Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
14 NİSAN Salı 16:10

Esenlik’te Deprem Sürüyor: Tay Konuştu, Oklar Yön Değiştirdi

Esenlik eski Genel Müdürü Veysel Tay, istifasının ardından sessizliğini bozdu. “Algı operasyonu var” diyerek hukuk vurgusu yaptı.

Sürmanşet
Giriş Tarihi : 25-03-2026 13:58
Esenlik’te Deprem Sürüyor: Tay Konuştu, Oklar Yön Değiştirdi

Malatya’da günlerdir konuşulan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran öğretmene yönelik saldırı iddiası, Esenlik A.Ş. üzerinden büyüyerek adeta bir krize dönüşürken, sürecin en çok tartışılan ismi olan eski Genel Müdür Veysel Tay’dan beklenen açıklama geldi. Günler süren sessizliğin ardından konuşan Tay, yaptığı yazılı açıklamayla hem kendini savundu hem de çok sert ifadelerle yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

İstifasıyla birlikte gözlerin çevrildiği Tay, suskunluğunu “makamın ağırlığı” ile açıklarken, bu süreçte kendisine yönelik yürütülen tartışmaların doğal bir kamuoyu tepkisi olmadığını, aksine planlı bir sürecin parçası olduğunu öne sürdü. Tay’a göre yaşananlar bir olaydan ibaret değil, doğrudan hedef alınmış bir itibarsızlaştırma girişimi.

“Bu bir algı operasyonu”

Açıklamasında en dikkat çeken vurgu, olayın bir “algı operasyonu” olduğu yönündeki ifadeler oldu. Tay, yaşanan süreçte yalnızca kendisinin değil, ailesinin ve görev yaptığı kurumun da hedef haline getirildiğini savundu. Tartışmaların odağının bilinçli şekilde değiştirildiğini iddia eden Tay, kamuoyunun farklı bir yöne sürüklendiğini dile getirdi.

“En büyük mağdur küçük yaştaki kızım”

Tay’ın açıklamasında en duygusal ve dikkat çeken bölüm ise olayın merkezine kendi ailesini koyduğu kısım oldu. Küçük yaştaki kızının bu süreçte en büyük zararı gördüğünü ifade eden Tay, kamuoyunun asıl konuşması gereken konudan uzaklaştırıldığını belirtti.

“Bir çocuğun yaşadığı travmanın konuşulması gerekirken meselenin siyasi zemine çekilmesi vicdani değildir” diyerek sert bir eleştiride bulundu.

İstifa bir geri çekilme değil

Kamuoyunda “baskıyla istifa etti” yorumlarına da kapı aralayan tartışmalara doğrudan yanıt veren Tay, görevinden kendi iradesiyle ayrıldığını ifade etti. Ancak bu ayrılığın bir geri çekilme değil, aksine daha güçlü bir mücadelenin başlangıcı olduğunu özellikle vurguladı.

“Ailemin daha fazla yıpranmaması ve hukuk önünde daha serbest mücadele edebilmek için görevlerimden ayrıldım” sözleri, sürecin yeni bir evreye taşındığını gözler önüne serdi.

“Sustum diye susacak sanmayın”

Açıklamanın en çarpıcı bölümlerinden biri ise Tay’ın bundan sonraki süreçle ilgili verdiği mesaj oldu. Günlerdir süren sessizliğinin yanlış anlaşılmaması gerektiğini ifade eden Tay, şimdiye kadar konuşmamasının bir tercih olduğunu söyledi.

“Bugüne kadar sustuysam bu zafiyetten değil, makamın ağırlığındandır” diyen Tay, bundan sonra ise susmayacağını açıkça ilan etti.

Ve net bir uyarı yaptı:

“Herkes konuştuğu sözün de yazdığı iftiranın da hukuk önünde hesabını verecektir.”

Esenlik üzerinden sert mesajlar

Tay, yalnızca olayla ilgili değil, görev yaptığı dönemle ilgili de dikkat çeken ifadeler kullandı. Esenlik A.Ş.’nin yönetim anlayışını savunan Tay, kurumun bazı çevreler için “imtiyaz alanı” olmaktan çıkarıldığını ve asıl rahatsızlığın buradan kaynaklandığını öne sürdü.

“Kamu malı üzerinden düzen kuranlar, alıştıkları imtiyazları kaybedince rahatsız oldu” diyerek sürecin perde arkasına dair çarpıcı bir iddia ortaya koydu.

