Kenan Kaya ( Özel Haber) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Doğanşehir ziyareti sırasında yaptığı konuşma, içeriğinden koparılarak kamuoyuna sunulunca ortaya gerçeklerle bağdaşmayan bir tablo çıkarıldı. Özel’in sözleri, CHP’nin deprem bölgesine yönelik tüm çalışmalarını anlatıyormuş gibi servis edilirken, konuşmanın asıl bağlamı görmezden gelindi. Bu durum, siyasi bir eleştiriden çok, bilinçli bir yönlendirme tartışmasını beraberinde getirdi. Bu algıya Ak Parti Milletvekili Abdurrahman Babacan’da dâhil oldu.

Doğanşehir’de halka hitap eden Özgür Özel, konuşmasında CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın deprem sürecinde Malatya ve Doğanşehir için yürüttüğü ısrarlı temasları ve CHP’li belediyelerden alınan destekleri örnek olarak anlattı. Özel, bu noktada açık bir dil kullanarak şunları söyledi:
“Veli Ağbaba Malatya, Malatya diyerek bizi hiç rahat bırakmıyor. Bizden, belediyelerden istemesi bitmiyor. İstemekle de kalmıyor, istiyor ve alıyor. İyi ki Veli Ağbaba var.”
Bu sözler, deprem sonrası Malatya için verilen mücadelenin bir fotoğrafı niteliğindeydi. Ancak asıl çarpıtma, Özel’in neden bu örnekleri anlattığını açıkça ifade ettiği bölümün görmezden gelinmesiyle başladı. Özgür Özel, bu desteği anlatma gerekçesini şu sözlerle net biçimde ortaya koydu:

“Biz deprem bölgesine yapılan hizmetlerden hiç bahsetmeyi sevmiyoruz. Ama Erdoğan ‘Bir şey yapmıyorlar, turist gibi geziyorlar’ demesi üzerine Veli ağabey ısrar etti, söyleyeyim. Bakın Veli Ağbaba Doğanşehir’e neler yaptırmış.” Diyerek Veli Ağbaba’nın CHP’li Belediyelerden Doğanşehir için aldığı hizmetleri bir bir sıraladı.
Bu cümleler, konuşmanın omurgasını oluşturmasına rağmen, servis edilen haberlerin çoğunda ya hiç yer almadı ya da özellikle arka plana itildi. Bunun yerine, Özel’in anlattığı destekler sanki CHP’nin deprem bölgesine yaptığı tüm çalışmaların toplamıymış gibi sunuldu.

Bazı yayın organları tarafından yanlı olarak servis edilen konuşma kısa sürede yüz binlerce kez izlenen bu kesilmiş ve daraltılmış içerikler, ulusal medyada da geniş yer buldu. Tartışma hızla büyürken, siyasi polemik algı üzerinden yürütüldü. Oysa ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek vardı: Özel, bir örnekleme yapmış, bir duruma cevap vermişti; genel tabloyu çizdiğini iddia etmemişti.
Bu algı tartışmasına AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan da dâhil oldu. Babacan, Özgür Özel’in Doğanşehir’de anlattığı destekleri hedef alarak şu ifadeleri kullandı:

“CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel’in saydığı bu ‘büyük’ hizmetlerin toplamı 1 daire etmiyor. Yani: 455 binde 1 etmiyor.
İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere çok sayıda büyükşehrin devasa bütçelerini yıllardır yöneten CHP, orta ölçekli herhangi bir iş insanının Malatya’ya yahut Hatay’a yahut Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep’e yaptığı yatırımın yüzde birini yapmamış.
Bu, esasında imkanla ilgili bir durum değil. Bu, ülkeyi gerçekten dertlenmekle, insanların derdini kendi derdi olarak bilmekle ilgili bir şey.”
Babacan’ın açıklamasının ardından paylaştığı video da aynı çerçevede tartışıldı. Devletin yaptığı hizmetlerle, Özel’in örnek olarak anlattığı desteklerin yan yana konulması, konuşmanın ruhunu ve amacını tamamen başka bir noktaya taşıdı.
Deprem gibi acının hâlâ taze olduğu bir konuda, bir siyasi liderin sözlerini bağlamından koparıp başka bir anlama sürüklemek, eleştirinin ötesinde bir tutum olarak değerlendirildi. Tartışmanın merkezinde artık “kim ne yaptı”dan çok, kimin neyi nasıl anlattığı ve nasıl anlattırdığı yer alıyor.
Ortaya çıkan tablo ise şu soruyu beraberinde getiriyor:
Bir konuşmayı kesip biçerek servis etmek mi gerçekleri ortaya koyar, yoksa algıyı mı büyütür?

Admin
Yönetici


















