Kenan Kaya ( Özel Haber) - Dünyaca ünlü, coğrafi işaret belgesine sahip Malatya Kayısısı ile ilgili tartışmalar yeniden alevlendi. Daha önce de benzer iddialarla gündeme gelen Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, bu kez çok daha sert ve ayrıntılı açıklamalar yaparak kayısı piyasasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ankara’da toptancılar çarşısında Malatya kayısısı diye İran ve Özbek kayısısının satıldığını kendisinin de satıl aldığını belirten Başkan, “Bu kayısı leylekler tarafından mı getiriliyor. Kayısıya su ve şekeri basıp Malatya kayısı gibi satıyorlar. Ülke ve Avrupa piyasasına sokuyorlar. Bunun adı ticaret değil düpe düz sahtekârlık. Bu sahtekârlara dur deyin artık. Malatya kayısısının değerini öldürüyorlar” dedi.

Kılınç, İran ve Özbekistan menşeli kayısıların Türkiye’ye kaçak yollarla sokulduğunu, bu ürünlerin Malatya kayısısı adı altında hem iç piyasada hem de ihracatta kullanıldığını ileri sürdü. İddiaların merkezinde ise gümrük kapılarında yapılan usulsüz işlemler yer aldı. Kılınç’ın açıklamaları, daha önce Malatya Kayısı Borsası’nın sert tepki gösterdiği benzer iddiaları da yeniden gündeme taşıdı.
BAŞKAN YUNUS KILINÇ’IN AÇIKLAMASI (AYNEN – KESİLMEDEN)
“İran kapısı dedikleri kapı kayısıda ihracatçılarımız dışarıdan kayısıyı getirip Malatya kayısısı diye satarken üreticimizi mağdur ediyorlar.

Gerçekten bu Kayısı İran Kapısına geçerken Kayısı olarak girmiyor. Faturada pirinç yazıyor. Pirinç adı altında kayısı ülkemize sokuluyor. Ülkemizin dört bir yanında İran Kayısısı, Özbekistan Kayısısı tüm toptancılarda var. Ben şu anda Ankara'da Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim toplantısına katılmak üzere geldim ve Ankara'nın Toptancılar Sitesi denen Gimat'a gittiğimde Gimat'taki toptancıların hepsine bu kayısı var. Şu anda Malatya kayısısı 860-900 TL’ye satılırken bu kayısıyı ben bir toptancıda 450 TL’den satın aldım ve bunun fişini de istedim. Ama ne yazık ki sahtekârların yapmış olduğunun üzerine bunu satan toptancının da sahtekârlık yaptığını, ülkenin ekonomisine zarar verdiğini ve fiş yerine ‘mali değeri yoktur’ diyerek kaçak gelen kayısının fişini dahi veremediler. Bu kayısılar elbette ki havadan yağmıyor. Türkiye mutlaka sınır kapısından geçiyor.”

“İTHALAT YOK DENİYOR AMA KAYISI HER YERDE”
Yunus Kılınç, Türkiye’nin kayısıda dünya birincisi olduğunu hatırlatarak, resmi kayıtlarda kayısı ithalatı bulunmadığını ancak piyasadaki durumun bunun tam tersini gösterdiğini ifade etti. Daha önce Tarım ve Orman Bakanlığı ile yaptığı görüşmelere de değinen Kılınç, bu çelişkinin mutlaka açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
“Yıllarca önce ben Sayın Tarım Bakanıma sormuştum. Sayın Bakanım, biz dünya kayısı birincisiyiz. Yılda 100 bin ton yaklaşık kuru kayısı dünyanın 115 ülkesine ihracat yapıyoruz. Neden bu kayısıyı biz dışarıdan ithal ediyoruz? Diye sorduğumda Sayın Bakanım hayır Türkiye'de ithalatımız kayısı ithalatımız yoktur. Ancak kayısının geldiğini ben de duyuyorum. Kaçak yollardan Türkiye'ye kayısı geliyor diye kendilerinin de bilgi aldığını bana söylemişlerdi. Burada bulunan kayısı İran ya da Özbekistan kayısısı. Bu kayısı Malatya kayısısı değil. Bunu madem ithalatımız yoksa bu kayısıyı Türkiye'ye leylekler mi getirdi?”

MALATYA EKONOMİSİ VE ÜRETİCİ ALARM VERİYOR
Kılınç, yaşananların sadece bir ticaret meselesi olmadığını, Malatya’nın ekonomik yapısını ve binlerce ailenin geçimini doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Malatya’da yaklaşık 45 bin ailenin kayısıdan geçimini sağladığını, mevsimlik işçilerle birlikte 200 bine yakın kişinin bu sektörden ekmek yediğini hatırlattı.
“Allah’tan gelen afetlere herkesin boynu kıldan ince. Fakat ülkemizde yaşanan bu ticaret ahlakı yüzünden üreticimiz sürekli mağdur ediliyor. Ürününü satamıyor, satsa bile maliyetinin çok altında satmak zorunda kalıyor.”
“BU TİCARET DEĞİL, AÇIK VE NET SAHTEKÂRLIK”
İthal kayısının şeker emdirilerek Malatya kayısına benzetildiğini öne süren Kılınç, bunun hem iç piyasayı hem de Avrupa pazarını çökerttiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu:
“Malatya Türkiye’nin dünyada kayısı birincisi olmasının devamını istiyorsanız lütfen bu işe müdahale edin. Tarım Bakanlığımız müdahale etsin. Gümrük ve Ticaret Bakanlığımız müdahale etsin. Bu işin adı ticaret değil. Bu işin adı açık ve net sahtekârlık.”
Kılınç’ın bu açıklamaları kayısı sektöründe yeni bir krizin habercisi olurken, gözler bir kez daha gümrük kapılarına, denetim mekanizmalarına ve ilgili bakanlıklara çevrildi.
Admin
Yönetici



















