Kenan Kaya ( Özel Haber) - Malatya’nın dünyaya açılan kapısı, şehrin alın teri, 50 binden fazla ailenin geçim kaynağı olan kayısı… Son günlerde ortaya atılan iddialar kenti ayağa kaldırmıştı. İran ve Özbekistan menşeli kayısıların pirinç adı altında Türkiye’ye sokulduğu, ambalajlarının değiştirilerek “Malatya kayısısı” etiketiyle iç ve dış piyasaya sürüldüğü yönündeki açıklamalar, adeta bomba etkisi oluşturmuştu.
İddiaların kamuoyuna yansımasının ardından Malatya Valisi Seddar Yavuz “acil” koduyla bir toplantı planlamış ancak yoğun kar yağışı nedeniyle toplantı son anda iptal edilmişti. İptal kararı kamuoyunda “Neden ertelendi?” sorularını da beraberinde getirmiş, kayısı üzerinden dönen tartışmalar daha da büyümüştü.

Ve beklenen toplantı nihayet akşam saatlerinde Valilik binasında gerçekleştirildi.
Kimler Katıldı, Kimler Katılmadı?
Vali Seddar Yavuz’un himayesinde yapılan toplantıya Büyükşehir Belediyesi temsilcileri, İnönü Üniversitesi, Ziraat Fakültesi akademisyenleri, Ziraat Odaları, ihracatçılar, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
AK Parti İl Başkanı’nın Ankara’da olması nedeniyle toplantıya İl Başkan Yardımcısı Naci Şavata iştirak ederken, MHP İl Başkanı Gökhan Gök bizzat katılım sağladı. CHP İl Başkanı’nın toplantıya katılmaması ise kulislerde dikkat çeken bir detay olarak konuşuldu.

Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan toplantı sonrası “Valimiz Sayın Seddar Yavuz Başkanlığı'nda, paydaşların katılımıyla kayısı değerlendirme toplantısını gerçekleştirdik. Toplantıda, kayısı üretiminde mevcut durum, karşılaşılan sorunlar ve alınabilecek tedbirler ile ilgili görüş ve önerilerimizi ifade ettik.” Gibi sıradan basit bir açıklama yaparak toplantıda konuşulanları dışarı vermedi. Başkan Ramazan Özcan toplantıda birkaç saat önce Malatya Valisi Seddar Yavuz ile makamında özel bir görüşme gerçekleştirmişti.
Özcan’ın açıklaması kısa ve temkinliydi. Buna karşılık Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın herhangi bir açıklama yapmaması dikkat çekti.

Aynı Salonda Ama Uzak Masalarda
Toplantının en dikkat çeken görüntülerinden biri ise Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan ile Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç’ın aynı ortamda bulunmalarına rağmen bir araya gelmemek için gösterdikleri çaba oldu.
Yunus Kılınç, bir süre önce yaptığı açıklamada İran ve Özbek kayısılarının pirinç adı altında ülkeye sokulduğunu, ambalajlarının değiştirilerek Malatya kayısısı adı altında piyasaya sürüldüğünü iddia etmiş ve yetkilileri açıkça toplantıya davet etmişti. Bu çıkış Malatya’da adeta taşları yerinden oynatmış, Kılınç şimşekleri üzerine çekmişti.
İşte o iddiaların ardından yapılan toplantı, şehirde “hesaplaşma masası” olarak yorumlandı.

Vali Yavuz: “Marka Değerini Güçlendireceğiz”
Toplantıya başkanlık eden Malatya Valisi Seddar Yavuz ise kapsamlı değerlendirmeler yapıldığını belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Büyükşehir, Üniversite, Ziraat Fakültesi, STK’lar, Ziraat Odaları, üretici ve ihracatçı temsilcilerinin katılımıyla kayısı değerlendirme toplantımızı gerçekleştirdik.
Toplantıda, kayısı üretiminde mevcut durum, karşılaşılan sorunlar ve alınabilecek tedbirler ele alındı.
Üreticilerimizin emeğini korumak ve kayısımızın marka değerini güçlendirmek adına ilgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Vali Yavuz’un özellikle “üreticimizin emeğini korumak” ve “marka değerini güçlendirmek” vurgusu, iddiaların ciddiyetinin farkında olunduğu şeklinde yorumlandı.
MHP’den Net Mesaj: “Çiftçimizin Yanındayız”
Toplantıya katılan MHP İl Başkanı Gökhan Gök ise daha kapsamlı bir değerlendirme yaptı ve şu ifadeleri kullandı:
“Malatya’mızın en kıymetli değerlerinden biri olan kayısımız üzerine gerçekleştirdiğimiz değerlendirme toplantısını, Malatya Valimiz Sayın Seddar Yavuz’un başkanlığında; üretici ve ihracatçı temsilcilerimizin katılımıyla verimli bir şekilde icra ettik.
Toplantımızda kayısımızın şehrimiz için stratejik önemi, üreticilerimizin sahada karşılaştığı sorunlar, ihracat süreçlerinde yaşanan gelişmeler ve alınabilecek ilave tedbirler etraflıca ele alınmıştır. Malatya ekonomisinin lokomotifi olan kayısının sürdürülebilirliği, üreticimizin emeğinin korunması ve dünya pazarındaki güçlü konumunun daha da pekiştirilmesi adına kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak, alın teriyle üretim yapan çiftçimizin her zaman yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim. Üreticimizin emeğini korumak, hak ettiği kazancı sağlamasına katkı sunmak ve kayısımızın marka değerini güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.”
Peki Sonuç Ne?
Toplantı yapıldı. Açıklamalar geldi. Kurumlar bir araya geldi. Ancak kamuoyunun asıl beklediği soru hâlâ masada:
İddialar araştırılacak mı?
Somut bir denetim mekanizması kurulacak mı?
Malatya kayısısının ismi üzerinden haksız kazanç elde eden varsa ortaya çıkarılacak mı?
Depremin, zirai donun ve ekonomik daralmanın gölgesinde ayakta kalmaya çalışan Malatyalı üretici için mesele yalnızca bir ticaret konusu değil; bir onur, bir emek, bir marka mücadelesi.
Valilikte yapılan bu toplantı, kayısının kaderini belirleyecek sürecin ilk adımı mı, yoksa kamuoyunu yatıştırmaya dönük bir istişare mi?
Şimdi gözler atılacak somut adımlarda.
Çünkü Malatya’da kayısı sadece bir meyve değil, bir şehrin kimliği.
Admin
Yönetici



















Ne yazık ki #MalatyaValiliği’nin, kayısı kaçakçılığı ve Malatya kaysısı sahte patent kullanımının önlenmesine yönelik olarak yapmayı planladığı geniş katılımlı toplantı, geçtiğimiz günlerde yaşanan yoğun kar yağışı nedeniyle ertelenmiştir.
Oysa ;
Malatya Kayısısı; menşe adı kapsamında, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde coğrafi işaretle tescillenmiş, korunması yasal güvence altına alınmış stratejik bir tarım ürünüdür.
Bu ürün yalnızca Malatya’nın değil, Türkiye’nin dünyaya açılan önemli tarımsal markalarından biridir.
Ancak asıl endişe verici olan husus; menfaat gruplarının Valilik makamını adeta kuşatarak, Malatya’nın can alıcı sorunlarının göz ardı edilmesine zemin hazırlanmasıdır. Depremin yaraları henüz tam anlamıyla sarılmamışken, bu çevrelerin sahte patentle ve kaçak yollarla ülkeye soktukları kalitesiz kayısıyı Malatya kayısısıyla karıştırarak piyasaya sürmeleri, Malatya kayısısının marka değerini ve pazar gücünü her geçen gün daha da zayıflatmaktadır.
Bu tablo yalnızca üreticiye değil; Malatya’nın itibarına, ekonomisine ve geleceğine vurulmuş ağır bir darbedir. Malatya kayısısı, bu ülkenin ve dünyanın tanıdığı tescilli bir değerdir; birkaç çıkar grubunun insafına terk edilemez.
Bu noktada Malatya Valiliği, görev ve sorumluluğunu gecikmeden yerine getirmeli; sahte patent, kaçak ürün ve piyasa manipülasyonlarına karşı kararlı, şeffaf ve caydırıcı adımlar atmalıdır. Bu mesele ertelenecek değil, derhal müdahale edilmesi gereken hayati bir sorundur.
Ne yazık ki Malatya’nın yöneticileriyle birlikte yerel yöneticilerin, belediye başkanlarının, siyasi partilerin il ve ilçe örgütlerinin ve ilimizin milletvekillerinin; beş ihracatçının çıkarlarını merkeze alan bir tutum sergilemesi son derece üzüntü vericidir.
Oysa beş ihracatçının menfaati, yüz bini aşkın çiftçinin, tarım işçisinin, esnafın, tedarikçinin, nakliyecinin ve en önemlisi Malatya’nın ve Türkiye’nin ortak çıkarlarından daha önemli ve üstün değildir.
Nihayet #beklenenToplantı, geç de olsa yapılmıştır. Ancak toplantının içeriği ve alınan kararlar kamuoyu ile açık ve şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır.
Bu toplantıda, #ZiraatOdaları Başkanlarının temsil ettikleri sivil toplum örgütleri adına kayısı üreticilerinin yaşadığı sorunları dile getirdiklerini; kaçak kayısı ve sahte patent uygulamalarıyla ilgili gerekli ve tatmin edici değerlendirmeleri yaptıklarını umuyoruz.
Vatanını ve memleketinin emeğini koruyan, Malatya’nın kaderiyle kader birliği yapan ihracatçı ile sahte patent kullanarak hem Malatya ekonomisine hem de ülkeye zarar veren, haksız kazanç sağlayan ihracatçı mutlaka ayırt edilmelidir.
Bindiği dalı kesenlerle şehrine sahip çıkanlar net bir şekilde ayrılmalı; gerekli hukuki süreçler gecikmeksizin başlatılmalıdır.
Bu süreçte gösterdikleri gayret ve hassasiyetlerinden dolayı Malatya Valimize ve İl Tarım Müdürümüze,MTSO ve Ziraat Odaları Başkanlarına kayısı yetiştiricileri olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.