesajı öne çıktı.

Admin
Yönetici

















