İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine değinen Sadıkoğlu, özellikle son dönemde birçok üründe olduğu gibi Malatya kayısısında da pestisit kalıntısı riskinin zaman zaman gündeme geldiğini ifade etti.
Sadıkoğlu, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:
“İklim değişikliğiyle birlikte ülkemizde üretilen birçok tarım ürününde pestisit kalıntısı, yani zirai ilaç kalıntısı sorunuyla karşı karşıyayız. Bu sorunu zaman zaman Malatya kayısısında da yaşıyoruz. Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede denetimler sıkılaştı. Bilinçsiz ilaçlama hem ürüne hem de ekonomiye zarar veriyor. Bu konu Malatya Ticaret ve Sanayi Odası olarak son yıllarda üzerine eğildiğimiz ana konulardan biri.”
Kayısının Avrupa Birliği tescilli bir ürün olduğuna dikkat çeken Sadıkoğlu, üretimde daha hassas ve bilinçli hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, kurum olarak sahada yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti.

“Kayısı, Avrupa Birliği tescilli bir ürün olduğu için daha hassas olmamız gerektiğine inanıyoruz. İklim şartlarıyla değişen hastalıklara karşı Malatya Ticaret ve Sanayi Odamız ile Tarım İl Müdürlüğümüz tam bir seferberlik halindeyiz. Hem üreticilerimizi hem de zirai ilaç satışı yapan üyelerimizi bilgilendirmek amacıyla eğitimler düzenledik, düzenlemeye de devam edeceğiz. Pestisit kalıntısını sıfıra indirmek için özellikle üreticimize ‘reçetesiz ilaç kullanmama’ bilincini aşılıyoruz” dedi.
“Avrupa’da kimyasal ilaçlar artık son çare”
Sadıkoğlu, dünya genelinde pestisit kullanımına ilişkin farklı ülke uygulamalarına da değinerek Avrupa’daki örnekleri paylaştı.
Avrupa ülkelerinin bu konuda uzun yıllardır ciddi politikalar uyguladığını ifade eden Sadıkoğlu, şunları söyledi:

“Avrupa ülkeleri bu sorunla nasıl mücadele ediyor diye araştırmalar yapıp, örnek modelleri üreticimize sunuyoruz. Mesela Lüksemburg örneği var. Lüksemburg, 2021 yılından itibaren dünya genelinde tartışılan ve yaygın olarak kullanılan zirai ot öldürücü ilaçları yasaklayan ilk Avrupa ülkesi olmuştur. Ayrıca üzüm üretiminde kimyasal böcek ilaçlarını tamamen terk edip biyolojik alternatiflere geçmek için özel devlet teşvikleri sunmaktadır.”
Danimarka’nın da pestisit kullanımını ciddi şekilde azaltan ülkelerden biri olduğunu belirten Sadıkoğlu, bu başarının arkasında uzun vadeli politikaların bulunduğunu ifade etti:
“Danimarka dünyada pestisit kullanımını en çok düşüren ülkelerden biridir. Bu başarıyı bugün değil, 1970’lerden itibaren uygulamaya koyduğu ‘Pestisit Vergisi’ ile sağlamıştır. Üründeki kimyasalın derecesine göre artan bu vergi yükü, çiftçileri ekonomik olarak daha güvenli ve biyolojik yöntemlere yönlendirmiştir. Avrupa’da çiftçiler için kimyasal ilaçlar artık ilk değil, ‘son çare’ olarak kabul edilmektedir.”
“Dünya Kayısı Başkenti unvanımızı koruyacağız”
Malatya kayısısında pestisit sorununun en aza indirilmesi için kararlılıkla çalıştıklarını belirten Sadıkoğlu, üretici, tüccar ve ihracatçının bu süreçte birlikte hareket ettiğini söyledi.
İhracat odaklı büyüyen Türkiye ekonomisinde güvenilir gıda üretiminin önemine dikkat çeken Sadıkoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İhracat odaklı büyüyen bir ekonomiye sahip olan ülkemizde pestisit kalıntısını en aza indirmek için farkındalık oluştuğuna inanıyoruz. Malatya olarak, ekonomimizin bel kemiği olan kayısımızda pestisit sorunu yaşamamak adına her türlü mücadeleyi verdiğimizin altını çizmek isterim. Malatya kayısısı sadece lezzetiyle değil, ‘güvenilir gıda’ olarak da dünya sofralarında yer almaya devam edecek.”
“Yaşadığımız tüm doğal afetlere ve değişen dünya standartlarına rağmen üreticimizle, tüccarımızla ve ihracatçımızla omuz omuza çalışarak ‘Dünya Kayısı Başkenti’ unvanımızı koruyacağız.”
Admin
Yönetici

















