Malatya’nın Doğanşehir ilçesine bağlı Şawukan (Yuvalı) köyünde köylülerin imece usulüyle yapımına başladığı cemevi inşaatı, “orman arazisi” gerekçesiyle yıkıldı. Yıkımın Elazığ Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirildiği belirtilirken, köy halkı ve Alevi kurumları karara sert tepki gösterdi.
Köylüler, yıllar önce mezarlık olarak kullanılan ve bugün vasfını kaybettiğini ifade ettikleri alana, kendi aralarında para toplayarak cemevi yapmak için harekete geçti. Temel atıldı, imece başladı. Ancak iddiaya göre CİMER’e yapılan bir şikâyetin ardından inşaat durduruldu ve temel yıkıldı.

“Kendi İnanç ve İtikadımıza Göre İbadet Etmek İstiyoruz”
Yuvalı Köyü Muhtarı Hasan Taşçı, süreci şu sözlerle anlattı:
“Yuvalı köy halkı olarak burada vasfını kaybetmiş olan, 60 sene önce mezarlık alanı olarak kullanılmış bir köy arazisine cemevi yapmaya karar verdik. Köylüce kendi aramızda para toplayarak, cemevinin inşaatının temelini attık. Temeli attığımız yerin orman vasfını kaybettiğine dair raporlarını dahi çıkardım. Ancak birileri cemevi inşaatını CİMER’e şikâyet etmiş. Onun üzerine gelip cemevi inşaatımızı yıktılar.”
Taşçı, kamu kurumları arasında sürecin bir yıldır sonuçsuz bırakıldığını belirterek şunları kaydetti:

“Soruyorum, acaba bu bir cami inşaatı olsaydı yıkarlar mıydı? Malatya Çevre Şehircilik Müdürlüğü’ne gittim, oradan Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne yönlendirildim. Eski mezarlık alanını 49 yıllığına kiralamak için başvuru yaptım, ama bir yıldır sonuç alamadım. Biri topu Orman Bakanlığı’na atıyor, biri İl Orman Müdürlüğü’ne, biri Milli Emlak’a”
Doğanşehir Kaymakamlığı’ndan gelen ekiplerin alanı cemevi için uygun gördüğünü de aktaran Taşçı, şu ifadeleri kullandı:

“Çevre Şehircilik Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü, İlçe Tarım Müdürlüğü ve Müftülükten ekipler geldi. Buranın Cemevi için uygun olduğunu gördüler. Onlar da uygun gördükten sonra biz temelimizi atmaya başladık. Ama daha sonrasında CİMER’e yapılan bir şikâyet sonrası Elazığ Orman Müdürlüğü’nden gelen ekiplerce Cemevi inşaatımız yıkıldı.”
Yaklaşık 170 haneden oluşan ve bine yakın nüfusa sahip köyde cemevine duyulan ihtiyacı dile getiren Taşçı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kendi kültürümüze göre ibadet etmek istiyoruz. Bize artık bir Cemevi şart. Hem bir ibadethane olarak hem de köyün toplumsal ihtiyaçları için böyle bir mekan Şawukan köyü için şart.”

DAD’dan Dayanışma Mesajı
Yıkımın ardından köye gelen Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Malatya Şube Eş Başkanı Onur Özkul da yaşananlara tepki gösterdi. Özkul, açıklamasında şunları söyledi:
“Yuvalı köyündeyiz. Burada köylülerce yapılmaya çalışılan cemevine devletin eliyle yıkım kararı verilmiş. Burası Alevilerin ibadet alanı olarak inşa edilen bir yer. Bu köyün bir cemevine ihtiyacı var. Tarihten bu yana Alevilerin sürekli ötekileştirildiği bir coğrafyadayız. Bu durum Malatya’da çok daha yoğun şekilde yaşandı. Burası, kendi ritüel ve inançlarını bir türlü gerçekleştiremeyen bir köy. Burayı inanç alanını yaparak hem kendi ritüellerini hem de ibadetlerini yerine getirebileceklerdi. Ama devlet buna izin vermeyerek, cemevi inşaatını yıkmıştır.”
Özkul, köylülerin yanında olduklarını belirterek dayanışma çağrısı yaptı.
“Devlet Aleviliği Tanımlamamalı, Tanımalıdır”
DAD Genel Merkez Yöneticisi Gökhan İmer ise yıkımı şu sözlerle değerlendirdi:
“Aldığımız haberden sonra Şawukan köylülerinin yanına gelerek, onlarla dayanışma içerisinde olacağımızın sözünü veriyoruz. Burada halkımız kendi imkânlarıyla inançlarını, itikatlarını ve kültürlerini yaşatabilecekleri bir Cemevi inşa etmek istediler. Ama görüyoruz ki, bu Cemevi inşaatı devlet güçleri tarafından kepçelerle, dozerlerle yıkılıyor. Tamamı Alevi olan Şawukan köyünün kendi inanç ve yolunu sürdürme talebi Cumhurbaşkanlığı tarafından engelleniyor.”
İmer sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son yüzyılımızda bile bu coğrafyada Aleviler ve Alevilik bir inanç olarak kabul edilmedi. Aleviler onlarca kez katliamlarla yüz yüze kaldığını. Eğer bu devlet Alevileri tanımak istiyorsa, Alevileri anayasa ve yasalarda kendisi tanımlamamalı, diğer inançlarla eşit statüde görmeli ve resmen tanımalıdır. Cemevlerimizi ibadethane olarak kabul etmelidir”
“Kendi inancımızı yaşatmak istiyoruz ve bu yönlü mücadele vermeye devam edeceğiz. Şawukan köyündeki halkımızla birlikte bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu Cemevini inşa edene kadar bu mücadelemiz sürecektir. Halkımız ve Alevi kurumları bu konuda çok duyarlı olması gerektiğini”
Yuvalı köyünde yaşanan yıkım, yalnızca bir inşaat tartışması değil; inanç özgürlüğü, eşit yurttaşlık ve kamusal alan konularını da yeniden gündeme taşıdı. Köylüler ise net: “Cemevimize dokunmayın.”
Kaynak- PİRHA
Admin
Yönetici














