Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği'nin ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Turizm Çalıştayı'nda Malatya'nın turizm potansiyeli geniş kapsamlı şekilde değerlendirildi. Elazığ, Malatya, Bingöl, Tunceli ve Adıyaman'ı ortak bir turizm vizyonunda buluşturmayı amaçlayan çalıştaya Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur da katılarak Fırat Havzası'nın tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerinin ortak akılla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kamu kurumları, yerel yönetimler, turizm sektörü, ulaşım, finans ve özel sektör temsilcilerinin bir araya geldiği çalıştay, bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak destinasyon yönetimi anlayışının geliştirilmesi hedefiyle gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla düzenlenen programda, Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan'ın moderatörlüğünü yaptığı "Yeni Nesil Bölgesel Turizm: Entegre Destinasyon Yönetimi" panelinde konuşan Beytur, Fırat Havzası'nın sahip olduğu değerlerin uluslararası turizm açısından büyük fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Fırat Kalkınma Ajansı'nın faaliyet alanında bulunan bölgenin tarih boyunca önemli bir yaşam ve medeniyet merkezi olduğuna dikkat çeken Dr. Mehmet Beytur, Fırat Nehri'nin binlerce yıldır insanlık için vazgeçilmez bir kaynak olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Geçmişe tarihî perspektiften baktığımızda bu bölgenin ciddi anlamda bir uygarlık merkezi olduğunu görüyoruz. Zaman zaman ilk uygarlıklar arasında bir geçiş bölgesi olmuş, doğal imkânları ve tabii varlıklarıyla insanlığa büyük nimetler sunmuş bir coğrafyada yaşıyoruz. Bugün de bu bölgenin turizm imkânlarını nasıl gün yüzüne çıkaracağımızı ve nasıl daha aktif hale getireceğimizi konuşuyoruz."
Beytur, Arslantepe Höyüğü, Nemrut Dağı, Ulu Cami, Harput ve Göbeklitepe gibi dünyaca bilinen önemli miras alanlarının aynı coğrafyada birbirine yakın konumlandığını belirterek, bunların yanı sıra henüz yeterince tanıtılamayan çok sayıda tarihi ve kültürel değerin de bölgenin önemli bir zenginliği olduğunu söyledi.

Malatya'nın Levent Vadisi'nden Arapgir'e kadar uzanan geniş coğrafyasında tarihi güzergâhlar, kervansaraylar ve konaklama merkezleri bulunduğunu hatırlatan Beytur, hazırlanan mevcut tur rotalarının önemli bir başlangıç olduğunu ancak bölgenin gerçek potansiyelini yansıtmak için bu rotaların daha da çeşitlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Turizmde ulaşımın belirleyici unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Beytur, uluslararası, ulusal ve yerel ulaşımın birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Elazığ, Malatya ve Adıyaman'ın uluslararası ulaşım konusunda önemli ihtiyaçları bulunduğunu belirten Beytur, yurt dışından bölgeye doğrudan ulaşımın kolaylaştırılmasının turizm hareketliliğini artıracağını ifade etti. İstanbul ve Ankara gibi merkezlerden yapılan uçuşların sayı ve saatlerinin de geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Beytur, yerel ulaşım planlamasında belediyelerin turizm ajanslarıyla koordineli çalışmaya hazır olduğunu kaydetti.
Nemrut Dağı'na ulaşımın güçlendirilmesinin bölgesel turizme önemli katkı sağlayacağını belirten Dr. Mehmet Beytur, Malatya üzerinden yeni bir turizm güzergâhı oluşturulabileceğini ifade ederek, "Eğer bu çalıştay sonucunda bu yönde bir karar ve ortak irade ortaya çıkarsa, biz Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapmaya ve bu yolun yapılması konusunda gerekli desteği vermeye hazırız" dedi.
Malatya'nın yalnızca tarihiyle değil gastronomisiyle de güçlü bir turizm merkezi olduğunu belirten Beytur, çok sayıda coğrafi işaretli ürünün şehre önemli avantaj sağladığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden inşa sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini vurgulayan Beytur, turizmin Malatya'nın yeniden ayağa kalkmasında önemli bir itici güç olacağını dile getirdi.
Malatya'nın müzecilik alanındaki çalışmalarına da değinen Beytur, "Büyükşehir Belediyesi olarak farklı kategorilerde müzelerimiz bulunuyor. Fotoğraf Makinesi Müzemiz, büyüklüğü itibarıyla dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alıyor. Şehir dışından gelen ziyaretçilerimizin bu müzeden oldukça etkilendiklerini dile getirmeleri bizleri memnun ediyor. Bunun yanı sıra Radyo ve Gramofon Müzemiz de Türkiye'nin bu alandaki en büyük müzeleri arasında yer alıyor. Bazen altyapıyı geliştirmek, bazen kültürel değerleri öne çıkarmak, bazen de organizasyonlara öncülük etmek gerekiyor. Turizmde asıl aktörün özel sektör olması gerektiğine inanıyoruz. Ancak özel sektörün gerekli olgunluğa ve kapasiteye ulaşacağı sürece kadar yerel yönetimlerin destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Bölgenin inanç turizmi açısından da önemli bir mirasa sahip olduğunu belirten Beytur, farklı inançlara ait tarihi ve kültürel eserlerin ortak turizm vizyonuyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sağlık turizmine de dikkat çeken Beytur, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nin karaciğer nakli ve plastik cerrahi başta olmak üzere birçok alanda uluslararası düzeyde hizmet verdiğini belirterek sağlık turizmine yönelik ortak projelerin geliştirilebileceğini ifade etti.
Çalıştay kapsamında kurulan Malatya standı da ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, standı ziyaret ederek Malatya'nın yöresel ürünleri hakkında bilgi alırken, Dr. Mehmet Beytur da stantta ağırladığı konuklarla yakından ilgilendi.
Admin
Yönetici






















