Malatya Kalite Haber |  Tarafsız Malatya Haberleri |
HV
12 MART Perşembe 14:00

Üç Yıl Geçti, Enkaz Kaldı: Malatya’da 04.17 İsyanı

Malatya, saat 04.17’de bir kez daha ayaktaydı. Depremzedeler, siyasetçiler ve sendikalar “unutmak yok” diyerek cezasızlığa, ihmale ve bitmeyen barınma sorununa karşı meydanlardan hesap sordu.

Editörün Seçimi
Giriş Tarihi : 06-02-2026 11:53   Güncelleme : 06-02-2026 13:27
Üç Yıl Geçti, Enkaz Kaldı: Malatya’da 04.17 İsyanı

Takvimler 6 Şubat 2026’yı gösterirken Malatya, bir kez daha o karanlık gecenin acısıyla uyandı. Depremin vurduğu saat olan 04.17’de, Sümerpark girişinde toplanan vatandaşlar, hayatını kaybedenler için sessiz bir saygı duruşunda bulundu. Yakılan meşaleler, okunan dualar ve taşınan fotoğraflar, üç yıl geçmesine rağmen dinmeyen acının simgesi oldu.

Ancak anma programına damga vuran duygu yalnızca yas değildi. Meydanlarda yükselen sesler, “adalet hâlâ enkaz altında” diyen bir isyanın ifadesiydi. Depremzedeler, aradan geçen üç yıla rağmen sorumluların hesap vermediğini, ihmallerin cezasız kaldığını dile getirdi.

Anma programına CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ile birlikte İzmir Milletvekili Murat Bakan, Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, CHP PM Üyesi Tuğçe Hilal Özkan, CHP Malatya İl Başkanı, il yönetimi, partililer ve gençlik kolları katıldı. Soğuğa rağmen yüzlerce kişi saat 04.17’de alanı terk etmedi.

“Üç Yıl Geçti, Hiçbir Şey Değişmedi”

Söz alan depremzedelerin konuşmaları meydanda derin bir sessizlik yarattı. Yaşanan acının ilk günkü tazeliğini koruduğunu ifade eden bir vatandaş, denetimsizliğe ve ranta sert sözlerle tepki gösterdi:

“Bugün 6 Şubat 2026. Her enkazın başında ‘Sesimizi duyan var mı?’ diye bağırdığımız gecenin üzerinden tam üç yıl geçti. Rant için imara açılan tarım arazilerinin, kalitesiz betonun, denetimsizliğin bedelini canımızla ödedik. İstifa etmesi gerekenler koltuklarında kaldı, hesap vermesi gerekenler hukuku kalkan yaptı. Binlerce canımızı geri getirebilecek misiniz?”

“Unutmak Yok, Affetmek Yok”

Eğitim Sen MYK Üyesi Evrim Gülez de konuşmasında barınma, eğitim ve sağlık sorunlarının hâlâ çözülemediğine dikkat çekti. Gülez, “6 Şubat bizim için takvimde bir tarih değil, kalbimizde kanayan bir yaradır. Devletin sorumsuzluğu sürüyor. Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok” dedi.

Sert eleştirilerde bulunan İlknur Başer ise adaletin hâlâ tecelli etmediğini vurguladı. Başer, “Halk çıplak elleriyle enkaz kazarken devlet neredeydi? Bugün sadece deprem bölgesi değil, ülkenin tamamı enkaz altındadır. Çürük binaları tabuta çevirenlerden hesap soramıyoruz ama adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ağbaba: “Ankara Başka Görüyor, Malatya Başka Yaşıyor”

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, yerel yöneticiler ve bürokratların yargılanmamasına tepki gösterdi. Ağbaba konuşmasında şu başlıklara dikkat çekti:

Tedbir alınmadı: “24 Ocak 2020 depremi Malatya’yı uyarmıştı ama hiçbir önlem alınmadı.”

Hesap sorulmadı: “Ne yerel yöneticiler ne bürokratlar yargılandı. Yargılanmalarına izin verilmedi.”

Konteyner gerçeği: “Üç yıl geçti, on binlerce insan hâlâ konteynerlarda yaşıyor. Ankara başka görüyor, Malatya başka yaşıyor.”

Malatya Valiliği, anma programları ve kabir ziyaretleri nedeniyle 6 Şubat 2026 Cuma günü il genelinde eğitime bir gün ara verildiğini açıklamıştı. Şehir genelinde yas havası hâkim olurken, resmi anma törenleri de sabahın erken saatlerinden itibaren sürdü.

