İl Başkanlığı toplantı salonunda düzenlenen söyleşi öncesi konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, “İsmet Paşa’yı ne yazık ki özellikle AKP iktidarı döneminde Cumhuriyet Halk Partisi tarihi üzerinden düzenli karalamaya, sürekli olarak yıpratmaya çalışıyorlar. O dönemin dünyasını bilmeden yapılan çok eleştiri var. O dönemde dünyayı kimler yönetiyordu? O dönemde Hitler, Mussolini, Stalin yönetiyordu. Bizler için iki büyük isim var; onların kazandığı zaferleri bütün dünya biliyor. Kim onlar? Bizlerin gururu Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü. Dünyada birçok okulda taktikleri ve başarıları gündem ve ders olmuş iki büyük lider var. İsmet Paşa demokrasiyi benimsemişti, mecliste sivil kıyafetlerle Avrupa’ya örnek olmuştu. İsmet Paşa, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci adamı, bizim kurucu genel başkanımız. Avrupa’da tek adamlı rejimler dünyayı yönetmeye kalkarken İsmet Paşamız, elindeki iktidarıyla yıllarca devam edebilecekken Türkiye’yi Çok Partili Siteme geçirecek kadar demokrat ve ilericidir. Bu yüzden bizim gururumuz ve onurumuzdur. Bizi daha 25 yıllık tarihlerinde kurucu başkanları dahil herkesle kavgalı olan, çıkardıkları başbakanlar, dünkü ortakları Fethullahçılar, Abdullah Gül ve Davutoğlu’na selam vermeyen, sadece Tayyip Erdoğan’a tapıp, 25 yıllık iktidarlarında hiç kimseyi görmeyenler bizi anlayamazlar” ifadelerini kullandı.
İsmet İnönü’nün torunu Gazeteci Zeynep Bilgehan, söyleşi öncesinde Malatya her gelişinde kendisini evinde hissettiğini belirterek, “Bizim için ‘İnönü ailesi’ demek kan bağıyla değil gönül bağıyla olan bir ailedir. Malatya’da ailemle birlikte olduğum için çok mutluyum. Dede ocağında değil baba ocağında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.

İsmet Paşa’nın ebediyete intikalinin 52’inci yıldönümü olduğunu anımsatan Bilgehan, “İsmet İnönü’yü anlatırken ‘Asker İnönü’, ‘Diplomat İnönü’, ‘Cumhuriyet’i kuran İnönü’, Atatürk ile birlikte Kurtuluş Savaşı’nı yürütüyorlar. Cumhurbaşkanı İnönü, 2.Dünya Savaşı’nda Türkiye’yi savaşın dışında tutuyor. 1950 seçimlerinde "En büyük hezimetim en büyük zaferimdir" diyecek kadar demokrasiye bağlı. Demokrasiyi en büyük ideali olarak düşünüyor. Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte daha cumhuriyet kurulurken kafalarında hep ‘demokrasi’ var. Sadece çağdaş bir cumhuriyet ya da devlet kurmak değil; demokratik bir düzen olmasını istiyorlar ve ona göre çalışıyorlar. Atatürk maalesef göremiyor ama İsmet Paşa bunun için özel bir çaba sarf ediyor. 1950 seçimlerini kaybettikten ölümüne kadar Türkiye’nin siyasi hayatı çalkantılı oluyor ama İsmet Paşa bütün zorluklara rağmen demokrasiye olan inancından vazgeçmiyor. En zor ve kasvetli günlerde dahi ümidini kaybetmemiş. Anılarında “Ben halka inandım” sözleriyle anlatıyor. Türk halkının ve Türkiye’nin demokrasiyi içselleştirdiğini ve Türk insanının demokrasi dışında başka bir yönetim biçimini kabul etmeyecek vaziyette olduğuna inanıyor. Her zaman halka inanıyor. Demokrasinin yerleşmesi ve kurumsallaşması için başka kurumlara değil en çok halka güveniyor. Bu çok ilham verici. Bugünlerde de insana kendini iyi ve güvenli hissettiriyor. İsmet Paşa 20 yıllık Çok Partili demokratik sistemde halkın demokrasiyi içselleştirdiğine inanıyor. Biz ülkemizi seviyoruz, burası için çalışmaya devam edeceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız” sözlerine yer verdi.

AĞBABA; “İNÖNÜ CESUR, ONURLU VE DAHİYANE BİR DEVRİMCİYDİ”
Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadrolarında yer alan, Kurtuluş Savaşı’nın eşsiz kahramanı ve 2’nci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün vefatının 52’nci yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.
Ağbaba açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Cumhuriyetimizin kuruluşunda ve genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ayakta kalmasında çok büyük emekleri bulunan İsmet İnönü, yalnızca bir asker ve devlet adamı değil, aynı zamanda demokrasi ve hukuk mücadelesinin simge ismidir. İnönü’nün ‘Yeni Türkiye Devleti’nin ruhu millî egemenliktir’ sözü, onun halk iradesine ve Cumhuriyet değerlerine verdiği önemi en açık biçimde ortaya koymaktadır.
İsmet İnönü, Türkiye’nin en büyük devrimcisi Mustafa Kemal Atatürk'le beraber; yoksullukla, açlıkla salgınlarla ve tüm maddi ve manevi imkansızlıklarla ümitsizlik içerisinde çöküşünü bekleyen, 1. Dünya Savaşı sonrasında emperyalist güçlerin boyunduruğuna girmek durumunda kalan bir ülkeden, laik ve modern bir Cumhuriyet yaratma hayaliyle hayatı pahasına destansı mücadeleler vermiş cesur, onurlu ve dahiyane bir devrimciydi. Türkiye’deki çürümüşlüğü, yolsuzlukları ve tükenmişliği gördükçe İnönü’nün düşüncelerini ve sade yaşamını çok daha iyi anlıyor, devlet adamlığını ve tertemiz hayatını büyük bir özlemle anıyoruz.
Zor dönemlerde ülkemizi savaşın dışında tutmayı başaran, çok partili hayata geçiş sürecinde demokrasiye olan inancından asla vazgeçmeyen İsmet İnönü, bugün de bizlere yol göstermeye devam etmektedir. Cumhuriyetin kazanımlarının aşındırılmaya çalışıldığı bu süreçte, İnönü’nün akılcı, sabırlı ve halktan yana devlet anlayışına her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. ( Bülten)


Admin
Yönetici



