Rakamlarla yanıt verdi

Kendisine yöneltilen “başarısız yönetim” eleştirilerine de doğrudan yanıt veren Tay, görev süresi boyunca şirketin büyüdüğünü ve güçlendiğini savundu. Gelirlerin katlandığını, giderlerin kontrollü arttığını ve hiçbir borçlanma yapılmadan yatırımların sürdüğünü ifade etti.

“Laf değil, rakamlar konuşur” diyerek eleştirilere karşı net bir duruş sergiledi.

Medyaya da sert sözler

Açıklamanın en sert bölümlerinden biri de bazı medya organlarına yönelik oldu. Tay, kendisine yönelik haberlerin büyük kısmının gerçek dışı olduğunu iddia ederek, “tetikçilik” suçlamasında bulundu.

“Kalemini ve ekranını siparişle kullananlar da hesap verecek” sözleri, tartışmayı daha da büyütecek ifadeler arasında yer aldı.

Yeni süreç başlıyor

Açıklamasının sonunda geri adım atmayacağını net şekilde ortaya koyan Tay, bundan sonraki sürecin tamamen hukuk zemininde ilerleyeceğini belirtti.

“Hiçbir iftirayı cevapsız bırakmayacağım” diyen Tay, kapsamlı bir hukuk mücadelesinin sinyalini verdi.

Malatya’da zaten yüksek olan tansiyon, bu açıklamayla birlikte daha da yükselmiş durumda. Bir yanda ağır iddialar, diğer yanda sert bir savunma…

Esenlik üzerinden başlayan tartışma artık sadece bir kurum meselesi olmaktan çıkmış görünüyor. Şimdi herkes aynı sorunun cevabını arıyor:

Bu deprem daha ne kadar büyüyecek? Veysel Tay’ın açıklaması tamamen şöyle:

2024 yerel seçimlerinin hemen ardından, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er’in teklifiyle Esenlik A.Ş. Genel Müdürü olarak göreve başladım. Göreve geldiğim ilk günden itibaren tek önceliğim; kamu malını korumak, israfı önlemek, kurumu disipline etmek ve Esenlik’i Malatya halkına layık bir yapıya kavuşturmak olmuştur.

Bugün gelinen noktada, kamuoyuna yansıyan ve en büyük, hatta tek gerçek mağduru küçük yaştaki kızım olan son derece üzücü bir olay üzerinden şahsıma, aileme ve görev yaptığım kuruma yönelik organize bir algı operasyonu yürütüldüğü açıkça görülmektedir. Bir çocuğun maruz kaldığı şiddetin ve bunun eğitim hayatı üzerindeki olumsuz etkilerinin konuşulması gerekirken, meselenin bilinçli şekilde siyasi zemine çekilmesi; vicdanla değil hesapla hareket edenlerin eseridir.

Bu nedenle, ailemin daha fazla yıpratılmaması ve şahsıma yönelik itibar suikastına karşı hukuk önünde daha güçlü ve daha serbest şekilde mücadele edebilmek adına Esenlik A.Ş.’deki tüm görevlerimden istifa ederek ayrılmış bulunuyorum.

Buradan açıkça ilan ediyorum: Basında, sosyal medyada ve farklı mecralarda şahsımı, ailemi ve görev sürecimizi hedef alan; yalan, çarpıtma, karalama ve itibarsızlaştırma faaliyetlerinin hiçbirini cevapsız bırakmayacağım. Bugüne kadar sustuysam, bu zafiyetten değil; makamın ağırlığını ve devlet ciddiyetini koruma hassasiyetindendir. Ancak bundan sonraki süreçte herkes konuştuğu sözün de yazdığı iftiranın da hukuk önünde hesabını verecektir.

Görev yaptığım yaklaşık iki yıl boyunca en fazla rahatsızlık verdiğimiz çevreler; kamu malı üzerinden düzen kuranlar, kurumu şahsi çıkarlarına göre yönetmek isteyenler, alıştıkları imtiyazların sona ermesinden huzursuz olanlar ve basın görüntüsü altında tetikçilik yapan odaklar olmuştur. Çünkü biz, Esenlik’i birilerinin arka bahçesi değil, Malatya halkının emaneti olarak gördük. Bu anlayış, menfaat düzenine alışmış olanları doğal olarak rahatsız etti.

Bu iki yıllık dönem boyunca şahsımı yıpratmaya yönelik sistematik yayınlar yapılmış, hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmayan ithamlarla kurum yönetimi itibarsızlaştırılmak istenmiştir. Esenlik’in kötü yönetildiği, zarar ettiği, pahalı olduğu ve benzeri iddialar sürekli dolaşıma sokulmuştur. Oysa rakamlar ortadadır ve gerçekler çok nettir.

Göreve geldiğimizde 647 tam zamanlı çalışanı ve yaklaşık 1 milyar lira yıllık cirosu bulunan şirket, bugün 454 tam zamanlı ve 48 part-time çalışanla 3 milyar liranın üzerinde yıllık ciroya ulaşmıştır. Son iki yılda işletme giderlerimiz sadece yüzde 80 artarken, gelirlerimiz yüzde 200’ün üzerinde artış sergilemiştir. Göreve geldiğimizde 87 kişi olan idari bina kadrosunun 50’in altına düşürülmüş olması bile kamu kaynaklarının ne kadar verimli kullanıldığının açık bir göstergesidir. Yani laf üretenler değil, iş üretenler konuşmuştur. Manipülasyon yapanlar değil, rakamlarla sonuç ortaya koyanlar başarıyı getirmiştir.

Üstelik bu başarı; dışarıdan kuruma yığılan kadrolarla değil, büyük ölçüde kurumun mevcut çalışanlarıyla ve içerideki emekle sağlanmıştır. Dışarıdan katkı yalnızca genel müdür ve genel müdür yardımcısı düzeyinde olmuştur. Yani başarı; adaletli yönetimin, disiplinin, emeğe saygının ve kamu kaynaklarına sahip çıkmanın sonucudur.

Görev süremiz boyunca tek kuruş borçlanma yapılmamış, tek kuruş sermaye artırımı olmamış, belediyeden tek kuruş destek alınmamıştır; yeni şube yatırımları tamamen öz sermaye ile gerçekleştirilmiştir. Et, manav ve unlu mamuller başta olmak üzere taze ürün gruplarında kaliteyi ve sürdürülebilirliği artıran önemli adımlar atılmıştır. Güçlü rakiplerin piyasaya girdiği bir dönemde dahi Malatya halkının Esenlik Marketleri’ne gösterdiği teveccüh artarak devam etmiştir. Çünkü vatandaş kimin iş yaptığını, kimin algı yaptığını çok iyi görmüştür.

Bizim yönetim anlayışımız, bir kamu şirketini birilerine kaynak aktaran yapıya dönüştürmek değil; zarar etmeyen, ayakta duran, vatandaşı ezen değil koruyan bir model oluşturmaktı. Bu nedenle dengeli fiyat politikası izledik, gelir artışının önemli kısmını yine vatandaş lehine düşük marj anlayışıyla yansıttık. Bugün geldiğimiz noktada Esenlik Marketler Grubu, profesyonel büyük zincirlerle yarışabilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Bu başarıya tahammül edemeyenlerin rahatsızlığı, bizim başarımızın en açık göstergesidir.

Ayrıca altını özellikle çizmek isterim: Görev sürem boyunca hiçbir basın kuruluşuna, alınmayan bir hizmet karşılığında tek kuruş ödeme yapılmamıştır. Hiçbir siyasi ya da farklı çevrenin personel alımı, yer değişikliği veya benzeri talepleri karşısında kurumsal ilkelerden taviz verilmemiştir. İşte asıl mesele de tam olarak budur. Çünkü bazıları kamu kurumlarını hizmet alanı değil nüfuz alanı, bazıları da kamu şirketlerini milletin emaneti değil şahsi tasarruf sahası olarak görmek istemektedir.

Bugün şahsıma yönelik saldırıların arka planında da tam olarak bu düzenin bozulmuş olması vardır. Küçük bir çocuğun yaşadığı mağduriyet üzerinden siyaset devşirmeye çalışanlar da, kurumsal disiplinin intikamını almaya çalışanlar da, kalemini ve ekranını hakikat için değil sipariş için kullananlar da bilsin ki; bundan sonra karşılarında susan değil, hukuk önünde sonuna kadar mücadele eden bir irade bulacaklardır.

Ben bugüne kadar görevimi onurumla yaptım. Kamu malına el uzatmadan, birilerinin adamı olmadan, hiçbir kirli pazarlığın parçası olmadan yürüdüm. Bundan sonra da aynı duruşla yoluma devam edeceğim. Esenlik’ten ayrılmış olmam, şahsıma, aileme ve kamu vicdanına yönelen haksızlıklar ile kamu malına uzanan eller karşısında geri duracağım anlamına gelmez. Tam aksine, artık daha açık, daha net ve daha kararlı olacağım.

Bu vesileyle, iki yıl boyunca büyük fedakârlıkla omuz omuza çalıştığım tüm mesai arkadaşlarıma ve özellikle yaşanan bu üzücü sürecin en ağır yükünü taşıyan kıymetli aileme fedakârlıklarından dolayı teşekkür ediyorum.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR