Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
14 NİSAN Salı 15:45

Babacan: “Bakana istifa edeceğimi söyleyip çarşıyı kurtardık!

Milletvekili Abdurrahman Babacan hizmet yolunda bilinmeyenleri anlattı. İstifa resti karşılık buldu. Cumhurbaşkanından neden fırça yedi?

Manşet
Giriş Tarihi : 05-04-2026 13:54   Güncelleme : 05-04-2026 20:26
Babacan: “Bakana istifa edeceğimi söyleyip çarşıyı kurtardık!

 

Kenan Kaya (Özel Haber) – Malatya’nın mütevazı ve değeri tam olarak henüz anlaşılmayan Milletvekili Abdurrahman Babacan tüm bilinmeyenleri anlattı. Zamanında Bakan Mehmet Özhaseki ile ciddi bir mücadele süreci yaşadıklarını anlatan Babacan tüm bilinmeyenleri Kenan Kaya’ya anlattı.

Bakan Özhaseki’nin Malatya çarşısı için bazı öneri ve uyarılara olumlu bakmaması üzerine, “Sonunda dedim ki, ‘Sayın Bakanım bu çarşı Malatya’ya yakışmıyor, bizi dinlemeyecekseniz, ben istifamı vereceğim. Milletvekili dinlenmiyorsa bu görevde kalmamın da bir anlamı yok. Cumhurbaşkanımıza istifamı vereceğim, ama verirken gerekçesini de izah edeceğim’. Bu söz üzerine dinlenilmeye başlandık ve çarşı projesi yenilemesi başladı” ifadelerini kullandı.

AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, Malatya Kalite Haber’e yaptığı açıklamalarda Malatya Çarşısı süreci, rezerv alan tartışmaları, İnönü Üniversitesi yatırımları ve Cumhurbaşkanı ile yaşanan görüşmeleri tüm detaylarıyla anlatarak “Şovu hayatın hiçbir alanında doğru bulmuyorum, mesele, şehri daha iyi bir yere getirebilmek” dedi.

Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde sahadaki aktif çalışmalarıyla dikkat çeken AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, Malatya Kalite Haber’e kapsamlı açıklamalarda bulundu. Meclis’te gerçekleştirilen özel röportajda Babacan, hem Malatya’da yürütülen projelere hem de devlet kurumlarıyla yaşanan süreçlere ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yaptı.

Röportaj boyunca Babacan’ın en çok üzerinde durduğu konu ise siyaset anlayışı oldu. Milletvekilliğini bir “gösteri alanı” olarak görmediğini vurgulayan Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Üniversite günlerimi özlüyorum. Ben ülkeme hizmet etmek istiyorum. Siyasete de bunun için girdim. Zaten siyasetin anlamı da budur: kendi donanımınızı, o döneme kadar biriktirdiklerinizi hayatınızın belirli bir zamanı için memleketinizin, vatanınızın, ülkenizin hizmetine sunmak. Milletvekili olmak, milleti temsil etmektir. Milleti temsil ederken şov yapamazsın. Şov yapıyorsan kendin için yapıyorsundur.”

Babacan, siyasetteki duruşunu anlatırken Malatya’ya bakışını da şu sözlerle ifade etti:

“Biz hizmet etmek için seçilmiş kişileriz; millet bize güvenmiş ve bunun için oy vermiş; gücümüz yettiğince şehre hizmet etmeliyiz. Bu hizmetleri yaparken şov yapmaya gerek yok. Çünkü halk bize bu görevi verdi. Malatya çarşısı için çok mücadele ettim. Malatya’nın çarşısı bu şehre yakışmıyordu. Bir alışılmışlık, bir gelenek var. İnsan çarşıya gittiğinde nefes almak ister. Çoluğu çocuğu ile gezmek, güzel zaman geçirmek ister. Ama bu mümkün değildi. Onun için çok itiraz ettik, önceleri ciddi bir dirençle karşılaştık; uyarılarımız, önerilerimiz dinleniyor gibi görünüyor fakat sonrasında bürokrat arkadaşlar yine kafalarına göre davranıyordu. Bir önceki Sayın Bakanımız ile çok tartıştım, hatta bir noktaya geldi ve istifa edeceğimi söyledim.

Sayın Cumhurbaşkanımıza istifa dilekçemi verirken gerekçelerimi de anlatacaktım. Bunu söyleyince dikkate alındık. Ardından Sayın Kurum geldi. Kendisi ile gerçekten tam bir uyum içinde çalışıyoruz. Dinliyor. Halkı da dinliyor. Malatya çarşı projesi gecikti ama toparlandı. Bu sürecin tamamına Mimarlar Odası Başkanımız ve ekibi de şahittir, istişare içinde olduk hep. Çarşıda ciddi düzenlemeler ve iyileştirmeler oldu. Gerçekten Malatyalının seveceği; güzel, modern ve lüks bir konseptle inşa edilmiş bir Çarşı oldu.”

Özellikle bazı esnaf temsilcileri ile bu süreçte sıkıntılar yaşayan Milletvekili Babacan, “O dönemlerde ciddi sorunlar yaşadık. Tehdit edildik, hatta ciddi para teklif edildi. Ama bunların hiçbirisini görmedik, çok umursamadık. Bizim görevimiz belli bir kesime hizmet değil, Malatya’ya hizmet etmekti. Bunu da yaptık çok şükür. Bir gün tüm bu yaşadıklarımı kaleme alacağım. Malatyalı tehditlere boyun eğmez” dedi.

Malatya’nın yeni yapılanmada İkizce ve Orduzu kıskacından kurtulmasını ve şehir merkezinde rezerv alanların açılmasını da sağlayan AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, özellikle şehir merkezinin korunması gerektiğini belirterek bu konu ile ilgili gelişmeleri ise şöyle anlattı:

"Malatya şehir merkezi komple yıkılmıştı; vatandaş deprem sonrası kendi imkânlarıyla burayı ayağa kaldıramayacağına göre tek çıkış yolu vardı: devleti, TOKİ'yi mahalle mahalle, sokak sokak şehrin merkezine indirmek. Bu ise devletin normalde yapmadığı bir uygulama. TOKİ böyle çalışmıyor. Şehrin görece uzak yerlerinde belirli yerler tespit ediyor ve orada altyapısıyla binlerce konut yapıyor ve nihayetinde hak sahiplerini tamamlıyor. Malatya'da da ilk plan buydu. Fakat bu plana ben özellikle çok karşı çıktım. Çünkü eğer şehir merkezini bu şekilde bıraksaydık merkez belki 10-15 yılda ayağa kalkamazdı.

İkincisi ise Malatya'nın kendi kültüründen, kendi dokusundan değil, farklı, dışarıdan gelen bir sosyoloji şehir merkezine yerleşecekti. Bu da Malatya'nın kültürel yapısının ve sosyolojik dokusunun tamamen değişmesi anlamına gelecekti. Bir nevi Mersin’leşme ihtimali söz konusuydu. Sosyolojik kompartmanlaşma deniyor buna. Bu, Malatya'nın Malatya olmaktan çıkması anlamına gelecekti. İşte tam bu yüzden Malatya'nın ayağa kalkmasını rezerv alanlar üzerinden ortaya koymaya dönük ciddi bir mücadele verdik. Ve şehir merkezinde rezerv alanların oluşturulmasını sağladık. Yerinde dönüşüm burada tek başına yeterli olmazdı. Kaldı ki yerinde dönüşüm hem organizasyon biçimi hem hukuki yapısı hem de finansman yapısı olarak çok gerçekçi ve şehrin kısa sürede ayağa kalkmasını sağlayacak bir proje türü değil. Yerinde dönüşüm ile Malatya’nın korunması ve ayağa kalkması mümkün değildi. Çünkü evi yıkılan bir vatandaş o dönem her şeyini kaybetmişti. Oturduğu, yaşamını sürdürdüğü yerde yeni yapacak gücü yoktu. Mecburen gitmek zorunda kalacaktı. Bunu engellemek için rezerv alanların Malatya şehir merkezinde yapılmasını sağladık. Sağ olsun Sayın Murat Kurum bizi anlayışla karşıladı ve yanımızda yer aldı. Malatya şehir merkezlerinde çok ciddi sayıda rezerv alanlar oluşturuldu. Bunun sayesinde vatandaşlarımız yaşadıkları yerlerden koparılmadı ve Malatya korundu.

Sayın Bakanımız ve ekibine teşekkür etmemiz gerekiyor. Bu rezerv alanlar sayesinde Malatya özünü, kültürünü ve dokusunu korudu. Yani sosyolojik olarak çok farklı katmanlardan oluşan bir şehir olmaktan kurtuldu. Mersin örneğini bu bağlamda veriyorum, yanlış anlaşılmasın."

İnönü Üniversitesi'nde yıkılan binalar için de ciddi uğraşlar veren, hatta bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan azar işiten Abdurrahman Babacan, “Evet Sayın Cumhurbaşkanımız o gün bize kızdı ama bugün üniversitemizde ihtiyaç olan binalar yükseliyor. Biz kendisini bir baba olarak görüyoruz. Tam olarak öyle bir hürmetimiz ve sevgimiz var. Sayın Erdoğan bizim liderimiz ve bir baba evladına fırça atabilir, bu bizim zorumuza gitmez. Aksine ondan sonra Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı tarafından arandım, eksikler sorulunca mutlu oldum” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üniversitemiz ciddi hasar görmüştü. 21 binamız yıkılmıştı. Ben de Sayın Cumhurbaşkanımıza bunu arz ettim. Sanırım biraz aşırı ısrara kaçtım. Ben ısrarla anlatınca Sayın Cumhurbaşkanımız biraz kızdı. Kendisi bizim liderimiz ve babam gibi görüyorum. Bir baba evladını azarlar da. Sonrasında Cumhurbaşkanlığı tarafından aranılıp konu ile bilgi istenildi. İşte o zaman mutlu oldum. O an o ısrarlarım dolayısıyla bize kızan Sayın Cumhurbaşkanımız aslında meseleyi not almış ve talebimizi dikkate almış. Onun sonrasında ise bugün Üniversitemizde acil yapılması gereken 4 binanın inşaatı başladı."

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o günkü terslemesi bazı basın organlarında, “Erdoğan Babacan’ı tanımadı, Milletvekili Babacan Cumhurbaşkanı tarafından tanınmadı ve ‘Sen kimsin?’ diye yanlış yorumlanmıştı. Tıpkı bu şehir için gece gündüz şov yapmadan çalışan ve adı ‘turist vekile’ çıkması gibi.  Deprem sonrası şehrin inşası ve toparlanmasında bu hususların yanı sıra, şehrin uzun yıllardır bitirilemeyen büyük projelerinin de bu dönemde tamamlanacağını aktaran Babacan,

 

"Bir yandan şehrin deprem sonrası ayağa kalkmasını doğru bir usul ve bir gelecek perspektifiyle yürütürken bir yandan da yıllardır şehrin gündeminde olan fakat yılan hikayesine dönmüş büyük projeleri de bu dönem tamamlayacağız, artık sona geldik.

Bunlardan ilki Kuzey Çevre Yolu. İlk göreve başladığımda gördüğüm, burada bir takım müteahhitler birkaç kez başlamış bırakmış ve süreç tam bir belirsizliğin içindeydi. Sağ olsun Ulaştırma Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu ile çok koordineli, yakın ve güzel bir süreç neticesinde önce 1. etabın eksiklerini tamamladık, sonrasında 2. etabı tamamlayarak açtık ve şimdi de son etabı yapıyoruz, burada da oldukça iyi ve hızlı ilerliyor. Ve Ağustos ayında inşallah 53,5 kilometrelik yolun tamamı açılmış olacak. Şu an Kayseri girişinden Battalgazi Ali Baba Mezarlığı'na kadarki 38,5 kilometrelik kısmı zaten açıldı; kalan 15 kilometrelik kesimin ise inşaat süreci çok hızlı ilerliyor, nasip olursa yaz bitmeden hem Malatya'nın hem de diğer doğu şehirlerinin beklediği çevre yolu hizmete girmiş olacak. Bunun için 3 yıldır neredeyse her ay Sayın Bakanımız ile bu süreci takip ediyorum; artık sona geldik.

Bir diğer önemli yatırım, yeni Havalimanı.

Göreve geldiğimizde burada da aynı manzara ile karşılaştık. Aynı şekilde, birkaç kez farklı müteahhitler başlamış bırakmışlar ve iş sürüncemede kalmış. Göreve gelir gelmez buranın ihalesine genişleterek çıktık ve güçlü bir firma ihaleyi alarak çok hızlı bir şekilde işi ilerletti ve orada da sonuna geldik. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde yeni havalimanı, eskisinden 3,5 kat kapasiteli, her yönüyle şehre çok yakışacak bir havalimanı geliyor.

Yine diğer önemli büyük yatırım Adalet Sarayı. Şehirde 6-7 farklı yere yayılmış bir adliye yapısı uzunca bir zamandan beri gündemde olan fakat hayata geçmemiş bir adalet sarayı ihtiyacını gündemimize getirdi. Burada da sağ olsun bir önceki Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç ve Bakan yardımcımız Sayın Ramazan Can, bir Malatyalı gibi sürece sahip çıktılar ve bölgenin en büyük, en modern Adalet Sarayı inşaatına hızla başladık. Haziran ayında tamamlanacak ve adli yıl açılışında Eylül'de açılışını yapmış olacağız. Adalet hizmetleri açısından bir başka güzel durum ise: Bölge Adliye Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesi ve Adli Tıp Kurumu'nu Malatya'ya kazandırdık. Bu, bölgenin adalet hizmetleri merkezinin Malatya olması demek" ifadelerini kullanan Abdurrahman Babacan son olarak şunları söyledi:

“Esasen üniversiteyi özlüyorum; gençleri yetiştirmek, bu ülkeye hizmet edecek donanımlı gençlerin yetişmesine katkı sunmak bence çok temel iş. Ülkesine, vatanına, memleketine bağlı, değerlerinin farkında ve aynı zamanda donanımlı ve kendisini yetiştirmiş gençler bir ülkenin temel gücü. Türkiye'nin güçlü olmasını istiyorsak sabırla, yorulmadan bu alana yönelmemiz ve buraya yatırım yapmamız gerekiyor. Bu bakımdan kendi mesleğime, alanıma dönüp araştırmalar yapmak istiyorum. Ancak bu dönem Malatya için çok zor, çok kritik, çok önemli bir dönemdi. Malatya’ya hizmet etmek bu bakımdan hem güzel hem önemli oldu. İnsanın memleketiyle arasında özel bir bağ vardır. Toprak bunu sağlar; havası, suyu, yaşanmışlıkları... Doğduğum yer burası. Dedem, nenem, büyüklerim bu topraklara emanet, bu toprakların koynunda yatıyorlar. Memleketimi seviyorum. Malatya mutlaka layık olduğu konuma gelecek. Bunun için çalışıyoruz. Hizmet yaparken bu bilinci bilmek ve şovdan uzak durmak gerekiyor.”

Malatya Valisi Seddar Yavuz’un göreve geldikten sonra Malatya’da çalışmaların hızlandığına vurgu yapan Babacan, “Kendisi Malatya için önemli bir kazanım. Geldiği andan itibaren Malatya için geceli gündüzlü çalışıyor. Tüm hizmet ve çalışmaları yerinde denetleyip gördüğü eksikliklerin giderilmesini sağlıyor. Başta biz ve tüm paydaşlar ile uyum içinde çalışıyor. Sayın Valimiz Malatya için gerçekten bir şans. Sayın Cumhurbaşkanımız kendisini Malatya’ya görevlendirirken gerçekten Seddar Beyin yapacaklarını bilerek görevlendirmiş. Seddar Bey belediyeler, kurumlar ve vatandaşla tam bir uyum işçinde çalışmaya devam etmekte. Bundan dolayı da Malatya’da her şey yolunda gidiyor” ifadelerini de kullandı. Bazılarına göre ‘Turist vekil’ olan Abdurrahman Babacan Malatya ve ülke için çalışmaya devam ediyor. Bir taraftan partisinin kendisine verdiği Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi üyelik görevi, bir taraftan ülkenin terörden kurtulması için ‘Terörsüz Türkiye’ komisyonu üyeliği, bir taraftan AK Parti'nin TV sözcülüğü, bir taraftan da Malatya hizmetleri ile hizmetine devam ediyor.

 

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR