Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
03 KASIM Salı 01:48

Sayıştay Raporunda İsmi Gizlenen Ruhsatsız AVM: MalatyaPark

Sayıştay, Malatya’da işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren AVM’yi raporuna aldı. İşaret edilen adres MalatyaPark.

Manşet
Giriş Tarihi : 03-11-2026 00:01
Sayıştay Raporunda İsmi Gizlenen Ruhsatsız AVM: MalatyaPark

Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin Sayıştay denetim raporunda, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadan faaliyet gösteren bir alışveriş merkezinin tespit edildiği belirtildi. Raporda AVM’nin ismine yer verilmezken, söz konusu alışveriş merkezinin, yıllardır tartışmalı özelleştirme süreci, imar değişiklikleri, mahkeme kararları ve ruhsat işlemleriyle gündeme gelen MalatyaPark AVM olduğu öğrenildi.

Sümerbank Malatya Fabrikası’nın bulunduğu arazi üzerinde inşa edilen MalatyaPark, daha kuruluş aşamasından itibaren Malatya’nın en çok tartışılan yatırımlarından biri oldu. Fabrikanın makineleri ve varlıklarıyla birlikte özelleştirilmesi, sanayi alanı olarak belirlenen arazinin daha sonra alışveriş merkezi, konut ve özel sağlık tesisi fonksiyonlarına dönüştürülmesi, yapı ruhsatlarının düzenlenmesi ve mahkeme kararlarına rağmen AVM’nin faaliyetini sürdürmesi yıllar boyunca tartışmaların odağında yer aldı.

2009 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılan AVM hakkında geçmişte çeşitli yargı kararları verildi. İmar planı değişiklikleri mahkeme tarafından iptal edildi, ruhsat işlemleri hukuki tartışmalara konu oldu ve binanın faaliyetinin durdurulmasına yönelik kararlar gündeme geldi. Ancak bütün bu süreçlere rağmen MalatyaPark faaliyetini sürdürdü. Aradan geçen 17 yılın ardından Sayıştay raporunda da ismi açıklanmadan bir AVM’nin işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiğinin tespit edilmesi, tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.

Sümerbank Fabrikası'nın özelleştirilmesiyle başlayan süreç

Malatyahaber.com’da yer alan habere göre, MalatyaPark’ın bugün bulunduğu arazinin geçmişi, Sümerbank Malatya Fabrikası’nın özelleştirilmesine dayanıyor. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 25 Aralık 2003 tarih ve 86 sayılı kararıyla, özelleştirme programında bulunan Sümerbank Holding A.Ş.’ye bağlı Malatya Pamuklu Sanayii İşletmesi’nin, yani Sümerbank Malatya Fabrikası’nın kullanımındaki Malatya merkez Şifa Mahallesi 580 ada 494 numaralı taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının sanayi alanı olarak değiştirilmesine karar verildi.

Söz konusu işletme, özelleştirme ihalesinde 5,5 milyon ABD doları teklif veren Malatya Girişim Grubu’na (MGG) satıldı. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 8 Ocak 2004 tarih ve 2004/6 sayılı kararı doğrultusunda, şirket ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında 19 Şubat 2004 tarihinde varlık satış sözleşmesi imzalandı.

Ardından 27 Nisan 2004 tarihli ve 1010 yevmiye numaralı tapu senediyle, 129 bin metrekare yüzölçümüne sahip 580 ada 494 numaralı parsel Malatya Girişim Grubu adına tescil edildi.

Özelleştirme sürecinin ardından arazinin kullanım biçimi ve burada yapılacak yatırımın niteliği, ilerleyen yıllarda yaşanan tartışmaların temelini oluşturdu. Çünkü özelleştirme koşullarında arazinin sanayi tesisi olarak değerlendirilmesi öngörülürken, daha sonra bu alanda bir alışveriş merkezi inşa edilmesinin önü açıldı.

Fabrika ruhsatıyla başlayan AVM inşaatı

Malatya Girişim Grubu’nun başvurusu üzerine Malatya Belediyesi tarafından yürürlükteki imar planına göre 2 Mayıs 2008 tarih ve 441/20 sayılı fabrika binası yapı ruhsatı düzenlendi.

Ancak inşaat devam ederken ruhsatta fabrika binası olarak gösterilen yapının gerçekte bir alışveriş merkezi olarak inşa edildiği iddiası gündeme geldi. Bir grup belediye meclis üyesi bu iddiayla Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/503 D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırdı. Ruhsat sahibi Malatya Girişim Grubu da buna karşılık Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/352 D. İş sayılı dosyasında aksi yönde tespit yaptırdı. Bu süreçte şirket, söz konusu parsel için imar planı değişikliği talebinde bulundu.

Malatya Belediye Meclisi, 4 Şubat 2009 tarih ve 32 sayılı kararıyla, parsel maliklerine ait alanın yüzde 40’ının belediyeye hibe edilmesi ve bu bölümün park alanı ile yol olarak kullanılması koşuluyla, söz konusu taşınmazın imar durumunun değiştirilmesini kararlaştırdı.

Yeni düzenlemeyle parselin emsal değeri E=2.00, yapı yüksekliği ise Hmax=serbest olacak şekilde ticaret, özel sağlık alanı ve konut+ticaret alanı olarak düzenlenmesi, bu doğrultuda 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının değerlendirilmesi karara bağlandı.

Bunun ardından 2 Mayıs 2008 tarihli fabrika binası yapı ruhsatı, 24 Mart 2009 tarih ve 459-01 sayılı AVM yapı ruhsatıyla değiştirildi. Aynı şirkete aynı tarihte 459-04, 459-05, 459-06 ve 459-07 sayılı konut ruhsatları ile 459-08 sayılı hastane yapı ruhsatı da verildi. Buradaki en önemli tartışmalardan biri ise imar planlarının değiştirilme biçimiydi. 7 Ocak 2009 tarihinde yapılan ve söz konusu parseli de kapsayan revizyon imar planında, taşınmazın sanayi alanı niteliği korunmuştu. Ancak aradan henüz bir ay bile geçmeden yalnızca bu parsel özelinde yeni bir düzenlemeye gidildi. Yapılan değişiklikle, kentin genel yerleşim düzenini etkileyebilecek, nazım imar planının temel kararlarını, bütünlüğünü ve teknik-sosyal donatı dengesini bozabilecek nitelikte bir imar düzenlemesi gerçekleştirildi.

Beş yıl sanayi tesisi olarak işletme taahhüdü tartışması

Malatya Girişim Grubu’nun özelleştirme koşulları kapsamında fabrikayı beş yıl süreyle sanayi tesisi olarak işletme zorunluluğu bulunduğu, ancak bu taahhüdün yerine getirilmediği belirtildi. Fabrikanın değerli arazisiyle birlikte, içindeki makinelerin piyasa değerinin altında olduğu öne sürülen 5,5 milyon dolarlık bedelle satın alınmasının ardından, yatırımın sanayi tesisi olarak devam etmesi bekleniyordu. Ancak fabrika işletilmediği gibi, 2009 yerel seçimleri öncesinde işçi alınacağı yönünde duyuru yapılmasına rağmen bu konuda da verilen sözlerin yerine getirilmediği ifade edildi.

Bugün MalatyaPark AVM’nin bulunduğu yapının projesinin, başlangıçta fabrika projesi olarak hazırlandığı ve dönemin belediye yönetimine bu şekilde onaylatıldığı ileri sürüldü. İnşaatın alışveriş merkezi olarak tamamlanmasının ardından açılış töreni 14 Kasım 2009 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Erdoğan açılışını yaptı, yatırım için destek mesajı verdi

MalatyaPark’ın açılışı, tartışmaların sürdüğü bir dönemde, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı. Erdoğan, açılış töreninde Malatyalı 33 iş adamından oluşan Malatya Girişim Grubu’nu Türkiye için örnek bir oluşum olarak nitelendirdi. Yatırımın Malatya açısından önemine dikkat çeken Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Günümüzde ülkemizin kalkınması için iş adamlarına büyük sorumluluklar düşüyor. Malatya Girişim Grubu da Malatya’ya 200 milyon doların üzerinde bir yatırım yaparak 1800 kişiye iş imkanı yarattı. Biz de hükümet olarak ülkemiz adına böyle büyük yatırımlar yapan projeleri desteklemeye devam edeceğiz.”

 

Böylece özelleştirme koşulları, imar düzenlemeleri ve yapı ruhsatları konusunda tartışmaların yaşandığı yatırım, en üst düzey siyasi katılımla açılmış oldu.

Ancak açılış töreniyle birlikte tartışmalar sona ermedi. Aksine, ilerleyen dönemde imar planı değişiklikleri ve ruhsat işlemleri yargıya taşındı. Malatya İdare Mahkemesi, dönemin belediye başkanları Cemal Akın ve Ahmet Çakır döneminde gerçekleştirilen bazı işlemleri iptal etti. Belediyenin bu kararlara yönelik itirazlarının Danıştay tarafından reddedildiği ve binanın mühürlenmesi yönünde kararların gündeme geldiği belirtildi.

Mahkeme kararlarına rağmen AVM faaliyetini sürdürdü

MalatyaPark hakkında yürütülen hukuki süreçte en dikkat çekici başlıklardan biri, mahkeme kararlarının uygulanıp uygulanmadığı oldu. İmar planı değişikliğine karşı açılan davalarda verilen kararlar doğrultusunda AVM’nin faaliyetinin durdurulması ve binanın mühürlenmesi gündeme geldi. Ancak iddialara göre Malatya Belediyesi, AVM’nin kullanılmayan bir kapısında mühürleme işlemi gerçekleştirerek kararın uygulanmış olduğu görüntüsünü oluşturdu. AVM ise normal faaliyetini sürdürmeye devam etti. Bu uygulama, dönemin belediye yönetimine yönelik eleştirilerin de merkezinde yer aldı.

MHP’nin eski belediye meclis üyeleri Recep Ülkü ve Coşkun Parlak’ın savcılığa yaptığı suç duyurularının ardından, özelleştirilen arazinin imar fonksiyonlarının değiştirilmesine ilişkin kararlar da soruşturma konusu oldu.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun Ek 3. maddesinde yer alan, özelleştirilen arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarının beş yıl süreyle değiştirilemeyeceğine ilişkin hükme aykırı hareket edildiği öne sürüldü. Bu kapsamda, söz konusu arazinin sanayi alanından çıkarılarak ticaret, konut ve özel sağlık tesisi alanına dönüştürülmesine olumlu oy veren dönemin 22 belediye meclis üyesi hakkında soruşturma başlatıldı.

29 Mart 2009 sonrasındaki işlemler nedeniyle dönemin Belediye Başkanı Ahmet Çakır da soruşturma kapsamına dahil edildi.

MHP’nin başvurusu üzerine ayrıca Ahmet Çakır hakkında, MalatyaPark AVM binasına imar mevzuatına aykırı şekilde yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesi, mahkemenin faaliyetlerin durdurulmasına yönelik kararının uygulanmaması ve hukuki geçerliliği olmadığı ileri sürülen belgeyle AVM’nin açılışına izin verilmesi gibi gerekçelerle yargılama süreci başlatıldı. Cemal Akın döneminde görev yapan ve imar planı değişikliğine olumlu oy veren 22 belediye meclis üyesi de bu süreçte yargılanmaya başlandı.

İddianamede Ahmet Çakır'a yöneltilen suçlamalar

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, dönemin Belediye Başkanı Ahmet Çakır'a MalatyaPark AVM ile ilgili işlemler nedeniyle İmar Kanunu'na aykırılık eksenli çeşitli suçlamalar yöneltildi.

İddianamede, AVM'nin ikinci bodrum katında projede bulunmayan fazladan dükkânlar yapıldığı, birinci bodrum kattaki ortak alanların bir bölümünün işyerlerine katıldığı, ısıtma sistemi ve asansörler için işletme ruhsatlarının bulunmadığı, mekanik ve elektrik tesisat projelerinde gerekli onayların olmadığı belirtildi.

Bütün bu eksikliklere rağmen Ahmet Çakır'ın, İmar Kanunu'nun 32 ve 42. maddelerine aykırı biçimde yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesi yönünde talimat verdiği ve bu nedenle belediyenin zarara uğratıldığı iddianamede yer alan suçlamalar arasında gösterildi.

Başkan Çakır'a yöneltilen suçlamalar yalnızca yapı kullanma izin belgesiyle sınırlı kalmadı. İddianamede şu hususlar da yer aldı:

- ACT 4 Ticaret A.Ş. tarafından Malatya Belediye Meclisi'nin 4 Şubat 2009 tarih ve 32 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, Malatya İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması ve AVM'nin faaliyetinin sürdürülmesine izin verilmesi.

- İmar Kanunu'nun 42. maddesinde öngörülen mali ve idari yaptırımlar uygulanmadan, hukuken geçerliliği olmadığı ileri sürülen yapı kullanma belgesiyle MalatyaPark'ın açılmasına izin verilmesi.

- Malatya İdare Mahkemesi'nin AVM'nin faaliyetine izin veren ruhsatla ilgili yürütmeyi durdurma kararına rağmen alışveriş merkezinin faaliyetini sürdürmesine göz yumulması.

İddianamede, 2004-2009 döneminde görev yapan 22 belediye meclis üyesinin de sanayi alanı olarak özelleştirilen arazinin ticaret, konut ve özel sağlık tesisi alanına dönüştürülmesine olumlu oy vererek İmar Kanunu'na aykırı işlem yaptıkları öne sürüldü.

22 belediye meclis üyesi hakkında yargılama süreci

Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya başlanan, Cemal Akın döneminin belediye meclis üyeleri arasında şu isimler bulunuyordu:

Muharrem Çamurlu, Alaaddin Acun, Osman Bayram, Ramazan Özdemir, Niyazi Artan, Sedat Alpkıray, Serdar Kayagül, Selahattin Aşan, Muammer Özpolat, Ahmet Ergül, Nurettin Karaaslan, Metin Mandal, Yusuf Geleri, Haşim Oskaloğlu, Bekir Akça, Bayram Eken, Vahap Ergün, Ayşe Kaya, Süleyman Erkuş, Basri Akatay ve Abdurrahman Karaca.

İddianamede, söz konusu meclis üyelerinin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. maddesine eklenen ve özelleştirme kapsamında bulunan, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanarak yürürlüğe giren imar planlarında belediyelerin imar fonksiyonlarını değiştiremeyeceğini öngören hükme aykırı karar aldıkları belirtildi.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından sanayi alanı olarak kullanılması şartıyla özelleştirilen bir arazinin, belediye meclisi kararıyla ticaret, konut ve özel sağlık tesisi alanına dönüştürülmesine olumlu oy verilmesinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu iddia edildi. İddianamede, sanıkların Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında cezalandırılması talep edildi.

Mahkeme imar planı değişikliğini kamu yararına aykırı buldu

MalatyaPark sürecindeki en önemli yargı kararlarından biri, Malatya Belediye Meclisi'nin eski üyelerinden Coşkun Parlak'ın şikayeti üzerine açılan davada verildi. Malatya İdare Mahkemesi, 1 Temmuz 2010 tarihli kararında, 4 Şubat 2009 tarihli imar planı değişikliğini şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun bulmayarak iptal etti.

Mahkemenin kararında, tek bir parsel üzerinden gerçekleştirilen düzenlemenin kentin genel yerleşim yapısını ve nazım imar planının bütünlüğünü bozabilecek nitelikte olduğu vurgulandı. Kararda, AVM, özel sağlık tesisi, otel ve lüks konut gibi farklı fonksiyonların tek bir parsel üzerinde yoğunlaştırılmasının, bölgenin genel planlama dengesi açısından sorun oluşturduğu belirtildi.

Mahkeme, plan değişikliğinin trafik sıkışıklığı, otopark yetersizliği, karbon emisyonu, çevre gürültüsü, açık alan ve sosyal donatı ihtiyacı gibi önemli sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti. Bu sorunlara ilişkin yeterli araştırma ve çözüm ortaya konulmadan yalnızca tek bir parsel üzerinden imar düzenlemesi yapılmasının şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.

Kararda şu değerlendirmeye yer verildi:

“Tek bir parsel bazında ve kentin makroformunu değiştirebilecek, buna bağlı olarak da yürürlükteki Nazım İmar Planı’nın ana kararlarını, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozacak nitelikte Nazım ve Uygulama İmar Planlarında değişiklik yapıldığı, revizyon imar planı ile kullanım kararları ve alana gelecek fonksiyonların dağılımının, bölge içinde bir bütün olarak ele alınmak suretiyle olumsuzlukların asgariye indirilmesi mümkün iken, konunun tek parsel bazında ele alınarak hiçbir araştırmaya dayanmayan tek bir parsele yığılan AVM, özel sağlık tesisi, otel ve lüks konut fonksiyonları ile bölgede yoğunluğun arttırıldığı, buna bağlı olarak öncelikle otopark yetersizliği, trafik sıkışıklığı, yoğun karbon emisyonu ve çevre gürültüsü gibi sorunlar açık alan, yeni sosyal donatı ve altyapı ihtiyacının ortaya çıkacağı açık olduğu halde bu sorunlara ilişkin çözümler düşünülmeden konunun tek bir parsel boyutunda ele alındığı göz önünde bulundurulduğunda dava konusu plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.”

Bu karar, Sümerbank arazisindeki imar planı değişikliğinin hukuki dayanaklarının ortadan kalkması bakımından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Coşkun Parlak'ın 60 dönümlük arazi örneği

Sümerbank arazisine tanınan imar haklarının ayrıcalıklı olduğu iddiasını gündeme taşıyan Coşkun Parlak, şikayetinden önce Malatya Belediyesi'ne dikkat çekici bir başvuruda bulundu.

Uçbağlar Mahallesi'nde kendisine ait 60 dönümlük arazisi bulunduğunu belirten Parlak, Malatya Girişim Grubu'na Sümerbank arazisi için verilen E=2.00 ve Hmax=serbest yapılaşma hakkının, hatta bunun dörtte birinin kendi arazisine de tanınmasını istedi.

Ancak belediye bu talebi reddetti.

Parlak, talebinin reddedilmesinin ardından 13 Nisan 2009 tarihinde Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak Sümerbank arazisine ilişkin imar planı değişikliğinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü.

Parlak, arazide daha önce 0.50 olan inşaat yoğunluğunun E=2 seviyesine çıkarıldığını, bunun dört katlık bir yoğunluk artışı anlamına geldiğini ve yapılan düzenlemenin imar mevzuatına aykırı olduğunu savundu. Söz konusu değişikliğin arazi sahiplerine büyük miktarda haksız kazanç sağladığını belirterek belediye meclisi kararının iptalini istediğini, ancak belediyenin talebini meclis toplanmadan reddettiğini ifade etti. Parlak, suç duyurusunda yapılan imar planı değişikliğinin suç oluşturduğunu öne sürerek sorumluların cezalandırılmasını talep etti.

Aynı dönemde İçişleri Bakanlığı'na da başvuran Parlak'ın şikayeti üzerine bakanlık mülkiye müfettişleri Malatya'ya geldi. Müfettişler, 27 Temmuz 2010 tarihinde Parlak'ın şikayetlerini sözlü olarak da dinledi.

Parlak, müfettişlere verdiği ifadede iddialarını şu sözlerle anlattı:

“Sümerbank Fabrikası ve arazisini satın alan grup Malatya Belediyesi ile anlaşarak, burayı AVM, otel ve konut alanına çevirmeyi zaten önceden planlamışlardı. Özelleştirme mevzuatına aykırı biçimde, 5 yıl geçmeden fabrika inşaat ruhsatı alarak, fabrika yerine AVM binasını yapmaya başladılar. Daha sonra, yerel seçimlere (2009 seçimleri) 1 ay kala, yangından mal kaçırır gibi bu arsanın imar yoğunluğunu 4 kat arttırdıkları gibi sanayi alanından da çıkararak ‘AVM, konut, otel ve sağlık alanı’ olarak imar planını değiştirdiler. Böylece arsanın değeri en az 10 kat artmıştır. Üstelik yüksekliği de serbest bıraktılar. Yani bu insanlar devletin malını içindeki makineler ile satın alarak sadece makinelerinin satışından çok daha fazla kazanmışlar, koskoca arazi kendilerine kalmıştır. Malatya Belediyesi de, hiç kimseye tanınmayan imar haklarını bu araziye tanıyarak, bu kişilere büyük çıkar sağlamıştır.”

Parlak'ın başvurusu üzerine açılan davada Malatya İdare Mahkemesi, 1 Temmuz 2010 tarihinde belediye meclisinin 4 Şubat 2009 tarihli imar planı değişikliğini şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı bularak iptal etti.

İmar mevzuatı konusunda uzman hukukçuların değerlendirmelerine göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun oy birliğiyle aldığı karar da söz konusu imar planı değişikliğinin hukuki dayanağını ortadan kaldırdı. Yapıların inşasına dayanak oluşturan imar planının iptal edilmesi nedeniyle, arazi üzerindeki yapıların faaliyetlerinin mahkeme kararları doğrultusunda durdurulması gerektiği görüşü dile getirildi.

Buna rağmen AVM'nin faaliyetini sürdürmesi, geçmişten bugüne uzanan hukuki tartışmaların en önemli başlıklarından biri olarak kaldı.

17 yıl sonra Sayıştay raporuna girdi

MalatyaPark'ın geçmişinden bugüne uzanan tartışmaların ardından son gelişme, Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 yılı Sayıştay denetim raporuyla ortaya çıktı. Raporda, ismi açıklanmayan bir alışveriş merkezinin işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği tespit edildi.

Sayıştay raporunun 7'nci maddesinde yer alan bulgu şu şekilde:

“BULGU 7: İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Olmadan Faaliyet Gösteren AVM Bulunması- Belediyenin yetki ve görev sınırları içinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın faaliyette bulunan bir alışveriş merkezi (AVM) olduğu tespit edilmiştir.”

Belediyenin söz konusu tespitle ilgili açıklamasında ise şu ifadeler kullanıldı:

“İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan alışveriş merkezine ilişkin gerekli ruhsatlandırma işlemlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüleceği ifade edilmiştir.”

Sayıştay, raporunda ruhsatsız faaliyet gösteren AVM'nin adını açıklamazken, söz konusu yerin MalatyaPark AVM olduğu bildirildi.

Böylece 2009 yılında açılışı gerçekleştirilen, yıllar boyunca imar planı değişiklikleri, yapı ruhsatları, mahkeme kararları ve mühürleme tartışmalarıyla gündeme gelen alışveriş merkezinin, aradan geçen 17 yıla rağmen işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği tespiti 2025 yılı denetim raporuna girmiş oldu.

Tartışma yeniden gündemde: Ruhsatsız faaliyet nasıl sürdü?

MalatyaPark'ın açılışından bu yana geçen 17 yıllık süreçte yaşananlar, yalnızca bir alışveriş merkezinin ruhsat sorunundan ibaret olmayan çok daha geniş bir tartışmayı beraberinde getiriyor.

Özelleştirme şartlarının yerine getirilip getirilmediği, sanayi alanı olarak belirlenen arazinin hangi gerekçelerle farklı imar fonksiyonlarına dönüştürüldüğü, yapı ruhsatlarının hangi koşullarda düzenlendiği, mahkeme kararlarının neden gerektiği şekilde uygulanmadığı ve AVM'nin bütün bu süreçlere rağmen nasıl faaliyetini kesintisiz sürdürebildiği soruları yeniden gündeme geliyor.

Kaynak haberde, AVM'nin bazı ortaklarının AKP iktidarının üst düzey isimleriyle yakınlıkları nedeniyle ruhsat sorunu ve diğer hukuki tartışmalara rağmen müdahaleyle karşılaşmadığı öne sürülüyor. Ayrıca ilerleyen yıllarda çevrede proje dışı genişlemeye yönelik yapıların inşa edildiği, bu konudaki uyarılara ise eksikliklerin tamamlanacağı ve ihlallerin giderileceği yönünde yanıtlar verildiği belirtiliyor.

Sayıştay'ın 2025 yılı raporunda yer alan tespit, bu nedenle geçmişteki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle aynı AVM hakkında yıllar önce mahkeme kararları verilmiş olmasına rağmen ruhsat sorununun bugün de denetim raporuna yansıması dikkat çekti.

Üstelik raporda AVM'nin adının açıklanmaması da tartışmanın bir başka boyutunu oluşturdu. İsmi belirtilmeyen alışveriş merkezinin MalatyaPark olduğu yönündeki bilginin ortaya çıkmasıyla birlikte, kentte yıllardır konuşulan özelleştirme ve imar süreci yeniden gündemin üst sıralarına taşındı.

Malatya'nın en önemli ticaret merkezlerinden biri haline gelen MalatyaPark'ın 17 yıldır devam eden bu hukuki ve idari tartışmaların gölgesinde faaliyet göstermesi, kamu yönetiminde denetim, eşitlik ve hukuk kurallarının uygulanması konusunda da soru işaretlerine neden oluyor.

Şimdi gözler, Sayıştay raporunda tespit edilen ruhsat eksikliğinin nasıl giderileceğine ve Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin bu konuda hangi somut adımları atacağına çevrilmiş durumda. Belediyenin rapora verdiği yanıt, ruhsatlandırma işlemlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüleceği yönünde. Ancak MalatyaPark'ın geçmişi dikkate alındığında, kamuoyunun beklentisi yalnızca yeni bir açıklama değil, yıllardır devam eden tartışmalara hukuki çerçevede son verecek somut uygulamaların hayata geçirilmesi.

Kaynak: malatyahaber.com

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR