Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
14 MART Cumartesi 23:31

İkizce’de Depremzede Sosyal Konut Şokunda!

Kamulaştırılan evlerin yerine verilen konutlar “afet” değil “sosyal konut” çıktı. 1,3 milyon TL’ye alınan mülk sonrası vatandaş 3,2 milyon TL borçla karşı karşıya.

Manşet
Giriş Tarihi : 26-02-2026 22:25
İkizce’de Depremzede Sosyal Konut Şokunda!

Kenan Kaya ( Özel Haber) – İkizce bölgesinde karmaşa devam ediyor. 6 Şubat felaketinin ardından Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi İkizce Mahallesi sakinleri, yeniden bir sarsıntıyla karşı karşıya: bu kez deprem değil, borç yükü…

Bölgede kalıcı deprem konutları yapılması amacıyla evleri, ahırları ve arsaları kamulaştırılan vatandaşlar, yeni evlerinin beklenen “afet konutu” değil memur zammına endeksli sosyal konut statüsünde olduğunu ödeme planlarıyla öğrendi.

Afetzedelere tanınan 20 yıl vadeli ve faizsiz ödeme beklentisi, yerini 10 yıl vadeli ve artan taksitli bir sosyal konut modeline bıraktı. Üstelik her Ocak ve Temmuz’da taksitler otomatik olarak yükseliyor.

Bir vatandaş durumu şöyle özetliyor:

“Deprem konutu sandığımız sosyal konutu 3 milyona saydılar. 3 milyonluk evin yüzde 10’unu peşin ödedik, geriye 2 milyon 680 bin TL kaldı. Her 6 ayda bir memur zammına göre enflasyon ve memur zammı ekleniyor. Şu anda ödemem gereken tutar 3 milyon 220 bin TL. Her kata göre dairenin fiyatı 100 bin TL artıyor. Biz afet konutu beklerken sosyal konutmuş gibi muamele görüyoruz. 10 yıl boyunca bunu ödeyeceğiz”

Bu tablo, sadece matematik değil; psikolojik bir sarsıntı yaratıyor. Depremden sonra hayatları altüst olan vatandaşlar, bir de bankaların taksit oyunlarıyla karşı karşıya.

Bu dramı yerinde gözlemleyen ve sürecin ayrıntılarını bilen CHP eski İl Başkanı Enver Kiraz ise Malatya Kalite Haber’e şunları anlattı:

“Depremden sonra içinde oturduğum, emeğim olan, yıllarca birikim yaparak sahip olduğum bahçeli ev elimden aldılar. Verilen bedel: 1 milyon 300 bin lira. Mecbur kaldım. Yapacak bir şey yok dedik. Kabul ettik. Yüzde 10 peşinat  istendi ödedik. 300 bin lirayı peşin vermiş. Kolay mı 300 bin lira vermek? Bir insanın yıllarca biriktirdiği para bu. Ardından aylık 22 bin lira taksit başlatıldı. O günün şartlarında belki zor ama ödenebilir gibi görülmüş. Ama sistem öyle işlemedi. Her Ocak ve Temmuz ayında memur maaş katsayısına bağlı artış geldi.  22 bin lira şimdi oldu 31 bin lira. Şimdi soruyorum size Bu ülkede kaç hanenin düzenli 31 bin lira taksit ödeme gücü var? Üstelik bunun adı sosyal konut.

Sosyal konut dediğimiz şey; dar gelirlinin, sabit maaşlının, depremzedenin yükünü hafifletmek için yapılır. Yük bindirmek için değil. Ben bu evi peşin kapatmak istedim. Hesaplayın, ne kadar ödeyeceğim?”

Enver Kiraz, sözlerine devam ederek rakamların vahametini gözler önüne seriyor:

“300 bin peşin vermiştim,  Yaklaşık 300 bin lira taksit ödemiş. Toplamda 600 bin liraya yakın ödeme yaptım. Peki, Peşin kapatırsam borcum ne kadar?”

Verilen cevap: 3 milyon 200 bin lira. Bakın, 600 bin lira ödemiş bir insana hâlâ 3 milyon 200 bin lira borç çıkarılıyor. Bu matematiği vatandaş çözemiyor. Ben de çözemiyorum. Tekrar ediyorum ki yanlış anlaşılmasın. Ev 1 milyon 300 bine alındı. Yeni ev 3 milyona satıldı, 600 bin lira ödeme yaptım, şimdi borcu peşin kapatayım diyorum, aylık 31 bin lira taksitten kurtulayım diyorum Bana verilen cevap Peşin kapatma bedeli 3 milyon 200 bin lira deniyor. Bu nasıl bir matematik, nasıl bir hesap? İnsanlar ‘Rabbim aklıma mukayyet ol’ noktasına gelmiş durumda. Depremden sonra vatandaş zaten evini kaybetmiş. Düzenini kaybetmiş. Psikolojisi altüst olmuş. Bir de üstüne böyle bir ödeme planıyla karşı karşıya kalmış. Biz burada kimseyi suçlamak için değil, bu hesabın yeniden gözden geçirilmesi için konuşuyoruz. Bu sistem revize edilmelidir. Bu taksit artışları makul seviyeye çekilmelidir. Peşin kapatma hesabı hakkaniyetli bir şekilde yeniden düzenlenmelidir. çünkü bu insanlar lüks istemiyor. Bu insanlar rant istemiyor. Biz sadece Bu bir hesap istiyor.”

Haberin sahne arkası ise daha çarpıcı:

Kamulaştırılan her ev, vatandaş için bir travma;

Ödeme planları, depremden kurtulanları ekonomik enkazın altında bırakıyor;

Komşuların yaşadığı şaşkınlık ve öfke mahallede biriken sessiz bir öfkeye dönüşüyor;

Sosyal konutun adı var ama, hakkaniyet ve yük paylaşımı yok.

İkizce’deki bu tablo artık sadece bir konut meselesi değil; sosyal adalet ve ekonomik matematik meselesi. Depremzedeler, “Afet Konutu” beklentisiyle girdikleri evlerde, artık borç yükü altında ikinci bir deprem yaşıyor.

Sorular net:

Bu hesap yeniden gözden geçirilecek mi?

Peşin kapatma hakkı ve taksit artışları hakkaniyetli şekilde düzenlenecek mi?

Yoksa Malatyalı depremzede, bu kez ödeme planında enkaz altında mı kalacak?

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR