Ramazan ayı yaklaşırken Türkiye’de gıda piyasasında tansiyon yükseldi. Özellikle tavuk etinde yaşanan fiyat artışları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Ticaret Bakanlığı radikal bir adım atarak tavuk ürünleri ihracatını yarından itibaren durdurma kararı aldı. Bakanlık, üretici ve satıcıların fiyatları yaklaşık yüzde 15 oranında artırmasını gerekçe göstererek, bu kararın iç piyasada arzı artırmak ve fiyat artışlarını sınırlamak amacıyla alındığını duyurdu.
Ancak Ankara’dan gelen bu karar, sahada bambaşka bir karşılık buldu. Özellikle üretimin bel kemiği olan illerde, karar rahatlatma değil, tedirginlik yarattı. Malatya’da tavuk üreticisi Özer Varol, “fiyat artışının faturasının yine üreticiye kesildiğini” belirterek sert tepki gösterdi.

Bakanlık açıklamasında, piyasa gelişmelerinin yakından izleneceği ve gerek görülmesi halinde yeni tedbirlerin de gündeme alınabileceği belirtilirken, üreticiler bu yaklaşımın geçici değil kalıcı hasarlar doğuracağını savunuyor.
Malatyalı tavuk üreticileri adınan konuşan yıllarını sektöre vermiş Özer Varol, alınan ihracat kararının yanlış olduğunu ve bir sektörün daha göz göre göre zayıflatıldığını dile getirerek şu sözlerle tepkilerini ortaya koydu:

“Çok yanlış bir karar. Ucuz protein kaynağı tavuk etinden tabiki halkımız rahat ulaşsın diye düşük fiyat olmalı. Ancak 1 kg domates 2 kg tavuk etine eşit olursa. Bunun suçu Tavuk üretici ve firmalarda değildir. Biz bu alınan kararın geri çekilmesi için tüm gerekli merciler ile görüşeceğiz. İptali için de ne gerekiyorsa yapacağız.”
Üreticiler, fiyat dengesizliğinin sadece tavuk sektörü üzerinden okunamayacağını, tarım ve gıda politikasındaki genel bozulmanın göz ardı edildiğini ifade ediyor. Domatesin, sebzenin, yem maliyetlerinin bu kadar yükseldiği bir ortamda yalnızca tavuk fiyatlarının hedefe konulmasının adaletsiz olduğunu savunuyorlar.

Tepkiler bununla da sınırlı değil. Üreticilere göre ihracatın kesilmesi, sadece bugünü değil, yarını da karartacak bir adım olarak değerlendiriliyor. Hasan Yeşildirek ise şunları söyledi:
“İhracatı kesmek üretimi düşürür, ülkemize döviz girişini azaltır. Dünya çapında gelişen bir beyaz et sektörünü ülkemizde bitirir. Dış piyasalardaki rekabeti başkalarına bırakacak, belki de ileride firmalar batacak, tavuk ithal edecek duruma düşeriz.”
Türkiye’nin son yıllarda beyaz et sektöründe ciddi bir ivme yakaladığını hatırlatan üreticiler, bu kararın uluslararası pazarlarda kaybedilen alanların bir daha geri alınamamasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. “Bugün ihracatı kesersiniz, yarın o pazara geri dönemezsiniz” diyen üreticiler, bu adımın stratejik bir hata olduğunu savunuyor.

Malatyalı üreticilerin en sert eleştirilerinden biri ise kararın zamanlamasına yönelik oldu:
“Bu karar Türkiye için yanlış bir karardır. Ülkemize fayda sağlamaz. Kime sağlar bilmiyorum.”
Ülkenin ciddi bir döviz ihtiyacı olduğu bir dönemde ihracatın durdurulmasının mantıksız olduğunu dile getiren üreticiler, sorunun kaynağının üretici değil, plansız ekonomi politikaları olduğunu vurguluyor.
Açıklamalarda geçmişte Et ve Balık Kurumu üzerinden yaşanan sürece de dikkat çekildi:
“Ülkenin dövize ihtiyacı olduğu bir dönemde yanlış bir karar. Et balık kurumu gibi bir devi özelleştirme kanunlarınızla birçok birimlerini satıp küçük bir birim haline getirirseniz dışardan et ithal eder, dışarıya da et ürünleri satamazsınız. Ne de ülke içinde fiyat dengesini kuramazsınız.”
Üreticilere göre devletin üretimden çekildiği, özel sektörün ise sürekli baskılandığı bir ortamda ne fiyat istikrarı sağlanabilir ne de gıda güvenliği korunabilir. Açıklamaların en çarpıcı bölümü ise devletin rolüne dair yapılan vurgu oldu:
“Eğitim ve beslenme devletin özel sektörle yarış edebileceği bir konumda olmadıkça huzur ve ahlaki gelişme sağlanamaz.”
Ramazan öncesi alınan bu karar, bir yandan tüketiciyi koruma iddiası taşırken, diğer yandan üreticinin geleceğini belirsizliğe sürüklüyor. Tavuk fiyatlarını düşürmek için ihracatı durdurmak, üreticilere göre kolay ama tehlikeli bir çözüm. Sahadaki sesler, bu kararın kısa vadede fiyatları baskılasa bile uzun vadede Türkiye’yi üretimden ithalata sürükleyebileceği uyarısında birleşiyor.
Gözler şimdi, Ticaret Bakanlığı’nın üreticilerin bu sert çıkışlarına nasıl bir karşılık vereceğine çevrilmiş durumda.
Admin
Yönetici


















