Kenan Kaya ( Özel Haber) -Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Malatyalı siyasetçi Bilal Yıldırım, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın yıldönümünde yaptığı sert açıklamayla siyasi gündemin en dikkat çeken isimlerinden biri oldu.
“Üç fidanı kim kuruttu, Üç fidanı kim koparttı?” başlığıyla sosyal medya hesabından bir mesaj yayımlayan Yıldırım, Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) doğrudan hedef alarak, geçmişte yaşanan idamların sorumluluğu üzerinden ağır eleştirilerde bulundu.

Yıldırım, açıklamasında 12 Mart dönemine ve idam kararlarının alındığı sürece dikkat çekerek, CHP’nin o dönemki tutumunu sert sözlerle eleştirdi. CHP’nin Meclis’teki güçlü sandalye sayısına rağmen etkili bir duruş sergileyemediğini savunan Yıldırım, bu tabloyu “tarihin vicdan terazisinde ağır bir vebal” olarak nitelendirdi.
Malatyalı siyasetçi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Tarihin vicdan terazisi altı Mayıs ve sessiz kalanlar. 12 Mart döneminin ve karanlık oylamasında CHP'nin meclisteki güçlü sandalye sayısına rağmen sergilediği dağınık ve çekimser tablo tarihinin vicdan terazisinde ağır bir vebal olarak durmaktadır. Milletvekillerinin büyük bir kısmını oylamaya göndermeyen ve katılanların bir kısmının da idama onay veren CHP yönetimi bu pasif tutumuyla zulmün önünü açmıştır. O günkü bu iki ciddi duruşun aksine Necmettin Erbakan Hocamız adaletin katledilmesine ortak olmamak adına oylamayı protesto ederek meclise girmemiş, sayısal çoğunluğun değil, ilkeli bir duruşun nasıl sergilenmesi gerektiğini göstermiştir. Üç fidanı kim kuruttu? Üç fidanı kim koparttı? Bellidir.”

Yıldırım’ın açıklamasında özellikle “sessiz kalanlar” ve “zulmün önünü açanlar” vurgusu dikkat çekerken, CHP’ye yönelik suçlamaların tonu siyasi tansiyonu yükseltti. Açıklama, sadece geçmişin tartışmalarını değil, bugünün siyasi atmosferini de etkileyen bir çıkış olarak değerlendirildi.
Sosyal medyada kısa sürede geniş yankı bulan paylaşım, farklı siyasi görüşlerden çok sayıda yorum aldı. Kimileri Yıldırım’ın sözlerini desteklerken, kimileri ise bu ifadelerin toplumsal kutuplaşmayı artırdığı görüşünü dile getirdi.
6 Mayıs 1972’de gerçekleştirilen idamlar, Türkiye siyasi tarihinin en tartışmalı ve en çok konuşulan olayları arasında yer almayı sürdürürken, her yıl olduğu gibi bu yıl da yıldönümünde yapılan açıklamalarla yeniden gündemin merkezine taşındı. Bilal Yıldırım’ın sert çıkışı ise bu tartışmaları daha da alevlendiren bir gelişme olarak öne çıktı.

Admin
Yönetici

