Üç yıl geçti…

Enkaz duruyor, acı duruyor, hesap hâlâ sorulmayı bekliyor.

 

 “İKİNCİ DEPREM MALATYA’YI ADETA YERLE BİR ETTİ”

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaptığı açıklamada, özellikle ikinci depremin Malatya’da yıkımı derinleştirdiğini belirtti. Ağbaba, “ İkinci deprem Malatya’daki binaları şehir merkezini adeta yerle bir etti. Tabii sadece şehir merkezini değil; hemen yanı başımızdaki eski Yeşilyurt, Gündüzbey, Yakınca, Barguzu, Konak’ta da çok önemli hasarlar oldu. Doğanşehir ilçemiz adeta yerle bir oldu. Polat, Erkenek  Kurucaova, Topraktepe, Ören büyük hasar gördü.” ifadelerini kullandı.

“SOKAK SOKAK GEZEREK MALATYA’DAKİ YIKIMI ANLATMAYA ÇALIŞTIK”

Deprem sonrası Malatya’yı yönetenlerin uzun süre her şey yolundaymış gibi davrandığını belirten Ağbaba, “Sanki Malatya’da deprem olmamış gibi bir hava estirildi. Biz de sokak sokak gezerek, enkaz başlarında videolar çekerek, Türkiye’nin çok izlenen televizyonlarını Malatya’ya davet ederek şehrin ne hâle geldiğini bizzat gösterdik. Tüm Türkiye kamuoyuna duyurduk. AFAD’ın yayımlanmış bir genelgesinde “Depremden az etkilenen illerin başında Malatya gelmektedir” deniliyordu. Onu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yırtıp attık. Yani depremin Malatya’yı ne hâle getirdiğini tüm Türkiye biliyordu.” dedi.

“ÇOK ZOR GÜNLER YAŞANDI”

Deprem sonrası ilk günlerde yaşanan zorluklara dikkat çeken Ağbaba, şu ifadeleri kullandı:“Su yoktu, ekmek yoktu. İlk gün Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne göndermiş olduk. 150 bin ekmeği dağıttık. 50 binini kendi ellerimizle dağıttık, 100 binini Büyükşehir Belediyesi’ne verdik. Tunceli’den su getirdik. Elazığ’dan kurabiyeler, meyve suları, ton balıklar getirdik. Hemşerilerimizin o üzücü günlerinde bakkal yoktu, dükkânlar açık değildi, gıdaya erişim yoktu. Yardımcı olmaya, destek olmaya çalıştık. Çok zor günler yaşadık. Yoğun kar yağışı, yoğun soğuk vardı. Maalesef Malatya’da toplanma merkezlerinin olmadığını gördük.”

 “ELÂZIĞ DEPREMİNDEN DERS ALMADIK”

2020 Elâzığ depreminden ders alınmadığını ifade eden Ağbaba,Malatya olarak Elazığ -Sivrice depreminden ders almadık. Tedbir almadık. O deprem aslında bizi uyardı. Eğer o gün tedbir alınabilmiş olsaydı, bu kadar kaybımız olmazdı, bu kadar bina yıkılmazdı. 2020 depreminde ağır hasar verilen binalarda oturmaya devam edildi. Bugün görüyorsunuz; kolonlar kesilmiş, farklı uygulamalar yapılmış. Bunların hiçbiri kontrol edilmedi.” dedi.

“ÇADIR KENTLER VE AŞEVLERİ KURDUK”

CHP’li belediyeleri ve gönüllülerle sahada aylarca çalıştıklarını belirten Ağbaba, “Malatya’da 12 yerde aşevi kurduk. Hoca Ahmet Yesevi’de, Seyran’da, Cemal Gürsel’de, Güzelbahçe Konteyner Kent’te; Polat’ta, Doğanşehir’de aşevleri kurduk. Çadır kentler kurduk. Depremin 15. gününe kadar hâlâ çadır yoktu. Kendi imkânlarımızla, belediyelerin imkânlarını çağırarak çadır dağıttık. Hoca Ahmet Yesevi’ye, Seyran Mahallesi’ne, Özalper’e, Çavuşoğlu’na çadır kentler kurduk. Elbise, battaniye, ocak, ısıtıcı, jeneratör, odun, kömür dağıttık. Yani bir milletvekilinin yapması gerekenin çok ötesinde, devlet gibi çalışarak Malatyalıların yanında yer aldık.” İfadelerini kullandı.

