Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “para” soruşturması kapsamında yürütülen davada yeni iddialar gündemi yeniden hareketlendirdi. Soruşturma dosyasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 41 sanığın yargılanmasına devam edilirken, kamuoyuna yansıyan yeni beyanlar siyasi tansiyonu yükseltti.
Dosyada yer aldığı öne sürülen ifadelerde, Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in “etkin pişmanlık” kapsamında ifade verdiği ve seçim sürecine ilişkin bazı kritik iddialarda bulunduğu ileri sürüldü. Bu kapsamda parti içi para trafiği, adaylık süreci ve seçim dönemine yönelik organizasyonlar hakkında çeşitli beyanların yer aldığı iddia edildi.

En çok tartışma yaratan iddialardan biri ise CHP Genel Merkezi’ne “1 milyon euro adaylık ücreti” teslim edildiği yönündeki ifadeler oldu. Ayrıca seçim döneminde otobüs alımı talep edildiği, bu alımın daha sonra nakde çevrildiği ve farklı yönlendirmeler yapıldığına dair iddialar da kamuoyuna yansıdı.
Söz konusu iddialar siyasette geniş yankı uyandırırken, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba tarafından sert bir açıklama yapıldı. Ağbaba, hem kendisine yöneltilen iddiaları hem de ortaya atılan beyanları kesin bir dille reddetti.

Ağbaba açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Gökhan Böcek'in etkin pişmanlık ifadesi olarak kamuoyuna yansıyan beyanlar gerçekle bağdaşmayan iftiralardan ibarettir. Benimle seçim öncesinde, ne seçim sonrasında, ne de geçmiş herhangi bir tarihte Gökhan Böcek'le bir ilişkim, iletişimim veya irtibatım asla olmamıştır. Telefon numarası dahi bende kayıtlı değildir. Hayatım boyunca Gökhan Böcek'i tanımadım. Kendisini ilk ve son kez 16 Eylül 2025 tarihinde babası Muhittin Böcek'i cezaevinde ziyaret ettiğim sırasında tanıdım. Ayrıca beyanlarında genel merkeze geldiği tarih olarak on beş günlük bir aralıktan bahsediyor. Yapılan incelemelerde belirttiği on beş günlük tarih aralığında CHP genel merkezine geldiğine dair hiçbir giriş çıkış bilgisi bulunmamaktadır.

Ankara'ya geldiğinde kendisini uçaktan kimin aldığını, kimin bıraktığını, genel merkezde nasıl geldiğini, kiminle irtibat kurduğunu söyleyememiştir. Verdiğini iddia ettiği parayı nereden aldığını açıklayamamış, parça parça ondan bundan topladığını ileri sürmüştür. Yani hukuki değil, delil teşkit edilebilecek hiçbir somut bilgi olmayan, tamamen hayal ürünü bir ifade kamuoyuna servis edilmiştir. Olmazsa olmaz delil zincirinin hiçbir halkasının bulunmadığı, ispatlanmadığı bir ifadeyle şahsıma ve partime iftira atılmaktadır.
Siyasi itibar suikasti amacı taşıyan bu tür iftiralara, karalama operasyonlarına boyun eğmeyeceğiz. Bu iftirayı organize edenlere tüm hesap hareketliliğimi, HTS ve baz verilerimi, ilgili tüm noktaların kamera kayıtlarını incelemeleri çağrısında bulunuyorum. Bu süreçte tüm hukuki haklarımı kullanarak suç duyurusunda bulunacağımı, iftira ve tazminat davası açacağımı bildiririm.”

Öte yandan soruşturma dosyasındaki iddialar ve karşılıklı açıklamalar siyasi gündemi daha da hareketlendirirken, süreçle ilgili yeni gelişmelerin önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Hem yargı sürecinin seyri hem de siyasi açıklamalar kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Admin
Yönetici

















