Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirilen toplantı, Merkez Bankası sunumunun ötesine geçerek sert tartışmalara sahne oldu. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan komisyonda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın yılın ilk çeyreğine ilişkin sunumu öncesinde yaşanan gelişmeler gündeme damga vurdu.
Sunum öncesinde Karahan’ın muhalefet sıralarını selamladığı sırada CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın temsili banknotları göstermesi, komisyonda tansiyonu bir anda yükseltti. Üzerinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in fotoğrafının bulunduğu 500 ve 5 bin liralık banknotları kaldıran Ağbaba, Türk Lirası’nın değer kaybına dikkat çekti.

Ağbaba’nın bu hamlesi iktidar sıralarından sert tepki görürken, tartışmalar kısa sürede karşılıklı sözlü atışmaya dönüştü. Komisyon tutanaklarına yansıyan diyaloglar ise yaşanan gerilimi tüm çıplaklığıyla ortaya koydu:
"BAŞKAN MEHMET MUŞ - Gündemimizde 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 42'nci maddesi gereğince Merkez Bankasının faaliyetleri hakkında Komisyonumuzu bilgilendirme sunumu bulunmaktadır. Sunuma başlamadan önce bürokratların kendilerini Komisyonumuza tanıtmalarını rica ediyorum. Buyurun değerli arkadaşlar, sizleri Komisyonumuz bir görsün. (Katılımcılar kendilerini tanıttılar)

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Teşekkür ediyorum.
NİLGÜN ÖK (Denizli) - Sayın Ağbaba, renkler benzer ya, "Karışır." diyorum.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Karışır, paralar karışır.
NİLGÜN ÖK (Denizli) - Biri mavi biri yeşil olsaydı...
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Veli Bey suç işliyor.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Yaşar Kırkpınar, suçu şu parayı pul ederek siz işliyorsunuz. Paranın düştüğü duruma baksana, memleketin düştüğü duruma bak. Şu paranın düştüğü duruma bak, iki, üç senede düştüğü duruma bak.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Değerli milletvekilleri...
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - O konuşuyor.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Kırkpınar, lütfen, burada banknot basılmış, bununla alakalı hukuki bir süreç varsa başlatılır, siz şey yapmayın.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Dokunulmazlığı var ama.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Dokunulmazlıktan sonra bakılır, lütfen. Ben uyardım banknot basmayın diye ama... Değerli milletvekilleri, şimdi sunumu yapmak üzere Merkez Bankası Başkanı Sayın Fatih Karahan'a söz veriyorum.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Sahte...
VELİ AĞBABA (Malatya) - Bu işi Yaşar Bey, siz iyi bilirsiniz kalpazanlığı. Sizin kadar parayı bilemeyiz.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Değerli milletvekilleri...
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sizin kadar parayı bilebilir miyiz?
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Para kuleleri kimin para kuleleri? Para kuleleri kimin?
VELİ AĞBABA (Malatya) - Biz sizin gibi kalpazanlığı bilemeyiz.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Anlaşılan bayağı enerji birikmiş.
AK PARTİLİ ARKADAŞLAR ELLERİ ŞİŞİNCEYE KADAR ALKIŞLADILAR..
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI BAŞKANI FATİH KARAHAN -(...)
VELİ AĞBABA (Malatya) - Piyasa katılımcıları kim, hane halkı kim?
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Karahan, "Piyasa katılımcıları kim, hane halkı kim?" diyor Sayın Ağbaba.
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI BAŞKANI FATİH KARAHAN - Hane halkı, vatandaşlara anket yapılıyor; piyasa katılımcıları da işte çeşitli finansal kuruluşların başekonomistleri ya da ilgili kuruluşların.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Aynı ülkede yaşıyorlar değil mi Sayın Karahan? Aynı ülkede mi yaşıyorlar? Birisi yüzde 70 birisi yüzde 27 ya, onun için merak ettim.
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI BAŞKANI FATİH KARAHAN - İzninizle devam ediyorum. (...)
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Evet, teşekkür ediyorum. Şimdi, grupların sözcülerinden başlamak üzere sayın milletvekillerine söz vereceğiz, ondan sonra Komisyon üyesi olmayan milletvekillerimize söz vereceğiz, sonrasında değerlendirmemizi bitireceğiz. İlk olarak Sayın Ağbaba, buyurun lütfen.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, teşekkür ederim. Yine, 2021 yılının sonunda bir Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında "kur korumalı mevzuat" diye bir sistem uydurdunuz ve buradaki AK PARTİ'li arkadaşlar elleri şişinceye kadar alkışladılar. Dolar 18 liradan 12 liraya düştü, davullar zurnalar çalındı, o gün hepiniz alkışladınız, "nas" dediniz. Tabii ki inanç da var ama nassa da uymadınız siz yani işinize gelince nas, işinize gelince faiz. Bakın, arkadaşlar, bir gazeteci arkadaşın hazırlamış tabloyu size göstereyim. Toplam maliyeti, devlete maliyeti, memlekete maliyeti 2,643 trilyon yani bizim şu anda, 2026'da ödediğimiz faizle aynı miktar; olan vatandaşa oldu, olan bu memleketin parasına oldu. O gün bir müddet dövizi baskıladınız ama şimdi dolar 45 lira, euro 52 lira seviyesinde devam ediyor; bunun bedelini de ülke ödedi.
Sayın Merkez Bankası Başkanımıza da söylemek isterim- bu 200 TL eskiden 131 dolar yaparken 200 TL 5 doları alamıyor, 5 dolar şu anda 220 TL; Türkiye ekonomisinin geldiği nokta bu. Yine, elimde 1 euro var, şimdi bu 1 euro 50 TL'yle alınamıyor arkadaşlar. Hepimizin bildiği gibi bu Türk lirası hem AK PARTİ'lilerin hem MHP'lilerin hem CHP'lilerin hem DEM'lilerin, hepimizin itibarıdır. Nasıl ki pasaport itibarımızsa Türk lirası da hepimizin itibarıdır, maalesef bu itibar yok oldu. Şimdi, sadece Sayın Karahan'a söylenmek ya da yüklenmek doğru olmaz çünkü beş yılda değişen 5'inci Merkez Bankası, dünyada böyle bir değişim var mı merkez bankalarında; onu merak ediyorum. Yani Türkiye kadar hızlı Merkez Bankası değiştiren bir kurum var mıdır, onu da sizlere sormak istiyorum.
MALATYA'DA 15 BİN KİŞİNİN İŞSİZ KALDIĞINI BİLİYORUZ
Tabii, döviz kuru, vatandaş için yüksek ama sanayici için düşük, bugün Türkiye'nin yaşamış olduğu sorunlardan birisi de bu. Maalesef döviz kurunun düşüklüğünden dolayı, artan maliyetlerden dolayı özellikle emek gücü yoğun iş kollarında tekstil başta olmak üzere, ekonomisi bu işlere dayalı memleketler büyük zorluklar yaşıyor. Örneğin Malatya ilinde yaklaşık 15 bin kişinin işsiz kaldığını, çok büyük firmaların Mısır'a fabrikalarını taşıdığını biliyoruz.
Şimdi, tabii, geçtiğimiz yıl Sayın Başkanın bir demecinde demecinde "yastık lobisi" diye bir şey söylemişti. Sizin söylediğiniz rakam çok abartılı gelmişti ama bana şimdi 500 milyar değil, 1 trilyon civarında yastık altı olduğu söyleniyor. Yastık altı, birazdan o konuya geleceğim.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, oranlara baktığımız zaman, "Nereye yatırım yaparsınız?" denildiği zaman maalesef "Altına yatırım yaparım." diyenlerin oranı yüzde 48 seviyesinde; "Faize yatırım yaparım." diyenlerin oranı ise yüzde 4,5-5 seviyesinde; bu da ülkenin aslında gerçeğini gösteriyor. Nasıl gerçeğini gösteriyor? Bakın, hukuk sisteminin olmadığı yerde insanlar ne olur ne olmaz diye daha dün en yakın olduğunuz iş adamlarının birden malına çökebiliyorsunuz. Bu 19 Marttan beri yaşanan sürece baktığımız zaman, en çok aslında Merkez Bankasını ilgilendiriyor, ki sorularımızdan birisi de budur, 19 Mart darbesinden sonra ne kadar Merkez Bankası döviz sattı, eridi; bu İsrail, Amerika, İran savaşından sonra ne kadar döviz sattık, onu merak ediyorum. Bakın, iş adamlarının mallarına el konuluyor, çökülüyor resmen yani belediye başkanları belediye başkanlığı dönemindeki mallarından dolayı değil, atalarının, dedelerinin mallarına da el konuluyor ya da iş adamlarının belediyelerle iş yaptığı döneme ilişkin mallarına el konulmuyor, ta yetmiş seksen yıl önceki mal varlıklarına el konuluyor. Geçen yıl bu konuları konuştuk, örneğin Can Holding meselesini konuştuk, Can Holding şimdi serbest bırakıldı. İşte çok çeşitli iddialar var, biz herkesin tutuksuz yargılanmasını istiyoruz. İşte, Ciner Grubunun mal varlığına el konuldu değerli arkadaşlar, bu mal varlığına el konulma meselesi hepimizi ilgilendiriyor. Siz bu grupların mallarına hukuksuzca, bir yargılama sonucu olmadan yani suçtan bir gelir elde ediyorsa vallahi el de konulsun, ceza da görsün ama bir suçu yokken, suçu kanıtlanmamışken, yargı kararı yokken el koyuyorsunuz, sonra kaldırıyoruz. Örneğin, Ciner Grubunun mal varlığına el koyma kararı kaldırıldı ama bunu gören bir yabancı yatırımcı, bunu gören ülkede sanayicilik yapan, iş adamlığı yapan kimse bu memlekette parasını tutar mı? Onları en iyi siz biliyorsunuz.
İBB BORSASI, FETÖ BORSASI..
Bakın, arkadaşlar, bu İBB borsası diye bir şey var, daha önce FETÖ borsası vardı. FETÖ borsası nasıl? Zenginsen, paran varsa parayı basıyorsun o işten kurtuluyorsun. Örnekleri var mı? Yüzlerce örneği var. Burada da aynı şekilde iş adamlarına baskı yapılıyor eğer İBB'yle tesadüfen yolları kesişmişse baskı yapılıyor "Bak ya mal varlığına el koyarım ya da şu kadar para verirsin." deniyor. Bu, kamuoyuna çok yansıyor. Bunun bedelini kim ödüyor? Bunun bedelini sadece o iş adamları ödemiyor, bütün memleket ödüyor, kimsenin buraya yatırım yapacak hevesi de kalmıyor, gücü de kalmıyor. Baktığımız zaman Türkiye'nin Yunanistan'dan ev alma oranlarına, Londra'ya giden paralara baktığımız zaman her yıl yükseldiğini görüyoruz. Tabii, Merkez Bankasının Şubat 2026 Enflasyon Raporu'na bakıldığı zaman 15 ila 21 rakamı tahmin edilmiş, ortalama 16 gibi gözüküyor ama nisan ayı enflasyonuyla birlikte 4,18, yıllık enflasyon yüzde 32,37, yıl başından bu yana yani ilk dört ayda yakalamış durumdayız. Değerli arkadaşlar, bu rakamlar önemli, yılın ilk dört ayında bunu yakalamış durumdayız. Aynı ay yine 3 farklı enflasyon var: ENAG'ınki ayrı, İTO'nunki ayrı, TÜİK'inki ayrı. İTO ile TÜİK bu dönem birbirine yaklaşmış durumda, ENAG'la biraz daha devam ediyor. Ama bu rakamları tahmin yerine Sayın Başkan, ben hem ekonomiden sorumlu Mehmet Şimşek'e de söyledim hem Cumhurbaşkanı Yardımcısına da söyledim: Bu TÜİK'i falan yormayın, siz de yorulmayın tahminle ilgili, tutturamıyorsunuz. Örneğin, eşiniz çalışıyor mu, çalışmıyor bilmiyorum, çalışıyorsa da eşinize sorun, deyin ki: "Enflasyon tahmini ne kadar?" "Domatesi geçen sene kaça alıyordun, bu yıl kaça alıyorsun? "Ayakkabıyı kaça alıyordun, bu yıl kaça alıyorsun?" En iyi tahmini yapacak ne Merkez Bankası ne TÜİK, hepinizin eşleri, evdeki gıda ürünlerini alan, en iyi tahmini onlar yapar, onu söyleyeyim ben size. Dolayısıyla, size de önerim bu.
Şimdi, yıllık enflasyon beklentisi 51,56; yüzde 40,7'le en çok artış gıdada denmiş. Yüzde 38 yakıt ve enerjide denmiş. "On iki ay sonra konut fiyatı ne kadar artar?" demişler, yüzde 35 çıkmış. Dolar beklentisi 52 çıkmış. Gelelim, "On iki ay sonra enflasyon mevcut enflasyonun altında mı üstünde mi olur?" diye sorulmuş. Altında olanların diğerlerine oranı yüzde 14. Yani "On iki ay sonra enflasyon mevcut enflasyonun altında." diyenlerin oranı yüzde 14; "Üstünde olur." diyenlerin oranı yüzde 71. Yani kimse size inanmıyor, kimse. Sayın Fatih Bey, şahsınıza değil, bu ekonomi yönetimine inanmıyor. Memleketin yüzde 71'i yani 10 kişiden 7 kişisi bu rakamlara inanmıyor. AKP'ye oy verenin de MHP'ye oy veren seçmenlerin de bunlara inanmadığını söyleyelim.
BEN TEKNEDE KENDİ PARAMLA EĞLENİYORUM, SİZİN GİBİ ONUN BUNUN TEKNESİNE BİNMİYORUM
Şimdi, biraz önce söyledim, "Kur enflasyon beklentiniz dışında nakit varlığımızın olduğu takdirde neye yatırım yaparsın?" diye sorulmuş. "Vadeli mevduata yatırım yaparım." diyenlerin oranı yüzde 4. Bu ne oluyor? Paraya güvenmiyor. Başka neye güvenmiyor? "Ya, ne olur, ne olmaz." diyor. Yani 10 bin lirası olan da korkuyor devletten, "Ya, parama el koyarsa." diyor. Geçen gün pazarda geziyorum. "Yatırımı nasıl yapıyorsun?" demiş, işte, "Yastık altına para atıyor." "Altın almıyor musun?" "Altına gücümüz yetmiyor." diyor. 1 çeyrek altın olmuş 12-13 bin lira. Ne yapıyor? İşte, "Cepte gezdiriyorum." "Niye bankaya yatırmıyorsun?" dedim. Dedi ki: "El koyarlar." Ya, senin parana niye el koysunlar, 10 bin liraya. Yani sıradan vatandaş bile bundan korkar duruma geldi. Vallahi, ciddi söylüyorum, inanın buna. Bakın. bunu siyaset yapmak için söylemiyorum, vallahi diyorum ya. Millet var ya, millet bak...
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Hep pazardayız biz.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Yahu, ben gördüğümü söyleyeyim. İnşallah, Yaşar Bey, bir gün pazara çıkar sen de görürsün bunları.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Teknede değil, pazardayız.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Yahu, ben teknede kendi paramla eğleniyorum, kendi paramla, sizin gibi, onun bunun teknesine binmiyorum. Bakın, arkadaşlar, bak, ne o Habertürk'ün Genel Yayın Yönetmeninin ismi neydi? Mehmet Akif'in arkadaşlarının bize laf söylemeye hakkı yok. Rümeysa'nın arkadaşlarının bize laf söylemeye hakkı yok. Konuşurken haddinizi bilin! Rümeysa'nın arkadaşları, ne bileyim, işte, partiler yapan ya da TGRT'nin eski yöneticisi var ya, TGRT'nin CEO'su, hani bir görüntüleri çıktı ya, bir o görüntüleri hatırlayın. Hani bir erkek arkadaş vardı ya, onları hatırlayın, bize laf söylemeyin, tamam mı? Biz eşimizle dostumuzla tatil yaptık, kendi paramızla tatil yapmışız. Siz Mehmet Akif'in arkadaşları, Rümeysa'nın arkadaşları, TGRT'nin CEO'sunun arkadaşları bize laf söyleyemez!
HİÇ UTANACAĞIMIZ BİR ŞEY YOK
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Kim o, onlar kim?
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Sayın Ağbaba, süreniz bitti.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Yani bunların arkadaşları mı söyler?
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Arkadaşlar, bir saniye durun.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Hiç utanacağımız bir şey yok.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Siz konunuzu tamamlayın. Arkadaşlar... Sayın Ağbaba, süreniz bitti.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Ne yapayım? Konuyu konuşamadım ki.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Değerli arkadaşlar, bakın, burada ciddi bir toplantı yapıyoruz. Şimdi, meseleyi bırakın. Sayın Ağbaba, buyurun. İki dakika...
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sözümü bitireyim.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun iki dakika.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Yani Sayın Başkan, şunu söylemeye çalışıyorum: Kur korumalı mevduat sisteminde Türkiye göçmüş, maalesef paranın itibarı kalmamış, pasaportumuzun itibarı kalmamış. Millet tam o rakamı söylüyordum, lafa girdiniz, neydi orada? "Vadeli mevduata yüzde 4 yatırım, altına yüzde 48,4 yatırım, yüzde 33'ü ev, dükkân ve arsa alırım." diyor. Yani sizin tabii, sunum yaparken de birçok gerekçeyi gösterdiniz, yavaş yavaş da bu işin siyasetini, dilini öğrenmeye başlamışsınız. Burada çok siyasetçi dinlediğimiz için. Ne diyorlar? Bizim suçumuz yok, dolar lobisi, faiz lobisi, kış lobisi, don lobisi, yastık lobisi... Siz de işte, yazın sıcaklıkların düşmesi, kışın sanki şubatta, ocakta kar yağması beklenilmiyormuş gibi memlekette, "Yoğun kar yağışı olduğu için sebze fiyatları arttı." diyorsunuz ama maalesef bu şekilde gitmediğini söylemek lazım. Size söylüyorum: Siz 5'inci Merkez Bankası Başkanısınız, 4 Hazine, Maliye Bakanı geçmiş. Biz, asla burada CHP Grubu olarak bürokratlarla polemiğe de girmiyoruz, bürokratlarımıza bir şey söylemiyoruz ama bu atamanın altına imza atanın da ilk sandıkta gideceğine inanıyorum. Sunumunuz için teşekkür ediyorum.”
Kaynak - Meclis tutanakları
Admin
Yönetici


