“DAHA FAZLA SOSYAL KONUT YAPILMASI LAZIM”

Kiracıların barınma sorununa dikkat çeken Ağbaba, şu değerlendirmeyi yaptı: “Süreci izliyoruz, takip ediyoruz, hep sahadayız. Konut alanlarını geziyorum. Şu anda en büyük problemlerden biri kiracılar. Devlet önemli bir adım attı, 500 bin sosyal konut yapıyor ama bu yeterli değil. Daha fazla sosyal konut yapılması lazım. Kiracılar ne yapacağını bilmiyor, çaresiz bekliyor. Herkesin gelirine göre mutlaka ev sahibi yapılması lazım.”

“YERİNDE DÖNÜŞÜM HIZLANSAYDI ŞEHİR BAMBAŞKA OLURDU”

Rezerv alan problemlerinin devam ettiğini söyleyen Ağbaba, “Rezerv alan problemleri devam ediyor. Rezerv alandan iş yeri ya da daire olan insanlar başka yerlere yönlendirilmeye çalışılıyor. Yerinde dönüşüm istenildiği gibi başlamadı. 2023’te devlet yerinde dönüşüm için 1,5 milyon lira veriyordu. Bugün enflasyon nedeniyle bu miktar neredeyse yarı yarıya eridi. Eğer yerinde dönüşüm hızlandırılsaydı bugün şehir bambaşka bir seviyede olurdu.” ifadelerini kullandı.

“NİCELİK KADAR NİTELİK DE ÖNEMLİ”

 “Hükümet “bu kadar konut yaptık” diyor ama nicelik kadar nitelik de önemli” ifadelerini kullanan Ağbaba , “Hâlâ yollar yok, su sorunu var, kanalizasyon sorunu var. Sosyal donatılar yok; ibadethane yok, sağlık ocağı yok, okul yok. Bunların da eş zamanlı yapılması lazım. Şehir maalesef nitelikli nüfusunu kaybetti. Fabrikalar nitelikli eleman bulamıyor. İnsanlar zor koşullarda başka illere gitti. Organize sanayide yaklaşık 15 bin kişilik istihdam kaybı olduğu belirtiliyor. Onlarca fabrika, tekstil atölyesi kapandı, kapanmaya devam ediyor.” Dedi.

KENTTE TİCARET HALEN KONTEYNERLERDE

Kentte yaklaşık 4 bine yakın esnafın hâlâ konteynerlerde ticaret yaptığını belirten Ağbaba, “Hâlâ 3 binin üzerinde esnaf konteynerlerde ticaret yapmaya çalışıyor. 50 bin insan konteynerlerde, 20-25 metrekarelik alanlarda yaşam mücadelesi veriyor. Büyük bir yoksulluk var. Bir emekli bana dedi ki: “Eti ancak komşunun etli yemeğinde görebiliyoruz.” Şehir merkezinde yapılan dükkânlar çok küçük. Ofislerde tuvalet yok. Eskiden 70-80 metrekare olan dükkânlar şimdi 8-10 metrekareye düşmüş durumda. İnsanların yıllarca biriktirerek aldığı dükkânların metrekareleri yüzde 20-30’a düşmüş. Dairelerin küçüklüğüne dair de ciddi şikâyetler var. Turgut Özal bölgesinde altyapı yok, yollar yok. Birçok mahallede benzer sorunlar var. İnsanlara “aynı yerden vazgeçtik” denilip arka sokaklara yönlendirme yapılıyor. TOKİ’den daire çıkıyor, oraya gitmeye zorlanıyorlar.” dedi.

“SES ÇIKARAN YOK”

Malatya’nın zor günler geçirmesine rağmen yaşanan olumsuzluklara kimsenin ses çıkarmadığını dikkat çeken Ağbaba, “Bu konularda konuşan, müdahale eden çok az. Esnaf, odalar, meslek birlikleri ses çıkarmıyor. Dördüncü yıla giriyoruz, bir tane esnaf dükkânına girebilmiş değil. Hep beraber mücadele etmek, sesimizi yükseltmek lazım. Ankara’dan bakınca sanki deprem bölgesinde problem kalmamış gibi görünüyor. “Bir yıl içinde hepsini vereceğiz” dediler. Dördüncü yıla girdik, söylenen rakamlar tutmadı. Bir tane esnaf hâlâ dükkânına girebilmiş değil.” Diye konuştu.

AdminAdmin

Yönetici

YORUMLAR