Kenan Kaya ( Özel Haber) - Ramazan ayı… Sofraların sadece yemekle değil, duayla kurulduğu; kapıların gösteriş için değil, gönül almak için çalındığı bir zaman. Bu ayda yapılan her hareket, söylenen her söz daha fazla anlam taşıyor. Çünkü Ramazan, siyaset üstü bir hassasiyet gerektiriyor.
Malatya’da da her akşam farklı bir mahallede iftar ziyaretleri yapılıyor. Milletvekilleri, parti temsilcileri, yöneticiler vatandaşın evine konuk oluyor. Ancak bu ziyaretlerden biri, Ramazan’ın ruhuna dair büyük bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

CHP Malatya Milletvekili ve muhalefetin lideri Veli Ağbaba, Taştepe Mahallesi’nde bir ailenin iftar sofrasına konuk oldu. Ziyaret profesyonel bir çekimle kayda alındı ve sosyal medyada paylaşıldı. Video, şu sözlerle başladı:
“Malatya’nın en fakir mahallelerinden birisinin iftar sofrasına konuk olduk.”
Bu cümle, daha ilk saniyede tartışmanın fitilini ateşledi. Çünkü bir mahallenin “en fakir” olarak etiketlenmesi, ardından bir ailenin gelirinin kameralar önünde konuşulması birçok kişi tarafından doğru bulunmadı.
Veli Ağbaba, ev sahibine dönerek şu soruyu yöneltti:
“20 bin lira geliriniz var, öğrencileriniz de var. Nasıl geçiniyorsunuz?”
O an evdeki sessizlik dikkat çekti. Baba gözlerini kaçırdı. Yutkundu. “Geçinemiyoruz” dedi. Cümle kısaydı ama ağırlığı büyüktü.

Ramazan sofrasında bir babanın çaresizliğinin kayda alınması, Malatya’da ciddi bir vicdan muhasebesine yol açtı. Videoya 28 bin 700 beğeni gelirken, 1.122 yorum yapıldı. Ancak yorumların önemli bir bölümü tepki içeriyordu.
“Hacı ayıp sana, o perdede reklam vermedin olmaz böyle”
“İftar sofrasında geçim hesabı yapılmaz”
“Propaganda yapacağına yardım et”
“Madem gittin, her ay destek ol”
“Kameraya değil kalbe oynayın”

Dikkat çeken bir başka nokta ise şu oldu: Malatya meselelerini Meclis’te en fazla gündeme getiren, depremden kayısıya kadar her konuda kürsüde şehrini savunan isim olarak bilinen Veli Ağbaba’nın böyle bir paylaşım yapması, tepkileri daha da büyüttü.
Birçok Malatyalı, “Şehrimizi gündemde tutan bir milletvekili böyle bir görüntü vermemeliydi” yorumunda bulundu. Çünkü beklenti yüksekti. Çünkü Veli Ağbaba’dan beklenen, mahremiyeti zedelemeden sorunları anlatmasıydı.
Elbette geçim sıkıntısı konuşulacak. Elbette yoksulluk dile getirilecek. Ancak bir babanın “geçinemiyoruz” derken yaşadığı mahcubiyetin milyonlara izletilmesi, Ramazan’ın ruhuna uygun muydu? Tartışma tam olarak bu noktada düğümlendi.

Malatya muhalefetinin tek milletvekili ve bir nevi lideri olan Veli Ağbaba’nın videosunda ki eleştirisel yorumlar şöyle devam etti:
“Hacı ayıp sana, o perdede reklam vermedin olmaz böyle”
“Eyvallah güzel yapmışsın, videoda çekeceksin ama sıf video çekeceksin diye adamların yüzüne baka baka, ‘ Malatya’nın en yoksul mahallesindeyim diyorsun, ayıp, ayıp siyaset bu kadar da çirkin olamaz?”,
“Önce oruç tut sonra iftara git, şov yapma”
“İftar sofrasında emekli maaşı üzerinden siyaset yapılmaz. Dinden, peygamberden konuşulur, birileri söylesin şunlara”
“Elektrik faturası kimin 4 bin gelmiş şimdiye kadar bu doğalgaz değil”
“Veli bırak bu işleri sana buradan ekmek çıkmaz”
“Kussam mı kusasım geldi”
“Veli boş boş propaganda yapacağına bir maaş bağış yapsana aileye işiniz gücünüz şeytanlık”
“Veli bey tiyatro çevirmeyin”
“madem iftara gittin bu aile 4 bin lira ile nasıl geçinir her ay yardımda bulunsaydın”
“Veli Ağbaba iftar sofrasında siyaset yapma ya hayır konuş. Seni kale iyi tanır”
Aynı günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise İstanbul’da bir ailenin iftar sofrasına konuk oldu.
Ziyaret sade bir ortamda gerçekleşti. Erdoğan, iftar öncesinde aile fertleriyle sohbet etti, çocuklarla yakından ilgilendi. Ramazan ayının birlik, dayanışma ve paylaşma ruhuna vurgu yaptı.
Ancak gecenin en dikkat çekici anı, evin gençlerinden birinin kanser hastası olduğunun öğrenilmesiyle yaşandı. Cumhurbaşkanı bu bilgiyi aldıktan sonra konuyu geçiştirmedi. Tedavi sürecinin hızlandırılması ve gerekli sağlık desteğinin sağlanması için talimat verdi. Aileye sürecin yakından takip edileceği iletildi.
O sofradan bir tartışma değil, bir umut çıktı.
Kamuoyunda yapılan kıyas da bu iki sahne üzerinden şekillendi:
Bir tarafta kameralar önünde “Nasıl geçiniyorsunuz?” sorusu…
Diğer tarafta “Bu evladımızın tedavisi takip edilecek” talimatı…
Bir tarafta sosyal medyada büyüyen eleştiriler…
Diğer tarafta bir hastaya uzanan destek eli…
Ramazan ayı gösterişin değil, gönülden yapılan iyiliğin ayı. Malatya’da bugün konuşulan mesele sadece bir video değil; siyasetçinin iftar sofrasındaki duruşu.
Ve görünen o ki, bu haber daha uzun süre Malatya kamuoyunda tartışılmaya devam edecek.





Admin
Yönetici














