Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
20 EKİM Salı 13:08

Malatya Darende’de binlerce yıllık izler bulundu!

Tohma’daki resimli mağaralar bilimsel incelemeye alındı. Duvarlardaki insan ve hayvan figürleri, bölgenin binlerce yıllık geçmişine ışık tutabilir.

Son Dakika
Giriş Tarihi : 20-10-2026 12:00
Malatya Darende’de binlerce yıllık izler bulundu!

Malatya’nın Darende ilçesinde, Tohma bölgesinde bulunan resimli mağaralar, bilim dünyasının dikkatini çekmeye başladı. Bugüne kadar bilimsel açıdan yeterince belgelenmediği belirtilen mağaralar, disiplinler arası bir araştırma ekibinin yürüttüğü çalışmalarla kayıt altına alınıyor. Mağara duvarlarında tespit edilen insan ve hayvan figürleri, el izleri ve farklı dönemlere ait olabileceği değerlendirilen resimler, bölgenin tarih öncesi geçmişine ilişkin önemli ipuçları sunuyor.

İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Levent İskenderoğlu başkanlığında yürütülen araştırmaya, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ve Fırat Üniversitesinden arkeologlar ile jeologlar da katılıyor. Ekip, Tohma’daki mağaraların bilimsel yöntemlerle belgelenmesi, duvar resimlerinin incelenmesi ve alanın tarihsel öneminin ortaya çıkarılması amacıyla kapsamlı çalışmalar gerçekleştiriyor.

Araştırma kapsamında yapılan incelemelerde, birbiriyle bağlantılı olduğu belirtilen üçlü mağara sistemi tespit edildi. Mağaraların galerilerinde çok sayıda insan ve hayvan figürüyle karşılaşılması, alanın geçmişteki kullanımına ilişkin soruları da beraberinde getirdi. Duvarlarda kırmızı aşı boyasıyla oluşturulmuş, bazı örneklerinin insan parmağıyla çizilmiş olabileceği değerlendirilen figürler, araştırmanın en dikkat çekici bulguları arasında yer aldı.

Binlerce yıllık geçmişin izleri aranıyor

Mağaralardaki resimlerin biçimleri, boya özellikleri ve çizim teknikleri üzerinde duran araştırma ekibi, farklı dönemlere ait olabilecek izleri birbirinden ayırmaya çalışıyor. Figürlerde gözlemlenen üslup değişiklikleri ve pigment dokusundaki farklılıklar, alanın tek bir dönemde kullanılmadığı ihtimalini gündeme getiriyor. Araştırma ekibinin başında bulunan Dr. Öğr. Üyesi Levent İskenderoğlu, mağaralarda karşılaştıkları bulguların uzun bir kullanım geçmişine işaret edebileceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Yakından bakıldığında yer yer üslup değişiklikleri, boya ve pigment dokusunda eski ve yeni dönemlere işaret eden farklılıklar görüyoruz. Bu durum bize alanın binlerce yıldır kullanılmış olabileceğini düşündürüyor. Burası farklı dönemlerde insanların tekrar tekrar geldiği, sembolik anlam yüklediği bir düş alanı olabilir.”

İskenderoğlu’nun değerlendirmesi, Tohma’daki mağaraların yalnızca belirli bir döneme ait resimlerin bulunduğu alanlar olarak değil, farklı zamanlarda insanlar tarafından yeniden ziyaret edilmiş olabilecek mekânlar olarak da ele alındığını ortaya koyuyor. Mağara duvarlarındaki figürlerin hangi dönemlerde oluşturulduğu, insanların bu alanları hangi amaçlarla kullandığı ve resimlerin toplumsal yaşamla nasıl bir ilişki taşıdığı ise yapılacak ayrıntılı incelemelerle daha net anlaşılabilecek.

Mağara duvarlarındaki el izleri araştırmacıları etkiledi

Tohma’daki mağaralarda bulunan figürler arasında el izleri de özel bir yer tutuyor. Araştırma ekibi açısından dikkat çekici unsurlardan biri olan bu izler, geçmişte burada bulunan insanların kendilerinden bir işaret bırakma isteğiyle ilişkilendiriliyor. İskenderoğlu, el izlerinin yalnızca fiziksel bir iz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, insanın varlığını geleceğe taşıma arzusunu da yansıtabileceğini ifade etti. İskenderoğlu, bu konudaki düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:

“Özellikle el izleri çok dikkatimizi çekti. Bunları insanın ölümlülüğe karşı gösterdiği bir direnç olarak değerlendirdik. İnsan elini oraya kaydederek kendisinden bir iz bırakmak istemiş olabilir. Çizgi, insanlığın yaklaşık 70 bin yıldır kullandığı temel ifade biçimlerinden biri. Burada bunun çok eski ve etkileyici örneklerinden biriyle karşılaştık.”

El izlerinin taşıdığı anlam, araştırmanın yalnızca arkeolojik bulguların tespit edilmesiyle sınırlı olmadığını da gösteriyor. Bu izler üzerinden geçmişte yaşayan insanların kendilerini ifade etme biçimleri, sembolik düşünceleri ve yaşadıkları çevreyle kurdukları ilişki hakkında yeni sorular ortaya çıkıyor. Ancak bu bulguların hangi tarihe ait olduğu ve nasıl bir anlam taşıdığı konusunda kesin değerlendirmelerin yapılabilmesi için bilimsel incelemelerin tamamlanması gerekiyor.

