Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Adalet Bakanlığı görevine İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i, İçişleri Bakanlığı görevine ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’yi atamasının ardından TBMM’de yaşananlar siyaset tarihine kara bir leke olarak geçti. Yemin töreni için toplanan Genel Kurul’da tansiyon bir anda yükseldi, kürsü önü savaş alanına döndü, yumruklar havada uçuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatıyla milletvekilleri tam kadro Genel Kurul’a katıldı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, gündem dışı söz alarak atamaya sert tepki gösterdi. Emir, “Bugün hukuk devleti adına kapkara bir gün yaşıyoruz” diyerek Gürlek’in atanmasını “adaletin tabutuna son çiviyi çakan kişinin o tabuta bekçi yapılması” sözleriyle eleştirdi.

Emir’in sözleri Meclis’te tansiyonu yükseltti. AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül ise atamanın Cumhurbaşkanı’nın anayasal yetkisi olduğunu savunarak eleştirileri reddetti. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ da usul hatası olmadığını belirtti.
Ancak tartışma sözle sınırlı kalmadı.
Bozdağ’ın Gürlek’i yemin için kürsüye davet etmesiyle birlikte CHP’li vekiller kürsü önünde set oluşturdu. Murat Emir elinde anayasa kitapçığıyla kürsüye yürüdü. Bu hamleyle birlikte AK Parti ve CHP milletvekilleri karşı karşıya geldi. İtişmeler bir anda arbedeye dönüştü. Yumrukların savrulduğu, vekillerin yere düştüğü anlar Meclis tutanaklarına değil, siyasi hafızaya kazındı.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın yüzüne darbe aldığı, burnunun kanadığı ve kontrol amaçlı hastaneye götürüldüğü öğrenildi. Bazı milletvekillerinin hafif şekilde yaralandığı bildirildi.
Tüm bu kaosun ortasında Akın Gürlek, AK Parti milletvekillerinin oluşturduğu koruma çemberi eşliğinde yoğun protesto altında yemin etti. Hemen ardından İçişleri Bakanlığı’na atanan Mustafa Çiftçi de benzer şekilde yeminini tamamladı. Bekir Bozdağ oturuma ara verdi.

CHP cephesi ise yeminin “mutlak butlan” ile geçersiz olduğunu savundu. Murat Emir, TBMM önünde yaptığı açıklamada, “Bu yemin hiç gerçekleşmemiştir. Koşulları sağlanmamıştır” diyerek sürecin hukuki olmadığını öne sürdü.
Ancak Meclis’teki en dikkat çeken ayrıntı kavganın ortasında yer almayan bir grup oldu: Malatya milletvekilleri.
Yumrukların havada uçuştuğu, vekillerin hastanelik olduğu bir oturumda Malatya’yı temsil eden isimlerin arbedeye karışmaması kulislerde konuşuldu. Ne kürsü önündeki fiziksel barikatın içinde yer aldılar ne de itişmenin tarafı oldular.

Malatya, siyasi gerilimin en sert anlarından birinde sessiz ve mesafeli bir duruş sergiledi. Deprem, ekonomik kriz ve yerel sorunlarla boğuşan bir şehrin temsilcilerinin, Ankara’daki fiziki çatışmanın dışında kalması bazı çevrelerce “sorumlu siyaset” olarak yorumladılar.
Meclis’te yaşanan bu yumruklu yemin, sadece yeni bakanların göreve başlamasıyla değil, siyasetin geldiği sert iklimle de hafızalara kazındı.
Ankara karıştı, tansiyon zirve yaptı.
Malatya ise o hengâmede kavgaya karışmayan şehir olarak kayıtlara geçti.
Admin
Yönetici


