İnsan ve hayvan figürleri geçmişin yaşamına ışık tutabilir

Mağaralarda karşılaşılan resimler, sanatsal özelliklerinin yanı sıra geçmişteki toplumsal yaşam hakkında bilgi sunabilecek nitelikte görülüyor. Dr. Öğr. Üyesi Levent İskenderoğlu, figürler arasında hem yabani hem de evcil hayvan tasvirlerinin bulunduğuna dikkat çekti. Farklı hayvanların aynı resim alanlarında yer alması, geçmişte yaşayan insanların çevrelerindeki canlılarla ilişkilerinin araştırılması bakımından önem taşıyor. Bu figürlerin hangi düşüncelerle oluşturulduğu, dönemin yaşam biçimini ne ölçüde yansıttığı ve resimler arasında nasıl bir bağ bulunduğu, ayrıntılı incelemelerin ardından değerlendirilebilecek.

Mağara duvarlarındaki insan figürleriyle hayvan tasvirlerinin birlikte ele alınması, alanın tarihsel ve kültürel niteliğinin daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Araştırma ekibi, mağaralarda tespit edilen unsurları bilimsel olarak belgeleyerek bulguların akademik literatüre kazandırılmasını hedefliyor. Böylece Tohma’daki resimli mağaraların yalnızca yerel ölçekte bilinen bir alan olmaktan çıkarak bilimsel araştırmalarda da değerlendirilebilmesinin önü açılacak.

İlk değerlendirmeler Neolitik döneme işaret ediyor

Araştırmanın en çok merak edilen başlıklarından biri de mağaraların yaşı. Duvarlardaki resimlerin hangi dönemde yapıldığına ilişkin kesin bir tarih henüz ortaya konulmuş değil. Bununla birlikte ilk gözlemler, bazı izlerin Neolitik dönemle ilişkili olabileceğine işaret ediyor. İskenderoğlu, mevcut bulguların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek tarihlendirme çalışmalarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Henüz net bir tarih vermek mümkün değil ancak ilk gözlemlerimiz bazı izlerin Neolitik döneme işaret ettiğini gösteriyor. Kesin sonuçlar karbon-14 ve UTH analizlerinin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacak.”

Karbon-14 ve UTH analizlerinin tamamlanmasıyla birlikte mağaralardaki bulguların yaşına ilişkin daha somut sonuçlara ulaşılması bekleniyor. Bu analizlerden elde edilecek veriler, ilk gözlemlerin doğrulanması ve mağaraların tarihsel konumunun daha sağlıklı biçimde belirlenmesi açısından önem taşıyor. Bilimsel sonuçlar açıklanmadan mağaraların kesin yaşını belirlemek mümkün görünmüyor. Bu nedenle araştırma ekibinin incelemeleri ve analiz sonuçları, Tohma’daki resimlerin geçmişine ilişkin değerlendirmelerde belirleyici olacak.

Definecilerin verdiği zararlar tespit edildi

Tohma’daki resimli mağaraların taşıdığı tarihsel ve kültürel değer kadar, korunmaları da önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Araştırma sırasında mağaralarda definecilik faaliyetlerinden kaynaklandığı belirtilen tahribat izlerine rastlandı. Dr. Öğr. Üyesi Levent İskenderoğlu, bu izlerin alanın korunması konusunda acil önlemlere ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini vurguladı.

 

Mağara duvarlarında bulunan resimler, yalnızca belirli bir bölgenin geçmişine ilişkin bilgi sunan işaretler değil, aynı zamanda insanlık tarihinin anlaşılmasına katkıda bulunabilecek kültürel varlıklar olarak değerlendiriliyor. Bu tür alanlarda oluşabilecek tahribat, araştırmaların gelecekte ortaya çıkarabileceği bilgilerin de kaybolmasına yol açabilir. Bu nedenle mağaraların mevcut durumunun belgelenmesi, zarar görmelerinin önlenmesi ve ziyaretlerin kontrollü biçimde gerçekleştirilmesine yönelik önlemlerin alınması önem taşıyor.

Tohma, kültür turizminin yeni duraklarından biri olabilir

Tohma’daki resimli mağaralar, bilimsel çalışmaların yanı sıra kültür turizmi açısından da önemli bir potansiyel barındırıyor. Alanın korunması ve ziyaretçilere uygun bir altyapının oluşturulması halinde mağaraların hem Malatya hem de Türkiye için dikkat çekici bir kültürel ziyaret noktası haline gelebileceği değerlendiriliyor. Ancak bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için öncelikle mağaraların korunması, bilimsel araştırmaların tamamlanması ve ziyaretçilerin tarihî dokuyu tahrip etmeden alanı gezebilmesini sağlayacak düzenlemelerin yapılması gerekiyor. İskenderoğlu, mağaraların gelecekte üstlenebileceği role dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Gerekli koruma önlemleri alınır ve ziyaret altyapısı oluşturulursa burası hem bölgemiz hem de Türkiye için önemli bir turizm noktası olabilir. Bu alan sadece bize ait değil, tüm insanlığın ortak kültürel mirası niteliğinde. Bu nedenle korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması büyük önem taşıyor.”

Darende’nin Tohma bölgesinde yürütülen çalışmalar, mağaraların bilimsel açıdan belgelenmesiyle birlikte bölgenin geçmişine ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkmasına kapı aralıyor. İnsan ve hayvan figürleri, el izleri ve farklı dönemlere ait olabileceği değerlendirilen çizimler, araştırmaların tamamlanmasıyla daha ayrıntılı biçimde yorumlanabilecek. Tohma’daki resimli mağaraların kesin yaşının ve tarihsel öneminin yapılacak analizlerle netleşmesi beklenirken, alanın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için atılacak adımlar da sürecin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Haber- ÜNÜHABER – Yağmur Duran

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR